Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 83. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mayıs 2004 · 732 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Işık (AK Parti), 4 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)); konuşma 732 kelime.
Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 430 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifinin geneli hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değişimin ve dönüşümün çarpıcı bir hızda ve yoğunlukta yaşandığı küresel şartlarda hedefleri belli olan Türkiye'nin, evrensel oluşumun dışında kalması mümkün değildir. Dünyadaki iktisadî kalkınmalar başta olmak üzere, demokratik ve teknolojik büyük değişimler yaşanırken, üzülerek ifade etmeliyiz ki, Türkiye, büyük oranda zaman kaybetmiştir. Artık, Türkiye'nin, bugünü ve yarınıyla ilgili kaybedecek ne zamanı ne de imkânı kalmıştır. Tarihî bir adım ve kararlılıkla, 22 nci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye'nin önünü açmaya devam etmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, hukuk devletinden ziyade, kanun devleti görüntüsü vermektedir. Türkiye, kanunlarını hukuka, hukukun evrensel adalet ve insan hakkı esasına dayandırarak, temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sınırlayan hukuk sistemini değiştirerek, ideal anlamda hukuk devleti olmasıyla, uluslararası camiada saygın bir yer kazanacaktır. Hukuk devleti anlayışımız, devletin topluma ve bireylere, ırk, dil, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep aidiyeti gibi sebeplerle ayırım gözetmeksizin, adalet içinde yaklaşmasını sağlamaktır.
Demokratik bir hukuk devleti anlayışını hayata geçiremeyen ve adalete güveni tesis edemeyen ülkelerin ekonomik yönden kalkınması mümkün değildir. Geniş ve kapsamlı bir anayasa değişikliğiyle, devlet, toplum ve birey arasında yapılan bir toplumsal sözleşmeye dönüştürülüp, hukuk devleti ilkeleri hayata geçirilerek, bireyleri devlete ve örgütlü güçlere karşı koruyacak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin getirdiği ilke ve standartlarda temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını sağlayacaktır.
Değerli milletvekilleri, merkeziyetçi ve hantal yapıların aşılması, toplumsal denetim ve katılımın artırılması, örgütsel büyüme ve hantallığın giderilmesi, kayırmacılığın ve yozlaşmanın önlenmesi, insanların barış ve refah içinde özgürce yaşadığı, dünyayla bütünleşmiş, farklılıkların çatışma unsuru olarak değil zenginlik kaynağı olarak görüldüğü, evrensel hukuk standardının yakalandığı yeni ve kapsamlı bir perspektif içinde demokratik ve dinamik bir millet iradesinin hayata geçirilmesi, hukukun evrensel ilkeleri ile başta Anayasa olmak üzere yasaların uyumlaştığı, insan haklarına saygılı, hak arama yollarının açık tutulduğu, kanun önünde eşitlik, bireysel ve örgütlü olarak hak ve özgürlüklerin kullanılması, idarenin hukuka bağlılığının sağlanması, katılımcı ve özgürlükçü güçlü bir toplumsal meşruiyete sahip, başta Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası normlara uygun, birey hak ve özgürlüklerini üstün tutan, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi esas alan, şiddet, baskı ve suçtan arınmış, özgürlüklerin nimetlerinden yararlanan ve korkunun olmadığı standardın yakalanması, demokratik hukuk devletinin gerekleridir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliğine aday olan ülkemizin, Kopenhag Siyasî Kriterleri bağlamında yerine getirmesi gereken hususlar ile yasal düzenlemeler, 24 Temmuz 2003 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Programda belirlenmiş bulunmaktadır. Bir taraftan, hayat hakkının, demokratik toplumun temel değerleri olduğunu ve ölüm cezasının kaldırılmasının bu hakkın korunması ve tüm insanların doğuştan gelen onurunun bütünüyle tanınması için elzem olduğunu vurgulayan ve ülkemizce de imzalanan İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Koruma Avrupa Sözleşmesine Ek 13 Nolu Protokol gereğince ölüm cezasının kaldırılmış olması; diğer yandan, dünyada gelişen yeni demokratik açılımlara uyum sağlanması ve bu açılıma uygun bir şekilde temel hak ve hürriyetlerin evrensel düzeyde kabul edilmiş standart ve normlar ile Avrupa Birliği kriterleri seviyesine çıkarılması amacıyla kanunlarımızda düzenlemeler yapılması ihtiyacı, temel yasamız olan Anayasada değişiklikler yapma zorunluluğunu doğurmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 Katılım Ortaklığı Belgesinde, Türkiye'nin taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşmeler doğrultusunda, cinsiyete göre ayırım yapılmaksızın, tüm bireylerin insan haklarından ve temel hürriyetlerden hukuken ve fiilen, tam olarak yararlanmasının teminat altına alınması beklentisi yer almaktadır. Öte yandan, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 20 nci maddesinde, herkesin kanun önünde eşit olduğu vurgulanmıştır. Avrupa Birliği anayasa taslağına ayrı bir bölümle ilave edilen Temel Haklar Şartının "Eşitlik" başlıklı üçüncü bölümünün 23 üncü maddesinde "istihdam, çalışma ve ücret dahil olmak üzere, her alanda erkekler ve kadınlar arasında eşitlik sağlanacaktır" denilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızın 15 inci maddesindeki ölüm cezasının infazıyla ilgili ibare çıkarılarak, işbu değişikliğe paralel olarak 17 nci maddede düzenleme öngörülmekte, demokratik yönetimde üstlendiği önemli görev nedeniyle basın araçları Anayasada ayrıca koruma altına alınmaktadır.
Devlet güvenlik mahkemelerinin yetki, sorumluluk ve işleyişinin Avrupa ölçülerine uygun hale getirilmesi 2003 Katılım Ortaklığı Belgesinde ve 2003 İlerleme Raporunda beklenti olarak yer aldığından, bu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin 143 üncü madde hükmünün yürürlükten kaldırılması da öngörülmektedir.
Avrupa Birliği 2002 İlerleme Raporunda şeffaflık ve etkin yönetimin sağlanmasının önemi vurgulandığından, devlet harcamalarının denetlenmesinde şeffaflığın sağlanması amacıyla, 160 ıncı maddenin son fıkrası da madde metninden çıkarılmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüzyılımızda, etkin ve katılımcı, ideal anayasa anlayışının hayata geçtiği ve mevzuata dönüştüğü ulusal kalkınmışlık şartlarının gerçekleştiği sürecin sonuçlanması temenni ve dileğiyle, Yüce Meclisi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 4 Mayıs 2004