5027 sayılı 2004 mali yılı bütçe kan.ile 5029 sayılı 2004 mali yılı katm.büt.(ss.393)
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 63. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mart 2004 · 335 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yakup Kepenek (CHP), 4 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5027 SAYILI 2004 MALİ YILI BÜTÇE KAN.İLE 5029 SAYILI 2004 MALİ YILI KATM.BÜT.(SS.393)); konuşma 335 kelime.
Yakup Kepenek (CHP, Ankara). “5027 sayılı 2004 mali yılı bütçe kan.ile 5029 sayılı 2004 mali yılı katm.büt.(ss.393)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yakup-kepenek-22-2004-03-04-5027-sayili-2004-mali-yili-butce-kan-ile-5029-sayili-2004-mali-yili-ka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAKUP KEPENEK (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan tasarının Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde, parti çalışmalarım, siyasî çalışmalarım nedeniyle bulunamadım. Tartışmaları izlemeye çalıştım. Burada, çok önemli bulduğum bir konuda sizinle görüşlerimi paylaşmak ve kimi doğruların altını çizmek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, piyasa mantığının, piyasa serbestisinin, piyasa özgürlüğünün temelinde iki eşitlik var; bunlardan birincisi, sermayedar, kapitalist, girişimci -adına ne derseniz deyin- kredi kaynaklarına diğerleriyle eşit uzaklıkta olacak; ikincisi, yine, sermayedar, girişimci, üretici, tüccar, alım satımlarında diğerleriyle eşitlik içinde olacak. Bu ne demektir; bu, haksız rekabet olmaması demektir. Sayın Bakan, biraz evvel "sizde de var, bizde de var tüccar siyasetçi, Başbakana da çok takılmayın" demeye getirdi.
Değerli arkadaşlar, bu düşünce -Sayın Bakan şu anda yok galiba- piyasa mantığına külliyen, tamamen aykırıdır. Neden aykırıdır; çünkü, gerek özel ilişkilerde, satın almalarda, gerek öbür, devletin satın almalarında, ister istemez, siz emir verseniz de vermeseniz de, siyasetçinin firması kollanır, onunla iş yapılır. Onun doğrudan getirisi olur, olmaz, o hiç önemli değil. Bu nedenle, hepimiz, eğer, siyasetin ticaretle iç içe geçmesinin zararlarını yaşayan bu toplumda düzgünlük istiyorsak, netlik istiyorsak, saydamlık istiyorsak, bunu sağlamak zorundayız. Neyi sağlamak zorundayız; siyasetçinin fiilen ticaretle bağını kesmek zorundayız. Ahlakın da, doğruluğun da, dürüstlüğün de başlangıç noktası budur. Haa, bir nokta daha var, o da çok önemli; o da şudur: Bunu talep etmesi gerekenler, bunu istemesi gerekenler, bu sözleri söylemesi gerekenler dışarıdaki tüccardır, işadamıdır, TOBB'dur, TÜSİAD'dır ve başka örgütlerdir. Şunu demek istiyorum: Piyasa ekonomisinde hakça, eşitçe çalışmaya, rekabete taraftar olanlar, isteyenler, öncelikle, en baştan siyasetçinin ticaretle uğraşmasına karşı çıkmalıdır. Ben, burada, hiç kimsenin sözcüsü değilim; ben, burada, doğruluğun, açıklığın, dürüstlüğün, hepimizin sahip olduğu bu değerlerin egemen olması için söylüyorum bunları, onun için söz aldım; ama, şunu söylüyorum açık açık; Türkiye'nin, sermaye dünyasının, girişimci dünyasının, işadamı dünyasının, bu düzeyde, yani, siyasetçinin karışmasıyla ortaya çıkan haksız rekabete karşı çıkması gerekir, bunun düzeltilmesini istemesi gerekir. Bir başka nokta var; onlara kalmadan, bizim, bunu gerçekleştirmemiz gerekir. Bunu yapacağımızı düşünüyorum, yapmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bu düşüncelerle, hepinize saygılar sunuyor ve Sayın Başkana da bana bu olanağı verdiği için teşekkür ediyorum.
Sağ olun. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 4 Mart 2004