İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)

Ahmet Güryüz Ketenci

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Mayıs 2005 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Güryüz Ketenci, 12 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.880)); konuşma 481 kelime.

Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-guryuz-ketenci-22-2005-05-12-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET GÜRYÜZ KETENCİ (İstanbul)Evet.

BAŞKANBuyurun.

AHMET GÜRYÜZ KETENCİ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet ve Kalkınma Partisinin Hükümeti, teşvik kapsamındaki illerin sayısını 36'dan 49'a çıkararak yeniden bir popülizm örneği vermiştir. Hükümet, bu kanunla, büyük bir olasılıkla, teşvik verilen illerdeki yurttaşlarımızı umutlandıracaktır; ama, sadece umutlandıracaktır; ancak, kâğıt üzerinden, bol keseden dağıtılan umutların hayata geçmemesi karşısında yeni bir hayal kırıklığı da yaratacaktır.

İktidar ve muhalefet milletvekillerince verilen değişiklik teklifleri, yasanın içeriğine ilişkin değildir, yasa kapsamının yeni illere genişletilmesine ilişkindir. Öyle anlaşılıyor ki, hükümet, üretime ve istihdama hiçbir katkısı olmayan teşvik politikalarına ilişkin geçmiş deneyimlerden hiç ders çıkarmamıştır. Sosyaldemokrat Halk Partisi olarak, hükümete, yeni bir uygulamaya geçmeden önce geçmiş deneyimleri incelemesini öneriyoruz. Türkiye'de yatırım olsun da nasıl olursa olsun anlayışıyla, neredeyse bütün illerde, hemen hemen tüm yatırımları teşvik etme politikasını daha önce uygulamıştır. Sonuçta, verimsiz yatırımlarla ülkenin kaynakları israf edilmiş ve bölgesel dengesizlikler daha da şiddetlenmiş, işsizlik sorununa ise, hiçbir şekilde çözüm getirilememiştir. Bilinmelidir ki, bu teşvik yöntemi, yalnızca, üretimin bir yerden başka bir yere kaymasına yol açar ve teşvik almayan illerdeki işletmelere karşı haksız rekabet oluşturur. Aslında hükümet de bunun farkındadır, nitekim, tasarının gerekçesinde, haksız rekabet eşitsizliğine yol açmamak için, 5084 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce aynı bölgede yapılan yatırımlara da teşvik sağlanacağı belirtilmektedir. Buna karşılık, teşvik kapsamı dışındaki illere olan yatırımlardan söz edilmemektedir. Teşvik kapsamındaki 49 il dışında kalan tüm iller, haksız rekabetle karşı karşıya kalacaktır. Kaldı ki, seçilen yerlerin de, Türkiye'nin teşvike en çok ihtiyaç duyan yerleri olduğunu söylemek de olanaksızdır.

Tasarının 6 ncı maddesi de ilginç görünmektedir. Bu maddeye göre, özelleştirme kapsamında satılan işletmeler de teşvik kapsamına alınmaktadır. Sormak gerekir, neden?.. Devlet desteği gerekecekse, bu işletmeler neden özelleştirilmiştir? Bu kadar tutarsız ve ilkesiz politika olabilir mi?! Hükümet, bu yasayla, bana göre, suçüstü yakalanmıştır.

Değerli arkadaşlarım, teşvik politikaları bir plan çerçevesinde saptanmalıdır. Bu planda öncelikli hedefler ve desteklenecek sektörler belirlenmelidir. Ancak bu koşullar altında teşvikler, anlamlı dönüşümler sağlamakta yararlı olabilir. Her sektörü teşvik etmek, bu teşvikleri seçmen tabanına göre yaygınlaştırmak, hiçbir sektörü teşvik etmemek anlamına gelir. Hükümet, teşvik istemi değiştireceği yerde, bu haliyle yanlışı yaygınlaştırmaktadır. Kalkınma politikası, bölgesel kalkınmaya ve sektörel tercihlere dayalı olmak zorundadır. Kalkınmada öncelikli yöreler yaklaşımı çağdışı bir anlayışı yansıtmaktadır. Yapılması gereken, kapsamlı bir bölge planlamasıdır.

Partimiz, Sosyaldemokrat Halk Partisi, hiyerarşik bir planlama anlayışını savunmakta, ulusal, bölgesel ve kentsel planlamanın birbirleriyle ilişkili olarak uygulanmasını gerekli görmektedir. Ulusal plan çerçevesinde bölge planları önermektedir. Bölgesel kalkınma, bölgelerde yapısal dönüşümü sağlama, ancak kapsamlı bir plan anlayışıyla yapılabilir; bu ise ciddî bir ulusal planlama anlayışını gerektirir. Oysa, hükümet, dokuzuncu planı erteleme sevdası içindedir.

Sayın milletvekilleri, Türkiye'de, 25 000 000 insan açlık sınırında, 7 000 000 insan açlık sınırının altında yaşayan, her yıl ekonomik ve sosyal bunalımdan 4 000 insanın intihar ettiği bir toplumda, hükümetin yapacağı bütün tasarruflar, hazırlayacağı projeler, vereceği teşvikler, göstereceği hedefler, hemen hepsi, iş ve aş bulmaya yönelik olmalıdır. Eğer, bugün toplumda gerginlik varsa, toplum patlama noktasına gelmişse, anarşi, kapkaç...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 12 Mayıs 2005

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook