23.02.2005 tarih ve 5306 sayılı yükseköğretim kanununa geçici madde eklenmesine dair (s.s.832)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 70. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Mart 2005 · 668 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Işık (AK Parti), 15 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 23.02.2005 TARİH VE 5306 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR (S.S.832)); konuşma 668 kelime.
Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “23.02.2005 tarih ve 5306 sayılı yükseköğretim kanununa geçici madde eklenmesine dair (s.s.832)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2005-03-15-23-02-2005-tarih-ve-5306-sayili-yuksekogretim-kanununa-gecici-madde-ek (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen Yükseköğretim Yasasına Geçici Maddeler Eklenmesine Dair 832 sıra sayılı Kanun Teklifinin geneli üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üniversiteler, özgür ve demokratik ortamlarda bilginin üretildiği, yayıldığı, gerçeğe ulaşmanın değişik yöntemlerle araştırıldığı, insanın ve ülkenin geleceğinin inşa edildiği vazgeçilmez kurumlar olarak çağdaşlaşma ve kalkınma hamlesinin motor gücü mesabesinde olup, toplum üzerindeki olumlu etkileri açıkça görülmektedir.
Üniversitelerimizde eğitim-öğretim kalitesinin artırılması, akademik denetimin yapılabilmesi ve bilimsel özgürlüğün sağlanması, yönetimde demokratikleşme, performans değerlendirmesi ve yönetimin sorumluluklarını gereği gibi yerine getirmesiyle öğrencilerin yönetime katılımlarının sağlanması, yükseköğretime girişte ve akademik yükseltilmelerde yaşanan sorunların önemli ölçüde giderilmesi, ortaöğretim ile yükseköğretimin, sanayi ile üniversitenin bütünlüğünün sağlanması; bilim, eğitim, istihdam, üretim ilişkilerinin geliştirilmesi ve Avrupa Birliği yükseköğretim alanının gereklerinin yerine getirilmesi, siyasal iktidarımızın ana hedefleri arasında yer almaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1980'den sonraki yirmi yıllık süreçte yükseköğretim kurumlarındaki ilişiği kesilen öğrencilerle ilgili değişik periyotlarda 9 defa kanun çıkarıldığı, kamuoyunca bilinmektedir. Bu durumun her ne kadar öğrencilerin eğitim-öğretim disiplinleri üzerinde olumsuz etkiler yaptığı, üniversitelerdeki eğitim-öğretim disiplinini ve verimini zedelediği yönünde değerlendirmeler mevcut olsa da, geçtiğimiz süreçteki ülkemizin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik zorluklar, toplumun tüm kesimlerini derinden etkilediği gibi, yükseköğretimdeki gençlerin başarısını da önemli ölçüde etkilemiş ve psikolojileri üzerinde derin tahrifatlar meydana getirmiştir. Yaşanan krizlerin tarafı olmayan gençlerimiz, maalesef muhatabı olmaktan kurtulamamışlardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; harcını yatıramadığı için üniversiteyle ilişiği kesilen binlerce öğrenci olduğu gibi, öğrencilik hakkını elde ettiği halde üniversite ortamında yaşamını idame ettiremediği için kendi isteğiyle kaydını almak zorunda olan onbinlerce öğrenci bulunmakta ve ateş, maalesef düştüğü yeri yakmaktadır. Ortaöğretimini tamamlayıp yükseköğretim aşamasına gelinceye kadarki ve sonraki sürecin, gerek ebeveynlerin gerekse öğrencilerimizin ekonomik ve sosyal sıkıntı boyutları hepimizin ve toplumun malumudur. Öğrencilerin üniversitelere dönüşlerini sağlamak amacıyla çıkarılan ve dönemsel hale gelmiş olan yasal düzenlemelerin oluşturduğu işbu fiilî durum karşısında beklenti halindeki öğrencilere bir fırsat tanınmasının zorunlu hale geldiği de gözardı edilmemelidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ülkedeki gelişmişliğin en büyük ölçütlerinden birisi de, malumunuz, insanların eğitim seviyesidir. AB sürecinde üniversiteye girmiş, hazırlık okumuş, 1 inci, 2 nci ve 3 üncü sınıfı geçtiği halde, 4 üncü sınıftaki kısmî başarısızlıktan dolayı ilişkileri, ilişikleri kesilen öğrencilere ve diğer öğrencilere hak tanınmaması, telafisi imkânsız sonuçları da beraberinde getirecektir. İşbu kanun teklifi, 670 000 civarında öğrenciyi ilgilendiren ve yakın aileleriyle birlikte düşündüğümüzde yaklaşık 5-6 milyon vatandaşımızı kapsayan yönüyle, yükseköğrenim hakkını bir şekilde kaybetmiş, ailevî, psikolojik ve sosyal hayatı tamamen bozulmuş, her gün yeni bir umutla hayata tutunmaya çalışan gençlerimize yeni bir imkân tanımak, onları, toplumda daha etkin, özgüvenleri yeniden oluşmuş, yarınlara umutla bakar hale getirmenin imkânını Parlamentoda sağlamamız gerekmektedir. Yaşadıkları bu süreç, acı tecrübe olarak yaşam kesitlerinde yer alacağından sağlanan bu imkânı en iyi şekilde kullanacaklardır. Gerek yasadan yararlanacak öğrencilere gerekse de gelecek genç kuşaklara, bu tür çözümlere ümit bağlanmaması gerektiğini de ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; meslekî ve teknik eğitime talebi düşüren, haksız ve adaletsiz uygulamalara sebep olan mevcut üniversite yerleştirme sistemi, yarışmayı teşvik edecek ve adaleti sağlayacak şekilde değiştirilmelidir. Meslekî eğitim veren meslek yüksekokulları, meslek standartlarına uyumlu hale getirilerek arainsangücü yetiştirecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Açıköğretim, her yaştan ve meslekten insanın bir mesleği öğrenmesine ya da kendisini geliştirmesine imkân verecek çok yönlü eğitim kurumları olarak yaygınlaştırılmalıdır. Üniversitelerin bölgelerindeki potansiyelleri de dikkate alınarak belirli alanlarda ihtisaslaşmalar sağlanmalıdır. Eğitim ve öğretim hakkının kullanılmasının önündeki engeller kaldırılarak, eğitim, hayat boyu devam edecek bir süreç olarak kabul ve teşvik edilip kademeler arasında yatay ve dikey geçiş imkânları sağlanmalıdır.
Değerli milletvekilleri, gençlik, ülkemizin sadece zenginliği değil, aynı zamanda dinamizmin ve değişim potansiyelinin de kaynağıdır. Genç nüfusa sahip olmak, Türkiye için büyük bir imkân ve fırsattır. Özgür düşünceli, kendi başına karar alabilen, sorgulayan, kendi toplumunun ve evrensel anlayışın doğrularından haberdar olan ve hayatın güçlükleriyle baş edebilecek, donanımlı ve yetenekli gençlerle ülkemizin çok daha büyük vizyon yakalayacağı, bir gerçektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evrensel hukuk ölçütlerinin yakalandığı, ulusal tam kalkınmışlık şartlarının gerçekleştiği, temel hak ve hürriyetlerin ve fırsat eşitliğinin ideal anlamda hayata geçtiği süreçlerin sonuçlanmasını temenni ediyor; Genel Kurulu, bir kez daha, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 15 Mart 2005