6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/777 esas numaralı kanun teklifi 15 Ocak 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/777, 15 Ocak 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-777-6100-sayili-hukuk-muhakemeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/87a58b6d-1d71-4188-b31c-0188dca4444d
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 112/1/2011 Tarih Ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. Maddesine aşağıda fıkra eklenmiştir.
12/1/2011 Tarih Ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. Maddesine aşağıda fıkra eklenmiştir.
"6) Temyiz kanun yoluna başvurulabilme yolu açık olan kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz"
Gerekçe: Bu madde ile; temyiz kanun yoluna başvurulabilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı düzenlenerek usul ekonomisi ve yargılama süresi açısından etkin bir düzenleme yapılması amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Usul ekonomisi, yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde (o yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler. Bu bağlamda, "basitlik", "hızlılık" ve "ucuzluk" usul ekonomisini oluşturan ögeler olarak ortaya çıkar.
Anayasamızın 141 inci maddesinin 4'üncü fıkrasına da girmiştir: "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir". o İfadesine usul ekonomisi ilkesini benimsemiştir.
Yine aynı yönde Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 30*uncu maddesine göre: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." İfadesi ile usul ekonomisi açıkça ve özel olarak tanımlanmıştır.
Usul ekonomisi, yasalarda öngörülen düzenleme (düzemintizam) çevresinde yargılamanın kolaylaştırılmasını ve olumsuz ifadesiyle karmaşık hale getirilmemesini; yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını (işin uzamamasını) ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler.
Aslında bu hususlar, günümüzde bütün Dünyanın çözüm aradığı "yargılamanın etkinliğinin artırılması" çalışmalarının özünü oluşturmaktadır.
Ancak belirtmek isteriz ki; uygulamada kanun yolu olarak yer alan "İstinaf" ve "Temyiz" aşamaları usul ekonomisi ilkesi açısında bazı sorunları beraberinde getirmektedir.
Nitekim verilen bir mahkeme kararının ilk olarak İstinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi; takip eden süreçte temyiz kanun yoluna tabi bir karar olması durumunda Yargıtay'a temyiz incelemesi için gitmesi yargılama sürelerini uzatmaktadır. Böyle bir örneklemde bir dosyanın yalnızca Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay aşaması ortalama 4 yıl sürmektedir.
Temyiz kanun yoluna tabi olan mahkeme kararlarının neredeyse tamamı için istinaf aşamasından sonra temyiz kanun yoluna başvurulduğu bir gerçektir.
Bu nedenle Yargıtay?da temyiz incelemesine tabi olan kararlar açısından istinaf kanun yoluna başvurulması usul ekonomisi ilkesine zarar vermektedir. Sonun kesin hükmün Yargıtay tarafından verileceği dosyaların ara mahkeme olarak Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi yargılama sürelerini uzatmaktadır.
Verilen bu kanun teklifi ile Yargıtay temyiz incelemesine tabi olan kararların; istinaf incelemesi dışında bırakılarak yargılama sürelerinin uzaması engellenerek usul ekono Dişi ilkesine uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR