İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · CUMA

Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)

Algan Hacaloğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Temmuz 2004 · 412 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Algan Hacaloğlu (CHP), 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HK.KAN.(SS.650)); konuşma 412 kelime.

Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hk.kan.(ss.650)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2004-07-16-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hk-kan-ss-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; tekrar kürsüye gelmiş olmaktan dolayı çok özür diliyorum.

Tabiî, bu çatı altında hiçbir milletvekilinin, bu çatı altında yer alan veya almayan hiçbir siyasî partinin teröre yeşil ışık yakması, terörizmi benimsemesi, şiddeti benimsemesi, insan hakları ihlallerini benimsemesi mümkün değildir. Ben, bu ülkede kendi onuruyla Devlet Bakanlığı yapmış bir arkadaşınız olarak, devletin bütünlüğü, misakımillî bütünlüğü ve her ırktan, her etnisiteden, her bölgeden yurttaşlarımızın eşit haklarla Türkiye'de yaşamını sürdürebilmesini, bir Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, en temel ilkelerden biri olarak kabul ettiğimi ifade ediyorum. Tabiatıyla, terörle mücadelenin bir tarafı vardır, bu yasayla ilgili taraf; bir diğer tarafı vardır, yüksek bedeller ödendi, can kayıpları oldu. Allah rahmet eylesin, hepimizin acısıdır, binlerce şehit verdik; ama, biz burada, demokrasi mücadelesi yapıyoruz; biz burada, Türkiye'nin insan hakları çıtasını yükseltebilmenin, o sürece katkı verebilmenin mücadelesini yapıyoruz. Benim, kalkıp, Türkiye'de yaşanmış bulunan bir dönemde, bir Bakan olarak -sayın milletvekilim, beni tanır veya tanımaz, önemli değil, kendim hakkımda da konuşmayacağım; 1995 yılında kendileri Şırnak'ta mıydılar bilemiyorum; ama- Şırnak'ta, Tunceli'de, Diyarbakır'da, Güneydoğu Anadolunun hemen hemen bütün bölümlerinde korumasız olarak dolaşan bir Devlet Bakanı olarak, Şırnak'tan Cizre'ye geçip, Cizre'de, OHAL Valisi Sayın Ünal Erkan yanımda ve tümgeneral yanımda, orada halkımıza yüksek sesle...

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)- Niye koruma yoktu?

ALGAN HACALOĞLU (Devamla)- Hayır, koruma olarak değil, yanımda değil; orada, onların yanında yapmış olduğum bir konuşmayı anımsatmak istiyorum.

Orada, o arkadaşlarımızın da mevcudiyetinde, yurttaşlarımıza, orada olan olayları bir siyasetçi sorumluluğu altında anlattığım zaman, büyük medya "Sayın Bakan, dağda yaşayan, dağda çatışan örgüt mensuplarıyla askerlerimizi..." O benim belediye başkanımın, benim il başkanımın, benim ilçe başkanımın çocuklarını oluşturan, o dağda çatışan, o kötü yola, o çatışmaya yönelmiş olan çocuklarla askerlerimizi bu ülkenin kardeşleri olarak ilan ettiğim zaman, ertesi gün, medya, bunu, Milliyet Gazetesi -altını çiziyorum- "Sayın Bakan teröristle askeri kardeş ilan etti" demişti. Bugün, bütün bu yaraları sarmaya çalışıyoruz. Bunları kaşımayalım.

Cizre'den Habur Kapısına geldiğim zaman, orada yaptığımız tespit sonrasında, Ankara'da "devlet Habur'da çeteyle iç içe" demişimdir. O tespiti orada yaptık. Orada çetenin kimlerden oluştuğunu o dönemi yaşayan herkes biliyor; çünkü, ondan sonra bunun hesabını birçok yerde vermek zorunda kaldılar.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)- Yüksekova Çetesi var bir de.

ALGAN HACALOĞLU (Devamla)- Hayır, o ayrı, o Yüksekova Çetesi de ayrı; bu, Habur Çetesi.

Değerli arkadaşlarım, ben, bana verilmiş olan zamanı başka türlü kullanmak istemiyorum; ama, biliniz ki, Susurluk'tan kahramanlar yaratarak, Türkiye demokrasisi hiçbir yere gidemezdi. (Alkışlar)

Biz, bu ülkenin kahramanlarının önünde, şehitlerinin önünde saygıyla eğiliriz, kahramanları baş tacı yaparız; ama, gerçek kahramanları.

Bu duyguyla, hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 16 Temmuz 2004

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook