Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 132. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Temmuz 2010 · 713 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Arslan (CHP), 9 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 713 kelime.
Ali Arslan (CHP, Muğla). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-23-2010-07-09-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ ARSLAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; önergemiz üzerinde söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, biraz önce Sayın Aslanoğlu konuşurken büyük itirazlar yükseldi, kadrolaşmayla ilgili bir sorun yokmuş gibi AKP’li milletvekili arkadaşlarımız itiraz ettiler. Ben bunu size Muğla’da yaşanan bir kadro sıkıntısıyla anlatmak istiyorum.
Muğla Üniversitesi 1992 yılında kuruldu ve bugün 25 bin öğrenciye hizmet veriyor. Dokuzuncu fakülte olarak da 2007 yılında Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi kuruldu. 12-13 civarında öğretim üyesi atandı, dekan vekili atandı. 2008 yılından beri de bu arkadaşlarımız görev yapıyor.
2009-2010 öğretim yılında Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi, 25 öğrenci almak istedi. Klinik staj yapacak hastaneyle, Muğla Devlet Hastanesiyle protokol yapılmadığı için YÖK 25 öğrenci almasına izin vermedi Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesinin. Türkiye’de bunun benzer uygulamaları var, bildi-ğim kadarıyla Rize’de var. E, olabilir yani zamanında bir eksiklik tamamlanamadı, bu sene olmadı, seneye olur diye umut ettik, sesimizi de çok fazla çıkarmadık bir teknik arıza var, bir teknik hata var diye. Gerekçe yerine getirildi, Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi yöneticileri, Muğla Devlet Hastanesiyle protokol yaptılar ve bir yıl önce kendilerine bildirilen eksikliği tamamladılar. 2010 yılına gelindi, hepimiz artık umutla bekliyoruz. 53 tane öğretim üyesi kadrosu atama isteği var Tıp Fakültesinin. Yine 25 öğrenciyi almak için müracaat edildi. Dedik ki geçen seneki eksiklik tamamlandığına göre artık bu sene Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrenci alabilecek.
Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, Hükûmetiniz tarafından, özellikle Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’deki hekim sayısının yetersiz olduğu ve bunun tamamlanması gerektiği konusunda müthiş bir talebiniz var, isteğiniz var. Hatta bu Mecliste geçtiğimiz dönem hekim eksikliğini tamamlamak için yabancı ülkelerden yasayı değiştirerek doktor getirmeyi bile denediniz. Ahmet Necdet Sezer veto ettiği için geçen dönem o yabancı doktorların Türkiye’ye gelmesi engellendi.
Değerli arkadaşlarım, gerçekten de olabilir, Türkiye’de, ben, gerçi… İddia ediyoruz ki Türkiye’deki asıl sorun hekim eksikliği değil, hekim dağılımındaki sorunlar nedeniyle Türkiye’de sağlık problemleri yaşanmaktadır ve hem hekim eksikliğini iddia ediyorsunuz… Buna dayalı olarak Muğla Tıp Fakültesi 25 öğrenciyi almak istiyor. 2009 yılında Devlet Hastanesiyle protokol yapılmadığı için öğrenci alımına izin vermiyorsunuz. Bu eksiklik gideriliyor ve 53 tane de öğretim üyesi kadrosu isteniyor. YÖK, bu 53 öğretim üyesi kadrosunu vermiyor. Öğrenci alımına geliyor sıra, diyorlar ki: “Öğrenci alalım, 25 öğrenci alalım.” Bütün altyapısı hazır Muğla Üniversitesi Tıp Fakültesinin. Gerekçe ne, biliyor musunuz değerli arkadaşlar? YÖK gerekçe gösteriyor: “Öğretim üyesi eksikliğiniz nedeniyle size öğrenci veremiyoruz.” Yani hem öğretim üyesini vermiyorsunuz hem de onu gerekçe göstererek “Öğretim üyeniz yok.” diye öğrenci alımına izin vermiyorsunuz. Yani akıllara durgunluk veriyor. Nerede var? Hangi bilimde, hangi devletin işleyişinde böyle bir gerekçe olabilir? Biz şaşırdık.
Dün 3 Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili olarak, ben, Sayın Fevzi Topuz ve Sayın Gürol Ergin YÖK Başkanına ziyarete gittik. “Bakın, burada bir şey var, bizi rahatsız eden bir olay var. Nedir?” dedik. “Ben rektörünüze güvenmiyorum.” dedi. Niye? Rektör, Ahmet Necdet Sezer tarafından atanmış bir rektör. Zaten dört ay sonra görev süresi sona eriyor. Hesap şu: “Rektörü ben atayayım, yeni rektör kursun tıp fakültesini, kadrolaşmayı ben yapayım.” diyor.
Değerli arkadaşlarım, gerçekten, bakın, Muğla, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden. Sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması gerekiyor. Muğla’da sağlık turizmiyle ilgili başka gelişmeler de yapılabilir. Muğla Tıp Fakültesi sadece Muğlalılar için değil, Türkiye için de çok önemli bir fakülte ve maalesef Muğla Tıp Fakültesinin gelişmesi YÖK Başkanının -tabii, YÖK Başkanı derken sizleri de bunun dışında tutmamak lazım- sırf siyasi hesapları nedeniyle maalesef bugün öğrenci alamaz durumda, iki yıldan beri bekliyor. Yani bunda ne izan var ne akıl var, hiçbir hesaba kitaba sığmıyor.
Bakın, efendim, Muğla Üniversitesi Rektörünün kadrolaştığını düşünelim…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Arslan, konuşmanızı tamamlayınız efendim.
ALİ ARSLAN (Devamla)…yani sizin söyleminize göre kadrolaşsın, kendine uygun, kendi ideolojisine uygun insanlar alsın. Ee, ne işe yarıyor? Zaten siz, kendiniz, iki oy alsa bile başka insanları rektör yapabiliyorsunuz; yapma hakkınız, yetkiniz var. Yani elinizde bu kadar büyük güçler varken, rektörü cezalandıracağım derken, niyetiniz varken, niye Muğlalıları cezalandırıyorsunuz?
Çok köklü bir üniversite Muğla Üniversitesi, “Bilginin Sevgiyle Buluştuğu…” diye bir sloganı var. Gerçekten Muğlalılar bütün üniversiteyi, bütün üniversite öğrencilerini yüreğine basmış, kucağına almış, sevgiyle o genç çocuklarımızın eğitimine katkıda bulunmaya çalışıyor. Böyle bir ilin, YÖK’ün, AKP’nin hesaplarına uymadığı için cezalandırılmış olmasını burada ben şiddetle kınıyorum. YÖK Başkanının yani bu uygulamasıyla, bence o makamında bir dakika bile oturamaması lazım.
Değerli arkadaşlarım, ben yeni kurulan üniversitelerin hayırlı olmasını diliyorum ve hepinize “hayır”lı günler diliyorum.
Çok teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 9 Temmuz 2010