İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · SALI

Uğur mumcunun öldürülmesi yıldönümü hakkında

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 672 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UĞUR MUMCUNUN ÖLDÜRÜLMESİ YILDÖNÜMÜ HAKKINDA); konuşma 672 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Uğur mumcunun öldürülmesi yıldönümü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-01-24-ugur-mumcunun-oldurulmesi-yildonumu-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Denizli Milletvekili Sayın Mustafa Gazalcı tarafından Uğur Mumcu'nun öldürülüşünün 13 üncü yıldönümü hakkında yapılan gündemdışı konuşma üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Hemen sözlerimin başında, birkaç gün önce vefat eden çok değerli bilim ve siyaset adamı Aydın Güven Gürkan'ı rahmetle anıyor, ailesine, yakınlarına başsağlığı ve taziyetlerimi sunuyorum.

Merhum Uğur Mumcu, yakın tarihimizde araştırmacı kişiliğiyle tanınan önemli bir gazeteci arkadaşımızdı. Anarşi ve terörün ülkemizin en önemli gündem maddesi olduğu yıllarda yaşadı. Kısa ömrünün çok büyük bölümünü, ülke meselelerine adadı. Günlük yazılarıyla ve araştırmalarıyla okuyucularına daima yeni bir bakış açısı göstermeye gayret etti. Ülkemizin sorunlarına duyarsız kalmadığı için terör konusunda da makaleler yazdı. Kendine has yorumları ve çözümleri, hep ilgiyle takip edildi. Merhum Mumcu'nun da tespit ve teşhis ettiği gibi, terörün hedefi, millî birlik ve beraberliğimiz ve ülkemizin anayasal düzenini bozmaktı. O nedenle, terör örgütleri, toplumsal gerilimi daima kullanmak istemişler ve ülke istikrarını bu yöntemle bozmayı planlamışlardır. Aradan geçen uzun zaman nedeniyle, bugün artık herkes, daha serinkanlı bir biçimde geçmişte yaşanan olayları yorumlama imkânına sahiptir. Bu bakımdan, millî birlik ve beraberliğin ne denli önemli olduğunun daha rahat anlaşılmaya başlandığını zannediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; işte, millî birlik ve beraberliğimize kasteden terör grubu, toplumsal kesimleri karşı karşıya getirmek üzere, merhum Uğur Mumcu'yu hedef seçmiştir. Yitirdiğimiz değerlerin en önemlilerinden birisi, hiç şüphesiz, merhum Uğur Mumcu'dur. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, bundan tam 13 yıl önce, 24 Ocak 1993 günü saat 13.25 sıralarında, evinin önünde park halinde bulunan otosuna bindiği esnada, önceden yerleştirilen patlayıcının infilakı sonucu, olay yerinde yaşamını yitirmiştir.

Bu menfur suikastın çözülmesi için her hükümet elinden gelen gayreti göstermiş, tüm güvenlik birimleri ve ilgili kuruluşlar olayın bir an evvel çözüme kavuşturulması amacıyla her ihtimali ve ipucunu değerlendirmişlerdir.

Bu çalışmalar sonucunda yeni bir yapılanma olan ve o tarihe kadar varlığı tespit edilemeyen Tevhit-Selam terör örgütünün bu eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Soruşturma sonucunda, Uğur Mumcu'nun öldürülmesi eyleminin Ferhan Özmen, Necdet Yüksel ve halen firarda olan, biraz önce Sayın Gazalcı'nın da belirttiği gibi, Oğuz Demir isimli kişilerce gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu teröristlerden Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel yakalanarak adalete teslim edilmiş, Oğuz Demir ise, maalesef, halen firardadır. Bu şahsın da yakalanması için çokyönlü çalışmalara devam edilmektedir. Bu kapsamda, adı geçen terörist hakkında, Interpol'e bağlı tüm ülkelerde aranması amacıyla, kırmızı bülten çıkarılmıştır.

Yakalanan şahıslardan Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel, Ankara'da, Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararıyla, Uğur Mumcu'nun öldürülmesi eylemine katılmaktan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmiştir. Yakalanan şahısların, Uğur Mumcu'nun yanı sıra, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmeleri eylemlerinin de aralarında bulunduğu toplam 18 öldürme, yaralama ve bombalama eylemini gerçekleştirdikleri ifadelerinden ve ele geçen silahların yapılan kriminal laboratuvar tetkiklerinden anlaşılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; terör, kimden gelirse gelsin ve kime yönelirse yönelsin, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur, toplumsal huzura ve barışa kastetmektir. Bu nedenle, öncelikle, bütün toplumsal kesimlerin bu konuda çok açık bir biçimde tavır alması gerekmektedir. Biz, hükümet olarak, daima terörü lanetliyoruz, terör örgütleriyle ciddî ve kararlı bir mücadele içindeyiz, karanlıkta tek bir olayın kalmaması için de azamî gayret sarf ediyoruz; çünkü, biz, demokrasinin kurum ve kurallarıyla yerleştirilmesi için gereken her türlü tedbiri tavizsiz bir şekilde almayı, en önemli terörle mücadele yöntemi olarak benimsiyoruz. Yine, biz inanıyoruz ki, hukuk devleti ilkeleri ışığında, teknolojiyle desteklenerek, failleri kısa sürede adlî merciin önüne çıkarmak, en etkili terör mücadelesi yöntemidir. Nitekim, bu inançla hareket ederek, İstanbul'da 2003 yılında vuku bulan son terör eylemleri, saatlerle ifade edilebilecek kadar çok kısa bir süre içerisinde aydınlatılmıştır. Biz, bundan sonra da aynı kararlılıkla hareket edeceğiz, terör örgütleriyle mücadelede hiç duraksama göstermeyeceğiz. Evet, Türkiye, insan hak ve hürriyetlerine saygılı, hukuk devleti ilkelerine bağlı ve ekonomik refahı tabana yaymayı hedef olarak kabul etmiş bir ülkedir. Ne olursa olsun, bu tercihten taviz verecek de değildir. Bunun herkes tarafından da böyle kabul edilmesi gerekir.

Değerli arkadaşlar, sonuç olarak sizlere şunu söyleyebilirim ki, bizim asıl amacımız, bu tür eylemleri, meydana gelmeden önleyebilmektir. Bu nedenle,istihbarat çalışmalarına da aralıksız devam edilmektedir.

Güvenlik güçlerimizin bu ve benzeri cinayetlerin aydınlanması ve önlenmesi konusundaki kararlılıklarını teyit ediyor ve bu vesileyle, Yüce Heyetinizi yeniden saygıyla selamlıyorum, ruhu şad olsun diyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

26 konuşma daha · 24 Ocak 2006

26 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook