Adalet bakanlığının uygulamaları hakkında
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 133. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Temmuz 2010 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 13 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADALET BAKANLIĞININ UYGULAMALARI HAKKINDA); konuşma 516 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Adalet bakanlığının uygulamaları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-07-13-adalet-bakanliginin-uygulamalari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet Bakanlığının kamuoyuna da yansıyan bazı uygulamalarına yönelik olarak gündem dışı söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum ve geride bıraktığımız 10 Temmuz Dünya Hukuk Günü’nü Adalet Bakanlığının birtakım uygulamaları nedeniyle biraz buruk da olsa yürekten kutluyorum.
Değerli milletvekilleri, içinden geçtiğimiz süreçte, Sayın Yılmaz Tunç’un görüşlerinin aksine, yürütmenin bağımsız yargıya müdahaleleri olabildiğince artmış, Anayasa’nın 6’ncı maddesinin açık hükmüne rağmen, egemenliğin sadece AKP kontrolündeki yürütmeye ait olduğu algısı Adalet Bakanlığının tüm uygulamalarına hâkim olmuştur. Bunun en son aşaması Anayasa değişiklik tasarısıdır ve yürütmenin hâkimiyeti Anayasa değişikliğiyle pekiştirilmeye çalışılmakta, kuvvetler ayrılığı ilkesi ortadan kaldırılmaktadır. Bu anlayış, hukuk devletinin temel normları açısından son derece vahim bir durumu yansıtmaktadır. Ancak son günlerde, bu uygulamalar kadar vahim olan başka gelişmeler “Adalet Bakanlığında Amerikalı Savcı” başlığıyla ulusal basınımıza yansımıştır. Aynı gün Adalet Bakanlığından yapılan açıklama ile bu haberlerin yalanlanması, ABD ile aramızda bu yönde herhangi bir anlaşmanın bulunmadığının belirtilmesi, mevcut olan kaygı ve tereddütlerin giderilmesi konusunda yeterli olmamıştır çünkü Bakanlığın açıklamaları, bizzat Amerika Birleşik Devletlerinin Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığının resmî web sitelerindeki bilgilerle çelişmektedir, örtüşmemektedir.
Değerli milletvekilleri, ABD Adalet Bakanlığının web sayfasında, kısa adı OPDAT olan ABD Denizaşırı Adli Takibatı Güçlendirme Yardımı ve Eğitim Dairesinin programı dâhilinde, OPDAT’ın, Türkiye'de Dışişleri Bakanlığı, Amerikan Elçiliği, Türk Hükûmeti ile yakın ilişki içinde, PKK ve başka terör örgütlerince desteklenen ya da gerçekleştirilen şiddet eylemleriyle mücadele etmenin yöntemleri üzerinde çalıştığı, buna ek olarak yasaların çıkarılıp uygulanması, yolsuzluk ve yozlaşmayla ilgili davaların etkili bir şekilde araştırılması ve takip edilmesi imkânlarını geliştirme konusunda Türkiye’ye yardımcı olduğu ifadeleri açıkça yer almaktadır. Yine, ABD Dışişleri Bakanlığı sitesinde, 25-26 Ocak 2007’de OPDAT’ın Türkiye Genel Hukuk Danışmanının İstanbul’da bir program düzenlediğini, program katılımcılarının, terör suçları ve organize suçlarla ilgilenen mahkemeleri bulunan sekiz Türk kentinden cumhuriyet başsavcı vekilleriyle dört yargı temsilcisinden oluştuğunu açıkça belirtmektedir.
Değerli milletvekilleri, bunların yanı sıra, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti kurulduğundan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığının ABD’lilerle –az önce de ifade ettiğimiz gibi- özel yetkili ağır ceza mahkemeleri bulunan illerin cumhuriyet başsavcı vekillerinin de bir kısmına katıldığı, pek çok hâkim ve savcının iştirak ettiği on sekiz toplantı gerçekleştirdiği bilinmektedir. Yine bahsi geçen ABD’li savcının, Sayın Başbakan Erdoğan’ın ABD Başkanı Bush ile 5 Kasım 2007’de gerçekleştirdiği kritik görüşme öncesinde apar topar Türkiye’ye gelerek İstanbul’da Emniyet Müdürlüğünde bir dizi çalışmalar yaptığı ve bunun sonucunda Ergenekon soruşturmasının 5 Kasım 2007 tarihindeki Bush-Erdoğan görüşmesinde kararlaştırıldığı ciddi iddialar arasındadır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti egemen bir ulustur, egemen bir devlettir. Anayasa’mızın 6’ncı maddesine göre “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.” Yargı yetkisi ülke egemenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle, Anayasa’mızın 9’uncu maddesinde yargı yetkisinin, egemenliğin gerçek sahibi olan Türk milleti adına bağımsız yargı tarafından yerine getirileceği açıkça belirtilmiştir. Yine Anayasa’mızın 138’inci maddesine göre, bağımsız yargıya emir ve talimat verilmesi, tavsiye ve telkinde bulunulması, bağımsız yargının soruşturma aşamasından başlayarak kovuşturma ve yargılama aşamalarında yönlendirilmesi kesinlikle açık bir dille yasaklanmıştır.
Bu iddialar, ABD Adalet ve Dışişleri Bakanlığının resmî sitesinde yer alan bilgiler ve Anayasa’mızın açık hükümleri karşısında ben Sayın Adalet Bakanımıza sormak istiyorum: Sayın Bakan, ABD Adalet ve Dışişleri Bakanlığının resmî sitesinde ülkemize yönelik olarak yer alan faaliyetler ve bu bilgiler doğru mudur?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 13 Temmuz 2010