İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri hakkında

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 84. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Nisan 2006 · 1.073 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 5 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA); konuşma 1.073 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Çalışma saatleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-05-calisma-saatleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Danışma Kurulu önerisi aleyhinde söz aldım; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dün, yine bir Danışma Kurulu önerisi önümüze geldi ve burada görüşülerek, bu haftanın gündemi belirlendi. Bugün iki Danışma Kurulu önerisi huzurumuzda; hem 23 Nisan ve hem de önümüzdeki haftanın gündemiyle ilgili öneriler.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarının çok verimli ve sağlıklı olduğu inancında değilim. Milletimiz, bizden, daha verimli, daha sağlıklı, daha başarılı Meclis çalışmaları bekliyor.

Dün, burada, terörle ilgili olarak değişik görüşler ortaya konuldu; ancak, yapılan bu görüşmelerin bir yasak savma kabilinden olduğunu, özellikle hükümet kanadının açıklamalarının son derece yetersiz olduğunu ve gazete bilgilerinden öteye herhangi bir açıklamanın yapılmadığını bütün milletimiz üzülerek gördü. Bizler bekliyorduk ki, dün, burada, Sayın İçişleri Bakanından ve Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına konuşan milletvekilimizden, terörün hangi sebeplerden kaynaklandığını, bunların sebeplerinin neler olduğunu, hangi ortamlarda gelişip büyüdüklerini, bunların iç ve dış sebeplerinin neler olduğunu ve terörü önlemek için hükümetin hangi stratejilerinin olduğunu, bundan sonra hangi plan ve programları uygulayacağı hususunun burada açıklanmasını bekledik; ancak, bütün konuşmalardan sonra belleğimizde kalan bu konuyla ilgili bir tek husus olmamıştır. Halkımız, bugün, yine, terör örgütünün 5 güvenlik görevlimizi şehit ettiğini öğrendi, çok büyük bir üzüntüyle. Üçbuçuk yıllık dönemde, şehit olan terör örgütü mensuplarımızın (x) sayısı 257'ye ulaştı ve memleketimizin, milletimizin en büyük meselesi olarak, en büyük problemi olarak, en büyük derdi olarak önümüzde duran bu terör meselesi, dün, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu şekilde mi görüşülmeliydi?! Bununla ilgili çözüm önerilerinin, özellikle, hükümet kanadından Meclise ve milletimize çok açık bir şekilde, açık bir dille anlatılması gerekmez miydi?! Dün, büyük bir sukutu hayale uğradık ve terör örgütünün son bir haftadır yapmış olduğu eylemlerden dolayı büyük bir karamsarlık içinde olan milletimizin, bu karamsarlığını izole edecek görüş ve önerilerin buraya konulması gerekirdi.

Biz, dün akşam, bir televizyon kanalında, bu konuyla ilgili bir açıkoturuma katıldık, Sayın Hasan Fehmi Güneş'le beraber. Orada, onlarca telefon, yüzlerce mail açıkoturum esnasında geldi ve vatandaşlarımızda büyük bir karamsarlığın hâkim olduğunu gördük. Bu karamsarlığın mutlaka giderilmesi lazım geldiği inancı ortaya çıktı. O nedenle, terörle ilgili meselenin, dün, sadece, bu kadar kısa bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirilmesi hiçbirimizi tatmin etmemiştir. Bununla ilgili olarak bir genel görüşme açılması gerekmektedir. Gerekirse, bir gizli oturumla, bunun iç ve dış sebeplerinin çok açık bir şekilde ortaya konulup, bununla ilgili hangi tedbirlerin alınması lazım geldiği hususu, muhalefetin bu noktada hangi katkıları sağlayabileceği hususu, hükümet yetkilileri tarafından dile getirilmesi gerekiyordu.

Değerli milletvekilleri, şimdi, Meclis çalışmalarının sağlıklı olmadığını, verimli olmadığını, muhalefete itibar edilmediğini söyledim. Bakınız, çok canlı bir örnek elimde. Kredi kartlarıyla ilgili, bundan çok kısa bir süre önce Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir kanunu kabul ettik. O gün o kanun burada görüşülürken, birbuçuk saat içerisinde o kanunun Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirilmesi için o kadar büyük bir gayret gösterildi ki, bunu anlamak mümkün değil; ama, bugün gelinen noktada, kredi kartı mağdurlarıyla ilgili olarak Merkez Bankasının belirlemiş olduğu akdî ve gecikme faizlerinin açıklanan rakamların benim bu konudaki yapmış olduğum konuşmaların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkardı. Aylık akdî faiz 5,75; gecikme faizi 6,88.

Ben, o akşam Meclis kürsüsünden, geldim, bu konuyla ilgili olarak tam 5 konuşma yaptım, "yanlış yapıyorsunuz, Merkez Bankasına bu yetkiyi verirseniz 22 banka Merkez Bankası önünde büyük bir lobi oluşturur ve o lobi, Merkez Bankasında o kadar etkili olur ki, faiz oranlarını yüzde 4, yüzde 5, yüzde 6 olarak açıklar" dediğimde, AK Parti sıralarından milletvekillerimiz bana itiraz etmişlerdi; tutanaklar burada. Ben, yüzde 4, yüzde 5, yüzde 6 olursa ne yapaksınız diyorum; diyor ki oradan birisi "yok yok", "yok, olmaz öyle bir şey", "yok yok, demez" Bunlar tutanaklarda… Yalvardım o akşam, yapmayın, etmeyin dedim. İşte, konuşma tutanaklarım burada. Yani, bu yetkiyi Merkez Bankasına vermeyin dedim; ama, bugün geldiğimiz noktada Merkez Bankası, maalesef, vahşi kapitalizmin çok canlı bir örneği olarak yüzde 5,75 akdî faiz, yüzde 6,88 gecikme faizi.

Değerli milletvekilleri, bunların totali yüzde 80 yapar. Siz, Türkiye'de iktidar olarak enflasyon hedefinizi 2005 yılında yüzde 5 olarak açıklayacaksınız; ancak, kredi kartını herhangi bir sebeple ödeyemeyen vatandaşlarımız, yüzde 5,75; yüzde 6,88 olarak faiz ödeyecekler. O gün -işte tutanaklarda var- dedim ki: "Yeni kredi kartı mağdurları ortaya çıkarırsınız. Altı ay sonra yeni bir kanunu daha buradan geçirmek mecburiyetinde kalırız." Aynen bunları söylemişim. O gün, muhalefet sıralarından, Cumhuriyet Halk Partisi sıralarından da bana itiraz geldi.

ALİ RIZA BODUR (İzmir)Asla! Olmaz öyle şey!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)İşte, burada… Hayır, hayır; burada var. Ben, çok üzüldüm o akşam.

ALİ RIZA BODUR (İzmir)Namluyu o tarafa çevir, bu tarafa değil.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yani, 26 ncı maddeye şiddetle itiraz ettim. Keşke, o akşam, hep beraber direnseydik, 26 ncı maddeyle ilgili o önergeyi buradan geçirmemiş olsaydık, bu, kredi kartı mağdurlarıyla ilgili olarak Merkez Bankasının bu uygulaması olmayacaktı.

Şimdi, bakınız, bununla ilgili rapor elimizde. Parası, ödenmesi gereken miktarın asgarîsini ödeyenlerin kredi kartı borcu içerisindeki tutarları yüzde 44 arkadaşlar. Şimdi, asgarîsini ödeyen, hangi faiz oranından gerilerini ödeyecek; yüzde 5,75. Bunun tutarı, yaklaşık 7 katrilyon lira. Şimdiki fiyatla…

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Üst sınır…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hayır Sayın Milletvekilim; yanlış biliyorsunuz efendim.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Üst sınır, üst sınır.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Hayır, yanlış biliyorsunuz; yanlış biliyorsunuz efendim. Lütfen, bakın, o akşam da itiraz ettiniz, bugün gelinen noktada millet feryat ediyor, işte gördünüz. Yüzbinlerce kredi kartı mağdurları olacak yeni, Değerli Milletvekilim. Ne olur, muhalefetin sesine biraz kulak verin. Ben, o akşam, tek başıma burada yalvardım, yakardım arkadaşlar; yapmayın!.. Yani, hem de öyle bir tutum oldu ki burada "Ümmet Bey niye konuşuyorsun? Bu kanunun 8'e, 9'a kadar çıkması lazım. 1 saat içerisinde çıkması gereken bir kanun" diye zikredildi burada ve öyle çıktı. 9'da çalışma süremiz bitti; 1 saat civarında bir uzatmayla 10'da bitti bu kanun. Şimdi ne oldu; aynı noktaya geldik Sayın Milletvekilim. Şimdi, 8 katrilyon liralık ödeme, yüzde 5,75 faiz oranıyla olacak değerli arkadaşlarım. Yani, Türkiye'de, yüzde 5,75'i, yüzde 6,88'i ödeyecek kaç kişi var allahaşkına, yapmayın! Yüzbinlerce yeni kredi kartı mağduru ortaya çıkacak. O zaman demişlerdi ki: "Bu kanun hemen çıksın; -eğer, çıkmazsa salı gününe kalıyordu- salı gününe kadar Merkez Bankası ve diğer bankalar, 22 banka, lobi faaliyeti oluşturur, bu kanunu bu şekilde buradan geçiremeyiz." Aynen, bu söylendi bu kürsüden. Ben de çıktım dedim ki: Yanlış yapıyorsunuz. 22 banka siyasî partiler üzerinde değil, Meclis üzerinde lobi yapamaz. Yapsa yapsa lobiyi Merkez Bankası üzerinde yapar. İşte yaptılar!.. Üç ay boyunca, temmuz ayına kadar bu rakam değişmeyecek. Temmuzda ne olacak; onu da bilemiyoruz.

O nedenle, değerli milletvekilleri, ne olur, allahaşkına, sizlere yalvarıyorum; yani, çok acele etmeyelim, muhalefetin sesine de kulak verin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 5 Nisan 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook