İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 5. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiyenin genel ekonomik durumu hakkında

Abdullatif Şener

Sivas Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 5. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ekim 2003 · 1.268 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdullatif Şener (AK Parti), 9 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYENİN GENEL EKONOMİK DURUMU HAKKINDA); konuşma 1.268 kelime.

Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Türkiyenin genel ekonomik durumu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2003-10-09-turkiyenin-genel-ekonomik-durumu-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Kırşehir Milletvekili Sayın Hüseyin Bayındır'ın gündemdışı konuşmasını birlikte dinledik.

Elbette, yasama organı olarak, ülke sorunlarının gündeme getirilmesi, bu kürsüden ifade edilmesi, milletvekilleriyle paylaşılması ülkemiz açısından bir kazançtır. Bu boyutu itibariyle, tebrik ettiğimi söyleyebilirim; ancak, tüm milletvekilleri olarak şuna dikkat etmemiz gerektiği kanaatindeyim: Aslında, 3 Kasım seçimleriyle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönemin, eski döneme göre farklı bazı özellikleri vardır; ama, bu temel özelliklerinden biri de, siyaset üslubuyla ilgilidir, siyasetin konuşarak toplumda oluşturduğu kültürle ilgilidir.

Bildiğiniz gibi, Türkiye'de, en fazla siyasetçiler konuşur; genel başkanlar konuşur, bakanlar konuşur, milletvekilleri konuşur, belediye başkanları konuşur, tüm partilerin il, ilçe başkanları konuşur ve topyekûn, ülke sathında, siyaset sürekli konuşur ve konuştukça da, dinleyenler arasında belli bir kültürü, belli bir anlayışı, belli bir bakış açısını oluşturur. Dolayısıyla, siyaset, her konuştuğunda, ülkede belli bir kültür oluşturduğunun bilincinde olmalıdır, en azından 3 kasım seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo budur. Bana kalırsa, böyle bir ortamda, siyaset, konuşurken, topluma güzel duygular aşılayan, toplumda gerginlikler oluşturmayan, vatandaşlarımızın birbirlerine karşı sevgilerinin, saygılarının olduğu bir atmosferi kültürel olarak oluşturursa, ülkemizin geleceği açısından da, özellikle, Mecliste bulunan siyasî partiler açısından da çok önemli bir işlevi yerine getirmiş olur.

Elbette sorunlar vardır; ama, yine bu dönemde, bu sorunlar da dile getirilirken, sadece polemik yapma maksadıyla değil, somut çözümlerin ötesinde sadece söz planında ortaya konulması dışında, reel zeminde dikkate alınması ve bu reel zeminde gerçekçi bir boyutta değerlendirilip, çözümünün nasıl olabileceğiyle ilgili kabul edilebilir ve pratiği olan üslupları benimsemek lazım.

Bu noktadan hareketle olayı değerlendirdiğimizde, şunu görürüz: Gerçekten sorunlar vardır. "Ülkede, bütün sorunlar bir yılda bitmiştir, vatandaşlarımız refah içerisindedirler, sıkıntıları yoktur, bu ülkede işsizler yoktur" dediğimiz zaman, bunu söyleyen de doğru söylememiş olur. Sorunlar var; ama, işe gerçekçi bir düzlemde baktığımız takdirde, bu sorunların, biraz önce kürsüden sayılan ve ifade edilen sorunların bir yılda ortaya çıktığını söylemek mümkün değil; yani, geçmişe doğru gidebilirsiniz, en azından yarım asırlık bir birikimin, elli yıldır biriken sorunların bugüne devretmiş halidir. Geçmiş yıllara baktığımızda da -eğer bu sorunların tamamından da siyasal iktidarlar sorumluysa- şunu söyleyebiliriz: Bu sorunların ortaya çıkmasının sorumluluğu, geçmişteki bütün siyasî iktidarları da kapsayacak şekilde, tüm siyaset kurumuna aittir deriz ve bunun içerisinde Cumhuriyet Halk Partisini de görürüz; çünkü, geçmişte iktidar dönemleri olmuştur.

AHMET ERSİN (İzmir)Ne zaman olmuş Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Hiç iktidara gelmediniz mi?

AHMET ERSİN (İzmir)Gelmedik.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Demek ki, milletimiz sizi devamlı muhalefette tutacak. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Ama, Sayın Bakanım, siz, bir senede düzlüğe çıkaracağız diye geldiniz.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Hayır, seçim öncesinde söylediklerimiz ortadadır.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Yahut da, o ayrı bu ayrı; dün dündür, bugün bugündür...

AHMET ERSİN (İzmir)Siz de bir dönem bakanlık yaptınız Sayın Bakanım.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Şunu söylemek isterim: Ak Parti, 3 Kasım seçimleri sonrasında iktidara gelmiştir; 58 inci ve 59 uncu cumhuriyet hükümetleri, Ak Partinin kurduğu, Ak Parti İktidarının hükümetleri olmuştur; bu dönem içerisinde de, yaptıkları, icraatları, bu ülkede biriken sorunların tasfiyesine yöneliktir. Özellikle, 1999, 2000 yıllarında yaşanan büyük krizlerle birlikte, ekonominin nasıl dibe vurduğu, işyerlerinin nasıl kapandığı, işsizliğin nasıl büyük bir patlama gösterdiği, kamu finansman dengesinin nasıl altüst olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. İşte, AK Parti İktidarı, bu biriken ve devraldığımız sorunları "enkaz devraldık" edebiyatı yapmaksızın, sükûnetle, planlı ve belli bir program dahilinde çözmeye yönelmiştir.

Bu noktada değerlendirdiğimiz takdirde, AK Parti İktidarının başarılı bir iktidar olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu, ben samimî olarak inanıyorum ki, tüm CHP milletvekili arkadaşlarım da kendi kendilerine söylüyorlar; helal olsun bu AK Partiye diyorlar içlerinden, başarılı bir şekilde bunu götürüyor diyorlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AHMET ERSİN (İzmir)Öyle bir şey yok.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Neden?.. Bakın, bütün makroekonomik dengelerin altüst olduğu bir ortamda, AK Parti, bu bozulan dengeleri kurmaktadır. Aşağı yukarı son otuz yılın en düşük enflasyon oranına ulaşmış olmayı hafife almamak lazım. Enflasyon, bu ülkenin en temel sorunudur; enflasyon, bu ülkede, dargelirlileri en fazla vuran, en fazla mağdur eden temel bir olgudur. Dolayısıyla, enflasyon düştü demekle olmaz şeklinde, enflasyonu bir tarafa bıraktığınız zaman, bunun anlamı, enflasyon iyidir demektir. Yani, Sayın Milletvekilimin gelip de, kürsüden, "enflasyon iyidir" diye nutuk attığını düşünmüyorum; onun da içinden, enflasyon kötüdür dediğini biliyorum ve helal olsun AK Partiye, bu enflasyonu görülmedik bir süratle aşağıya doğru indiriyor; dört aydır, Türkiye eksi enflasyonları yaşıyor diye, kendi kendine, arkadaşlarıyla sohbetlerinde herhalde itiraf ediyordur. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bazı noktalara dikkat etmek lazım. Bu ülkede, dargelirlilerin mağduriyetlerini, sıkıntılarını, ben, milletvekillerinden daha fazla hisseden hiç kimsenin olduğunu düşünmüyorum. İster iktidar milletvekili olsun ister muhalefet milletvekili olsun, mağdur vatandaşlarımızla en fazla muhatap olan, onların acılarını, taleplerini en fazla dinleyen, bu ülkede, milletvekilleridir ve bu sosyal olayı, vakıayı da en yakından ve derinden hissedenler milletvekilleridir. İktidar da aynı duygu içerisindedir ve bu sorunların akılcı, mantıklı ve kalıcı bir şekilde çözülmesi için de AK Parti İktidarı, programını ortaya koymuştur.

Bir istikrar ortamının yakalanması, piyasaların güven duyması, bu güvene ve istikrar ortamına istinaden bu ülkede yatırımların artması ve yatırımlara bağlı olarak da istihdam kapasitesinin yükselmesi, başta işsizlik olmak üzere, sosyal sorunların çözümünün temel anahtarıdır; AK Partinin yaptığı iş de budur. Nitekim, geçen sene yüksek bir büyüme hızı yakalanmıştır. Bu sene hedeflenen yüzde 5'lik büyüme hızı yakalanmış vaziyettedir; hatta, biraz aşılacağı anlaşılmaktadır. Enflasyonla ilgili yıl sonu hedefi tutmaktadır ve 2003 bütçesiyle ilgili olarak, burada, Mecliste bütçe müzakereleri yapılırken hangi hedefleri koyduysak, AK Partinin yıl sonu hedefleri şunlardır diye ne söylediysek aynısı gerçekleşmektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarım var, muhalefet partilerinden. Ben de oniki yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisindeyim. Oniki kez bu Mecliste ve komisyonlarda yıllık bütçelerin müzakere edildiğini biliyorum ve her müzakerede muhalefetin söylediği temel bir söz vardır; "bu bütçe rakamları gerçekleşmez ve bu makro hedefler de tutmaz" denirdi; zaman zaman buna iktidarlar da iştirak ederlerdi ve geçen onbir yıl boyunca, sürekli olarak, makro hedefler tutmamıştır ve bütçe rakamları da gerçekleşmemiştir. İşte, ilk defa, 2003 yılı bütçesi, yani, AK Parti İktidarının yaptığı bütçe, Meclise sunduğu bütçe, Plan ve Bütçe Komisyonunda günlerce tartışılan, Genel Kurulda günlerce tartışılan 2003 yılı bütçesi, geçmişten farklı olarak, bütün rakamları tutan bir bütçe olmuştur! (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, bunun anlamı şudur: AK Parti, ne söylemişse onu yapıyor. Enflasyon oranı, büyüme hedefi, hepsi... Bütçe rakamları da öyle... Bakın, 2003 yılında 145 katrilyon liralık harcama yapacağız dedik. Hatırlıyor musunuz, harcama rakamları, hiçbir yıl, hükümetin öngördüğü gibi, getirdiği bütçe gibi yıl sonunda çıksın; hiçbiriniz hatırlamazsınız, ben de hatırlamıyorum; çünkü, hep ikiye katlanırdı bütçeler; ama, ilk defa 2003 yılı bütçesinin giderleri, yıl sonu gerçekleşme tahmini itibariyle, 141 katrilyon liradır; yani, öngörülen harcama hedefinin, değil üstüne çıkmak, biraz altına düşmüştür; altına düşmesinin sebebi de, faiz giderlerinde o miktarda daha düşük gerçekleşme meydana gelmiştir. Faiz giderlerinin daha az olduğuna da kimse üzülmüyor, öyle zannediyorum. "Faiz giderleri için bütçeye 65 katrilyon koymuştunuz, niye 60 katrilyona düştü" diye kimsenin şikâyetçi olduğunu da düşünmüyorum ve diyorsunuzdur ki, eminim, bu AK Parti ne yaptığını biliyor. Gerçekten, bu AK Parti ne yaptığını biliyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bu onur, bu gurur, bütçeyi birlikte paylaşan, birlikte tartışan, her şeyin iyi olmasını isteyen, sadece iktidarın değil, muhalefetin de paylaşacağı bir duygudur. Onun için, ülke sorunlarını birlikte halledeceğiz, birlikte tartışacağız; iyiyi, doğruyu, güzeli birlikte araştıracağız ve her türlü eleştiriyi ve katkıyı da, iktidar açısından, bir kazanım olarak değerlendiriyorum ve Sayın Milletvekilimin bu konuşmasını da bir kazanım olarak, aynı şekilde, müspet bir haneye atıyorum, kaydediyorum. Bu sorunların hepsi zamanla çözülecek sorunlardır. Güç birliğiyle, siyaset kurumuna itibar kazandırma yarışı içerisinde, her şeyin doğrusunu ve güzelini bulacağımıza inanıyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 9 Ekim 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook