Ozan tabakasını incelten maddelere dair montreal protolünda yaapılan değişiklik (s.s.83)
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 89. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Haziran 2003 · 616 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti), 4 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: OZAN TABAKASINI İNCELTEN MADDELERE DAİR MONTREAL PROTOLÜNDA YAAPILAN DEĞİŞİKLİK (S.S.83)); konuşma 616 kelime.
Abdurrahman Müfit Yetkin (AK Parti, Şanlıurfa). “Ozan tabakasını incelten maddelere dair montreal protolünda yaapılan değişiklik (s.s.83)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-mufit-yetkin-22-2003-06-04-ozan-tabakasini-incelten-maddelere-dair-montreal-protolunda-yaapilan-d (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN MÜFİT YETKİN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolünde Yapılan Değişikliğin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Yer atmosferinin ozon bakımından zengin üst bölgesi, yerden yaklaşık 10 ila 50 kilometre yükseklikte yer alan ozonosfer katmanı, yer üzerindeki sıcaklık dağılımının belirlenmesinde büyük öneme sahiptir. Ozon, atmosferin bu bölgesinde güneşten gelen kısa dalga boylu morötesi ışınlarca kolaylıkla yok edilebilir. Oksijen molekülleri ve ozon, güneşten gelen morötesi ışınımı çok iyi soğurduğundan, bu ışınlar atmosferin alt katlarına ulaşamaz. 20 kilometrenin altında ozonun fotokimyasal oluşum süreci önemini yitirir. Dolayısıyla, yeryüzündeki bitki örtüsünün yok olmasına ve çölleşmesine neden olur.
Güneş enerjisinin bu biçimde soğurulması, yerden yaklaşık 50 kilometre yükseklikte bir sıcaklık yükselmesine yol açar. Ozon katmanının varlığı, daha kısa dalga boylu güneş ışınlarının yer yüzeyine ulaşmasını engeller. Bu ışınlar, canlılar açısından çok tehlikeli ve ölümcüldürler. Hava kirliliğine yol açan gazlar, özellikle de, azotoksitler ve aerosol püskürtücülerinde kullanılan halojenleştirilmiş hidrokarbonlar, ozonosfere sızarak ozonun ayrışmasını hızlandırır. Ozon katmanındaki tahribatın son yıllarda artması üzerine, halojen bileşimlerinin kullanımına sınırlamalar getirilmiş ve otomobillerin egzoz gazlarında azotoksitlerin miktarını kabul edilebilir bir düzeye indirmeye yönelik önlemler alınmıştır.
1985 yılında imzaya açılan Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi, âkit tarafları ozon tabakasının incelmesinin nedenleri ile etkilerinin incelenmesi, alternatif teknoloji araştırılması ve zararlı faaliyetlerle mücadele için yasal ve siyasî önlemler alınması konularında işbirliği yapmakla yükümlü kılmaktadır. Bu amaçla, âkit taraflarının, özellikle, gelişme yolundaki ülkelere teknoloji ve bilgi transferini kolaylaştırmaları öngörülmektedir.
1980'li yılların ortalarında elde edilen yeni bilimsel kanıtlar, Antartika'nın üzerinde, ozon tabakasının bir delik oluşturacak kadar önemli ölçüde inceldiğini göstermiş ve hükümetler, daha kuvvetli ve özgün önlemler almak hususunda anlaşmışlardır. Söz konusu önlemler, 1987 yılında, Viyana Sözleşmesinin uygulanmasına ilişkin ozan tabakasını incelten maddelere dair Montreal Protokolünde vücut bulmuştur. Anılan protokol, ozon tabakasını etkileyen kloroflorokarbon ve halojen gazlarının üretimi ve tüketimi için safhalı çizelgeler oluşturmuştur.
Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi ile Ozon Tabakasını İncelten Maddelere dair Montreal Protokolüne, ülkemiz 1991 yılından itibaren taraf bulunmaktadır.
Montreal Protokolü ve getirilen değişikliklerle, insan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, ozon tabakasını değiştiren bazı maddelerin dünya çapında yayılmasının kontrol altına alınması ve bu amaçla, gelişme yolundaki ülkelerin ihtiyaçlarını da göz önüne alacak şekilde uluslararası işbirliğinin artırılması öngörülmektedir. Bu çerçevede Pekin değişikliği şu hususları içermektedir: Birincisi, ülkemizde üretilmeyen ve yurt dışından ithal edilen, ilaç hammaddesi üretiminde kullanılmakta olan bromoklorometan maddesinin üretim ve tüketimi kontrol altına alınmaktadır. Değişiklikle, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren bu maddenin tüketim ve üretiminin, zorunlu kullanım alanları dışında, ortadan kaldırılması hükmü getirilmekle birlikte, ilaç hammaddesi olarak kullanımı kısıtlama dışında bırakıldığı için, ülkemiz bakımından herhangi bir sorunla karşılaşılmayacağı görülmektedir.
İkincisi, protokol kapsamında bulunan diğer kontrol altındaki maddeler için getirilmiş olan, taraf olmayan devletlerle yapılan ticaretin yasaklanması hükmü, hidrokloroflorokarbon grubu maddeleri ile yukarıda bahse konu olan bromoklorometan maddesi için geçerlidir. Ülkemizde, hidrokloroflorokarbonlardan üç çeşidi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunların kullanımı, buzdolaplarında soğutucu gaz olarak ve esnek sünger ve sert köpük üretiminde yoğunlaşmaktadır. Türkiye, hidrokloroflorokarbonların tüketimini kontrol altına alan ve bir takvim çerçevesinde azaltılmasını öngören Kopenhag değişikliklerini uygun görmüştür. Türkiye, Montreal Protokolünün 5 inci maddesine göre, gelişme yolundaki ülkeler arasında yer almakta olup, uyum değerlendirmesi, protokolün 7 nci maddesiyle getirilen rapor sunma yükümlülüğü çerçevesinde sunulan raporlara göre yapılmaktadır. Raporların, kontrol altına alınan maddelerinin üretim, ithalat ve ihracat rakamları ile ticarî yasaklamaları ve diğer tedbirleri ihtiva edecek biçimde düzenlenmesi gerekmektedir. Bu yükümlülükler ülkemiz tarafından yerine getirilmekte olup, bu çerçevede, her yıl Çevre Bakanlığı tarafından hazırlanan rapor ve veriler, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla Montreal Protokolü sekretaryasına sunulmaktadır. Söz konusu Pekin değişikliğinin onaylanması, Türkiye'nin ozon tabakasının incelmesine karşı uluslararası işbirliğine süreklilik arz eden uyumlu katkısının devamını sağlayacaktır.
Bu anlaşmanın onaylanmasına vereceğiniz destek ve sağlayacağınız katkılar için şimdiden teşekkür ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Haziran 2003