Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 547 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Akif Akkuş (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 547 kelime.
Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 503 sıra sayılı Maden Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 17’nci maddesinde verdiğimiz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu madde ile 3213 sayılı Kanun’a ek madde 7 eklenmiştir. Buna göre, maden ruhsatı almış olanlar ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle redevans sözleşmesi yapabilmektedirler, yani ruhsat haklarını bir başkasına devredip işletmeye onların devam etmesini sağlamaktadırlar. Bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetleri sırasında ortaya çıkacak idari, mali ve hukuki sorumlulukların redevansçıya ait olduğu da belirtilmektedir. Yani bu sahayı çalıştıran kişi bu tür birtakım sorumluluklarla karşı karşıya bırakılmıştır.
Madencilik faaliyetleri sırasında birçok iş kazasının meydana gelmesi sık sık karşılaştığımız olaylardandır. Geçtiğimiz ay Zonguldak-Karadon ocağında meydana gelen ve 30 madencinin hayatını kaybettiği grizu gazı patlamasına bağlı maden kazası bunlardan birisidir. Bu konuda yapılan araştırma çalışmaları kazanın meydana gelmesinde birçok ihmalin bulunduğunu belirtmektedir. Böyle kazaların tekrar tekrar meydana gelmesi İş Kanunu ve işçi sağlığı güvenliğiyle alakalı tedbirlerin alınmadığını maalesef göstermektedir yahut işletmelere göz yumulduğunu ortaya koymaktadır. Yine burada gözlemler yapmış olan gerek siyasetçi gerek gazeteci gerekse uzman kişilerin belirttiğine göre, birtakım olması gereken aparatların bulunmadığı, bunun sonucunda da grizu birikmesinin anlaşılmadığı ve patlamanın meydana geldiği belirtilmiştir ki, bunların her biri ihmal sayılmaktadır.
1900’lü yılların üçüncü çeyreğinde zayıflayan vahşi kapitalizm dünyanın birçok ülkesinde ortadan kalkmış olmasına rağmen, maalesef AKP döneminde, 2000’li yılların başında ülkemizin baş belası hâline gelmiştir.
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Nereden anlayacağız?
AKİF AKKUŞ (Devamla)Efendim?
Para ve mal mülk hırsıyla yandaşlar, oğul ve kızlar, sınır tanımaksızın hukuku istismar ederek vatandaşın can ve malını istismar etmektedir. Bugün birkaç yüz adet ruhsat alarak vatanı parsellemiş vatandaşlar bulunmaktadır. Biraz önce bir arkadaşımız belirtti burada. Kayseri İl Başkanının 294 kadar bu şekilde ruhsatının olduğu belirtildi. Bunu tabii bütün AKP’li arkadaşlara sunuyorum ve gerçekten, bunun ne kadar doğru, yanlış olduğunu vicdanlarında muhakeme etsinler. Ancak sahaların birçoğu çalıştırılmamakta, zaman zaman bir miktar hafriyat alındığı gözlenmekte, yani göz boyanmaktadır.
Değerli milletvekilleri, özellikle son yılların en popüler madencilik işi taş ocağı işletmeciliği olmuştur. Taş ocağı ruhsatı alan kişi ne çevreye ne çevredeki tarım alanlarına ne de orada yaşayan insanlara verdiği zararı düşünmeden gelişigüzel bir şekilde tabiatın dengesini bozuyor. Tarsus çevresi de bundan nasibini almış ve birçok taş ocağı açılmış bulunmaktadır. Bu ocaklardaki taş çıkarma sırasında ve onların taşınması sırasında ortaya çıkan toz, çevredeki tüm canlılara zarar vermektedir. Bitkilerin üstü, bitki yapraklarının üstü aşağı yukarı 1-2 milimetre kalınlığında toz tabakasıyla daima kaplı bir vaziyette bulunmaktadır ki, bunun insan sağlığı için, canlı sağlığı için ne kadar tehlikeli olduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Bunun yanında, dedik ya, bu taş ocağı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
ÖZKAN ÖKSÜZ (Konya)Yeter.
AKİF AKKUŞ (Devamla)Bir dakika var daha ya.
Bu taş ocağı işletmeleri gerçekten her şeye zarar veriyor. Mesela, bir Roma Yolu var Tarsus’un hemen kuzeyinde, dağların üstünde biliyorsunuz büyük kesme taşlar yan yana getirilerek yapılmış yollar ve bu yolla taş ocağı olarak işletilen o çukur arasında 3-4 metrelik bir mesafe kaldı. Dinamit atıldığı zaman o yolların taşları da yerinden oynamaktadır. Yani, turizme de önemli derecede zararı var demek istiyorum.
Bu maddeye göre İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluk redevansçıya ait olmasına karşın, redevansçı, Bakanlar Kurulunca çıkarılan teşviklerden yararlanamamaktadır. Bu önergeyle redevansçıların da teşviklerden faydalanmasını istiyoruz.
Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 9 Haziran 2010