Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )
Çanakkale Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 504 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Küçük (CHP), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )); konuşma 504 kelime.
Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale). “Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET KÜÇÜK (Çanakkale)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; gecenin bu ilerleyen saatinde Organik Tarım Kanunu Tasarısının 13 üncü maddesinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çok değerli üyelerini, hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu Mecliste tarım bir şekilde bir vesileyle çok konuşulur da, tarımla ilgili işler çok yapılmaz, tarımla ilgili kanunlar çok çıkmaz. Allah'tan, Avrupa Birliği süreci var. Ülkemiz bu süreç sayesinde demokratik açıdan standartlarını yükseltti, gerekli düzenlemeleri yaptı, iktidar-muhalefet elbirliği içerisinde yıllardır tartıştıkları, uzlaşamadıkları, bir türlü geliştiremedikleri demokratik standartları birlikte geliştirdiler. Önemli adımlar atıldı.
Tarımda yine bu süreç neticesinde, yapılmamış birtakım düzenlemeler yapılıyor ve çok sevindirici bir şey, belki gecenin bu saatlerine uzayan görüşmeler, birçok arkadaşımızı üzüyor; ama, ben seviniyorum, burada tarımla ilgili önemli bir düzenleme, önemli bir kanun çıkarken, özellikle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu milletvekilleri, ama, zaman zaman AKP Grubundan milletvekili arkadaşlar, büyük bir gayretle, ısrarla bu kanuna bir şekilde, bir yerlerinden katkı vermeye çalışıyorlar, bu konudaki düşüncelerini, görüşlerini aktarma gayreti içerisindeler. O nedenle, ben bu katkıyı veren, bu görüşlerini sunan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnanıyorum ve biliyorum ki, hâlâ gecenin bu saatinde Parlamentodan ve siyasetten çok şey bekleyen, gözleri buraya dikilmiş olan, televizyonları aracılığıyla Parlamentoyu gecenin bu saatinde izleyen sevgili köylü yurttaşlarımız, çiftçi yurttaşlarımız umutla buraya bakıyorlar değerli arkadaşlarım; acaba bizi kurtaracak, yaşam kalitemizi, standardımızı yükseltecek bir şey çıkar mı, bir şey olur mu Parlamentodan diye. Onlar, bu ülkenin, hepimizin bildiği gibi, en yoksul insanları, en zor durumda olan insanları, açlık sınırında yaşayan insanları ve bu ülkenin bugün yarattığı tüm zenginliklerin kaynağı olan insanlar değerli arkadaşlarım, bu ülke Kurtuluş Savaşını yaparken topu tüfeği, tankı uçağı, savaştığı mermiyi hangi parayla aldı; toprağın içinden çıkardığı, toprağın üstünde büyüttüğü hayvancılıktan ve tarımsal bitkilerden elde ettiği gelirlerle aldı. Dolayısıyla, bu vatan dahil, bu ülkede yaratılan tüm zenginlikler tarım sayesinde elde edilmiş zenginliklerdir, kaynağı tarımdır. Dolayısıyla, tarımı, tarımcıyı, tarımla uğraşanları hiç kimsenin küçük görmeye, yok saymaya hakkı yoktur; onların çektiği çileye kayıtsız kalmaya da hiçbirimizin hakkı yoktur.
Değerli arkadaşlarım, tarımın gayri safî millî hâsıladaki payı yüzde 12'lere düşmüş olsa da ekonomiye bir katkısı vardır. Bu, hem sevindiricidir hem üzücüdür. Dünyanın gelişmiş tüm ülkelerinde tarımın gayri safî millî hâsıla içindeki payı düşüktür; ama, dünyanın birçok ülkesinde tarımla uğraşan insanlar gayri safî millî hâsıla içinde kişi başına düşen paydan üçte 1 oranında pay almazlar. Eğer yüzde 12 pay yaratıp ülkenin yüzde 33 çalışan gücünü işlendiriyorsanız, sıkıntı vardır. Eğer bu ülkede 4 000 dolar millî gelir varsa ve tarımdaki insan ortalama 1 300 dolar alıyorsa ve ülkenin en batısındaki Çanakkale'de bile, Trakya'da bile bu 1 300 doları kişi başına bulamıyorsanız, yoksa, çok kötü bir gelir dağılımı varsa, üretimde sıkıntı varsa, pazarlamada sıkıntı varsa ve o zaman, bu insanların, umutsuzluk içinde, çaresizlik içinde "ne yaparım" anlayışıyla arayış içinde olmaları ve gözlerini buraya dikmeleri normaldir. Milletvekillerinin de, ısrarla, o insanlara umut verebilme gayreti içinde olmaları normaldir.
Değerli arkadaşlarım, onun için, doğru olmuştur. Bugün, bütün arkadaşlarımız, bu maddelerde konuşma yapmaktadırlar. Yarın, tohumculuk tasarısında da aynı anlayış devam edecektir; etmelidir; doğrudur. İnsanlara gelecekle ilgili umutları vermemiz lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 30 Kasım 2004