İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · SALI

(2/491) esas numaralı kanun teklifi

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 1.987 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/491) ESAS NUMARALI KANUN TEKLİFİ); konuşma 1.987 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “(2/491) esas numaralı kanun teklifi”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2006-02-28-2-491-esas-numarali-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5155 sayılı Universiade Yasasına; yani, Üniversiteler Yaz Olimpiyatları Yasasına 1 madde eklenmesiyle ilgili görüşülmekte olan kanun teklifi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, kuşkusuz, bu yasa maddesi, 5155 sayılı Yasa görüşülürken, o yasanın kapsamı içinde değerlendirilmesi lazımdı ve o yasa görüşülürken ve hazırlanırken böyle bir maddenin de o yasa içinde olması lazımdı; ama, unutuldu mu ya da başka nedenlerle mi bilemiyorum, bu ayrı bir madde olarak… Tasfiye süreci, Universiade oyunlarının organizasyon komitesinin bütün kurumlarının tasfiyesinden sonra, böyle bir maddeyle, böyle bir kanun teklifiyle karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla, zamanında yapılması gereken düzenleme yapılmadığı için, o yasayı tekrar görüşmek zorunda kalıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, uluslararası bir spor organizasyonundaki başarının ölçüsü, kuşkusuz, sadece madalyalar değildir. Dünya spor kamuoyu, bu tür organizasyonlarda ev sahibi ülkenin başarısını, madalya sayısıyla değil, organizasyondaki başarı ve gelen konukların rahat etmesi, sorunlar yaşayıp yaşamamasına göre değerlendirir.

Bu yönüyle baktığımızda, 11-20 Ağustos 2005 tarihleri arasında yapılan İzmir Universiade Organizasyonunun başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, açılış törenlerinde, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu olan Atatürk'ten hiç söz edilmemiş olması o zaman da çok eleştirilmişti, bugün de bunu eleştirmek durumundayım. Herhalde bunun da nedenini Sayın Bakan biraz sonra izah eder diye düşünüyorum.

Sayın milletvekilleri, İzmir Universiade Oyunlarından söz etmeden önce, fırsat varken, genel olarak Türk sporunun durumundan da bahsetmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Türk sporunu yöneten kadrolar, maalesef, sporla değil, Türk sporunu kalkındırmakla değil, başka şeylerle meşguller. Teşkilatlanmayla ilgili birtakım ciddî iddialar var ve bu iddialar artık, ayyuka çıkmış durumda.

Değerli milletvekilleri, örneğin, 2004 Aralık ayında yapılan özerk olmayan federasyon başkanları seçiminde, iktidar, tıpkı Futbol Federasyonu Başkanlığı seçiminde olduğu gibi, kendi yandaşlarını, kendi taraftarlarını federasyon başkanı seçtirebilmek için maalesef, bütün ağırlığıyla o seçimlere abandı ve bunun sonucunda bazı federasyon başkanlarını kendi arkadaşlarından, kendi yandaşlarından, kendi taraftarlarından seçilme fırsatını buldular ve bunu başardılar; delegelere büyük baskılar yaparak bu sonucu aldılar; ama, bugün, gelinen noktada, maalesef, ehil olmayan, işi bilmeyen kişilere emanet edilen Türk sporu, tarihinin, maalesef, en kötü dönemini yaşıyor.

(x) 1094 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

A Millî Futbol Takımımız, herkese ve bütün dünyaya örnek ve ibret olacak şekilde bir ceza aldı; FIFA, maç öncesi ve sonrasında çıkan olaylar nedeniyle, bütün dünya ülkelerine ibret olacak biçimde cezalandırdı Türkiye'yi. Normalde, bu cezalardan sonra, futbolu yöneten kadroların tümden istifa etmesi gerekirdi; ama, maalesef, bu erdemliliği gösteremediler.

Sayın Bakana sormak istiyorum -umarım sorularıma da cevap alırım- bu Conrad toplantısı nedir Sayın Bakanım? O olaylı İsviçre maçından önce Conrad Otelinde yapılan bir toplantıda, konukların, gelen İsviçreli konukların karşılanması, uğurlanması ve maç sırasındaki olabilecek davranışlarla ilgili birtakım kararlar alındığı ve o maçın öncesinde yaşanan sorunlar ile maç sırasında yaşanan ve maçtan sonra yaşanan sorunların da o toplantıda alınan kararların sonucu olduğu iddiaları var. Dolayısıyla, bu konunun çok ciddî bir biçimde araştırılması ve sonuçlandırılması lazım Sayın Bakanım. Eğer böyle bir toplantı yapılmışsa; yani, güvenlik toplantısında bu tür kararlar alınmışsa, Türkiye'yi sıkıntıya sokacak kararlar alınmışsa, o zaman, bunun bedelini de bu kararı alanların ödemesi lazım.

Değerli milletvekilleri, halterde, uluslararası kamuoyu ve spor kurumları, doping nedeniyle Türkiye'yi aforoz etti, Türkiye'yi bütün uluslararası karşılaşmalardan dışladı doping nedeniyle. Halterde uluslararası yarışmalara katılamıyoruz. Peki, Halter Federasyonu Başkanı, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü yöneticileri, hatta Sayın Bakan bu sonuçtan, bu dışlanmadan, bu aforoz edilmeden sorumlu değiller mi; kim bunun sorumlusu? Böyle bir sonuç çıkıyor ortaya; ama, o spor branşını yöneten kadroların hepsi olduğu yerde duruyor, kimse yerinden kımıldamıyor. Bütün suç, daha spor yaşamının baharında olan birkaç tane genç çocuğun, genç haltercinin üzerine yıkılıyor. Bunu, insafla bağdaştırmak ve sorumlulukla bağdaştırmak mümkün değil.

Şimdi, sormak lazım, sormak istiyorum Sayın Bakana: Ne yaptınız bu Halil Mutlu'ya? Halil Mutlu ki, bütün dünyayı Türk Bayrağının önünde selam durduran bu cep herkülünü ne yaptınız? Halil Mutlu, televizyonların önünde, ağlayarak "beni yaktılar" diyor. Peki, Sayın Bakan, kim yaktı Halil Mutlu gibi insanı? Türkiye'nin her zaman göğsünü kabartan, dünya şampiyonlukları, olimpiyat şampiyonlukları getiren bir halterciyi kim yaktı, kimler yaktı? Bununla ilgili bir çalışma yaptınız mı, bununla ilgili bir soruşturma yaptınız mı ve yaptıysanız sonuç nedir? Nasıl bir eğitim, nasıl bir disiplin verdiniz ki, genç halterciler doping maddesi kullanıyorlar? Nasıl eğitim bu, nasıl disiplin, anlamak mümkün değil.

Peki, Süreyya Ayhan nerede şimdi, bilen var mı? O millî atletimiz, şampiyonluklar, madalyalar getiren millî atletimiz nerede? Dün gazetelerde okudum "evimde bile millî formayı giymiyorum" diyor. Onu, bu spordan, millî formadan uzaklaştıran gerekçeler neydi? Nasıl kıydınız, böyle, Türkiye'ye madalyalar kazandıran, Türkiye'yi gururlandıran bir atletimize nasıl kıyıp da bu noktalara getirdiniz?

Hamza Yerlikaya… Geçenlerde yaptığım bir konuşmada yine sordum; Hamza Yerlikaya, millî güreşçimiz, olimpiyat ve dünya şampiyonu Hamza Yerlikaya basına demeç veriyor ve manşette: "Ben, kızımı spora vermem" diyor, "bazı şeyler biliyorum, kızımı spora vermem" diyor. Ya, ne demek istiyor Hamza Yerlikaya? O branşta neler oluyor? Neden, kızımı vermem diyor? Hayatı sporda geçen bir insan ne biliyor, ne gördü de ben kızımı spora vermem diyor? Yani, o branşta neler oluyor Sayın Bakanım?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)Hiçbir şey olduğu yok.

AHMET ERSİN (Devamla)Ama, niçin böyle konuşuyor? O zaman kendisiyle bir görüşme yapmadıysanız, lütfen şimdi yapın, ya da...

Atina Olimpiyatlarından sonra bazı sorunlarla karşılaştık bayan sporcularla, bayan haltercilerle ilgili. Yoksa, bunda bu genel bir uygulama mıdır?

Bir olimpiyat şampiyonunu, bir dünya şampiyonunu bu şekilde konuşturan nedenler, gerekçeler nedir? Bu konuda bir araştırma yaptınız mı Sayın Bakan, bir çalışma yaptınız mı? Varsa birtakım olumsuzluklar o branşta, birtakım olumsuzluklar varsa, bunların giderilmesi sizin göreviniz değil mi?

Bu badminton meselesinde... Şimdi, bugünlerde gündemde...

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyetinin spor konusunda kırmızı çizgileri var. Bu kırmızı çizgilerden en önemlisi de şer'î kanunlarla yönetilen ülkelerdeki yarışmalara ve şer'î usullerle yapılan yarışmalara Türkiye bayan sporcu göndermiyordu; ama, bugün bakıyoruz, İran'da yapılan turnuvada, bayan sporcularımız, bayan badmintoncularımız o turnuvaya katılmışlar ve haremlik-selamlık uygulaması içinde, kapanarak yarışmalara katılmışlar ve sonuçta altın madalya kazanmışlar. Kuşkusuz kendilerini tebrik ediyorum Türkiye'nin adını duyurdukları için, altın madalya aldıkları için. Sporcularımıza söylediğim bir şey yok; bir şey demiyorum, kutluyorum, tam tersine, onları; ama, o sporcuları yönetenler, nasıl oldu da Türkiye'nin kırmızı çizgilerini çiğneyerek İran'a bayan sporcuları gönderdiler? Yani, devletin yerleşmiş bir kuralı bu. Şer'î usullerle, şer’î kanunlarla yönetilen ülkelerde ve şer'î usullerin, şer'î genelgelerin, şer'î uygulamaların yürürlükte olduğu ülkelere Türkiye bayan sporcularını göndermiyordu; bu bir kırmızı çizgiydi.

Sayın Bakan, Türkiye'nin kırmızı çizgisi mi değişti, Türkiye'nin yerleşik devlet politikası mı değişti? Bu politikayı ben koymadım, siz koymadınız Sayın Bakan? Bu politikayı devlet ortaya koydu, yürürlüğe koydu ve bugüne kadar da, titiz bir şekilde, bu politika uygulanıyordu; ama, ne oldu da birdenbire, İran'daki bu turnuvaya, badmintoncu bayan sporcularımız, sizin onayınızla ve Dışişleri Bakanının onayıyla nasıl gönderildi? Değişti mi, Türkiye'nin yerleşik devlet politikası mı değişti?

EYÜP FATSA (Ordu)Mustafa Denizli de gitmiş.

AHMET ERSİN (Devamla)Mustafa Denizli'ye bir şey demiyorum, erkek sporculara da bir şey demiyorum; konu, sadece bayan sporcular.

EYÜP FATSA (Ordu)Ne alakası var?!

RECEP GARİP (Adana)Bana biraz karıştırıyorsunuz gibi geliyor.

AHMET ERSİN (Devamla)Zaten, devletin politikası da, bu tür uygulamaların yürürlükte olduğu ülkelere bayan sporcu göndermemek.

EYÜP FATSA (Ordu)Olur mu?! Hem de devrim muhafızlarının takımını çalıştırıyor ya!

AHMET ERSİN (Devamla)Yani, devletin uygulaması, yerleşik kuralı, yasası budur. Şer'î usullerle yönetilen, şer'î yasalarla yönetilen ve bu usullere göre yarışmaların yapıldığı turnuvalara bayan sporcu göndermemek devletin yerleşik bir geleneğiydi. Şimdi bu gelenek değişti mi?

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Erkekleri de göndermeyelim o zaman; erkekler de gitmesin…

MEHMET ALİ BULUT (Kahramanmaraş)Ticaretimizi keselim!..

AHMET ERSİN (Devamla)Şimdi, bu gelenek değişti mi? Değiştiyse, bilelim. Onu, o zaman, ona göre değerlendiririz, ona göre konuşuruz. Eğer değişmediyse, bu gelenek devam ediyorsa, devletin bu yerleşik anlayışı, devlet politikası halen devam ediyorsa, o zaman, İran'da yaşanan bu skandal neyin nesidir Sayın Bakan; bunu da izah ederseniz memnun oluruz.

Değerli milletvekilleri, İzmir'de 11 ve 20 Ağustos tarihleri arasında yapılan 23 üncü Dünya Üniversitelerarası Spor Oyunları, yani Universiade açılışında yaşanan, Atatürk'ün gizlenmesinin, anılmamasının yarattığı kriz dışında, başarılı bir organizasyon olmuştur. Gerek madalya itibariyle gerekse organizasyonun süreci itibariyle, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve merkezî idarenin ortak yürüttüğü bu organizasyon başarılı olmuştur. Bunu hakkaniyete dayalı olarak kabul etmek durumundayız.

İSMAİL KATMERCİ (İzmir)Bir de teşekkür et bari; bir de teşekkür et.

AHMET ERSİN (Devamla)Yani, çok önemliyse, başarılı olmuştur. Bu organizasyonu düzenleyenlere de ve bu, düzenli bir şekilde sürdürdükleri -Atatürk'ün açılışta anılmaması dışında- düzenli bir biçimde sürdürüldüğü için, bu organizasyonu yapanlara, hazırlayanlara ve bu süreci götürenlere teşekkür ediyorum. Tamam mı? (CHP sıralarından "Piriştina" sesleri)

Ve Universiade, sonuçları itibariyle de, organizasyonun başarısı itibariyle de, Türk sporunun yaşadığı karanlık günlere bir mum ışığı olmuştur değerli milletvekilleri; ama, bu organizasyonun parıltılı görünümünün arkasında bazı önemli ve ciddî sorunlar var, başarıyı gölgeleyebilecek sorunlar var. Bunlarla ilgili… Ki, bu Universiade kapsamı içinde yapılan ihaleler problemi var ki, bunu ayrıca bir görüşeceğiz yakın zamanda; Gençlik Spor İl Müdürlüğünün ve Genel Müdürlüğün yaptığı ihaleleri ayrıca görüşeceğiz. Bugün o konulara girmek istemiyorum; ama, görüşeceğiz, onu da Meclis gündemine taşıyacağız.

Ancak, genel koordinatör olarak atanan kişi, değerli milletvekilleri, organizasyonun gelir ve giderlerinin muhasebesini, bir bağımsız denetim kuruluna ihale etmek ya da vermek yerine, daha önce genel müdürlüğünü yaptığı şirketin malî müşavirlerine emanet etti.

Şimdi, belki, bu davranışından bir olumsuzluk çıkmamış olabilir; ama, neden, bir bağımsız denetim şirketini değil de, daha önce genel müdürlüğünü yaptığı şirketin, firmanın malî müşavirlerini görevlendirdi? Bu, kafa karıştıran bir sorundur, ben size söyleyeyim.

İSMAİL KATMERCİ (İzmir)Orada, Büyükşehir Belediye Başkanımız yok mu?

AHMET ERSİN (Devamla)Bu kafa karıştıran…

Kim olursa olsun, ben bir olumsuzluğu söylüyorum, yani, kimseyi ayırmadan söylüyorum.

Yani, böyle bir davranışı, aslında, hiç gereği yokken, durup dururken, kafaları karıştıran bir sorun olarak karşımızda duruyor.

Universiade'ın gelir ve giderlerinin ne olduğu bilinmiyor. Sponsor olarak bağış ve diğer kaynaklardan ne kadar gelir elde edildiği, yani, gelir bütçesi ve giderleri kalem kalem mutlaka kamuoyuna açıklanmalıdır ki, tereddütler giderilsin ve kamuoyu da yapılan harcamalarla, alınan malzemelerle ilgili bir piyasa değerlendirmesi ve kıyaslaması yapabilsin. Bu imkânın tanınması şart. Organizasyonun operasyonel kısmının ihalesi Zet Firmasına verildi. Fakat, bir süre sonra ve firmaya da 500 000 dolar ödendikten sonra bu sözleşme iptal edildi. Nedeni bilinmiyor. Gerçekten bu sözleşme niçin iptal edildi ve bu 500 000 doları kim ödeyecek, bu 500 000 doların akıbeti ne olacak?

Değerli milletvekilleri, demirbaş hükmündeki, özellikle, elektronik eşyalar ne oldu? Tasfiye sürecinde, tasfiye süresince hangi birimlere dağıtıldı ya da dağıtıldı mı? İzmir'de nakliye kamyonlarına, yüklenen kutular Ankara'da boş çıkıyor. Yani, nakliye kamyonlarına, içinde elektronik eşya ya da başka bir malzeme olduğu nedeniyle nakliye kamyonlarına yüklenen kutuların bir bölümü Ankara'da boş çıkıyor. Nasıl oluyor bu? Yolda mı başına bir kaza geliyor, İzmir'de mi başına bir kaza geliyor, burada bir şeyler oluyor; bunu bilemiyorum. Bunun açıklanması lazım.

2 000 civarında cep telefonu alındığı söyleniyor. Bu cep telefonları nerede? Kim kullanıyor bu cep telefonlarını ve tasfiye süreci de tamamlandığına göre, bu telefonlar iade edilecek mi?

Universiade Yasasının 7 nci maddesi "bu kanun kapsamındaki iş, işlem ve harcamalar Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimine tabidir" diyor. Bu denetim ne zaman yapılacak? Altı ay geçti, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun Universiade muhasebesiyle, Universiade organizasyonuyla ilgili bir çalışma yaptığını duymadık, bugüne kadar yapılmadı; ama, en kısa zamanda yapılması lazım ve o Denetim Kurulunun, Yüksek Denetleme Kurulunun raporlarının da kamuoyuna açıklanması lazım ki -Türkiye'nin ilk defa yaptığı bir büyük organizasyondur- bundan sonrakilere de örnek olacak biçimde, yanlışlar, hatalar düzeltilsin diye bu denetlemenin mutlaka yapılması ve sonucunun da mutlaka kamuoyuna açıklanması lazım.

Yine, aynı yasanın 9 uncu maddesi, ödeneklerden ve gelirlerden artan meblağın tasfiyeyi müteakip İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne irat kaydedileceğini buyuruyor. Bu yapıldı mı Sayın Bakan? Ödenek ve gelirlerden artan meblağ ne kadar ve bu ödenek ve gelirlerden artan meblağın tamamının İzmir İl Müdürlüğüne devrinin yapılmadığı ve yapılmayacağı söyleniyor.

Sayın Bakan, İzmir'in hakkını herhalde siz de yemek istemezsiniz, biz de İzmir'in hakkının yenilmesine izin vermeyiz elimizden geldiği kadar; ama, eğer böyle bir çalışma varsa, eğer böyle bir eğilim varsa, buna şimdiden el koymanızı bekliyoruz.

Değerli milletvekilleri, kuşkusuz, Universiade kapsamında ihaleler konusunu, İzmir İl Müdürlüğünün ve Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün yaptığı o ihaleleri ayrı bir gündem olarak görüşeceğiz Genel Kurulda.

Bu yasanın da, daha başlangıçta 5155 sayılı Yasanın içinde olması gerekirken o zaman unutulup da konulmamış olan bu yasanın da milletimize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 28 Şubat 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook