İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti ile makedonya cumhuriyeti arasında işbirliği protokolünün onaylanması hk. (s.s.939)

Ali Dinçer

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Nisan 2006 · 1.088 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Dinçer (CHP), 5 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE MAKEDONYA CUMHURİYETİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASI HK. (S.S.939)); konuşma 1.088 kelime.

Ali Dinçer (CHP, Bursa). “Türkiye cumhuriyeti ile makedonya cumhuriyeti arasında işbirliği protokolünün onaylanması hk. (s.s.939)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-dincer-22-2006-04-05-turkiye-cumhuriyeti-ile-makedonya-cumhuriyeti-arasinda-isbirligi-proto (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ DİNÇER (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Makedonya, Balkanların, küçük, ama, önemi özellikle bizim için büyük olan bir ülkesi. Bizim, Makedonya'yla kültürel bağlarımız, tarihî bağlarımız çok geriye gidiyor.

Makedonya, diğer Balkan ülkeleri gibi sınırları gerçekçi olarak çizilmemiş bir ülke. Son yüzelli yıl içinde Osmanlı'dan ayrılmaların başlamasıyla birlikte Balkanlarda sınırlar çok değişti, sık değişti. O yüzden sağlıklı, gerçekçi sınırların olduğunu kabul etmek mümkün değil; ama, bugünkü uluslararası nizama göre, ülkelerin sınırlarının değişmezliğini hepimiz kabul ediyoruz.

Bu karmaşık tarih nedeniyle, Balkanlarda, biz Türklerin, Makedonyalıların, Arnavutların benzer bazı özellikleri var. Bugün Makedonya sınırları dışında yaşayan çok Makedon var; Kuzey Yunanistan'da Yunan Makedonyasında, Güney Bulgaristan'da Bulgar Makedonyasında yaşayan Makedonlar var. Arnavutların da Yugoslavya'da, Makedonya'da, Yunanistan'da yaşayan çok büyük kolonileri var. Zaten Türkler de, Osmanlı İmparatorluğunun uzun süre yönettiği bu yörelerde, yaygın bir şekilde, hâlâ yerleşik durumdalar.

Makedonya'nın bizim için önemi şu: Pek çok Balkan ülkesi Osmanlı İmparatorluğundan ayrılırken, tabiî, sıkıntılar olmuştu; fakat, bu sıkıntıların en az yaşandığı ülkelerden birisi Romanya ise diğeri de Makedonya'dır. O nedenle de, Balkan ülkelerini dolaştığınız zaman, Osmanlı'dan kalma, Türklerden kalma pek çok eseri Makedonya'da daha fazla görürsünüz. Üsküp'te, Ohri'de bazı yerleri gördüğünüz zaman, Türkiye'deki, Anadolu'daki eski yerleşim yerleriyle kıyaslayabilirsiniz, belki de hemen hemen aynılarını görürsünüz. Ankara'da Kale içindeki evlerin benzeri evleri, bağdadî evleri Üsküp merkezde görebilirsiniz, Ohri'de görebilirsiniz. Hatta, Osmanlı dönemindeki çok kültürlülüğün izlerini, Üsküp'te, diğer Makedon şehirlerinde, üç semavî dinin ibadethanelerinin yan yana olmasında görürsünüz. Hatta Halvetîlik, Cerrahilik, Mevlevîlik, Bektaşilik, Nakşîlik gibi pek çok dergâhın da yan yana olduğunu görürsünüz. Hatta, bu dergâhlarda, bu tarikatlar arasında geçişlerin çok rahat olduğunu görürsünüz. Belli bir süre bir dergâha mensup olan kişinin, örneğin, Halvetîlikten Bektaşîliğe geçebildiğini görürsünüz. Son derece özgür bir inanç dünyası yerleşmiş ve hâlâ onun izleri burada görülüyor.

Bizim, Makedonya'yla ilgili, ta baştan onu ilk tanıyan ülke olmaktan kaynaklanan bir titizliğimiz var. Biz, sadece, Makedonya'nın ismini kullanmasını değil, ulusal simgesini, sembolünü kullanmasını da öngördük ve o konuda onları destekledik, Yunanistan'ın bütün baskılarına rağmen. Bir Makedon güneşi sembolleri var, bayrakları var; gündöndüyü, ayçiçeğini andırıyor; onun kullanılmasını dahi, Yunanlılar önlediler. Aslında, birlikte, Balkanlarda temel insan hak ve özgürlüklerinin eksiksiz uygulanabilmesi için işbirliği yapabileceğimiz önde gelen ülkelerden biri Makedonya; çünkü, Kuzey Yunanistan'daki Makedonlara "Makedon" denmesini kabul etmiyor Yunanistan. Nasıl, Batı Trakya'daki Türklere "Türk" denmesini kabul etmiyorsa, aynı şekilde, yine, Kuzey Yunanistan'daki Ulahlara, Romence konuşanlara da "Yunanlı" olarak bakıyor. Hatta, çok sayıda Arnavut var Yunanistan'da, onların bile kendi kültürel haklarını sınırlıyor. Biz, bu tür temel insan hak ve özgürlüklerinin en geniş anlamda Balkanlarda, Avrupa'da uygulanabilmesi için, Makedonya'yla çok rahat işbirliği yapabiliriz.

Makedonya'nın sınırları tarihî olarak çok geniş. Bugün Bulgaristan'da bulunan Filibe Şehri, aslında, Büyük Makedonya'nın ilk başkenti ve adını da, büyük İskender'in babası Kral Philip'ten alıyor. Makedonlara tarih boyunca barbar diye bakan Yunanlılar, nedense, bugünkü devletlerinin politikasıyla onların kimliklerini kabul etmiyor; onları, Yunanlı kabul ediyor. Halbuki, çok farklı dilleri var. Makedonlar Slav kökenli bir dil kullanıyorlar; Yunancayla hiç ilgisi yok. Hatta, öğrenciliği sırasında, Büyük İskender Atina'da öğrenciyken olimpiyatlara katılmasını kabul etmiyorlar; çünkü, o zaman olimpiyatlara sadece hür Atina vatandaşları katılabiliyormuş. Büyük İskender'i barbar addediyorlar ve onun olimpiyatlara katılmasını dahi engelliyorlar; ama, şimdi, bir tezat içinde yaşıyorlar. Bu haksızlığın giderilmesi için, Makedonya'ya, biz, pek çok konuda yardım ettiğimiz gibi yardım ediyoruz.

Makedonların Türkiye'ye bakışında da çok olumlu yanlar vardır. Selanik de, aslında, Büyük Makedonya'nın Ege limanı olarak kabul edilir. Selanik'te doğan, bugünkü Makedonya sınırları içerisindeki manastırda, askerî lisede okuyan Mustafa Kemal Atatürk'ü Makedonya'nın yetiştirdiği bir büyük devlet adamı olarak görürler. Hatta "Makedonya dünya tarihine iki büyük devlet adamı vermiştir; birisi Büyük İskender, birisi Mustafa Kemal Atatürk'tür" derler. Böylesine yakın ilişkiler içinde olduğumuz bu ülkeyle bizim çok daha yakın ilişkiler içine girebilmemiz lazım; ama, arkadaşlarımız da belirtti, Haluk Bey de belirtti, Makedonya'da komşumuz Yunanistan çok etkin, bütün bu problemlere rağmen. Bugünlerde Türkiye'de adı çok geçen Finansbank'ı alan Yunan bankası şu anda Makedonya'nın da en büyük bankası. Finans sektöründe olsun, üretim sektöründe, reel sektörde, sanayide olsun, ticarette olsun, Yunanistan bayağı etkili. Yugoslavya'yla hâlâ güçlü ticarî ilişkileri var. Biz ise, çok daha geniş ekonomik ilişkilere sahip olabilecekken, hemen hemen sadece ticaret yapıyoruz Makedonya'yla. Halbuki, Türkiye'de, şu çatı altında olsun, iş dünyasında olsun, sanat dünyasında olsun, akademik dünyada olsun çok değerli yurttaşlarımız var Makedonya kökenli.

Biliyorsunuz, Balkanlar soğuk bir ülkedir. "Balkanlar üzerinden gelen soğuk dalga" deriz hep Türkiye'de, kar getirir. O nedenle de, dericilik, kürk işi, saraciye çok gelişmiştir ve ağırlıklı da, bizim soydaşlarımızın elinde olan bir sanattır. Onların Türkiye'ye göç etmesiyle, bu sektörde, deri sektöründe, deri konfeksiyon sektöründe bellibaşlı firmalar Makedonya kökenli patronlara sahiptir. Daha pek çok alanda çok başarılı Makedonya kökenli yurttaşımız var. Bizim, öncelikle onları teşvik etmemiz ve onların Makedonya'ya yatırım yapmasını sağlamamız gerekiyor. Makedonya'yla siyasî, kültürel ilişkileri çok yoğun ekonomik ilişkilerle güçlendirmek durumundayız. Balkanlar, bizim, Avrupa'ya açılan kapımız, Makedonya da; orada önemli bir mücevher bizim içim.

Değerli arkadaşlarım, sadece ticaret yapmakla kalmamak gerekiyor. Altyapı açısından taahhüt sektörümüzü de hareketlendirerek, uluslararası işbirliği imkânlarını da ortaya çıkarmak için gerekli koordinasyonu üstlenerek, biz, büyük projelere imza atabiliriz. Örneğin, bir proje, Türkiye'den başlayıp, bizim otoyolumuzla devam edip, Üsküp'ten geçip, Arnavutluk'un Durres Limanına ulaşmak durumunda. Makedonya, şu anda, kötü koşullardaki bu yolu kullanıyor denize açılmak için; çünkü, Selanik'i kullanması, Yunanistan'la arasındaki ilişkilerden dolayı zor durumda. Çok daha rahat kullanabilecekken Selanik'i, liman olarak kullanamıyor, demiryolu olarak da kullanamıyor; zorunlu olarak Arnavutluk'a, Durres'e gidiyorlar, bir de Bulgaristan'ın Burgaz Limanına gidiyorlar. Bu yol biterse, Makedonya, Arnavutluk, Adriyatik, bizim çok yakından ilgili olduğumuz bu bölgeler, Türkiye'yle çok daha sıkı bir ilişkiye geçebilirler. Bu projenin finansmanı için, uluslararası finans konsorsiyumunun gerçekleştirilmesi için, Türkiye'nin öncülük yapması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ DİNÇER (Devamla)Zaten, böyle bir proje, kuvveden fiile çıkarsa, büyük olasılıkla taahhüdünü de bizim firmalarımız üstlenecektir.

Bir başka alan, Makedonya ile bizim işbirliği yapmamız açısından, turizm alanı. Türkiye'deki göller bölgesine benzer çok güzel bir göller bölgesi var Makedonya'nın ve Türkiye'de o bölgeden gelen çok sayıda insan var. O Ohri'ye, Struga'ya, o göller bölgesine Türkiye'den insanların turist olarak gidebilmesi için gerekli desteği Türkiye Cumhuriyeti sağlamalı ve Makedonya'dan Türkiye'ye turizm akımını da desteklemeli. Hatta Türk firmalarının, Avrupa'da önemli bir turizm merkezi olan, kış sporları açısından olsun, yayla sporları açısından olsun, göl kenarı turizmi açısından olsun, önemli bir turizm merkezi olan Makedonya'da, turistik yatırım firmalarımızın iş yapmasını, yatırım yapmasını TİKA kanalıyla desteklemek gerekiyor. Zaten bu protokolü yürütecek olan Türkiye İşbirliği Kalkınma Ajansı (TİKA). Onun, özellikle Makedonya'ya yönelik faaliyetlerinde, operasyonlarında daha geniş finansman olanaklarıyla donatılması Türkiye'nin de lehine olacaktır. Orada yatırımları desteklemesinde büyük yarar vardır.

Batı'yla, Avrupa'yla bütünleşmek durumunda olan Türkiye'nin, böylesine bir dost ülkeyle, kardeş ülkeyle işbirliğini zenginleştirecek olan bu anlaşmayı sevinçle karşılıyoruz, destekliyoruz.

Sayın Başkana, müsamahasından dolayı teşekkür ediyorum. Divan üyesi olarak bu kadar süresini almamam gerekirdi; kusura bakmasın, özür diliyorum. Siz değerli milletvekillerine de en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 5 Nisan 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook