Avrupa konseyi son dönem çalışmaları hakkında
Gaziantep Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2006 · 979 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdulkadir Ateş (CHP), 20 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA KONSEYİ SON DÖNEM ÇALIŞMALARI HAKKINDA); konuşma 979 kelime.
Abdulkadir Ateş (CHP, Gaziantep). “Avrupa konseyi son dönem çalışmaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-ates-22-2006-04-20-avrupa-konseyi-son-donem-calismalari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ABDULKADİR ATEŞ (Gaziantep)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, bugün, sizlere, kısa da olsa, Avrupa Konseyinin son Genel Kurulunda yaptığımız bazı çalışmalar ve buna ilave olarak da Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği arasındaki bazı sorunları iletmek için söz aldım; hepinize teşekkür ediyorum ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bildiğiniz gibi, Türkiye, uzun yıllardan beri Avrupa Konseyi üyesi. Elliyedi yıllık tarihi içerisinde, Avrupa Konseyine üye olan ilk ülkelerden bir tanesiyiz ve bugün baktığımızda Türkiye'nin Avrupa Konseyi içerisindeki yerine, sanıyorum, ülkemizin üye bulunduğu uluslararası kuruluşlar arasında etkimizi en fazla duyurduğumuz, en etkin olduğumuz uluslararası kuruluşlardan bir tanesi Avrupa Konseyi; ama, son zamanlarda, Avrupa Birliği -girmeye çalıştığımız, tam üyelik için uğraştığımız Avrupa Birliği- ile Avrupa Konseyi arasında bazı sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Avrupa Birliği, her nedense, Avrupa Konseyinin yıllardan beri sürdürmekte olduğu görevlerine tecavüz etmeye, Avrupa Konseyi içerisinde bulunan bazı kurumlarımızı dublikasyonlara, yani kendi içerisinde de kurmaya başladı. Böyle bir yaklaşım, tabiatıyla, Avrupa içerisinde, ülkeler arasında birtakım rahatsızlıklar yaratmaya da başlamış bulunuyor. Avrupa Birliğine üye olan 25 ülkenin dışında, Avrupa Konseyi 46 ülkenin üyeliğine sahip. Bu nedenle de ülkeler arasında bir gruplaşmanın da yavaş yavaş ortaya çıktığını görüyoruz. İşte, bu aradaki sorunları çözmek, birtakım tekrarları önlemek ve Avrupa Konseyinin elliyedi yıldır sürdürmekte olduğu insan hakları, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü temel ilkelerinin esas yerinin Avrupa Konseyi olduğunu ortaya çıkarmak ve bunu tüm Avrupa'ya teyit ettirmek için bazı çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmaların en önemlisi, geçtiğimiz ilkbahar genel kurulunda oldu. Bu genel kurula davet edilen birtakım yetkili kişiler, bunlardan bir tanesi Sayın Juncker, Lüksemburg Başbakanı, yine Romanya Başbakanı ve Avrupa Konseyi bu Dönem Başkanı olan Sayın Tariceanu, yine Avusturya Federal Şansölyesi ve Avrupa Birliğinin Başkanı olan Wolfgang Schüssel ve yine, hepinizin tanıdığı, basından bildiği Sayın Barroso'yu toplantıya davet ettik. Sayın Barroso da, yine bildiğiniz gibi, Avrupa Komisyonu Başkanıdır. Avrupa Konseyi liderlerinin, devlet başkanlarının, geçen sene Varşova'da Üçüncü Zirvede almış oldukları kararlar doğrultusunda, Avrupa Birliği ile Avrupa Konseyi arasında bir işbölümünün, bir dayanışmanın nasıl sağlanabileceğiyle ilgili çalışmalar yaptık. Bu konuda, geçen seneki Varşova toplantısında, Lüksemburg Başbakanı Sayın Juncker'e bu konuya ilişkin bir rapor yazma görevi verilmişti, Sayın Juncker, bu raporunu genel kurul toplantısında açıkladı ve bu rapor doğrultusunda da, bizim yaptığımız çalışmalarla da, insan hakları konusunun, demokratikleşme konusunun, hukukun üstünlüğü konusunun tümüyle Avrupa Konseyine bırakılması ve Avrupa Birliğinin bu konulara ilişkin gereksinim duyduğu durumlarda da Avrupa Konseyinin -yani, üyesi bulunduğumuz Avrupa Konseyinin- referans olarak gösterilmesi doğrultusunda güzel bir rapor yazıldı. Bu raporu bizler de, yani Türkiye delegasyonu olarak gönülden destekliyoruz ve sanıyorum, öyle arzu ediyorum ve bu konuda da, başta hükümetimiz olmak üzere, Dışişleri Bakanlığımızın, Avrupa Konseyinin rolünün Avrupa'dan kaybolmaması için, Avrupa Birliğinin, birtakım Avrupa Konseyi yetkilerine tecavüz etmemesi için gerekli girişimlerde bulunmasını arzu ediyoruz ve bu konudaki çalışmalar da devam etmektedir. Önümüzdeki aylar içerisinde Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin daha netleşeceğine inanıyorum Sayın Başkan ve bu doğrultuda çalışmalar da yapıyoruz.
Yine bu doğrultuda yapılan çalışmalardan bir tanesi de, Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği komisyonları arasındaki işbirliğini geliştirme. Bunun ilk örnekleri olarak da, sanıyorum 12 Mayıs tarihinde Avrupa Parlamentosunun Dış İlişkiler Komisyonu ile Başkanı olduğum Avrupa Konseyinin Siyasî İşler Komisyonu Brüksel'de Güney Kafkasya İstikrar Paktıyla ilgili müşterek bir toplantı yapacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ABDULKADİR ATEŞ (Devamla)Biliyorsunuz, Kafkasya Türkiye için çok önemli. Özellikle, bu istikrar paktının kurucularından Sayın Demirel, Cumhurbaşkanı olduğu dönemde yine rahmetli Aliyev ve Ermenistan Cumhurbaşkanı ve Gürcistan Devlet Başkanlarıyla bu paktı oluşturmuştu. Bu paktın işlerlik kazanması için 12 Mayısta Avrupa Birliğinin Dış İlişkiler Komisyonu ile benim Başkanı olduğum Avrupa Konseyi Siyasî İşler Komisyonu bir oturum düzenleyecek.
Sayın Başkanım, bunun dışında, geçen haftaki toplantıda Ortadoğu konusunu etraflı bir biçimde ele aldık ve yıllardan beri Avrupa Konseyinin Siyasî İşler Komitesi Ortadoğu sorunuyla ciddî çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmaların en önemli aşamalarından birisi olarak, özellikle Filistin ile İsrail arasındaki sorunların çözümüne nasıl katkı yapabiliriz diye gayret gösteriyoruz ve birkaç yıldan beri İsrail, Filistin ve Avrupa Konseyi Siyasî İşler Komisyonunun Ortadoğu alt komisyonu olarak bir üçlü görüşmeleri sürdürmekteydik. Ne yazık ki, İsrail'de ve Filistin'de yapılan son seçimlerden sonra, bu ülkelerden davet etmiş olduğumuz milletvekilleri… İsrail Parlamentosundan 2 milletvekilini, Filistin'den de 2 milletvekilini her zaman davet ediyoruz. Üçlü bir görüşme yapma olanağını bulurken, bu defa, maalesef, Fransa Hükümeti, Filistin'den davet etmiş olduğumuz -daha doğrusu, biz, isim vererek davet edemiyoruz, sadece parlamentolardan istiyoruz- Filistin Parlamentosundan istediğimiz iki isme, bir tanesine vize verilmediği için toplantıları sürdüremedik. Bunu, burada, huzurlarınızda söylemek ve bu durumun taraflarca çok yakın bir zamanda halledilerek yeniden Filistin ile İsrail arasındaki normal diyaloğun devam etmesini arzu ediyoruz.
Sayın Başkan, diğer üzerinde durduğumuz bir konu, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yolsuzluk ve yoksullukla mücadeleye ilişkin bir karar tasarısını çıkardık.
Değerli arkadaşlar, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler, daha önce almış olduğu kararlar doğrultusunda da yolsuzluğa karşı ve yoksulluğa karşı önemli bir mücadele veriyor; ama, geriye dönüp baktığımızda, son zamanlarda, yolsuzlukla ilgili Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde çok önemli adımlar atamadığımızı gördük; bunun üzerine yeni bazı kararlar alınması lazım geldiği ve yolsuzluk ve yoksulluğa karşı yeni bir mücadelenin başlaması lazım geldiğine kanaat getirdi ve bu doğrultuda bir karar geçirdik. Bu kararda, kamu kaynaklarının kullanılması sırasında yolsuzluk devreye girdiği zaman, kamu hizmetlerinin görülmesinde, özellikle de yargı sistemi üzerinde büyük olumsuzlukların meydana geldiğini Avrupa Konseyi ortaya çıkarmış bulunuyor. Diğer taraftan, yolsuzluk, yalnızca kamu sektöründe değil, aynı zamanda, özel sektör içerisinde de önemli boyutlara ulaşmakta olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz ve bunun da, ülkenin ulusal kaynaklarının etkin kullanımına büyük zararlar verdiğini yine bu kararlarda ifade ettik.
Günümüzde -hepinizin bildiği gibi- yolsuzluk, tüm dünyayı saran ve sarsan bir virüs haline gelmiştir; ülkelerin, gerek toplumsal gerek ekonomik dokularını felç eden ölümcül bir hastalık haline bürünmüştür. Aynı zamanda, ülkelerin siyasî istikrarı üzerinde de önemli bir tehdit haline gelmiştir yolsuzluklar. Bildiğiniz gibi, ülkemizde de, yakın geçmişte, bu salgının sosyal, ekonomik ve siyasî hayatımızda yol açtığı sorunları hep birlikte yaşadık ve bu sorunların bazılarının da önemli ölçüde devam ettiğini görüyoruz. Bu nedenle de, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin yolsuzlukla etkin bir şekilde mücadele edebilmek için bizlere, üye ülkelere önerdiği birtakım kriterleri, birtakım sorumlulukları mutlaka yerine getirmemiz lazım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 20 Nisan 2006