Gıdaların üretimi, tüketimi ve denetlenmesine dair 560 sayılı kanun (s.s.428)
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Mayıs 2004 · 417 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Ersin (CHP), 27 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GIDALARIN ÜRETİMİ, TÜKETİMİ VE DENETLENMESİNE DAİR 560 SAYILI KANUN (S.S.428)); konuşma 417 kelime.
Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Gıdaların üretimi, tüketimi ve denetlenmesine dair 560 sayılı kanun (s.s.428)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2004-05-27-gidalarin-uretimi-tuketimi-ve-denetlenmesine-dair-560-sayili-kanun-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Aslında, şimdi yapacağım konuşmayla ilgili konuyu, az önce, genel görüşmenin sonrasında yapılan soru-cevap işleminde Sayın Bakana sormuştum; ancak, itiraf edeyim ki, Sayın Bakanın yaptığı açıklamalardan pek de tatmin olmuş değilim.
Şimdi, sevgili milletvekilleri, bir süre önce, özellikle İzmir'deki Yeni Asır Gazetemizde ve Kanal Ege Televizyonunda gördüm, daha sonra başka ulusal basında da gördüm. Yıllardan beri, Türkiye'de, beyaz ekmek üretebilmek için una katılan bazı katkı maddelerinden söz ediliyordu ve bunların da kanserojen etki yaptığına ilişkin haberler vardı; uzmanların görüşü de aynı şekildeydi. Bu konuyla ilgili Sağlık Bakanlığının yetkilileri sorunu doğruladılar; yani, kanserojen madde içeren bu katkı maddelerinin, yıllardan beri, beyaz ekmek ve türevlerinin -sandviç vesaire gibi- üretiminde kullanıldığını, ununda kullanıldığını bildiklerini söylediler ve "bunu biliyoruz; ancak, bunları tespit edebilme ve ortaya çıkarabilme şansına sahip değiliz; çünkü, yeterli donanıma sahip laboratuvarlarımız yok" diye açıklama yaptılar.
Şimdi, Sayın Bakan sorularıma cevap verirken, özellikle bu haberlerden sonra, basın yayın kurumlarında yer alan bu haberlerden sonra, bazı illerde numuneler alındığını ve araştırmalar yapıldığını; dolayısıyla, kanserojen etki yapacak olan katkı maddelerine rastlanmadığını söylediler. Kuşkusuz, gazetelerde, basın yayın organlarında bu haber büyük bir şekilde, geniş bir şekilde yer alınca, eğer bu maddeleri kullananlar var idiyse, bunlar, gerekli önlemleri almışlardır; yani, Sayın Bakanın basın yayın organlarında yer aldıktan sonra tedbir alma durumuna gelmiş olmaları, daha öncesinde bu maddelerin kullanılmadığını göstermiyor. Kaldı ki, Sağlık Bakanlığının yetkilileri de, bu konudan haberdar olduklarını, ama, çaresiz olduklarını söylediler.
Şimdi, umarız, bundan sonra bu konuda ciddî önlemler alınır ve insanların kanserojen maddelere maruz bırakılması ve hastalığa kapı açılması önlenmiş olur.
Şimdi, burada önemli olan bir başka konu var sevgili milletvekilleri. Bu maddeler, Tarım Bakanlığının izniyle, birkaç yıl öncesinden başlayarak ithal edilmiş, ithaline izin verilmiş ve daha sonra, Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklandığı ortaya çıkınca ve kanserojen etki yaptığı da ortaya çıkınca, anlaşılınca, bu ithal izni iptal edilmiş; ama, ithal edilmiş. Yani, halk sağlığını önemli ölçüde tehdit eden bu katkı maddeleri ithal edilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, yurttaşları da bir güzel bu maddeleri almışlar vücutlarına o ekmekle beraber, beyaz ekmekle ve türevleriyle birlikte. Sanıyorum -kimseyi de endişeye sevk etmek istemem; ama- bir rahatsızlık olduğu, bu konuda bir rahatsızlık olduğu, devletin yurttaşlarını korumada çok da ciddî ve etkili önlem almadığı, hatta, yurttaşlarının sağlığını tesadüflere bıraktığı, kadere terk ettiği ortaya çıkıyor.
Şimdi, burada, yıllarca kullanıldığına göre ve kanserojen etkisinin olduğu da bilinen bu maddelerin ithaline, bile bile, kim izin verdi? Sayın Bakana, peki, bu izin verenler hakkında bir yasal işlem, soruşturma, vesaire bir şey yaptınız mı diye sordum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 27 Mayıs 2004