İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · CUMA

Pamukbank türk a.ş.nin türkiye halk bankası a.ş.ne devri ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan.tas.(ss.648)

Ahmet Yeni

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Temmuz 2004 · 563 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Yeni (AK Parti), 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PAMUKBANK TÜRK A.Ş.NİN TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.NE DEVRİ VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.648)); konuşma 563 kelime.

Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “Pamukbank türk a.ş.nin türkiye halk bankası a.ş.ne devri ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan.tas.(ss.648)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2004-07-16-pamukbank-turk-a-s-nin-turkiye-halk-bankasi-a-s-ne-devri-ve-bazi-kanun (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET YENİ (Samsun)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Pamukbank Türk Anonim Şirketinin Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketine Devri ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı hakkında, şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türk bankacılık sektörünün amiral gemilerinden biri konumundaki Halk Bankası ile yine özel sektör bankacılığında birçok ilke imza atmış; fakat, birtakım yasal zorunluluklar neticesinde el konularak TMSF'ye devredilmiş olan Pamukbankın birleştirilmek suretiyle, bu iki bankadan daha güçlü, daha etkin, altyapısını, enformasyon sistemini etkinleştirmiş yeni bir Halk Bankası oluşturma düşüncesi, gerçekten isabetli bir karardır ve bunun altyapısını teşkil edecek olan bu tasarıyı yürekten desteklediğimi ifade etmek istiyorum.

Devir sonrasında, Halkbankın, aktif büyüklük açısından sektörde ilk sıraları paylaşan bankalar arasına girecek olması da, tasarının bir diğer olumlu getirisidir. KİT Komisyonu üyesi olarak, bankacılıkla ilgili yaptığımız altkomisyon toplantılarımızda da müşahede ettiğimiz üzere, mevcut bankalar, esas iştigal alanlarında faaliyet gösterir ve işinin ehli yöneticiler tarafından idare edilirlerse, hedeflenenin de üzerinde kârlara ulaşabilmeleri mümkün olmaktadır. Benzer mahiyette, Emlakbank-Ziraat Bankası birleşmesi, sonuçları itibariyle, kayda değer verileri karşımıza çıkarmaktadır. Misal olarak, Ziraat Bankası ile Emlakbank birleştirildikten sonra, sektörde daha da güçlenmiş, 2003 yılı döneminde, banka, kârlılığını önemli ölçüde yükselterek, 1,1 katrilyon TL kâra ulaşmıştır.

Az önceki örnek, kamuya ait iki bankanın evliliğiyle ilgili bir örnekti. Sebepleri farklılık arz etse de, sonuç itibariyle, hedeflenen rakamlara ulaşabilmiştir; Türk bankacılık sektöründe de, ilk sıradaki konumunu daha da güçlendirmiştir. Ancak, buradaki konumumuz, bir zaruret sonucu elkonulan bir özel sektör bankasının bir devlet bankasına ilhak edilmesidir. Tasarıyla ilgili genel gerekçede vazedilen, iki bankanın birleştirilmesi suretiyle, gerek malî gerekse idarî yapılarının kuvvetlendirilmesi, bankacılık sektörü içerisindeki bir bölümün daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulmasıdır. Evet, burada, Pamukbankın Halkbanka ilhakını doğuran sebepler farklıdır; fakat, ümit ediyorum ki, sonucu arzuladığımız şekilde gerçekleşecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; malumunuzdur ki, batırılan ve devletin elkoymak mecburiyetinde kaldığı bankalar sebebiyle, halkımız 50 milyar doların üzerinde bir borç yükünün altına sokulmuştur. Bankalar Yeminli Murakıplarının onca denetimine rağmen, birtakım gayrikanunî yollara tevessül edilmesi sonucu, 20'nin üzerinde banka batırılmış, içleri boşaltılmış ve halktan toplanan mevduattan yasalar gereği kaynaklanan borç da, devletin, dolayısıyla 70 000 000 insanımızın sırtına yıkılmıştır.

TMSF'nin BDDK'dan ayrılması ve el konulan bankalara borcu olan şirketlerden ve banka sahiplerinden alacağını tahsil etme sürecini hızlandırmış olması, bizleri memnun etmektedir.

Bankacılık sektöründe daha güçlü bankaların oluşumuna vesile olacak birleşmeleri makul karşılıyorum. Elbette ki, Avrupa Birliğine uyum sürecinde de, finans sektörümüzdeki böylesi pozitif gelişmeler, ülkemize artı puan kazandırmaktadır; fakat, Pamukbank-Halkbank birleşmesinin muhtemel olumsuz yönlerine de değinecek olursam, içi boşaltıldıktan, borçlandırıldıktan sonra, bu borç yüküyle bir devlet bankasına yamanmasına da, hangi banka olursa olsun, karşıyım.

Dünyada, bankacılık sektöründe eşi benzeri görülmemiş bir ölçekte ve maharette organize yolsuzluk olayı olarak dünya bankacılık literatürüne giren ve belki de, bankacılık eğitimi veren okullarda ders olarak okutulacak İmar Bankası olayına dikkatinizi çekmek istiyorum. Bunca denetime rağmen bankanın soyulması ve soygunun anlaşılamaması, akla, başka bankalarda da soygun olup olmadığını getiriyor.

Bankaların batırılmasına çanak tutanları şiddetle kınarken, batırılmış bankaların devlet bankalarına bir maliyet bedeliyle ilhak edilmesine de karşı olduğumu belirtmek istiyorum. Önemli olan, şimdi yapmaya çalıştığımız gibi, sektörde, yasaların verdiği hak ve yetkiyle tam bir denetim sağlamak ve banka batırmanın yolunu kapatmış olmaktır.

Üzerinde söz aldığım konu, belki bir zaruret neticesinde gelişmiştir; fakat, dilerim son olur ve banka evlilikleri, karşılıklı mutabakatla, sektörde ciddî bir portföy oluşturmak ve piyasada daha etkin rekabet edebilmek gayesiyle olur; çünkü, oyunun kuralı bunu gerektirmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha, kanunun hayırlara vesile olmasını diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 16 Temmuz 2004

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook