İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · PAZAR

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur

Ali Kemal Deveciler

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 42. Birleşim · 5. yasama yılı · 24 Aralık 2006 · 859 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Deveciler (CHP), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 859 kelime.

Ali Kemal Deveciler (CHP, Balıkesir). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-deveciler-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b042/tbmm221420420627.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Sayın Başkan, az önce yapmış olduğum konuşmamda, emeğiyle geçinenlerle ilgili dummlarmı izah etmiştim. Ama, Sayın Başbakan, her platformda söylemiş olduğu sözleriyle, durumlarında düzelme olduğunu açık ve net olarak söylemektedir. Ben de bunların durumlarını ifade ettim.

Peki, durum, ücretle, maaşla çalışanda böyle de çiftçi yönünden farklı mı? Olaya, tarıma ve çiftçiye aktarılan kaynaklar açısından baktığımızda, bu durumun pek farklı olmadığı, hatta, daha da kötü olduğu görülmektedir. Tarımın gayrisafı yurt içi hasıla içindeki payı büyük bir hızla gerilemektedir. 2003 yılında yüzde 12,4 olan bu oran 2005 yılında yüzde 11,4 seviyesine gerilemiş ve 2007 yılı sonunda da yüzde 10,6 seviyesine düşmüş olacaktır.

Tarımdaki destekleme ödemelerinde durum nedir diye bakarsak, 2007 bütçesiyle ilgili, şunları görmekteyiz: 2006 gerçekleşme tahminlerinde tarımsal destekleme ödemeleri 5 milyar YTL iken, 2007 yılı için bütçeye konan tarımsal destekleme miktarı 5,250 milyon YTL'dir. Halkın vergilerini artırmada şahin olan iktidar tarımsal destekleme ödemelerini, sadece, geçen yıla göre yüzde 5 artırmıştır. Burada, doğrudan gelir desteğindeki 2,8 milyar YTL'den 1,9 milyar YTL'ye düşüş dikkat çekicidir. Daha da dikkat edilmesi gereken bir husus, 2007 bütçesinde tarımsal destekleme ödemeleri için ayrılan toplam kaynak 5,250 milyon YTL iken faiz harcamaları için öngörülen rakam ise 52,900 milyon YTL'dir. Yani, rantiyeye verdiğiniz paranın ancak onda l'ini çiftçiye veriyorsunuz, bir de ondan sonra, üreticiye destek olmakla övünüyorsunuz. Gerçek bu iken hâlen "üretime öncelik veriyoruz, rantiyeyi bitiriyoruz" demek tek kelimeyle kötü bir şaka olması gerekir.

Şimdi bakınız, 2007 yılı bütçesinde faiz ödemenin, rantiye ödemelerinin bütçe içerisindeki payı yüzde 26 ile en büyük rakam. Yine, bu da yüzde 26'ya tekabül ediyor, 5 trilyon 250 milyar lira. Yani, Sayın Başbakanın ve Tarım Bakanının övündüğü "cumhuriyet tarihinde en fazla tarımsal desteklemeleri bu bütçede ayırıyoruz" dediği bütçede 5,250 trilyon lira bütçe rakamlarının sadece yüzde 2,5'una tekabül etmektedir. Yani rantiyeye ayırdığınız payın tamamen ve tamamen yüzde 10'unu ancak Türk çiftçisine ayırıyorsunuz. Bu da hayırlı olsun. Çiftçi, gerekeni ilk seçimlerinde sandıkta size gösterecektir.

Gücü dar gelirliye yeten ve geliri onlardan toplarken bu kesimlere pek de bir kaynak aktarmayı düşünmeyen AKP İktidarı, yabancılar ve rantla geçinen kesimler karşısında el pençe divan durmaktadır.

Mayıs, haziran aylarında bir mini kriz yaşandı ve stopajlar yabancılar için sıfırlandı, Türk vatandaşları için indirildi. Topraklarımız, limanlarımız ve şehirlerimiz, hukuki prosedürler göz ardı edilerek yangından mal kaçırılıyormuş gibi yabancılara verilmeye çalışılıyor.

Sağlık sisteminin sorunlarını çözmek yerine, gerekirse yabancı doktor getirilme projeleri konuşulmakta.

Teknolojik açıdan rekabet gücü sağlanmadığı için, zaten ücretlerin düşük tutulması yoluyla rekabet edilmeye çalışılırken, bir yandan da kaçak işçilerin, Türk emekçisinin ekmeğinin elinden alınmasına da AKP İktidarı tarafından göz yumulmaktadır.

Türk fınans sistemi yabancılaştırmaktadır.

Sayın Milletvekilleri, AKP Hükümetinin, bu denli kendi insanına ve kendi değerlerine yabancılaşma isteğini neyle izah etmek mümkündür acaba? Tüm bu yabancılaşma esnasında Türk insanının işsizliği azalmazken, 2002-2005 yılları arasında ortalama yüzde 7,5 civarında büyüyen ekonomiye karşı her 4 kişiden l'i yoksulluk tanımı içine girmektedir. Tüm bunlara rağmen, 2002 yılında 2.662 dolar olan, dolar cinsinden kişi başına gayrisafı yurt içi hasıla 2006 yılı sonunda 5.349 dolara çıkması ve bizim de buna inanmamız bekleniyor. Yani, bize deniyor ki: Hiçbir şey bu denli iyiye gitmezken, kişi başına gelir yüzde 100,9 oranında bir artış göstermektedir söz konusu dönemde, ama olaya 1998 yılı fiyatlarıyla YTL cinsinden baktığımızda, 2002-2006 dönemi için gördüğümüz artışın yüzde 24,5 ile sınırlı olduğunu pekâlâ görmekteyiz. Yazık ki, başarı olarak kamuoyuyla paylaşılan pek çok şey, aynen dolar cinsinden kişi başına düşen gelir örneğinde olduğu gibi, hesap oyunlarından ibaret olduğu açık ve net olarak görülmektedir.

AKP İktidarı, Türkiye'nin yükümlülüklerini artırmaktadır. 2006 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla ülkenin kamu ve özel sektör iç ve dış borçları toplamı 360 milyar doları aşmıştır. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki yabancı portföy yatırımları da eklendiğinde bu tutar 390 milyar dolara ulaşmaktadır. Bu şartlar altında, iktidar tarafından söylenilenlerin aksine, ülkemizin ciddi bir borç yükümlülüğü altına sokulduğu ve bu kapsamdaki yükümlülüklerin dört seneden az bir zamanda toplam...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Sayın Başkan, bitiriyorum.

BAŞKANBuyurun Sayın Deveciler.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)AKP İktidarı döneminde iç ve dış borçlar toplamı dört seneden az bir zamanda 165 milyar dolar arttığı daha iyi görülmektedir. Bazı arkadaşlar, çıkıyor: Borcumuz yok, işte, yok efendim, bilmem kaç ton altın varmış... Bu gerçekleri görün arkadaşlar. İnsanların gözlerinin içine baka baka burada insanları yanıltmayınız. Tam tamına 165 milyar dolar AKP Hükümeti döneminde iç ve dış borçları, Türkiye'nin artmıştır. Siz, bugüne kadar, dört yıldan beri bu ülkeyi borcu borç alarak, faizleri borç alarak ödemeye çalıştınız. 165 milyar dolar, Türkiye Cumhuriyeti'ne borç yaptınız.

Sayın milletvekilleri, ekonomi politikalarında IMF onaylı ve icazetli çözümlerin neden olmaya başladığı sorunları aşacak refleks ve beceriyi geliştiremeyen AKP İktidarı, artık, iktidardaki son bütçesini bugün, artık son nihayetiyle yapmış bulunmaktasınız. Artık bundan sonra bütçe mütçe yok. Bu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bu ülkenin bütçesini artık sizlere bir daha teslim etmeyecektir. Bu da ilk yapılan ara seçimlerde görülecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Deveciler.

ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla)Bundan evvelki dönemdeki partiler gibi siz de tarihî mevta olacaksınız.

AKP artık son bütçesini yapıyor. Mızrak o kadar büyüdü ki, artık çuvala girmemektedir. Zaten, yakında, çuval da yama tutmaz bir hâle gelecektir. İşte, o zaman, hem IMF hem de AKP İktidarını yolcu etmek, başta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına... Ve bu görevi de Cumhuriyet Halk Partisi yapacaktır.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

278 konuşma daha · 24 Aralık 2006

278 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook