İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · PAZAR

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

Ali Kemal Deveciler

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 42. Birleşim · 5. yasama yılı · 24 Aralık 2006 · 1.176 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Deveciler (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 1.176 kelime.

Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420298.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Artık, bir bütçe maratonunun sonuna geldik. Bu, AKP'nin son bütçesi. İnşallah bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti, insanlarımız, AKP'ye bir daha iktidar nasip etmez, böyle bütçeleri de AKP'nin hazırlamasına da zaman yetmez.

ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla)Güldürme Allah aşkına, güldürme!

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Plan ve Bütçe Komisyonundan bugüne kadar aşağı yukarı iki aya yakın bir zaman geçti ve büyük umutlarla ve yoksullaşmakta olan geniş halk kesimlerinin derdine derman olabilir ümidiyle başladığımız bütçe çalışmalarının bu yönde hiçbir gelişme göstermediği bugün artık açık ve net olarak görülmektedir.

Bu bütçede dul ve yetim yok, bu bütçede emekli yok, işçi yok, memur yok, köylü yok, esnaf yok, çiftçi yok, bu bütçede yatırım hiç yok. Peki ne var arkadaşlar? Bu bütçede, rantiyecinin faiz ödemelerinin garantisi var, rantiyeye kaynak aktarımı var, gelir dağılımının devlet eliyle biraz daha bozulması var, dar gelirlinin yerine rantiyenin kayınlması var. Bu bütçe bu haliyle IMF tarafından test edilmiş, onaylanmış ve Türk halkına sunulmasına izin verilmiş bir bütçedir. Bu bütçe, rantiyenin faiz ödemelerini garanti altına alan, Türk halkına vergiden başka bir şey getirmeyen bir bütçedir.

2007 yılı genel bütçe gelirleri, 184,2 milyar YTL ile merkezî yönetim bütçe gelirlerinin yüzde 97,9'unu oluşturmaktadır. Buna göre, 26,1 milyar lira olan vergi dışı gelirler, genel bütçe gelirlerinin yüzde 14,2'sini oluştururken, 158,2 milyar YTL olan vergi gelirlerinin payı yüzde 85,8'dir. Gelirler içinde bu denli önemli payı olan vergi gelirlerinin 2007 yılındaki artışı, 2006 gerçekleşme hedeflerine göre yüzde 14,9 seviyesindedir. Bu artışın, yüzde 4 olan yıl sonu TÜFE enflasyon değeri, yüzde 5 olan gayrisafı millî hasıla büyümesi düşünüldüğünde, yüzde 5,2 reel bir artışa tekabül ettiği görülmektedir. Vergi gelirlerinde hedeflenen bu reel artış oranı, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi tahsil edilebilme ilkesine göre olsaydı, bu artışı hepimiz beraberce desteklerdik. Oysa, maalesef, vergiler detaylı olarak incelendiğinde durum böyle değildir.

Sayın Bakan, Hükümetiniz, 2007 yılındaki enflasyon hedefini yüzde 4 olarak tahmin ederken, bütçeye konan 2007 yılı vergilerini neden 14,9 oranında artırdınız? Neden, hedeflenen enflasyon oranının 4 katı oranında, bu insanlarımıza, bu halkımızın sırtına vergi salıyorsunuz? 2007 yılı vergi gelirleri içinde yüzde 28,7 oranında bir paya sahip olması beklenen gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergiler içinde, maalesef, kurumlar vergisinde bir düşüş olacağını bize göstermektedir. Nitekim, 2006 yılı bütçe hedefinde 12,9 milyar YTL olarak belirtilen bu miktar, 2007 yılı bütçesinde 11,9 milyar YTL olarak öngörülmektedir. Bu durum, bize, kurumlar vergisi oranlarının yüzde 10 düşürülürken bundan murat edilen vergi matrahının genişlemesi amacının gerçekleşmediğini de açık ve net olarak göstermektedir.

Bu artışın gerçekleşmemiş olmasına karşın kurumlar vergisi oranlarının düşürülmesi nedeniyle bankacılık gibi fınans kesiminin elde ettiği net vergi kazancı tam 2 milyar YTL'dir. Yani, kurumlar vergisinde yapılan bu indirimden kimler faydalanmıştır, biliyor musunuz? Hükümetinizce yapılan özelleştirmenin neticesi yabancılara peşkeş çekilen kurumlar, başta Telekom, Tekel, Petrol Ofisi, fınans sektörü ve bankalar faydalanmıştır. Yani, Haririler, Oferler, yabancı fınans kuruluşları, Yunan Alfa Grubu ve Türk holdingi Doğan Holding faydalanmıştır. O sizi sonuna kadar destekleyen var ya, medya grubu, işte o faydalanmıştır.

Öte yandan, geçtiğimiz mayıs ve haziran aylarında yaşanan mini krizin önüne geçilebilmesi için stopaj oranlarının yapancılar için sıfırlanmasının ve yerliler için de düşürülmesinin faiz kazançlarından tahsil edilecek vergi gelirlerinde sınırlı kalınacağı hatırlatıldığında, gelir vergisinde öngörülen yüksek oranlı artışın, yine, orta gelirli memur, çiftçi, köylü, dul ve yetim, esnaf ve rantiyeci olmayan kesimler tarafından üstlenileceği burada gözükmektedir. Yine, gelirler ve kazançlar üzerinden alınan vergiler gayriadil biçimde bir gelişme gösterecek şekilde ayarlanarak buradan tahsil edilmesi öngörülen miktarlara ait hedef üst limitler tespit edilince, gelirleri artırmanın hükümet tarafından en iyi yollarından bir tanesi de toplam gelirler içinde payı yüksek, 43,5 olan dâhilde alınan mal ve hizmet vergilerini reel olarak artırmak olmuştur.

Nitekim, 2007 yılına ait artış oranı 2006 gerçekleşme hedefine göre 12,7; 2006 bütçe hedefine göre de yüzde 15,8'dir. Bu başlık adı altında yer alan en önemli kalemlerin katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi olduğu hatırlandığında, 2007 yılında da vergide adaletin çarpıtılması anlayışlarına tarafınızdan devam edileceği görülmektedir.

Nitekim, bu tür anlayışla, 2002 yılında yüzde 66 olan dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki oranı 2007 yılı bütçesinde yüzde 69 seviyesine çıkmış olacaktır. İşte, Hükümetinizin vergideki adaleti ve kalkınma anlayışı da budur.

En önemli vergilerden biri de, dâhilde alman mal ve hizmet vergisinin kalemlerinden biri olan özel iletişim vergisidir. Söz konusu verginin adı geçen başlık içinde 2007 yılı payının yüzde 5,8 olması öngörülmektedir. Buna göre, bu vergideki artış oranının, 2006 gerçekleşme tahminine göre yüzde 9,9; 2006 bütçe hedefine göre ise yüzde 10,2 artış olması hedeflenmektedir.

Şu hâlde, bir yandan Hükümetinizin 2007 yılı programında aynen şöyle diyor: "Bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve etkin kullanımıyla bilgi toplumuna dönüşüm sürecinin hızlandırılması ve bu yolla ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin artırılmasına katkı sağlanması temel amaçtır." Özel tüketim vergileriyle ilgili. Derken, diğer yandan da, özel iletişim vergisinde reel bir artış yapma çelişkisini yaşayan bir AKP politikaları demetiyle karşı karşıyayız. Ama, daha da dikkat çeken bir husus, Plan ve Bütçe Komisyonunun Ulaştırma Bakanlığının bütçe görüşmelerinde, Sayın Bakan, 20/11/2006 tarihinde aynen şunu diyor: "İletişimdeki vergiler 1999 depreminden sonra artırıldı ve o süreç devam ediyor. Geçen günlerde, Sayın Başbakanımız, bizim yaptığımız bir çalışmayı Bakanlar Kuruluna da takdim ettik. Önümüzdeki 2007'den itibaren iletişimdeki vergi yükünü azaltacak çalışmalara fiilen başlayacağız." şeklinde ifadenin 2007 yılı bütçesinde, şu anda görüşmekte olduğumuz 2007 yılı bütçesindeki hedefleri yalanlamakta olduğu açık ve net olarak gözükmektedir. Programınızda ve Ulaştırma Bakanının konuşmalarında "artış yok" diyorsunuz, ama 2007 yılı bütçesine iletişim vergilerinde yüzde 10,2 civarında bir artış olduğunu görüyoruz. Bu tezat değil midir arkadaşlar? Programınızda başka şey, Bakanın söylediği başka şey, ama 2007 yılı bütçesinde farklı şeyler.

2007 yılında vergi gelirlerinin üretimi açısından dar gelirliyi, emekliyi, ücretliyi, çiftçiyi, esnafı, yoksulu daha da zorlayacak ve daha da yoksul kılacak biçimde hazırlanan 2007 yılı bütçesinde vergi dışı gelirlerin 2006 gerçekleşme tahminlerine göre yüzde 14,3 oranında bir düşüşe işaret etmektedir. Bu düşüşte en önemli neden, 2006 yılında bir defaya mahsus olmak üzere özelleştirilen kurumlardan sağlanan gelirlerin 2007 yılı için tahsil edilemeyecek olmasıdır, vergi dışı gelirlerin düşüşü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Sayın Başkan...

BAŞKANSayın Deveciler, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Çünkü, özelleştirme uygulamalarınızı 2006 yılında bitirdiniz, 2007'de tahsil edemeyeceksiniz.

Tüm bu düşünce ve saptamaların ışığı altında, 2007 yılı bütçesi, gelirleri açısından, ya samimi olmayan ya da geniş dar gelirli toplum kesimlerine çok ciddi vergi yükümlülükleri getirmeye yönelik bir bütçedir. 59'uncu AKP Hükümetinin son bütçesi olan 2007 yılı bütçesi arkasında ciddi bir gelir dağılımı ihtiyacı bırakacak olan bütçeler dizisinin sonuncusu olacaktır ve olmalıdır. Yani, bu bütçe, emeğiyle geçinen işçiye, emekliye, çiftçiye, köylüye, esnafa, dul ve yetime, yoksula hiçbir şey vermediği gibi, tüm bu kesimlere yük getiren, vergiyle elindekini avucundakini emen, bu kesimleri daha da yoksullaştıran, sadece ve sadece -bu bütçe- rantiyeciye refah getiren son bütçe olma özelliğiyle tarihteki yerini alan bir bütçe olacaktır.

2007 yılı bütçesine oyum rettir, çünkü, bu bütçede hiçbir toplumun katmanlarına yer verilmemiştir, aleyhine düzenlemeler vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Sayın Başkan, hemen teşekkür edip bitiriyorum.

BAŞKANBuyurun, teşekkürünüzü alayım.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Sadece ve sadece faiz ödeme bütçesidir. IMF'nin istediği tarzda bir bütçedir. Onun için, oyum ret olacaktır.

Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

278 konuşma daha · 24 Aralık 2006

278 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook