İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Irak'taki türk şoförlerinin sorunları ve can güvenliği hk.

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 9. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Ekim 2004 · 721 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 21 Ekim 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IRAK'TAKİ TÜRK ŞOFÖRLERİNİN SORUNLARI VE CAN GÜVENLİĞİ HK.); konuşma 721 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Irak'taki türk şoförlerinin sorunları ve can güvenliği hk”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2004-10-21-irak-taki-turk-soforlerinin-sorunlari-ve-can-guvenligi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Bu arada, şimdi hatırlattılar, Ahmet Taner Kışlalı'nın katledilişinin 5 inci yıldönümü; o açıdan, bütün Türk ulusuna yeniden başsağlığı, yakınlarına da sabır diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, bir süreden beri, Irak'ta iş yapan Türk firmalarının çalışanlarıyla, bu ülkedeki özellikle de ABD Ordusuyla ticaret yapan firmaların mallarını taşıyan kamyon şoförleri terör ve mafya grupları tarafından kaçırılarak katledilmektedir. Vatandaşlarımızın vahşi yöntemlerle öldürülmeleri, aileleri ve kamuoyunu perişan etmiştir. Üstelik, Irak hastanelerinde 100'den fazla vatandaşımızın cesedinin bulunduğu iddiaları da endişeleri artırmaktadır.

Sayın milletvekilleri, Irak'ta can güvenliğinin olmadığı, bu ülkede, terör grupları ile fidye peşinde koşan mafya gruplarının cirit attığı bütün dünyaca bilinen bir konudur. Dolayısıyla, Irak'a çalışmak için giden ve özellikle de ABD Ordusuna erzak ve diğer lojistik mal taşıyan kamyon şoförlerini büyük ve ciddî tehlikelerin beklediğini herkes bilmektedir; ancak, geçim sıkıntısı içindeki kamyon şoförleri, terör gruplarının bir numaralı hedefi olmalarına rağmen, Irak'taki ABD Ordusuyla ticaret yapan firmaların bu koşullarda bile mallarını taşımayı göze almaktadırlar. Zor durumdaki kamyoncular, firmalar, tarafından korumasız ve âdeta birer fedai olarak ölüme gönderilmektedir.

Hükümet ise, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak için bir çaba içinde görülmüyor; vahşi yöntemlerle katledilenler sanki başka ülke vatandaşıymış gibi ilgisiz ve duyarsızdır. İnsanlar "saldım çayıra mevlam kayıra" anlayışı içinde göz göre göre tehlikenin içine itilmekte, hükümet ise sorunu sadece izlemekte ve "sorun, Irak ve ABD Ordusunun sorunudur, bizi ilgilendirmez" mantığıyla hareket etmektedir.

Kamyon şoförlerinin korunması ABD Ordusuna emanet edilmişse de, ABD askerleri, kamyonlar sadece doluyken koruma yapmakta, yükler boşaltıldıktan sonra ise, kamyonları ve şoförleri kendi kaderine terk etmektedir. Yani, ABD Ordusu aslında şoförleri değil kamyonları, malları korumaktadır. "Kamyoncuların katledilmesi Irak ve ABD Ordusunun sorunudur, bizi ilgilendirmez" anlayışı devlete ve hükümete yakışmayan bir durumdur ve böyle devam edemez.

Gerek firmaların bu çağdışı ticaret anlayışı ve gerekse hükümetin tutumu insan haklarına aykırıdır, ciddî ve korkunç insanlık suçu işlenmektedir; hem de, bütün dünyanın gözü önünde.

Çağdaş bir devletin vatandaşlarının kılına bile zarar gelmemesi için gerekli önlemleri alması gerektiği herkesçe biliniyor. Irak'ta ise, vatandaşlarımızın kılına zarar gelmesi bir yana, yurttaşlarımız Irak'ta tavuk gibi boğazlanıyor; ama, hükümet, bu sorunu sadece izliyor ya da masa başından demeçlerle olayı geçiştirmeye çalışıyor. Kamuoyu, hükümetin kendisine gelmesini, vatandaşlarımızı sahiplenmesini ve bu önemli soruna bir an önce çözüm bulmasını bekliyor.

Sayın milletvekilleri, bu arada, İzmir Limanındaki ciddî bir sorunu da, sırası gelmişken, yeri gelmişken, Meclis gündemine taşımak istiyorum.

Türkiye'nin ihracatında çok önemli yeri olan İzmir Limanı, Ege'den yapılan ihracatın ve Egeli ihracatçıların candamarıdır; ancak, bir süreden beri, bu limanda çok ciddî ve ihracatçıları son derece üzen sorunlar yaşanmaktadır. Gemi işletme çabalarının sürüncemede kalması, ulaşım sorunları ve fizikî yetersizlik, limanın zaten tam kapasiteyle çalışmasına engel oluyordu. Şimdi, bu olumsuzlukların üzerine, birkaç aydan beri başka sorunlar da eklenmiştir. Vinçlerden birçoğunun ömrünü tamamlamış olması nedeniyle çalışmaması, yedekparça sıkıntısı, teknik eleman eksikliği, zaten var olan sorunları daha da büyütmüştür. Bu yüzden, limanda yükleme ve boşaltmalarda ciddî sıkışıklık yaşanmakta ve gemiler, birkaç gün açıkta sıra beklemek zorunda kalmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ersin.

AHMET ERSİN (Devamla)Zaman kaybı, gemicilik şirketleri ve acentelerinin navlun ve konteyner fiyatlarına İzmir Limanına özgü sıkışıklık zammı yapmalarına ve hatta bazı gemilerin de sırf bu nedenle, sıkışıklık nedeniyle İzmir Limanına sefer yapmaktan vazgeçmelerine neden olmuştur.

İzmir Limanından ihracat yapan firmalar, navlun ücretleri ile konteyner fiyatlarının artmasının yarattığı büyük zararlar yanında, taahhütlerini de zamanında yerine getirememektedir. Egeli ihracatçılar, bu yüzden müşterilerini ve dış pazarlarını kaybetme ve dolayısıyla da iflas tehlikesiyle karşı karşıyadır.

İzmir Limanında yaşanan sorunlar, gerek Sayın Başbakana gerekse Ulaştırma Bakanına, Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanına bildirilmesine ve hatta sayın bakanların durumu yerinde görmelerine rağmen, yaşanan sıkışıklığa bir çözüm getirilmemiştir. Sayın Ulaştırma Bakanı, sorunu bir ayda çözeceğini söyledi; ama, Sayın Bakanın verdiği bir aylık sürenin dolmasına iki gün kaldı ve sorunlar da ortada duruyor. İzmir Limanındaki sıkışıklığın giderilmesi için, acaba, firmaların iflası mı gerekiyor, ondan sonra mı önlem alınacak? Sıkışıklıktan ve sıkışıklık zamlarından bunalan ihracatçılar, artık, İzmir Limanını terk etmeye ve başka limanlara yönelmeye başlamışlardır. Bu durumda, bir süre sonra, o limanlarda da sıkışıklık ve sorunlar yaşanmaya başlanacaktır ve onlar da -bugün İzmir Limanında yaşanan sorunlar gibi- felç olma durumuyla karşı karşıyadır. Hükümetin ve bakanların ilgisizliği ve umursamazlığı, ihracatımıza, ülke ekonomisine ve İzmir'e pahalıya mal olmaktadır. İzmir Limanındaki sorunlar ve sıkışıklık ağır aksak değil, hemen giderilmelidir.

İzmir Limanındaki sorunlar ve bu sorunların diğer limanlara taşıyacağı sorunlarla ilgili Sayın Bakanın dikkatini çekmek istiyorum ve beni dinlediğiniz için hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

3 konuşma daha · 21 Ekim 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook