Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 137. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Temmuz 2010 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 20 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 533 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 20 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2010-07-20-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 526 sıra sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesine yönelik önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum ve öncelikle bugün gerçekleşen hain terör saldırıları sonucunda yaşamını yitiren şehitlerimize yönelik ulusumuzun duyduğu büyük acıyı yürekten paylaşıyorum; şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, ailelerine ve tüm ulusumuza başsağlığı diliyorum.
Değerli milletvekilleri, toplumun değişik kesimlerince farklı anlamlar yüklenen, terör suçuna sürüklenmiş çocukları cezaevinden çıkartarak topluma yeniden kazandırmayı amaç edindiği belirtilen bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Tabii ki ülkemizin hangi coğrafyasında doğarsa doğsun, ülkemizin hangi coğrafyasında yaşarsa yaşasın bütün çocuklar bizim çocuklarımız ve bu çocuklar ülkemizin geleceği, ülkemizin güvencesi. Aynı zamanda, işlediği suçun ayırdında olmayan, teröre itilen bu çocukların topluma yeniden kazandırılması, demokratik ve sosyal devlet kavramının ve daha üst bir kavram olan hukuk devletinin de temel bir görevi ancak değerli milletvekilleri, söz konusu tasarı her ne kadar “taş atan çocuklar yasa tasarısı” olarak ifade edilse de, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi sözcülerinin de benden önce ifade ettiği gibi, tasarının genel mahiyetine bakıldığında çocuklardan daha çok büyükleri, geneli ilgilendiren bir tasarı olduğu ve bu mahiyeti arz ettiği açıkça görülmektedir. Nitekim tasarının 1’inci ve 2’nci maddesinde yer alan 2911 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 32’nci ve 33’üncü maddelerini değiştiren düzenlemelerin içeriği de çocuklardan daha çok erişkinleri ilgilendirmektedir çünkü bu iki madde kapsamında hâlen cezaevinde tutuklu ve hükümlü bulunan çocuk sayısı toplam 11’dir. Buna karşılık, hâlen muhtelif suçlardan cezaevinde 2.500 civarında çocuk tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Dolayısıyla bu sayılar mukayese edildiğinde, çocukların büyük bir bölümünün bu tasarının getirdiği düzenlemelerden yararlanamadığı, bu tasarının bu çocukların sorununu çözmediği açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Dolayısıyla değerli milletvekilleri, bu tasarının çocukların topluma kazandırılması savının arkasına saklanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmesi ve bu savın arkasında tartışılması, doğru, samimi, gerçekçi bir yaklaşım değildir, şık bir yaklaşım da değildir.
Değerli milletvekilleri, önergemizin konusu olan 1’inci madde, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’nın 32’nci maddesinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar edilme hâlini düzenlemekte ve kolluk görevlilerine karşı cebir ve tehdit kullanarak direnilmesi hâlini ayrı bir suç olarak öngörerek ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 265’inci maddesindeki cezaya da hükmedileceğini belirtmektedir. Ancak bu durum, hukukun temel prensipleriyle bağdaşmadığı gibi Türk Ceza Kanunu’nun 44’üncü maddesinde açıkça düzenlenen, aynı eylemden dolayı birden fazla cezaya hükmedileceği ve suç ihlallerinde ihlal edilen fiilin en ağır olanına göre ceza tayin edileceği ilkesiyle de açıkça çelişmektedir. Bu nedenle, hukukun temel prensiplerine aykırı olarak kolluk görevlilerine karşı cebir ve tehdit kullanılarak direnilmesi hâlinde ayrı bir suçtan dolayı hüküm kurmak yerine ceza oranının yarı oranında artırılarak hüküm kurulması tarafımızca önerilmektedir.
Değerli milletvekilleri, ayrıca, söz konusu tasarı çocukların sorununu çözmediği gibi bu tasarıya her gün can almaya devam eden bölücü terörün hızını kesecek bir anlam yüklenmesi de gerçekçi bir yaklaşım olarak kabul edilemez. Çünkü Sayın Başbakanın da ifade ettiği gibi, şayet bölücü terör örgütü taşeron bir örgütse, bölücü terör örgütünün arkasındaki haricî ve küresel güç odakları açıkça ortaya konulmadan, bu küresel güç odakları açıkça ortaya konulmadan, bu küresel güç odaklarının ve taşeron bölücü örgütün ülkemize yönelik hedefleri açık ve net olarak belirtilmeden, bu amaç ve hedefleri ortadan kaldıracak ilgili coğrafyadaki geniş halk kitlelerini samimi olarak kucaklayacak, terörü enterne edecek ekonomik, sosyal ve askerî tedbirler birlikte…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 20 Temmuz 2010