İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)
Amasya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 123. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Haziran 2008 · 1.283 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Ünsal (CHP), 26 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 1.283 kelime.
Hüseyin Ünsal (CHP, Amasya). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-unsal-23-2008-06-26-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN ÜNSAL (Amasya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin 3’üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; kamu hizmetleri bilindiği üzere hem genelde hem de yerelde devam etmekte ve çağımızda da yerel hizmetlerin önemi biraz daha ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, yerel hizmetlerle ilgili, yerel idarelere ayrılacak paylarla ilgili bir kanun teklifinin gelmesi sevindiricidir. Dolayısıyla, çok da olumsuz bir görüşümüz olmamasına rağmen 3’üncü madde de bunların paylarının dağıtımıyla alakalıdır. Bu konuyla ilgili söz almış bulunuyorum.
Şimdi, bu kanunda bu dağıtımlar çıkarken göz önüne alınması gereken kriterler bizim de ayrışık oy yazımızda zaten belirtilmiş idi. Bir nebze de buraya gelen konuşmacı arkadaşlar, hem iktidara mensup hem de muhalefete mensup arkadaşlar, bu kriterleri ciddiye aldıklarını, takdir ettiklerini de söylediler. Bunlardan bir tanesi, tabii ki olmazsa olmaz nüfus kriteridir ama tek başına önemli bir kriter değildir. Bunun dışında da alınması gereken kriterler vardır. Bunlardan bir tanesi de kalkınmışlık derecesidir yani bölgeler arası kalkınmışlıklar çok ciddi bir şekilde ele alınması gerekiyor. Coğrafi konumdur, bu da ona bağlantılıdır. Bundan daha da önemlisi de turistik konumdur ve mali kaynakların dağıtılmasıyla ilgili kriterlerdir.
(x) 248 S. Sayılı Basmayazı 25/06/2008 tarihli 122’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.
Bu kanun bu kriterleri bir nebze ele almaya çalışmış ama tam olarak almış diyemiyoruz çünkü büyükşehir belediyeleriyle diğer il ve ilçe belediyeleri arasındaki makasın bu kanunla birlikte biraz daha açılmış olduğunu görüyoruz. Tabii ki büyükşehir belediyelerinde yapılan yatırımların güçlüğü, zorluğu ve yatırımların pahalılığı göz önüne alındığında bu pay ayrılmalı ama esas önemli olan da Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi olan göç problemini ele aldığımızda sorunları il belediyelerinde, ilçe belediyelerinde yaşayan insanlarla birlikte çözmemiz ve buraya aktarılan kaynakları daha ciddi bir şekilde değerlendirmemiz gereği de ortaya çıkıyor.
Ben burada nüfus kriteriyle ilgili bir önemli detayı da söylemek istiyorum. Gelen konuşmacı arkadaşlarımız, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisine mensup arkadaşlarımız burada konuşmalarını yaparken yerel yönetimlerle ilgili ne denli, çok önemli yatırımlar yaptıklarını söylediler. Bakın, bundan, daha biraz önce 2 binin altında kalan belediyeler ve birleştirmeyle ilgili bir yasayı hep beraber gördük ve izledik ama görülen o ki orada alınan bir tek kriter nüfus kriteri oldu. O zaman biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak burada geldik, bunun sadece nüfus kriteri olmaması gerektiğini, başka kriterlerin de göz önüne alınması gerektiğini, mutlak bir şekilde göz önüne alınması gerektiğini söyledik ama bu konuda önlem alınmadı. Ama görüyorum ki şimdi bu yasa çıkarken bir nebze turistik önemi olan yerlere de payların biraz daha ayrılması gerektiğine inanmaya başlamış arkadaşlarımız.
Değerli arkadaşlarım, ben, tabii ki, uzun yıllar hem belediye başkanlığı yaptım, daha sonra da Muğla ilinde başkan danışmanlığı yaptım yani profesyonel yaşamımın neredeyse on beş yılını özellikle yerel yönetici olarak götürdüğüm bir anlayış içerisinde, il belediyelerine ayrılan payların, ilçe belediyelerine ayrılan payların burada çok dengeli olmadığını hep beraber görüyoruz.
Bakın, pay dağıtımına esas nüfus yaklaşık 60 milyon kişi, büyükşehir belediyelerinde 32 milyon kişi, diğer il ve ilçelerde 28 milyon kişi yaşıyor. Büyükşehir belediyelerinin toplam nüfus oranı 53,76; diğerleri yüzde 46,26. Bugün için, 2008’de bu teklif oluştuğunda büyükşehir belediyelerine yüzde 71, diğer il ve ilçelerine yüzde 29 gibi adaletsiz bir sonuç ortaya çıkıyor. Burada bu konuya itiraz ettiler. Tekrar, arkadaşlarımız bu konuyla ilgili detayları Sayın Akif Hamzaçebi açıkladığı için bu detaya girmek istemiyorum.
İl belediyelerine ve ilçe belediyelerine buradan ayrılan payların, mutlak ve mutlak, tekrar, bu değişiklik önergesiyle fazlalaştırılmasında büyük fayda olduğunu buradan tekrar mülahaza etmek, söz etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, eğer biz büyük kentlere göçü engelleyeceksek, büyük kentlerdeki yaşamı, refahı iyi sağlamak istiyorsak, o il ve ilçe belediyelerine daha fazla para ayırmayı, pay ayırmayı ön plana almalıyız. Orada refahı, özellikle de kalkınmışlık ölçeği ve bölgeler arasındaki dengesizliği de göz önüne alarak bu konuya ağırlık vermemiz gerektiğini de bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, tabii ki, gelen arkadaşlarımız, özellikle, burada, Adalet ve Kalkınma Partisi İktidarında yerel yönetimlere ne denli önem verildiğini ve özen gösterildiğini iddia ettiler ama tabii ki, ben hayatı belediye başkanlığıyla geçmiş insan olarak, bizlerin bazı konuların da altını çizmesi gerekiyor.
Bakın, 2003 yılında, geldiğiniz gibi, belediyelere ayrılan payları hemen yüzde 6’dan yüzde 5’e indirdiniz. Allah’tan Cumhuriyet Halk Partisi gitti Anayasa Mahkemesine başvurdu ve bu konu geri alındı. Keza büyükşehir belediyeleriyle ilgili yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e kadar düşürüldü, daha sonra 5216 sayılı Yasa’yla yüzde 5’e çıkarıldı.
Burada gözüken şu: Sizlerin belediyeleri, AKP’li belediyeler azken böyle bir uygulama, AKP’li belediyeler çokken değişik bir uygulamaya gittiniz. Burada çifte standart uyguladınız. Bu konuyla ilgili -ben yine KİT Komisyonu üyesi olarak- İller Bankasının hesapları denetlenirken de bunların hepsi tek tek ortaya çıktı.
Değerli arkadaşlarım, bakın, Türkiye’de İller Bankası tüm belediyelere dağıttığı kredilerin yüzde 53’ünü 50 tane belediyeye verdi, geri kalanı da 3.100 belediyeye dağıtıldı. Bu kadar adaletsiz bir durum var. Bazı belediyelere -bakın, Yüksek Denetleme Kurulu raporlarından okuyorum- şu ana kadar aldıkları payların 19 kat, 20 kat yukarısında verdiniz.” Biz bu belediyelerin ismini istediğimizde “Bankacılık Yasası buna engel oluyor.” diyerek karşı çıkıldı. Kimdir bu belediyeler, çok merak ediyoruz.
Dolayısıyla, Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuyla ilgili adaletli davrandığı iddiasında bulunuyor ise bu belediyelerle ilgili, kim bu belediyeler, bunları çok öğrenmek istiyoruz. Bu konuyla ilgili bu iddiamızı devam ettirmek istiyoruz.
Değerli arkadaşlarım, gelen arkadaşlarımızın bir kısmı konuşurken en çok bahsettiği şeyler, yine belediyelerle ilgili yasalar denildi. Ben, burada, biraz magazine dönük bir şey olacak ama Ankara Büyükşehir Belediyesinin uygulamalarıyla ilgili bir örnek, çok yakın zamanda çarpıcı bir örnek vereceğim: “Stratejik plan” deniliyor, “stratejik çalışmalar” deniliyor, 2 binin altında kalan belediyelerle ilgili söylerken de “fayda-maliyet analizleri yapıldı” denildi. Şimdi, stratejik planda Ankara Büyükşehir Belediyesinin karpuz dağıtması var mı? Böyle bir şey olabilir mi? Patates, soğan, karpuz dağıtmaya başladılar. Sanırım, şimdi Belediye Başkanı benim bu konuşmamı dinliyordur. Benim ondan özellikle hassaten bir ricam var: Merzifon’da, Suluova’da ve Amasya’da soğanlar dökülüyor tarlalara, herkes soğanını döktü. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanından rica ediyorum, bir dahakine de buraları bir dolaşsın, bu tarımda yere dökülen, satılamayan malzemeleri de getirsin Ankara’da dar gelirlilere dağıtmaya kalksın. Böyle bir şey var mı? Böyle bir şey olabilir mi?
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Yandaşı olursa dağıtacak.
HÜSEYİN ÜNSAL (Devamla)Bakın, dar gelirlilere dağıtırken Ankara Büyükşehir Belediyesinin açıklaması nedir biliyor musunuz? “Dar gelirli ailelere patates, soğan yardımının yanı sıra -Ankara’da yaşayanlara- karpuz da dağıtacağız.” diyorlar. Bu, bir stratejik plan gereği mi? Bunu sizin en önemli belediyenizden birisi yapıyor değerli arkadaşlarım. Yani Avrupa’daki herhâlde belediye başkanları da herhâlde yavaş yavaş bunu örnek almaya başlayarak herhâlde Amsterdam Belediye Başkanı süt dağıtmaya başlayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Bu, bir stratejik plan ürünü müdür? Belediyenin bir çalışması mıdır? Bunları, çok önemli detaylar olarak söylemek istiyorum.
Yalnız, belediyelerle ilgili yapacağımız en önemli şeylerden bir tanesi -ilgili sayın arkadaşlarımız da burada, Sayın Tanrıverdi de burada- bakın, belediyelerin katma değer vergisi alacağı var değerli arkadaşlar. Bütün belediyeler katma değer vergisinden alacaklı. Bu belediyelerin katma değer vergisinden olan alacakları ile belediyelerin borçlarının mahsubuyla ilgili bir çalışmayı da burada hep beraber yapalım. Bu, çok önemli bir çalışmadır. Ben maliyeci arkadaşlarımdan sordum, öğrendim, Avrupa’nın en uygar ülkelerinde, Avrupa ülkelerinin hepsinde katma değer vergisi en fazla bir yıl saklı tutuluyor, ondan sonra iade ediliyor. Ama bu belediyelerin yıllardır birikmiş olan katma değer vergisi alacağının kapatılmasıyla ilgili, mahsup edilmesiyle ilgili, tahkimatıyla ilgili ne gibi bir çalışma yapacaksanız Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak arkanızda olduğumuzu da bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Ayrıca, yine, 2004 yılında, 5272 sayılı Yasa’yla hazine mallarını belediyelere devretme kararı alınmıştı. Ama her nedense 30/12/2004’te, hemen ondan yirmi üç gün sonra bir torba yasa içerisinde bu hak belediyelerin elinden geri alındı. Hâlbuki, o hazine mallarının yüzde 40’ı oranındaki hisselerin belediyelerin payı olarak ayrılması gerekiyordu.
Değerli arkadaşlarım, belediyelere, yerel yönetimlere tabii ki desteği vereceğiz. Bu kanun, bu anlamda, önemli bir kanun olarak gelmiştir ama bu eksikleri de tamamlamak ve bu eksikleri, yerel yönetimlerin bu ihtiyaçlarını bu yasayla birlikte bir an evvel hafifletmek zorundayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 26 Haziran 2008