İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 123. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

Ali Küçükaydın

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 123. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2008 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Küçükaydın (AK Parti), 26 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 529 kelime.

Ali Küçükaydın (AK Parti, Adana). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kucukaydin-23-2008-06-26-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ KÜÇÜKAYDIN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 4’üncü madde üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.

Aslında, bu madde teknik bir madde, aynı zamanda da gerçekten objektif kriterlere bağlanmış bir madde. Dolayısıyla, bu konu üzerinde konuşan arkadaşlarımızın aslında bu objektifliği görebilmeleri gerekiyor bana göre.

Değerli arkadaşlarım, şimdiye kadar, bizim mevcut sistemimizde pay dağıtımlarının yüzde 100’ü nüfus esasına göre yapılıyor idi. Şimdi, bu yasal düzenlemeyle, yani özellikle bu maddeyle il özel idarelerine dağıtılan payların yüzde 50’si yine nüfus esas alınmak suretiyle yapılıyor ama bunun yanında diğer kriterler de getiriliyor. Mesela yüzde 10, o ilin yüz ölçümü esas alınıyor. Yine Plan Bütçede arkadaşlarımızın teklifiyle konan bir değişiklikle yüzde 10, yine köy sayısı esas alınarak konuluyor. Bir başka husus, kırsal kesim nüfusu burada devreye giriyor, yüzde 15 gibi bir pay orada var. Yine illerimizin gelişmişlik endeksi esas alınmak suretiyle bir de yüzde 15 oradan veriliyor.

Siz sisteminizi eğer objektif bir kaide üzerine kurarsanız, burada kimsenin onu tenkit etme… Ya da siyasetin işlevi artık orada biter. Çünkü siz objektif bir kriter getiriyorsunuz ve hiçbir uygulamanız da farklılık gösteremez, yani “Şu A partisi, B partisi” ya da “A’dan olan, B’den olan” gibi bir ayrım yapmanız da dolayısıyla mümkün olmaz. Yani bu gerçekten, gerçekçi olalım, özellikle bu madde tamamen, olabilenin… Yani her şeyin daha güzeli vardır, her şeyin daha mükemmeli vardır ama bu madde çok mükemmel bir maddedir.

Ben yıllarca mülki idarede çalışmış birisi olarak konuşuyorum, bu maddeye laf söylemek gerçekten, bu teklifi verenlere de bunun üzerinde çalışan arkadaşlarımıza da tahmin ediyorum ki biraz haksızlık olur.

Değerli arkadaşlarım, bir başka husus: Bu gelişmişlik endeksine bağlı yüzde 15’in dağıtımında da yine çok objektif bir kriter var. Devlet Planlama Teşkilatının en son çıkardığı, illerimizin gelişmişliği esas alınmak suretiyle burada pay dağıtılırken, bu yüzde 15 dağıtılırken de illerimiz beş gruba ayrılıyor. En geri kalmış ya da en az gelişmiş illerimiz birinci grubu oluşturuyor ki, buna yüzde 23 gibi buradan bir pay veriliyor. İkinci gruba yüzde 21, üçüncü gruba yüzde 20, dördüncü gruba yüzde 19, beşinci gruptaki yani gelişmiş illerimize de yüzde 17 gibi bir pay veriliyor. Şimdi, bu bir mükemmeliyetin neticesi. Elbette bizim ülkemizdeki birçok illimiz arasında birçok farklılık var; gelişmiş illerimiz var, az gelişmiş illerimiz var, çok geri durumda olan illerimiz var, yolları, suyu yeterli olmayan illerimiz var, coğrafi konumu itibarıyla sıkıntılı illerimiz var. İşte bütün bunlar düşünülerek, mükemmel bir çalışma neticesinde, elbette Ağrı ile Adana bir tutulmayacak ya da Ağrı ile söz gelimi Afyon, Adıyaman’la Bursa bir tutulmayacak. Değerli arkadaşlarım, buradaki farklılıklar dikkate alınmak suretiyle bir çalışma yürütülüyor.

Bizim il özel idarelerimizin bir başka tarafı şu: Bizim il özel idarelerimiz, yıllardan beri, mükemmel, yerel yönetim birimleri olarak -birçoklarımız bunun tam farkında değiliz- hizmet verirler. Burada iki başlı bir sistem var. Bir tarafta seçilmişler var, bir tarafta da atanmış mülki idare amirleri var yani valilerimiz var. Ama bu sistem -ben hep içinde oldum- hep mükemmel işler. Böyle tenkite pek gerek yok. En son yapılan değişiklik sadece şudur: İl genel meclisinin başkanları artık kendilerinden olsun, eskisi gibi valiler bu il genel meclisine başkanlık yapmasınlar, yani seçilmişler olsun. Bu da demokrasinin bir gereğidir, bunun yadırganacak bir tarafı yoktur. Yani illa valilerimiz il genel meclisine başkanlık yaparak bir yere gidecek de değillerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 26 Haziran 2008

61 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook