5027 sayılı 2004 mali yılı bütçe kan.ile 5029 sayılı 2004 mali yılı katm.büt.(ss.393)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mart 2004 · 510 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 4 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5027 SAYILI 2004 MALİ YILI BÜTÇE KAN.İLE 5029 SAYILI 2004 MALİ YILI KATM.BÜT.(SS.393)); konuşma 510 kelime.
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “5027 sayılı 2004 mali yılı bütçe kan.ile 5029 sayılı 2004 mali yılı katm.büt.(ss.393)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2004-03-04-5027-sayili-2004-mali-yili-butce-kan-ile-5029-sayili-2004-mali-yili-ka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı üzerinde, kısaca ekbütçe diyeceğimiz yasa tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, sanıyorum şöyle bir sorunumuz var: Konuların kendilerini tartışmakta biraz zorlanıyoruz ve bunu, çok bilinçli olarak, gerçekten bilerek ve isteyerek yapan arkadaşlarımız var. Bu ülke, gerçekten, zaman zaman, çok sıkıntılı süreçler yaşadı. Hâlâ, İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Türkiye'de, insanlarımızın ekmek yapabilmek için gerekli olan buğdayı bulamadığı, arpayı bulamadığı günler siyasette argüman olarak konuşulur; ama, bunu, siyaseten kullanan arkadaşlarımızın, yurttaşlarımızın veya siyasîlerimizin tamamı, İkinci Dünya Savaşının, bizim içerisinde yer aldığımız coğrafyada, nasıl bir felaket yarattığını, nasıl bir felaket oluşturduğunu bilir, bilmesine rağmen, bunu yeterince kavrayamamış olan yurttaşlarımızı aldatabilmek, yanıltabilmek adına, bunu kullanır.
Kıbrıs olayında, Kıbrıs'ın bir Yunan adası haline dönüştürülebilmesi, enosisle, Kıbrıs'ta başlatılan bir harekâta karşı, Türkiye'nin yapmak zorunda olduğu, cesaretle yapmak durumunda kaldığı bir hareketin karşılığı olarak ortaya çıkan ambargonun Türkiye'de yarattığı sorunları herkes bilir; ama, bir sayın bakan, çıkıp, buradan, çok rahatlıkla "biz, mazot bulamadığı için kaloriferleri yanmayan Enerji Bakanlığında, paltosuyla oturan Enerji Bakanı tanıyoruz" der.
Şimdi, ben anlarım; vatandaş, o ambargo nedeniyle, Sanayağı bulamadığı için, belki o sıkıntıyı yaşadığı için, çocuğuna yemek pişirecek yağ bulamadığı için bu sıkıntıyı ifade ediyor olabilir; ama, bir sayın bakanın, ülkenin bu gerçeklerini bile bile, sadece, burada siyaseten malzeme olsun düşüncesiyle bunları kullanmasının, siyasetimize ne kattığını, siyasetimize nasıl bir seviye, nasıl bir düzey getirdiğini, hangi seviyeye ve hangi düzeye taşıdığını arkadaşlarımın takdirine sunuyorum.
Bir başka arkadaşım "halkın içerisine çıkamayan genel başkan" dedi. Ne ilgisi var bununla?! Üstelik, partimizin grubunu da bu konuyla ilgili olarak suçlamaya çalışarak. Ne yapmış Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı? Halkın içerisine çıkamayacak, Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı ne yapmış sayın sözcü, söyler misiniz?
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Hiçbir şey yapmadı!..
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Bu ülkeyi, Irak Savaşının içerisine, Irak bataklığının içerisine sokmak için, tek tek milletvekillerini ikna etmeye mi çalışmış? 8 milyar dolar kredi alacağım diye, kredi karşılığında, seksen yıllık cumhuriyetin dışpolitika geleneklerini yok mu saymış?! (AK Parti sıralarından "hadi canım sende" sesi)
Türkiye'yi, IMF'nin talimatlarıyla yönetilen, şu anda yapmakta olduğumuz, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı gibi, daha bir hafta önce yürürlüğe girmiş bir bütçe yasasının ardından, bir hafta sonra, burada, yeniden bir bütçe görüşmek üzere, bizi, bir şeye mahkûm ve mecbur mu etmiş?
Hakkında, kırk yıllık siyasal yaşamı boyunca, bir tek yolsuzluğu, bir tek usulsüzlüğü, ailesiyle, kendisiyle ilgili...
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)İş yapmıyorsa...
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Evet; yani, iş yapmıyorsa... Mesela, yolsuzluk yapması lazım size göre, değil mi?!
İşte, onun için, siyasetçinin, başbakanın, ticaretle uğraşmaması lazım; onun için, Başbakanın, eğer maaşı kendisine gerçekten yetmiyorsa, bu ülkenin mevcut yapısı, mevcut kaynakları içerisinde hiçbir anlam ifade etmeyen bu kaynağın, Başbakanın bu lafı söylememesi "ne yapalım, ben yaşamımı sürdüremiyorum, geçinemiyorum, onun için ticaret yapmak mecburiyetindeyim" dememesi için, bu imkânın ona sağlanması lazım. Başbakan buradan şikâyetçi, Başbakan yaptığı işten memnun değil, Başbakan maaşından şikâyetçi... Yani, siz...
ABDULLAH VELİ SEYDA (Şırnak)Kimse memnun değil.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Elbette memnun değil. Eğer öyle bir şey olmuş olsa, Başbakan, maaşının yetersizliğinden şikâyetçi olmaz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Mart 2004