Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması için iki yıllık diyarbaır da kurulan kanun hakkında
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 113. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Haziran 2006 · 1.172 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 8 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI İÇİN İKİ YILLIK DİYARBAIR DA KURULAN KANUN HAKKINDA); konuşma 1.172 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması için iki yıllık diyarbaır da kurulan kanun hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 8 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-06-08-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-icin-iki-yi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Diyarbakır Milletvekili Sayın Prof. Dr. Aziz Akgül arkadaşımızın, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun, iki yıllık Diyarbakır uygulaması sonuçları konulu gündemdışı konuşması üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini en içten saygılarımla selamlıyorum ve arkadaşımıza da teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, bilindiği üzere, Türkiye uzun yıllar boyunca, başta bölücü terör örgütü olmak üzere, terör örgütlerinin hedefi olmuştur. Ülkemizin bekasına, huzur ve güvenliğine, bütünlüğüne yönelen bu terör saldırıları vatandaşlarımızın malına ve canına da kastetmiştir. Bu mücadele sırasında büyük maddî ve manevî kayıplar ortaya çıkmış, vatandaşlarımız da mağdur olmuşlardır.
Bu gerçekten yola çıkan Hükümetimiz, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunu sizlerin tasvibi, onayıyla çıkararak 27.7.2004 tarihinden itibaren yürürlüğe sokmuştur. Yine, bu kanuna dayalı olarak hazırladığımız uygulama yönetmeliği de, 20.10.2004 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Değerli arkadaşlar, her zaman ifade ettiğim gibi, biz, asayişin sağlanmasında en önemli kamusal dinamiklerden birisinin de güvenlik tedbirlerinin sosyoekonomik politikalarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. İşte, bu nedenle, güvenlik politikalarını sosyal politikalarla dengeli bir şekilde yürütme gayreti içinde olduğumuzu ifade ediyoruz. Çıkardığımız bu kanunî düzenleme de bu politikamızın bir gereğidir. Elbette ki, yaptığımız bu kanunî düzenlemeler, sosyal hukuk devleti anlayışımızın ve hiçbir ayırıma tabi olmaksızın, zarar gören vatandaşımızın daima yanında olma, derdiyle dertlenme, sıkıntılarını en hızlı şekilde giderme, devletimizin şefkat elini gecikmeksizin vatandaşımıza uzatma yönündeki samimiyetimizin bir gereğidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sizin de bildiğiniz gibi, 5233 sayılı Kanunla terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayan gerçek kişiler ile özel hukuk tüzelkişilerinin maddî zararları sulhen karşılanmaktadır. Yaptığımız söz konusu kanunî düzenlemelerden hemen sonra vatandaşlarımızın başvuruları alınmaya başlanmıştır. Mayıs 2006 sonu itibariye yapılan başvuru sayısı 194 353, ancak, bugüne kadar karar verilen başvuru sayısı 26 880 olup, bunlardan 17 593 başvuru sahibinin zararının karşılanması yönünde yetkili komisyonlarca karar verilmiştir. Bu kanun kapsamında yapılacak ödemeler için Bakanlığımın 2006 yılı bütçesine 25 000 000 YTL, yani 25 trilyon ödenek konulmuştur. Bu ödeneğin tamamının kullanılması üzerine, ilave olarak da 20 trilyon daha ödenek talep edilerek, bunun için kullanılmak üzeredir. Ayrıca, 2005 yılında aktarılan, yaklaşık 25 000 000 YTL, 25 trilyon Türk Lirası da, bu ödeneklerde, bugüne kadar vatandaşlarımıza ödenmiş ve yaklaşık 70 trilyon ödenek, bu maksatla, illerimize aktarılmıştır. Gönderilen bu ödenekler, zarar tespit komisyonları kararları doğrultusunda, hak sahiplerine derhal ödenmektedir. 08.06.2006 tarihî itibariyle 43 483 377 Yeni Türk Lirası ödeneğe daha ihtiyaç duyulmakta olup, bu miktar da Maliye Bakanlığımızdan talep edilmiştir.
Türkiye genelinde olduğu gibi, Sayın Milletvekili arkadaşımın da gündeme getirdiği Diyarbakır İlimizde de, 5233 sayılı Yasa, büyük bir gayret ve başarıyla uygulanmaktadır. Bugüne kadar, Diyarbakır İl zarar tespit komisyonlarından 4 712 başvuru dosyası karara bağlanmıştır. Bu dosyalarla ilgili olarak, 18 602 064 YTL ödenek bu ilimize tahsis edilmiş ve hak sahiplerine ödenmesi gerçekleştirilmiştir.
5233 sayılı Kanun uygulaması dışında, ayrıca, vatandaşlarımızın zaman zaman uğradığı zararlar, Başbakanlık Acil Destek Fonu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Genel Müdürlüğü ve benzeri kaynaklar kullanılarak da karşılanmıştı.
Yine, son zamanlarda, bildiğiniz gibi, bölücü terör örgütünün tahrikleri sonucu bölgede meydana gelen olaylarda, ev, işyeri, araç ve benzeri eşya ve malları zarar gören masum vatandaşlarımızın da uğradıkları zararlar tespit edilerek, yaraları en kısa sürede sarılmıştır. Bu kapsamda, örneğin, 28-31 Mart 2006 tarihleri arasında Diyarbakır İlimizde meydana gelen olaylarda, ev, işyeri, araç ve benzeri eşya ve malları zarar gören vatandaşlarımıza, biraz önce arz ettiğim rakamların dışında, Başbakanlık Acil Destek Fonundan 238 727 078 YTL, yani, toplam 238 727 000 000 temin edilerek, Diyarbakır'daki esnafımıza, oradaki insanlarımıza ödeme yapılmıştır. Aynı şekilde, Batman, Kızıltepe ve diğer il ve ilçelerde de bu ödemeler yapılmıştır.
Hükümetimiz, son olaylarda, konuya en yüksek seviyede eğilmiş, devletimiz her türlü imkânlarıyla vatandaşımızın yanında yer almış, bölücü terör örgütünün tahriklerinin boşa çıkarılması sağlanmıştır. Vatandaşlarımızın zararlarının karşılanması noktasında, Hükümetimizin bu hassas ve müşfik tutumunu her zaman sürdürmekte kararlı olduğumuzu da bir kez daha bildirmek zorundayım.
Bu tutumumuzun yansıması olarak, vatandaşımızın uygulamadan memnuniyetini ve sulhname imzalanması yönündeki istekliliğini, ülkemizin diğer yörelerinde olduğu gibi, özellikle doğu ve güneydoğu illerimizde de müşahede etmekteyiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 5233 sayılı Kanunla, terör ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayan vatandaşlarımızın maddî zararlarının, ulusal ve özellikle uluslararası yargı mercilerine gidilmeksizin hızlı, etkin ve adaletli bir şekilde sulhen karşılanması amaçlanmıştır. Kanunun etkin bir iç hukuk yolu olarak hızlı ve etkili bir şekilde uygulanması -ki, biraz evvel değerli milletvekili arkadaşım da belirtti- özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ülkemiz aleyhine açılan ve terör nedeniyle uğranılan zararlar ile köye dönüş konulu davaların ülkemiz lehine sonuçlanması açısından da büyük önem taşımaktadır.
İl zarar tespit komisyonlarının yoğun çalışmaları ve 5233 sayılı Yasanın titizlikle uygulanması sonucunda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ele aldığı bir pilot davada yasayla getirilen sulhname usulünü iç hukuk yolu olarak tanımış ve yaklaşık 1 500 başvuruyu bu gerekçeyle de reddetmiştir. Bu ret kararıyla, uluslararası platformlarda ülkemiz çok önemli bir prestij elde etmiştir. Ülkemiz, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince hem de Birleşmiş Milletlere bağlı ilgili kuruluşlarca örnek olarak gösterilmeye başlanmıştır.
Zarar tespit komisyonlarının daha etkin ve hızlı çalışmasının sağlanması, uygulamada karşılaşılan sorunların giderilmesi için, valiliklerin görüşleri de dikkate alınarak, Bakanlığımızca hazırlanan 5233 sayılı Kanunla ilgili değişiklik tasarısı da, yine, Yüce Meclisimizde sizlerin oyuyla kabul edilerek, 28.12.2005 tarihinde yasalaşmıştır. Söz konusu bu değişiklikle, komisyon çalışmalarının daha etkin ve verimli çalışması için birtakım tedbirler getirilmiş; bunların yanı sıra, zarar gören başvuru sahiplerinin sulhname tasarısını imzalamak üzere yirmi gün içinde gelmesini düzenleyen süre, gecikmeden dolayı meydana gelen problemlerin giderilmesi için, otuz güne çıkarılmış; başvuru sahibi veya yetkili temsilcisiyle sulhname imzaladıktan sonra, önceki kanunî düzenlemeden farklı olarak, en geç üç ay içinde ödeme yapılması kararlaştırılmış; yine, zarar tespit komisyonlarının mevcut düzenlemede sadece Bakanlık tarafından denetlenmesini öngören hükme ilaveten, valiliklerce de denetlenmesine imkân tanınmış. Yine, kanunun yürürlüğe girdiği 28.7.2004 tarihinden itibaren, bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurulmaması halinde, oluşan mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla, mevcut düzenlemede bir yıl olan başvuru süresinin bir yıldan iki yıla çıkarılması öngörülmüş; bu, yasayla temin edilmiş. Yine, terörden zarar gören kamu görevlileri ya da mirasçılarının başvurularını düzenleyen kanunun geçici 2 nci maddesindeki bir yıllık başvuru süresi de, oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçebilmek için iki yıla çıkarılmış ve bunun gibi, önemli yasal düzenlemeler bu değişiklikle yapılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; il zarar tespit komisyonlarına çok yüksek sayıda başvuru yapılması, bütün olağanüstü gayretlere rağmen, işin özelliği gereği, başvuru dosyalarının tamamlanmasının belli bir süre alması, birkısım bilgi ve belgenin başvuru sahipleri tarafından zamanında komisyonlara ulaştırılmaması gibi sebepler, mevcut başvuruların, yasada belirlenen iki yıllık sürede bitirilmesini imkânsız kılmaktadır. Bu gerekçeyle, Bakanlığımca yeni bir yasa değişikliği çalışması başlatılmış olup, en kısa süre içerisinde, Yüce Meclisimize, sizlerin huzurlarına getireceğiz ve desteklerinizi bekleyeceğiz.
Sonuç olarak, 5233 sayılı Kanunda yaptığımız ve yapmak istediğimiz değişikliklerle, terör ve terörle mücadeleden dolayı kayba uğrayan vatandaşlarımızın zararlarını, gecikmeye mahal vermeksizin, en kısa süre içerisinde ve adil bir şekilde karşılamaya çalışıyoruz. Bu çalışmamızda, şimdiye kadar, küçümsenmeyecek ölçüde başarılı neticeler elde edilmiştir. Bunu yaparken de, komisyonlarda çalışan kamu görevlilerimizin, bilirkişilerin, ilgili diğer sivil kişi ve kuruluşların gösterdiği gayreti ve fedakârlığı da, başta valilerimiz olmak üzere, huzurlarınızda takdirle anıyorum ve yine, bu konuyu gündeme getiren değerli milletvekili arkadaşım Sayın Aziz Akgül'e de, gösterdiği bu duyarlılık için teşekkür ediyor, hepinize, tekrar, en derin saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 8 Haziran 2006