Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 590 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 590 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kalkınma ajanslarının kuruluşu hakkındaki 920 sıra sayılı kanun tasarısının geçici 4 üncü maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın arkadaşlarım, tasarının geçici 4 üncü maddesinde "kalkınma kurulu, kuruluş kararnamesinin yayımlandığı tarihten itibaren bir ay içinde, ajans merkezi olarak tespit edilen ilin valisinin başkanlığında ilk toplantısını yapar" denmektedir. Kalkınma kurulları, bu tasarının 7 nci maddesinde belirtilen ajansların örgüt yapısı içinde yer almakta, oluşturulması 8 inci maddede, görev ve yetkileri de 9 uncu maddede açıklanmıştır; ancak, geçici 4 üncü madde hakkında değil de, tasarının özü hakkında söylenecek çok şey vardır. Bu tasarı, tümden gereksiz, sorun çözmeyecek, sorun yaratacaksa, Türkiye kamu yönetiminde bir örneği de olmayan, bütün sistemi altüst eden bir tasarıysa -ki, öyledir- o zaman, bunun, maddeden çok, tasarının kendisi, tasarının mantığı, tasarının yaklaşımı, yasalaşması sonrasında ortaya çıkacak sorunları önceden görme, ona göre tavır koyma, tepki koymanın daha önemli olduğu kanısındayım.
Sayın arkadaşlarım, bu kalkınma ajansı, bizim için yeni bir kavram, yeni bir kurum oluyor. IMF, Dünya Bankası ve AB, kamu yönetiminizi yeniden düzenleyin diyorlar, bu hükümet de baş üstüne diyor. Yoksa, bu düzenlemeler, 1960'tan beri süren Türkiye'de kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmaların bir sonucu değildir bu yapılanlar. MEHTAP raporunun, KAYA raporunun bir sonucu değildir bu yapılanlar. Bu yapılan düzenlemeler, iç dinamizmimizin, kendi toplumsal taleplerimizin karşılanmasına dönük bir düzenleme değildir; dış dinamiklerin baskısı, diktesi sonucunda yapılan düzenlemelerdir. Nitekim, kalkınma ajansları, 25 Nisan 2003 tarihli Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 25 inci maddesinde "bölge kalkınma ajansları kurulur" diye yer almaktadır taslakta; sonra da Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısından çıkarılıp, tek başına ayrı bir tasarı olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu süreçte, bölge kalkınma ajansının "bölge" sözcüğü kaldırılıyor. Bölge yönetimi, eyalet sistemini çağrıştırıyor; bu ise, toplumda tartışmaya neden oluyor gerekçesiyle "bölge" sözcüğü çıkarılıyor, sadece "kalkınma ajansı" kalıyor.
Sayın arkadaşlarım, Türkçemizde bazı sözcüklerin sözel ve eylemsel anlamları birbirinden farklı, hatta, zıt anlam bile ifade edilebildikleri görülmektedir. Örneğin, "danışma", "çalışma" gibi sözcükler, emir sözcüğü şeklinde kullanıldığında, olumsuzluğu ifade etmektedir. "Kalkınma" sözcüğü de, işte, böyle bir olumsuzluğu ifade eden bir emir sözcüğüdür; kalkınma!.. Kim emrediyor "kalkınma" diye; küreselleşmeciler. Niye diyorlar; çünkü, kendileri kalkınacak, bize de "kalkınma" diyorlar. Onun için de "kalkınma ajansı kur" diyorlar." Bölge' sözünü şimdilik deme, eyalet sistemini çağrıştırıyor, muhalefet ve ulusalcılar karşı çıkıyorlar; onları susturmak için 'bölge' sözünü kullanmayın doğrudan 'kalkınma ajansı' deyin" diyorlar. Biz de "pekâlâ, öyle deriz" diyoruz. Biz dediğim, iktidar tabiî ki. Bu ajanslar, zamanla, Türkiye açısından kalkınmama ajansları haline dönüşecektir.
Değerli arkadaşlarım, Türk Dil Kurumu Sözlüğünde ajansın karşılığı;
1- Haber toplama ve yayma işiyle uğraşan kuruluş (Anadolu Ajansı),
2- Bir ticarî kuruluş, işkolu, iş bürosu,
3- Radyoda, televizyonda haber bülteni,
Anlamına gelmektedir. Görüldüğü gibi, Türk Dil Kurumu Sözlüğünde ajansın, kamu kuruluşlarına, örgütlerine verilen bir ad olmadığı görülüyor. Ajans, Batı dillerinde de temsilcilik anlamında kullanılmaktadır. Peki, bizdeki bu temsilcilik de neyin nesi?!
Sayın arkadaşlarım, kalkınma ajansları bir merkezî kamu kuruluşu mudur; hayır. Bir özel kuruluş mudur; hayır. Bir yerel yönetim kuruluşu mudur; hayır. Peki nedir; fil midir, deve midir, kuş mudur? Buna fil desek, hortumu yok; deve desek, hörgücü yok; ama, buna, yine, kuş desek, kanadı yok. Kamu kaynağı var; kamu denetimi yok.
Sayın arkadaşlarım, bunun tam anlaşılmaması için zaten böyle bir adla, böyle bir gerekçeyle, ne olduğu tam belli olmayan bir şey getiriliyor, tam belli olsa, belki toplum, muhalefet ayağa kalkar, tepki gösterir diye. Bu tasarının genel gerekçesi 15 sayfa, madde gerekçeleri 10 sayfa, toplam 25 sayfa gerekçeleri var; kanun metninden fazla gerekçe, allanıp pullanarak, elma şekeri haline sokulmak için çok özenerek bezenerek yazılmış.
Sayın arkadaşlarım, dikkat edelim elma şekerinin ortasında kazık vardır!..
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 24 Ocak 2006