İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Nüfus hizmetleri kanun tasarısı s.s 1123)

İbrahim Özdoğan

Erzurum Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 91. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2006 · 1.000 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi), 20 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜFUS HİZMETLERİ KANUN TASARISI S.S 1123)); konuşma 1.000 kelime.

İbrahim Özdoğan (Anavatan Partisi, Erzurum). “Nüfus hizmetleri kanun tasarısı s.s 1123)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-04-20-nufus-hizmetleri-kanun-tasarisi-s-s-1123 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 1123 sıra sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısı üzerinde, Anavatan Partisi adına söz almış bulunmaktayım birinci bölüm üzerinde; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi, en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Yüce Meclisimizin gündemine gelen Nüfus Hizmetleri Kanunu Tasarısına genel olarak baktığımızda, tasarının, temel bir hedefe yönelmekle birlikte, teferruat anlamına gelebilecek pek çok noktayı düzenlediğini görüyoruz. Hal böyle iken, tasarının getirdiği düzenlemeleri tek tek ele almakta yarar vardır. Bu nedenle, tasarıyla ilgili eleştirilerimizi farklı başlıklar altında sunacağız.

Nüfus kayıt işlemlerinde yapılan düzenlemeyle beraber, aile kütüklerindeki din hanesi -kişinin yazılı beyanına uygun olarak- kaydolunabiliyor, değiştirilebiliyor, boş bırakılabiliyor veya silinebiliyor. Bu düzenlemeyle ilgili olarak önce kişisel görüşümü belirtmekte yarar görüyorum. Şahsen ben Müslümanım ve inancım, benim kimliğimin belirleyenleri arasında önemli bir yere oturuyor. Kişisel olarak benim tercihim, nüfus cüzdanımda din hanesi bulunması ve bunun karşısına "İslam" yazılmasıdır. Eğer benim nüfus cüzdanım kimliğimi tanımlama amacına hizmet edecekse, şahsen ben böyle tercih ediyorum; fakat bu durumdan rahatsız olanlar da vardı ya da bunu öne sürüp polemik çıkarmak isteyenler de vardı, nüfus cüzdanında din hanesinin karşısında "İslam" yazmasını istemeyen vatandaşlarımız vardı ve bu tür durumlarda, bir bardak suda fırtınalar koparılıyordu, bu ülkeye hiçbir getirisi olmayan tartışmalar çıkıyordu. Bu yönüyle ele alındığında, nüfus cüzdanlarındaki din hanesi kayıtlarının isteğe bağlı olması fikrini makul buluyoruz. Biz, Anavatan Partisi olarak, insanların inandıkları biçimde yaşamalarının ve inançlarını ifade etmelerinin hiçbir sakıncası olmadığını düşünüyoruz.

İnançlar ve kişisel tercihler söz konusu olduğunda, herkes kendini özgürce ortaya koyabilmeli ve farklılıklar, gerektiğinde "senin inancın sana, benim inancım bana" formülüyle tolere edilebilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: "Senin inancın sana, benim inancım bana" derken, bu cümle "ne halin varsa gör" anlamında kullanılmamalıdır. Bu cümle, karşılıklı saygının ve birbirinin kişiliğinin sınırlarına riayet etmenin bir ifadesi olmalıdır; Türkiye, artık, karşılıklı diyalogla, bir fincan kahve içimi kolaylığında çözülecek sorunlara takılıp kalmamalıdır. Bunlar polemik konusu yapıldığında, çelişkiler doğmakta, bu çelişkilerden de, AK Parti Hükümeti gibi, çok da başarılı olmayan siyasî yapılanmalar vücuda gelmektedir. Sayın Genel Başkanımız Erkan Mumcu liderliğindeki Anavatan Partisi, bu dev çelişki sanılan özgürlük sorununu bir hamlede çözebilecek olgunlukta ve birikimdedir.

Tasarı, nüfus hizmetlerinin devletin ve vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeye ulaştırılmasını, nüfus kayıtlarının düzgün tutulmasını, bütün adres bilgilerinin kaydedileceği bir adres veri tabanının kurulmasını, Türk vatandaşları ile Türkiye'de yaşayan yabancıların ikamet adreslerinin nüfus kütüklerine elektronik ortamda kaydedilmesine ilişkin usul ve esasları düzenliyor.

Tasarının yöneldiği bu hedefe baktığımızda, haklı bir gerekçe çarpıyor göze. Ama, bizim, bu AK Parti Hükümetine bir türlü anlatamadığımız bazı önemli gerçekler var. Haklı gerekçelerin arkasına sığınıyor; ama, haksız ve yersiz işler yapıyorsunuz. İşte, Anavatan Partisi olarak bizim muhalefetimiz bu haksız ve yersiz işleredir.

Türkiye'de, ticarette, iç güvenlikte, bankacılık ve yargısal işlemlerde çok büyük aksamalara neden olan bir kayıt düzensizliği vardır; bu doğrudur. Bu keşmekeşi bir örnekle somutlaştırmakta yarar görüyorum. Örneğin, bir bankanın, şahısla muhatap olmasını gerektirecek bir durum vardır. Yazışma ve ihtarlar ikamet adresine gidiyor; fakat, ulaşamıyor. Çünkü, şahsın resmî belgelerdeki ikamet kaydı ile fiilî ikameti farklı. Bu kadarla da kalmıyor; vatandaş gitmiş muhtara "acil işim var, ikametgâh lazım, kaydedecek vakit yok" demiş, önceki ikametgâhından nakil ilmühaberi getirmeden yeni bir adresten ikametgâh almış. Bakıyorsunuz, aynı tarihlerde düzenlenmiş resmî evrakta tek bir vatandaşın 5-6 farklı adreste kaydı var. Buyurun size karmaşa.

Bir örnek de polisten verelim. Bir çocuk suçlu kapkaç yaparken yakalanmış, 8-9 yaşlarında olduğu sanılıyor; fakat, polisimiz araştırıyor, çocuğun nüfusta kaydı yok. Yani, bir yurttaşın, 9 yaşına gelmiş bir çocuğun hastanelerde, okulda veya devletimizin başka birimlerinde kaydı olması gerekiyor; ama, yok. Ailesi çocuklarını nüfusa kaydettirmemiş ve yönetimler, bunun tespit edilmesi ve kayıt altına alınması noktasında hiçbir şey yapmamış. Buyurun size başka bir keşmekeş!

Şimdi, bakalım AK Parti Hükümeti bu keşmekeşi düzeltmek için ne yapmış: Tasarıya göre, Türkiye'de aile kütüğü bulunmayan ve yabancı ülkelerde oturan vatandaşlar, İçişleri Bakanlığının göstereceği bir nüfus müdürlüğünde açılacak aile kütüğüne kaydedilecek.

Nüfus kayıtları ve ilgili belgeler gizli olacak.

Buradaki "gizli" kelimesine dikkat çekmek istiyorum. AK Parti Hükümeti burada ne demek istiyor? Verilerin depolanması ve tasnifi sırasında vatandaşın tüm bilgileri, özellikle mahrem sayılacak bilgiler, yetkisi olmayan üçüncü şahıslara karşı korunacak mı? Bunun garantisini veriyor musunuz? Eğer bunun garantisini veriyorsanız, açık konuşun, garanti ettiğiniz şeyi de açıkça ifade edin, arkasında durun.

Sonra, şunu belirtmekte yarar görüyorum: Bakın, iktidara AK Parti geldi, güvenlik ve istihbarat camiasında bir espri yapılmaya başlandı "Herhangi bir bilgi ile devlet sırrı arasında ne fark vardır" diye soruyorlar, sonra da cevap veriyorlar "Devlet sırrına ulaşmak daha kolaydır"

İşte, basiretsiz bir yönetimin elinde oyuncağa dönmüş bir kavramı ve işte AK Parti beceriksizliğinin yozlaştırdığı gizlilik anlayışı budur.

Ben, Şemdinli komisyonunda görev yaptım. Basiretsiz bir hükümet, sükûnet içinde, gizlilikle yürütülmesi gereken bir görevi, kuvvet komutanlarıyla polemik yapmaya varana kadar nasıl yozlaştırır?! Böyle bir yapının gizlilik anlayışı nedir biliyorum ve ben bu memleketin bir evladı olarak burada verilen gizlilik güvencesine inanamıyorum. Sayın Bakanımıza da buradan sesleniyorum: Çıkın milletin huzuruna ve şu bilgilerin korunması konusunda bizi ikna edin.

Yine, tasarının yöneldiği bir başka hedeften söz etmek istiyorum. Tasarıya göre, Türk vatandaşları nüfus kütüğüne kaydolmak ve nüfus cüzdanı almakla zorunlu olacak.

Her çocuk, doğumdan itibaren, yurt içinde, otuz gün içinde nüfus müdürlüğüne, yurt dışında ise, altmış gün içinde dış temsilciliğe bildirilecek. Bu süreden sonra bildirilen 6 yaşını bitirmemiş çocukların doğum tarihi tespitinde beyan esas alınacak. Çocuk 6 yaşını doldurmuşsa, nüfus müdürlüğünde, resmî sağlık kuruluşunca yaşı tespit edilecek.

Nüfus müdürlükleri, süresi içerisinde bildirilmeyen çocuk veya nüfusa işlenmeyen erginlerin varlığını haber almaları halinde, erginlerin kendilerini, çocukların ise, veli, vasi veya kayyımlarını, bunların bulunmaması halinde ise, büyükanne, büyükbaba veya kardeşlerini veya muhtarları beyan için davet edecek.

Nüfus müdürlüklerinin uyarısına rağmen süresinde bildirimde bulunmayanların polis zoruyla getirilmesi için gereken işlemler yapılacak. Emniyet kuvvetleri, kimlik kontrollerinde veya herhangi bir işlem sırasında kimliğini ispat edemeyenler ile nüfusta kayıtlı olmadığını tespit ettikleri kişileri, o yerdeki nüfus müdürlüğüne bildirecekler. Nüfus müdürlüklerinin uyarısına rağmen süresinde bildirimde bulunmayanların polis zoruyla getirilmesi için gereken işlemler yapılacak.

Şimdi, bakınız "nüfus hizmetleri" kavramını en geniş biçimiyle almak gerekiyor ve özellikle "adres ve kişisel bilgiler" kısmında veri eksiklikleri ve çelişkili bilgiler gündeme geliyor. Siz, adres konusunu kayıt altında tutmak niyetindiyseniz; biliniz ki, devasa bir enformasyon olayı vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 20 Nisan 2006

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook