İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 115. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)

Alaettin Güven

Kütahya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 115. Birleşim · 4. yasama yılı · 14 Haziran 2006 · 681 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alaettin Güven (AK Parti), 14 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KANUNU TASARISI (S.S 1206)); konuşma 681 kelime.

Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya). “Kamu denetçiliği kurumu kanunu tasarısı (s.s 1206)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2006-06-14-kamu-denetciligi-kurumu-kanunu-tasarisi-s-s-1206 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALAETTİN GÜVEN (Kütahya)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 1206 sıra sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanun Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; kamu yönetiminin dünyada ve ülkemizde meydana gelen değişim ve gelişimlere paralel olarak yeniden yapılandırılması gereği, zaman içinde artarak devam etmektedir. Bunun için, hem halkın yönetimden kaynaklanan şikâyetlerini ortadan kaldırmak veya en aza indirmek için yeni bir yönetim anlayışını yerleştirmek hem de kamu hizmetleriyle ilgili devlet görevlerinin yeniden gözden geçirilmesi zorunluluk arz etmektedir. Bundan dolayı da, bu konu, hem Yedinci hem de Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, kamu hizmetlerinde etkinliğin artırılması projesi çerçevesinde, halkın şikâyetleriyle ilgilenen bir kamu denetçisi (ombudsman) sisteminin Türkiye'de de kurulması öngörülmüştür.

Ombudsman, kamu denetçisi, kamu hakemi, halkın sözcüsü veya halkın avukatı gibi değişik anlamlara gelmektedir. Ombudsman, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı menfaatları haleldar olan vatandaşların bu mağduriyetlerinin giderilmesi ve kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde kalitenin sağlanması bakımından son derece yararlı bir kurumdur. Bilindiği gibi, bu kurum bize çok yabancı değildir. Tarihte ahilik kurumundan esinlenerek hayata geçirilmiştir. Bağımsız ve tarafsız bir kurum olarak faaliyet gösteren ve aynı zamanda sivil toplum kuruluşu olan Ahilik, devlet ile vatandaş arasındaki sorunların çözümünde, hakların korunmasında halkın vekilliği görevini yerine getirmiş, halkın gözlemcisi olmuştur.

Ayrıca, Osmanlı idarî sistemindeki başkadının görevi, padişah da dahil, idarenin işlem, icraat, tutum ve davranışlarına, halkın yaptığı başvuruları değerlendirerek etkin bir denetim sağlamıştır. Böylece, başkadı, insanların haklarını adaletsizliğe ve kamu görevlilerinin güçlerini kötüye kullananlarına karşı korumaktaydı.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Osmanlıdaki Ahilik kurumundan esinlenen, Demirbaş Şarl olarak da tanınan İsveç Kralı XII. Şarl, ülkesinde, kendisinin yokluğunda başgösteren yolsuzlukların önlenmesi amacıyla ombudsman kurumunu kurmuştur. 1809 İsveç Anayasasında da, anayasal bir kurum olarak ombudsman yer almıştır. Kurum, halen İsveç'te kamu görevlilerinin görevlerini yasalara uygun ve gerektiği gibi yerine getirip getirmediğini denetlemekle görevli bulunmakta ve vatandaşların bu konulardaki şikâyetlerini incelemektedir. Ardından, İskandinav ülkelerinden Finlandiya, Norveç, Danimarka bu ombudsman sistemine geçmiştir. Daha sonra bu kurum, birçok ülke tarafından da kurulmuştur. Günümüze geldiğimizde, Avrupa Birliği, AB bürokrasisi tarafından yanlış uygulamalara karşı vatandaşlarının haklarını koruyacak bir ombudsman kamu denetçiliği kurumunu kanunlaştırmıştı. Devlet Planlama Teşkilatı tarafından, AB'nin kendi bünyesinde ve üye ülkelerde kurulan ombudsman kurumunun Türkiye'de de kurulması önerilmişti.

2000 yılında bu konuyla ilgili bir yasa taslağı hazırlanmış, ilgili komisyonlarda görüşülmüş, fakat kanunlaşmamıştı. Artık, ombudsman kurumunun kurulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Zira, klasik denetim yollarının yetersizliği ve çağdaş devletin karmaşıklaşan yapısı gibi nedenler, kamu denetçiliğini zorunlu kılmaktadır.

Kamu denetçiliği görev alanı, kamu gücü ile bireyler arasındaki ilişkileri düzenlemektedir; görevi ise, kişi hak ve özgürlüklerini savunmak, vatandaşları yönetime karşı korumak, kötü yönetimden doğan haksızlıkları önlemek amacıyla yönetimin iyileştirilmesine çalışmaktır. Bu amaçla kamu denetçiliği, çatışan çıkarlardan bağımsız olarak çalışacak ve çözüm önerileri sunacaktır.

Ombudsman kurumu ortaya çıkışından beri, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmekte olan ülkelerde de hukuk devletinin güçlendirilmesi ve demokratikleşmesinde önemli görevler üstlenmektedir. Bugün, uluslararası düzeyde, devlet düzeyinde ve yerel yönetimler düzeyinde görev yapan ombudsmanların yanında, ihtisas ombudsmanları, ticarî ombudsmanlar ve bulundukları yerlere göre "aile, üniversite" gibi adlandırılan ombudsmanlara rastlanmaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; bilindiği gibi, Anayasanın 125 inci maddesinde idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmektedir; ama, o denetim, hukuka uygunluk denetimi niteliğindedir. Oysa, bir kamu denetçisi eliyle yürütülecek olan denetim bundan farklıdır, onun dışındaki alanı kapsamaktadır. İdarî hizmetlerin kalite yönünden, verimlilik yönünden, hatta yerindelik yönünden değerlendirilmesi de söz konusu olabilmelidir.

Öte yandan, yargı denetimi belli usullere bağlıdır, genellikle zaman alan ve vatandaşlar yönünden pahalı olabilecek bir denetim yoludur. İşte, denetimin daha süratli ve yargısal denetim usullerine tabi olmaksızın, kısa zamanda sonuç verebilecek ve vatandaşa herhangi bir malî yük getirmeyecek biçimde yürütülmesi kamu denetçiliği kurumunun temel amacıdır. Kaldı ki, angarya, kötü niyet, unutma ya da ihmallerin yarattığı kötü yönetim, yargının yönetim üzerindeki hukukîlik denetimine karşın, varlığını sürdürüp gitmektedir.

Böyle bir kurum Türkiye'de çalışmaya başladığı zaman, her şeyden önce idare ile vatandaşların ilişkilerinde diyalog sağlanmış olacaktır; idarenin yürüttüğü kamu hizmetlerinde kalite yükselecektir. İdare ile vatandaş arasındaki uyuşmazlıkların bir bölümü bu yolla ortadan kalkacağı için, idarî yargının yükü hafifleyecektir. Böylelikle, idarî yargının görevini daha verimli biçimde yürütmesi sağlanmış olacaktır.

Düşüncelerimi sizlerle paylaşırken, tasarının ülkemize ve insanlarımıza hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 14 Haziran 2006

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook