Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Nisan 2005 · 1.572 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Coşkun (AK Parti), 7 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 1.572 kelime.
Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2005-04-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlar; esnaf ve sanatkârlar meslek odaları ve birlikleri federasyonu ve konfederasyonunu ilgilendiren yasa tasarısı hakkında, kısa olarak görüşlerimi bildirmek için huzurunuza çıkmış bulunuyorum. Böylece, Bakanlığımıza tevdi edilen iki soruyu da cevaplandırma fırsatı bulacağım.
Neden bu yasa tasarısı geldi? Değerli arkadaşlar, 1960'lı yıllarda dernekçilikle başlayan, sonra federasyona dönüşen ve sonra oda kurulması konusunda çıkarılan 507 sayılı Yasayla gelişen ve konfederasyon olan bu sistem, yıllar itibariyle, çeşitli değişikliklerle, âdeta, yamalı bir bohça haline gelmişti.
Avrupa Birliği sürecinde, müzakere tarihlerinin başlayacağı bu yılın 3 Ekimi gelmeden, aynen, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yasasını yeniden yazıp Yüce Meclisten geçirerek yasalaştırdığımız gibi, kutsal bildiğimiz emeğiyle, varsa kısmî sermayesine alınterini katarak ailesini geçindiren ve törelerimizin temel taşı, demokratik rejimimizin önde gelen teminatlarından olan esnafımızın haklarının daha çağdaş bir yasayla korunması, yanında çalışanların eğitimi ve haklarının düzenlenmesi ve yanında çalışanlar ile aileleri hesaba katıldığı zaman 20 000 000'u aşan bu değerli insanlarımızın haklarının düzenlenmesi bakımından, bu yasa, Bakanlığımız tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanırken, benden önce konuşan arkadaşların da söylediği gibi, çok geniş bir dayanışma içinde, illerde birliklerle, odalarla, federasyonla, konfederasyonla yoğun çalışmalar sonucunda, hatta muhalefet partimizin ve diğer partilerin de görüşleri alınarak, bir mutabakat neticesinde bu yasa Bakanlar Kurulundan geçerek komisyona intikal etmiş; komisyonda, altkomisyon kurulmuş, 3 temel maddede değişiklik yapılarak, bir iki yerde de makul olan ilaveler yapılarak, bu yasa huzurunuza gelmiş bulunmaktadır.
Değerli arkadaşlar, zaman içinde, âdeta, bir şehrin çarpık yapılaşması gibi yapılaşmış bu sistemin bu yasayla düzenlenebilmesi için...
Sayın Başkanım, esas dinlemesi gereken arkadaşlar dinlemiyorlar, tartışma yapıyorlar. Rica ediyorum...
RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)Baştan alın, Sayın Bakan.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Çünkü, komisyonda söz sahibi değerli arkadaşlarımdır bunlar; çok teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlar, evet, bu çarpık yapılanmayı düzenleyebilmek için e-devlet başlangıcımızı, biz, Bakanlık olarak e-esnaf olarak başlattık ve bu programı izleyenler biliyorlar, Avrupa Birliğinde bile, Alman Federasyon Başkanının bile hayranlıkla bu programı izlemesini parantez açarak belirtmek istiyorum. Yasa çıktıktan sonra, şifreler kalkacaktır, herkes veri tabanına girerek istediği bilgiyi alabilecektir; tabiî, gizli bilgiler şifreye tabidir; çünkü, bu programda, şimdiye kadar yapılamayan, Bağ-Kur, Sosyal Sigortalar Kurumu, bankalar, Maliye, vergi daireleri bu veritabanından istifade edebilecektir. Basına tanıttığımızda, Sayın Tacidar Seyhan bu programı izledi; görüşlerini burada belirtirse çok memnun olurum; diğer arkadaşlar da, AK Partiden, yoğun olarak izlediler. Değerli arkadaşlar, böylece, esnaf, tamamen, haklarının korunması bakımından ve doğru işlemler bakımından kayıt altına alınmış oluyor, ilk defa cumhuriyet tarihinde.
Şimdi, şu andaki tablo nedir; 1 konfederasyon, 13 federasyon, 82 birlik, 3 459 oda -bunlar meslek odaları- 72 ajanlık vardı ve bu yasayla, ajanlıklar, artık, fonksiyonunu yitirdiği için kalkacaktır. Buna paralel olarak, yasada, 200 üyenin altında oda kurulamayacağı vazedildiği halde, ve 100 üyeye düştüğü zaman da 200'den fazla üyeyle kurulan odaların kapatılması öngörüldüğü halde, yüzlerce oda, 20 kişi, 30 kişiyle hâlâ hayatını sürdürmektedir; dolayısıyla, şu anda, bugün itibariyle, 100'ün altına düşmüş 125 oda tespit edilmiştir. Ayrıca, toplam 5 726 608 esnaf bu sanatkâr veritabanına kaydedilmiş, 3 443 255 tanesi taranarak aktif üye olarak çalışmalarının yasal olarak devam ettiği tespit edilmiş, 2 283 353 üyenin de hâlâ pasif üye olduğu veritabanına işlenmiştir. Yasanın çıkmasıyla beraber bunlar da incelenmektedir; dolayısıyla, sağlıklı bir yapı kazanılacaktır. Artık, kongrelerde yapılan kavgalar bitecektir; çünkü, veritabanından alınan hazırun cetvelleriyle genel kurullar yapılacaktır, bir gün önce doldurulan defterlerdeki üyelerle değil; çünkü, maddeler geldiği zaman bu konular tartışılacak; yasa, geniş bir yasa, okuyamamış arkadaşlar olabilir, bunları belirtiyorum. Yani, bu, e-esnaf projesiyle, zaten bu yanlışlıklar düzeltilecektir.
Bir başka konu: İlk defa, yeni kayıtlar, tadilatlar, terkinler, sicil müdürlükleri kurularak yapılacaktır. Bilindiği gibi, sicil müdürlükleri, yargı gözetiminde görev yapmaktadır. Bugüne kadar, sadece birliklerde atanan özel memurlarla bunlar yapılmıştır. Yani, savcı, hâkim, müracaatçı aynı şahıs olmuştur ve şikâyetler buradan kaynaklanmaktadır. Bütün iyi niyete rağmen, esnaf vasfını taşımayan kişilerin de üye kaydedildiği görülmektedir. Dolayısıyla, bunlar düzeltilecektir yargı gözetiminde ve bütün kongreler yargı gözetiminde yapılacaktır.
Peki, meslek odasının kurulmasına nasıl karar verilecektir? Yasa gereği, bilindiği gibi, Esnaf ve Sanatkârlar ile Tacirleri ve Sanayicileri Belirleme Koordinasyon Kurulu vardır. Bu Kurulda, hem devlet hem sivil toplum kuruluşları temsil edilmektedir. Dolayısıyla, o konuda, o ilde veyahut da Türkiye genelinde, o meslek dalında oda kurulup kurulmayacağı kararını bu kurul vermektedir. Nitekim, bugüne kadar birçok karar Resmî Gazetede yayımlandıktan sonra, Danıştay tarafından ya bozulmuş, üst kurula çıkmış, orada da bazen kabul edilmiş, bazen bozulmuştur. Dolayısıyla, bu sistem, fevkalade, yeni odaların kuruluşunu kontrol altında yürütecek bir özelliğe kavuşmuş olacaktır.
Değerli arkadaşlar, bunun yanı sıra, 1 100 000'i aşan üye sayısıyla, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifleri Birlikleri ve Merkez Birliği bulunmaktadır. Huzurunuzda, bu e-esnaf projesi hazırlanırken, odaların, birliklerin, federasyonun, konfederasyonun ve esnaf ve sanatkârlar kredi kefalet merkez birliklerinin ve kooperatiflerin verdiği desteklere hasbelkader Bakan olarak şükranlarımı bildiriyorum. Eğer onlar bu anlayışı göstermeseydi, fedakârca gece gündüz çalışmasalardı, bizim bu seviyeye gelmemiz mümkün olmayacaktı.
İşte, bu çerçevede, yine, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliğiyle yaptığımız çalışmaları uyum içinde sürdürdük. Bakanlar Kurulumuzun yayımladığı kararnameler çerçevesinde, Hazinenin destekleriyle ve -huzurunuzda yine teşekkür borçluyum- Halk Bankasının verdiği desteklerle, 30.1.2003 tarihinde faizler yüzde 59 iken, Bağ-Kura borcu olan esnaf kredi alamazken ve kredinin limiti 5 milyar lirayken, hükümet kararıyla, bu 5 milyar Türk Lirası 15 milyar Türk Lirasına çıkarılmış, yüzde 59 olan faiz yüzde 18'e düşürülmüş ve yüzde 10 alınan kefalet kooperatifi için blokaj yapılan sermayenin nispeti de 3'e düşürülmüştür. İki yıl süreye böldüğünüzde, en kısa vade için yüzde 1,5 daha şarj gelmektedir ve şu anda esnafımız yüzde 19,5 maksimum faizle kredi kullanmaktadır.
Bankalarımızın imkânlarının artması ve ekonomideki gelişmelere paralel olarak enflasyonun tekli rakamlara inmesi, reel faizlerin küçülmesi ve banka maliyetlerinin makul seviyeye inmesiyle bu faizler daha aşağıya düşürülecek ve limitler de ilk kademede, inşallah, imkânlar olduğunda 25 milyar liraya çıkarılacaktır.
Şimdi, bu çerçevede, ne oldu; 2001 yılının krizinin neticesinde, 2002 yılında sadece 153 trilyon lira kullanan esnaf, birdenbire, 2004 yılının sonunda 1 katrilyon 200 trilyon lirayı aşan bir kredi kullandı ve kapanan kepenkler açıldı.
Değerli arkadaşlar, esnafın sıkıntısı var. İşsizlikle de büyük sorunlarımız var; ama, lütfen, işsizliğin giderek azaldığını ve kepenklerin de hızla açıldığını kabul edelim. Yani, hiçbir şey olmuyor, kepenkler kapanıyor...
RASİM ÇAKIR (Edirne)Neresi; Türkiye mi Sayın Bakan?! Türkiye'den mi bahsediyorsunuz?!
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Efendim, bir süreç meselesi. Bakın, rakam veriyorum ben size ve 2005 yılı itibariyle, bu rakam, şu anda, 2 katrilyon lirayı geçti; 153 trilyon liradan 2 katrilyon lira. Hangi enflasyonda; yüzde 40'lı enflasyonda 153 trilyon lira -yüzde 59 faizle- şimdi, tekli rakamda enflasyonda 2 katrilyon lirayı geçti.
Değerli arkadaşlar, peki risk ne oldu; kaç kişi kullandı bunu; 800 000 esnaf kullanmış. Değerli arkadaşlar, döner sistemle daha çok kullanılacak.
Şimdi, riske gelince... 2002 yılında sayısal olarak takibe alınan üye sayısı 1 100 000'i aşan üye içinde yüzde 23,47'yken, bakın, 2004 yılının sonunda yüzde 0,94'e düşmüş, yüzde 1'in altında.
Değerli arkadaşlar, şimdi, doğruyu söyleyelim, yanlışı tenkit edelim. Biz de, ona göre, doğru sözde saygıyla eğilelim.
Peki, Halk Bankasının riski ne olmuş; Halk Bankasının riski, takipteki kredi alacakları, 2002 yılında yüzde 41,9'ken, 2004 yılında yüzde 4,6'ya inmiş. Bunu takdirlerinize sunuyorum. Tabiî ki, bu, aynı zamanda, ekonomik gelişmemize paralel olarak esnafın işlerinin -tümünün iyi olmamakla beraber- iyiye gittiğinin açık delilidir.
Daha fazla vaktinizi almak istemiyorum. Bu yasayla bir şey daha olacak; artık, sicil gazetesi gecikerek çıkmayacak; çünkü, e-esnaf veri tabanında elektronik olarak internet ortamında çıkmaya başlayacaktır.
Ayrıca, tabiî, 400 000'in üzerinde kepenk açılırken, 800 000 kişi kredi kullanırken, gelişen bir şey daha var.
Değerli arkadaşlar, organize sanayi bölgelerine ve özellikle esnafı ilgilendiren küçük sanayi sitelerine verdiğimiz önem, yeni tamamladığımız küçük sanayi siteleriyle 2003 yılında 9 096, 2004 yılında 14 514 kişi de esnaf yanında yeniden işe başlamış durumda; 23 610 kişi. Dolayısıyla, esnafımızın durumu budur ve inşallah, bu emek sahibi, alınterini azığına katan bu insanları daha onurlu bir seviyeye getirecek bir yasayı takdirlerinizle çıkarmış olacağız ve bu, sadece iktidarın değil, bu Yüce Meclisin ve esnafın kazancı olacaktır.
Değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisinden Mersin Milletvekili Vahit Çekmez arkadaşımızın sorduğu suale gelince; bu yıl işyeri kapatan esnafın sayısı ve oranlarını sordu. 2001 yılında yüzde 84'lük bir oranla karşı karşıyayız, açılan ve kapanan arasında. Bu oran, 2002 yılında yüzde 96'ya çıkmış; bizim geldikten sonra aldığımız tedbirlerle, 2003 yılında yüzde 74'e, 2004 yılında yüzde 63'e inmiş; 2005 yılında -ocakla şubat ayının neticesini veriyorum- yüzde 55 civarında. Giderek açılan-kapanan oran makul seviyelere inmektedir. Şunu da söyleyeyim. Aslında, bu oranlar iki yıl içinde daha da düşüktür; ancak, söylediğim gibi, pasif üyeler, tamamen 100'ün altında olan odalar kapatılıyor, pasif üyeler üyelikten çıkarılıyor, dolayısıyla bunlar da kapanmış gibi gözüküyor. Belki yasa çıktıktan sonra, bu pasif üyelerdeki düzenleme dolayısıyla, bu rakamlar da değişebilir. Onu da, yanlış yorumlanmasın diye takdirlerinize sunuyorum.
Değerli Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bir başka soru. Vahit Çekmez arkadaşımız aynen şöyle söyledi; büyük mağazalar kanununun hangi safhalardan geçtiğini anlattı; çok teşekkür ediyorum. Doğrudur, 50'nin üzerinde toplantı yapılmıştır. İtalya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Japonya, Fransa'daki durumlar incelenmiştir ve şehrin çarpık yapılaşmasını önlemek, önüne gelen süpermarket, hipermarket, vallahi billahi süpermarket... Burada, gidin, Atakule'nin karşısında, o cadde üzerinde "Çok Süper Market" açılmış; adı aynen böyle, Çok Süper Market. Şimdi, apartman daireleri -trafiğin en yoğun yerinde- alınıyor 7 katlı, 8 katlı, belki taşıma duvarları da yıkılıyor, süpermarket haline getiriliyor.
Bir taraftan belirli saatlerde şehrin trafiğinden dolayı meydana gelen yoğunluğu önlemek, diğer taraftan ekonomik yoğunluğu yüksek olan yerde esnafın, bakkalın haklarını korumak, diğer taraftan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin bu süpermarketlere üreterek verdiği ürünler dolayısıyla haklarını korumak... Dolayısıyla, bu yasa bizden önce hazırlanmıştı; fakat, çok devletçi, müdahaleci bir yasaydı. Bunu, çağdaş, Avrupa Birliği standartlarına uygun hale getirdik. Burada daha birçok yenilik var.
Bakın, şimdi, çıkın, mağazalara, yüzde 70 indirim, 10 ay, 11 ay taksit, faiz yok. Tabiî, faiz yok deyince, ben, onurlanıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 7 Nisan 2005