İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · SALI

(2/615)esas numaralı türk medeni kanunun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında mal rejimleri başlıklı 10. maddesının 1ve 2 fıkrasının değiştirilmesi

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Mart 2006 · 299 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/615)ESAS NUMARALI TÜRK MEDENİ KANUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA MAL REJİMLERİ BAŞLIKLI 10. MADDESININ 1VE 2 FIKRASININ DEĞİŞTİRİLMESİ); konuşma 299 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “(2/615)esas numaralı türk medeni kanunun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında mal rejimleri başlıklı 10. maddesının 1ve 2 fıkrasının değiştirilmesi”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2006-03-21-2-615-esas-numarali-turk-medeni-kanunun-yururlugu-ve-uygulama-sekli-h (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasını konuşuyoruz.

Değerli milletvekilleri, bu kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, Medenî Kanunda yer almış olan, yeni değişikliklerle yer almış olan mal rejimleri konusunda eşler arasındaki evlilik sürecini ikiye bölerek, bu Medenî Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki evlilik sürecini yasada belirtilen mal rejimleri kapsamı dışında bırakıyor.

Değerli milletvekilleri, hepiniz çok iyi biliyorsunuz ki, evlilik süreci nikâh masasında atılan imzalarla başlar, boşanmayla ya da ölümle sona erer, bir bütünlük arz eder; dolayısıyla, bu evlilik sürecini ikiye bölerek bir bölümünü başka bir mal rejimine, diğer bölümünü başka bir mal rejimine tabi tutmak, hem Anayasal değil hem de Anayasanın ailenin korunması ilkesine aykırı hem de Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı.

Yasa şöyle bir düzenleme yapmış: Eğer, bu durumdaki eşler, yani, Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte evlenmiş olan eşler, bu kanunun, Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içinde noterden düzenleme ya da onaylama biçiminde bir sözleşme yaparlarsa, bu sözleşme geçmişe de geçerli oluyor.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bir defa şunu kabul etmek lazım, Türk toplumunda aileler erkek egemen olma özelliğini taşır. Bunun dışında, aileler üzerinde, gelenekler, töre, dinî alışkanlıklar, dinî kurallar ve çevre etkisi son derecede etkilidir. Dolayısıyla, bu koşullar içinde bir kadının -üstelik de Türkiye'deki kadınların eğitimsiz oldukları da düşünülürse- eşini alıp, notere götürüp orada sözleşme yapması, hayatın gerçeğine aykırıdır. Dolayısıyla, bu hüküm, tamamen kadın eşin aleyhine olan bir hüküm. Yani, benim yaptığım, bana gelen araştırmaya göre, bana gelen bilgilere göre, bu yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden bir yıl sonraki tarihe kadar, yani, 1 Ocak 2003 tarihine kadar, Türkiye genelinde 480 kişi notere gidip ya da 480 aile notere gidip, evlilik tarihinden önceki, daha doğrusu, Medenî Kanunun…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 21 Mart 2006

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook