İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)

Ahmet Aydın

Adıyaman Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Şubat 2008 · 765 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Aydın (AK Parti), 20 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 765 kelime.

Ahmet Aydın (AK Parti, Adıyaman). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 20 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-aydin-23-2008-02-20-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET AYDIN (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli üyeler; 98 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 68’inci maddesi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, çok uzun zamandan beri tartıştığımız, istişare ettiğimiz bir kanun tasarısı. Hatta, bizden önceki hükûmet dönemlerinde dahi tartışılmış ve en son 2002’de, en çok tartışılan konuyu da o dönemde getirmek kaydıyla, cemaat vakıflarının taşınmaz mal iktisapları o dönemde, 2002 tarihinde, zamanın iktidarı döneminde getirilmiş ve bugün de hâlen tartışıyoruz. Ancak şunun bir kere daha altını çizmek isterim ki: Muhalefet partilerinin sözcüleri her defasında aynı isnatlarda, haksız ve yersiz bir şekilde girmiş bulundular ve bizler de tabii ki bıkmadan, usanmadan bu isnatlara cevap vermek durumunda kaldık. Sadece halkımızı doğru bilgilendirme adına bunu yapıyoruz yoksa tekrar etmek kastımız olmaz kesinlikle.

Değerli arkadaşlar, öncelikle yasanın 68’inci maddesinde “Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri ile Bölge Müdürü ortak kararnameyle, Rehberlik ve Teftiş Başkanı ile Daire Başkanı Genel Müdürün teklifi, Başbakanın veya görevlendireceği Devlet Bakanının onayıyla, diğer personel ise Genel Müdür tarafından atanır.” ibaresi yer almaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çıkarılan her yasada olduğu gibi, yine üzerinde titizlikle çalışılarak, gerek Genel Kurul çalışmaları sırasında gerekse de Adalet Komisyonu çalışmaları sırasında son şeklini alan yasa tasarısında, özellikle ülke genelinde hizmet amacıyla çalışmalar yapmak isteyen ve çağdaş bir anlayış gereği, merkezlerinin bulunduğu yerler dışında da şube ve temsilcilik açmak isteyen ve bu merkezlere bağlı çalışacak birimler kurmak isteyen vakıfların önünün açılması istenmiştir. Tabii, az önce ifade edildiği gibi, cemaat vakıfları istisnadır, bu amacın dışındadır.

Konuya tüm çağdaş dünya ülkelerinde yer alan bu anlayış çerçevesinde bakılmış ve çalışmalar bu düşünceler çerçevesinde yapılmıştır. Ayrıca, yasa tasarısının, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleriyle de baktığımız zaman, vakıf kurmalarının, şube ve temsilcilik açarak örgütlenmesi gene Medeni Kanun’un bir gereği olarak da karşımıza çıkmaktadır.

Yine, vakfedenin öngördüğü amaçlar çerçevesinde faaliyetlerini sürdürebilmeleri için ekonomik olarak sahip oldukları değerlerini günün şartlarına göre tasarruf edip değerlendirmeleri gereği de kaçınılmazdır. Konuya Vakıflar Genel Müdürlüğü ve devlet idari birimleri tarafından baktığımız zaman da 68’inci maddede yapılan değişiklikle, Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı hâlen Genel Müdürlük makamı onayıyla atandığından, yapılandırılan Rehberlik ve Denetim Başkanlığının görevleri rehberlik fonksiyonu, denetime ve rehberliğe verilen önem nedeniyle Kanun’da Rehberlik ve Denetim Başkanının, Başbakan veya yetkili bakan tarafından atanacağına ilişkin düzenleme yapılması yeterli görülmüştür. Zira, Başbakanlığa bağlı yine Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünde de teftiş kurulu başkanları ortak kararnameyle atanmamaktadır. Bu yüzden Cumhurbaşkanının geri gönderme tezkeresine de katılmadığımı ifade etmek istiyorum.

Ayrıca, 2451 sayılı Bakanlıklar ve Bağlı Kuruluşlarda Atama Usulüne İlişkin Kanun’da Vakıflar Genel Müdürlüğü personelinden kimlerin kararname ile atanacağı hükme bağlanmıştır. Teftiş Kurulu Başkanı bu unvanlar arasında sayılmamıştır.

Değerli milletvekilleri, sonuç itibarıyla görüşülmekte olan yasa tasarısı gerek amaç gerekse hukuki çerçevede Anayasa’mıza, anayasal değerde olan ve mütekabiliyet ilkesini esas alan Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki hukuki ve siyasi kurucu belgesi olan Lozan Anlaşması’nın ilgili hükümlerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin vakıflara atfen yer alan ilgili maddelerine ve aynı zamanda uluslararası teamüllere tamamen uygunluk teşkil etmektedir. Kaldı ki, konunun adalet, hukuk ve eşit vatandaşlık temelinde ele alınması gerekmektedir. Zira, azınlıkların da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldukları unutulmamalıdır.

Ayrıca değerli arkadaşlar, her konuşmacı Lozan’a atfetti ve Lozan’ın ben sadece 42’nci maddesinin üçüncü fıkrasını tekrar burada ifade etmek durumundayım. Lozan Anlaşması’nın 42’nci maddesinin üçüncü fıkrası: “Türk Hükûmeti, söz konusu azınlıklara ait kiliselere, havralara, mezarlıklara ve öteki din kurumlarına tam bir koruma sağlamayı yükümlenir. Bu azınlıkların Türkiye’deki vakıflarına, din ve hayır işleri kurumlarına ve her türlü kolaylıklar ve izinleri sağlanacak ve Türk Hükûmeti yeniden din ve hayır kurumları kurulması için bu nitelikteki öteki kurumlara sağlanmış gerekli kolaylıklardan hiçbirini esirgemeyecektir.” Dolayısıyla Lozan’ın aşılması diye…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Ne alakası var?

BAŞKANLütfen tamamlayın Sayın Aydın.

AHMET AYDIN (Devamla)Evet, alakası var çünkü her konuşmacı, “Lozan’ı aşıyorsunuz, Lozan’dan daha çok kapitülasyonlar tanıyorsunuz.” diyorsunuz. Lozan’ın gerçek manada hükmü burada, içeriği burada. Aynı içeriği kanun tasarımıza uygulamış durumdayız.

Değerli arkadaşlar, yine aynı şekilde taşınmaz mal iktisabıyla ilgili arkadaşlar ifade etti, ilk 2002 yılında bizden önceki hükûmetler döneminde çıkartılan bir kanun var ve bu kanun döneminde başlanmıştır. Yalnız, ilgili Kanun’un geçici 7’nci maddesi ve aynı zamanda Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesi hükümleri de mevcutken zaten cemaat vakıflarının taşınmaz mal iktisaplarının ne kadar olacağı, olup olmayacağı çok açıktır, detayına girmeyeceğim. Aynı zamanda, uluslararası faaliyet sürdürmeleri, şube ve temsilcilik açmaları cemaat vakıfları açısından mümkün değildir. Zira, vakıf senetleri olmadığı için, böyle bir beyan da yer almadığından kesinlikle cemaat vakıflarının uluslararası faaliyet gütmeleri, şube ve temsilcilik açmaları mümkün değildir.

Bu nedenlerle değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin şanına, şerefine yakışır, büyüklüğüne yakışır, erdemine yakışır bir kanun olması dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 20 Şubat 2008

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook