İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2006 yılı programının hazırlanmasına dair kan.tas. (ss:872)

Algan Hacaloğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 796 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Algan Hacaloğlu (CHP), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 YILI PROGRAMININ HAZIRLANMASINA DAİR KAN.TAS. (SS:872)); konuşma 796 kelime.

Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “2006 yılı programının hazırlanmasına dair kan.tas. (ss:872)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-04-28-2006-yili-programinin-hazirlanmasina-dair-kan-tas-ss-872 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planının bir yıl ertelenmesini tartışıyoruz. Esasında, hükümet bu konuda çok önceden karar vermişti ve Türkiye'nin geleceğine yönelik stratejileri belirleme, Türkiye ekonomisinin ve sosyal yapılanmasının geleceğe yönelik vizyonunu şekillendirmeye yönelik iddialarını çok önceden rafa kaldırmıştı.

Şimdi, burada Sayın Bakanı dinledik ve burada, tasarının gerekçesini okuyoruz; özetle deniliyor ki: Devlet Planlama Teşkilatının çok iş yükü var -biraz evvel Sayın Kepenek'in de ifade ettiği gibi- ve özellikle AB ile kurulan ilişkiler çerçevesi içinde, belgeler arasında bir eşgüdüm sağlanmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, hangi belgelerden bahsediyoruz? Gerek gerekçede gerekse Sayın Bakanın söyleminde, iki belgeden bahsedildi: Bir, Ön Ulusal Kalkınma Planı... Nedir, Ön Ulusal Kalkınma Planı; bunu gördünüz mü değerli arkadaşlarım? Soruyorum; aranızda, kaç milletvekili arkadaşım, Ön Ulusal Kalkınma Planını okumuştur? Muhakkak vardır; ama, Ön Ulusal Kalkınma Planı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna gelmemiştir. Ön Ulusal Kalkınma Planı ne zaman tamamlanmıştır; 2003 yılının sonunda tamamlanmıştır. Planlama bu görevi birbuçuk yıl evvel bitirmiştir ve Ön Ulusal Kalkınma Planı 2004-2006 yıllarını kapsamaktadır, gelecek yıl sonunda da bitecektir.

Peki, diğer bahsedilen doküman nedir; ona bağlantılı olarak, 2004 yılıyla ilgili, yani, geçen yılla ilgili Stratejik Kalkınma Programı. O ne zaman hazırlanmıştır; ilgili olduğu 2004 yılının sonunda, kasım ayında hazırlanmıştır. O da bitmiştir; yani, hazırlanış zamanı dikkate alınırsa, AB ile kurulmuş olan ilişkilerden kaynaklanan bir dokümandan öte bir şey değildir. Özünde, özelinde gerek Ön Ulusal Plan gerekse 2004 yılı programı, AB'den, geçiş dönemine ilişkin kaynakların, alınabilecek muhtemel kaynakların kullanılabilmesine zemin hazırlayacak olan zorunlu dokümanlardı.

Şimdi, bu dokümanları hazırlamış olmak -aranızda plancı arkadaşlarım var; ben de Planlama Teşkilatında uzun yıllar uzman ve sorumlu olarak görev yaptım; Dördüncü Plan, Üçüncü Plan dönemlerinde görev yaptık- peki, bu dokümanlar, gerçekten, hazırlanmış olan, bitmiş olan bu dokümanlar Devlet Planlama Teşkilatının yeni bir plan yapma kapasitesini mi azaltmıştır?! Devlet Planlama Teşkilatı plan yapamaz duruma mı gelmiştir?! Böyle bir şey kabul edilebilir mi?! Planlamanın özel ihtisas komisyonları kurarak plana hazırlık çalışmalarını başlatabilmek için bir eksikliği olabilir mi?! Aydınları, örgütlü kesimleri plan hazırlığına -bundan altı ay evvel sokabilmek için- sokamamanın gerçek nedeni neydi; bence, temel neden -özünde, temelinde- bir siyasî irade eksikliğidir, temel neden plana inanmamaktır.

Evet, doğru; bundan evvel, üç kez plan bir yıl ertelendi. Bunlardan birisinde ben de görevdeydim, daire başkanıydım. 1978 yılında plan bir yıl ertelendi. O planın ertelenmesinin nedeni, geçmiş yılların... Özellikle başarılı dönemler, uygulamalar da olmuştur; ama, açıkça ifade ediyorum siyasî anlamda, bir farklı siyasetin, bir farklı ekonomiye bakışın geldiği noktada, 1978 yılında, o dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Hükümeti planın sosyal dayanaklarını, boyutunu güçlendirmek ve sanayileşmeye yönelik, toplumun da iradesini güçlendirmeye yönelik bir yeniden vizyon belirleme ihtiyacı içine girmiştir. O vizyon belirleme ihtiyacı içinde çalışmaları bir yıl ertelemiştir. Sonuç başarılı oldu olmadı; ayrı bir olay; ama, ortada öyle bir gerekçe vardı, çok net bir siyasî tercih vardı, iradeyi yeniden oluşturma ihtiyacı vardı. Sonra, 1984'te ertelendi. Niye ertelendi; çünkü, 1984'te rahmetli Özal, yeni bir vizyonu, yeni bir iddiayı ortaya attı; neoliberal ekonomi politikalarının Türkiye'nin geleceğine hâkim olması ve plan anlayışının, geleceğin ekonomik yapılanmasının belirleme anlayışının, neoliberal politikalar temelinde şekillenmesini öngördü. Bunun bedelini, tabiî, hâlâ görmekteyiz. Bu uygulamalar günümüzde de devam etmekte; ama, o geçişi yapabilmek için Dördüncü Beş Yıllık Plandan sonra, kendi döneminde hazırlanmamış olan Dördüncü Beş Yıllık Plandan sonra kendi siyasî iradesini ortaya koymak için, böyle, kalkınmada bir geriye kayış, genel anlamda bir keyfîliği gündeme getiren ve üretim ekonomisinden, ekonomiyi, ranta dayalı, giderek, 1989'dan sonra ise, yüksek reel faiz eşliğinde, belirli kesimlerin devlet kâğıtları üzerinden büyük gelirler kazandığı ve vergi politikalarının yerini içborçlanmanın aldığı, üretimsizliğin temel alındığı ve günümüzde gelindiği noktada işsizliğin, eşitsizliğin, yoksulluğun yeni boyutlara tırmandığı, sosyal adaletin büyük ölçüde zedelendiği bir noktaya gelindi. Son uygulama ise, 1995'te oldu; o uygulamanın nedeni ise yaşanmış olan krizdi. Dengeler bozuldu ve o ekonomik mantık içinde planın teknik temelini belirli noktaya oturtabilmek için bir yıl ara verildi.

Değerli arkadaşlarım, dolayısıyla, gerekçe bu değildir. Gerekçe, özünde, geleceğe yönelik bir vizyonun olmamasıdır. Gerekçe, temelinde -kimse burada bahsetmedi değerli arkadaşlarım- bir başka belge var, bugünlerde imzalanacak; üç yıllık, IMF'yle imzalanacak olan niyet mektubu ve program, IMF programı. IMF programı, 2005 ile 2007 yıllarını kapsayacak; yani, siz, kendinizi, ülkeyi, bir kez daha, beş yıldır uygulanmakta olan IMF programına endeksleyeceksiniz; elini kolunu, tekrar o ulusal birikimleri, gerçek sanayiciyi, işçiyi, memuru, esnafı, çiftçiyi ezen, elini kolunu bağlayan bu ilişkiye, gerçekten, ulusal iradeyi ortaya koymaya yönelik alanı son derece daraltan bu belgeye imza atacaksınız. Biz, burada plandan bahsediyoruz. Plan değil, bunlar şekillendiriyor ülkemizin geleceğini.

Elimizde Ön Ulusal Programın 2006 yılına ilişkin hedefleri var. Bu hedefler, ancak AB'yle kurulacak olan ilişkide, AB'yle ilişkiler çerçevesi içinde hedefler için geçerli olabilir; yoksa Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullarda, Türkiye'nin geleceğe yönelik öngöreceği hedefler için bu ön plan kesinlikle yeterli olamaz.

Değerli arkadaşımın ifade ettiği gibi, Türkiye'nin, gerçekten, 2023 yılına kadar uzun vadeli bir perspektife ihtiyacı vardır. Oturup bunları konuşmamız gerekir bu Mecliste...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 28 Nisan 2005

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook