Milli ve dini günlerimizin önemi hakkında
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 49. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Ocak 2006 · 686 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Yeni (AK Parti), 5 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ VE DİNİ GÜNLERİMİZİN ÖNEMİ HAKKINDA); konuşma 686 kelime.
Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “Milli ve dini günlerimizin önemi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2006-01-05-milli-ve-dini-gunlerimizin-onemi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET YENİ (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dinî ve millî günlerin anlam ve önemi konusunda gündemdışı söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Yaklaşmakta olan kurban bayramı vesilesiyle yaşadığım coşku ve heyecanımı sizlerle paylaşmak için karşınızdayım; umarım, bu vesileyle sizin coşkunuza da bir miktar sözcülük etmiş olurum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Milleti için tartışılmaz kavramların başında gelen millî ve dinî değerlerimizin, ülkemiz ve milletimizle yek vücut haline gelmiş bölünmez bütünlüğümüzün temel taşları olduğundan, herhalde, hiçbirimizin şüphesi bulunmamaktadır. Özellikle, Türklerin İslam dinini büyük bir içtenlikle kabul ederek onu benliklerinin bütün zerrelerine sindirdikten sonra meydana getirdikleri cihan devleti, altıyüzyirmidört yıllık mazisiyle dünyanın en uzun ömürlü imparatorluğu vasfını kazanmıştır. Dünyanın bu en uzun ömürlü cihan imparatorluğunun temelinde, millî ve dinî değerlerin katıksız ve sağlam mayası vardır. Takriben beşbin yıllık bir kültür potansiyeline sahip olan Türk Milletini birlik ve bütünlük şuuru içinde yaşatan önemli iki unsurdan biri dil, diğeri de, hiç şüphesiz, dindir. Millî birlik ve bütünlüğün dinî ve millî temellerinin bir mana ifade etmesi, din, dil, tarih şuuru ve müşterek kalkınma heyecanına dayanmasını zaruri kılmaktadır. Milletimiz, imanı sayesinde, bütün tahribata rağmen, hem şahsiyetini hem de millî bütünlüğünü bugüne kadar koruyabilmiştir.
Bugünkü coğrafyası da dahil, tarih boyunca, Türkiye, daima dış tesirlere maruz kalmış bir ülkedir. Bu bakımdan da, millî varlığını ve bütünlüğünü muhafazada hep zorluklar çekmiştir. Millî bütünlük, bizim bekamız için vazgeçilmesi düşünülemeyecek olan en temel faktörlerin başında gelmelidir. Milletimiz, millî birlik ve bütünlüğünü korumak için birtakım tedbirler almak zorundadır. Birlikte rahmet, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Ülkemizi, dinimizi ve milletimizi bölmeye yönelik her türlü yıkıcı faaliyet karşısında, daima uyanık ve dikkatli olmak zorundayız.
Bunlara karşı mücadele etmek için, öncelikle yeni yetişen nesillerimizi, bu cereyanlara karşı sağlam ve doyurucu bilgilerle teçhiz etmek, onları millî ve manevî değerlerle donatmak durumundayız.
Kökleri, doğunun mistik pınarlarıyla beslenen, dalları doğudan batıya, kuzeyden güneye dört bir yana uzanan o ulu çınarın gölgesinde varlığımızı ve kıyamete kadar da var olacağımızı dosta düşmana haykırdığımız Türkiye'de, zamansız ve gereksiz tartışmaları geride bırakarak daima ileri bakmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dirlik, birliktedir, tek vücut olmaktadır. Tarihi şanlı zaferlerle dolu mümtaz Türk Milletinin yurt edindiği şehit kanlarıyla yoğrulmuş vatan toprağına, kendi kanlarını, alınterlerini akıtan, vücutlarına son istirahatgâh kılan Türkü, Lazı, Kürtü, Çerkezi, Arnavutu, Gürcüsü, Abazası ve diğer tüm etnik unsurlar, emperyalist güçlerin oyununa gelmeden, geçmişte nasıl bir olarak yaşamışlarsa, yine bir olarak yaşayacaklardır. Bu vatanın herhangi bir kesiminde, ayrı bir ülke kurmanın hayalini yaşayan hayalperestlere ve onları maşa olarak kullanan dış mihraklara en güzel cevabı geçmişte veren milletimiz ve ordumuz, gerektiğinde en güzel şekilde vermeye hazırdırlar. Bundan hiç kimse şüphe duymamalıdır. Bugün, 7'den 70'e hepimizin büyük bir coşku içerisinde kutlayageldiğimiz, gurur vesilelerimiz olan 23 Nisanlar, 19 Mayıslar, 30 Ağustoslar, 9 Eylüller ve büyük cumhuriyet, manevî değer olarak yüreklerimize nakşedilen kutsallarımız sayesinde oluşan dayanışma, birlik ve mücadele ruhuyla kazanılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Yeni, konuşmanızı tamamlayınız.
AHMET YENİ (Devamla)Evet; millî mücadelemizin, geleneğimiz içindeki bayramların ve kutsal günlerin ördüğü sevgi ve millî birlik ruhuyla kazanıldığını bir kere daha vurgulayalım. Bunu hiçbir zaman unutamayız ve unutmamalıyız. Bu nedenle, Türkiye'nin parlak geleceği, toplumun asırlar ötesinden bütünleşmiş olduğu değerler içinde içtenlikle yer almasıyla mümkündür.
Günümüzde, milletimizin en başta gelen meselelerinden biri, millî bütünlüğün sağlam şekilde yeniden tesisini gerçekleştirmektir. Millî bütünlükten anlaşılması gereken mana da bu olmalıdır. Bu da, ancak millî bünyenin zayıflayan yönlerini sağlıklı bir biçimde yeniden ihya etmekle mümkündür. Aynı zamanda, demokratik rejimin, millî bütünlüğü sağlamlaştırmada bir faktör olarak değerlendirilmesi hususunu da takdirlerinize arz ediyorum.
Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tehdit eder mahiyette dinî ve etnik temele dayanan bütün faaliyetlerin altında, dış mihrakların büyük rolü olmuştur. Bu tür oyunlara gelmemek için, aklıselimle hareket etmek, her zamankinden daha çok, şimdi bir zaruret ifade etmektedir. Anadolu insanını kucaklayan kültür mozaiği ile İslamdan kaynaklanan iman gücü, dağılmışlığı ve ümitsizliği önleyecek ve bölünmez bütünlüğü sağlayacak en değerli unsurlardır. Millî ve dinî bütünlüğü parçalayarak Türk Milletini yıkmak teşebbüsü, yalnız Türk dünyası için değil, İslam dünyası için de bir ihanettir. İslam dini, vatan, millet, istiklal, hürriyet ve bunun gibi kavramlara çok önem vermiş, bu değerlerin yıpratılmasına bigâne kalmamıştır. Millî birlik ve bütünlüğün korunması hem İslam hem de tarih açısından bir vazgeçilmezliktir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
7 konuşma daha · 5 Ocak 2006