Doğrudan gelir desteği ödemelerinin üreticilerinin borçlarına mahsup edilip edilmeyeceği hk. (6/14)
Genel Kurul, 22. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Ocak 2003 · 582 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Oksal (CHP), 15 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ ÖDEMELERİNİN ÜRETİCİLERİNİN BORÇLARINA MAHSUP EDİLİP EDİLMEYECEĞİ HK. (6/14)); konuşma 582 kelime.
Ali Oksal (CHP, Mersin). “Doğrudan gelir desteği ödemelerinin üreticilerinin borçlarına mahsup edilip edilmeyeceği hk. (6/14)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-oksal-22-2003-01-15-dogrudan-gelir-destegi-odemelerinin-ureticilerinin-borclarina-mahsup-e (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ OKSAL (Mersin)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Sayın Tarım Bakanımıza verdiğim sözlü soru önergem yazılıya çevrilmiş olduğu için, Meclis İçtüzüğünün 98 inci maddesi gereğince söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Yıllardan beri uygulanan yanlış politikalar ve yüksek enflasyon neticesinde, bugün, Türkiye'de tarım, bitirilme noktasına getirilmiştir.
Değerli arkadaşlarım, dünyanın hangi ülkesi olursa olsun, eğer bir ülkede yüzde 100 enflasyon var ise, o ülkede tarımdan bahsedilemez; ama, Türkiye onbeş yıldan beri yüksek enflasyonla mücadele etmekte ve üreticilerimiz, her yıl mal varlıklarını yitirmekte, can çekişmektedirler. Üretim girdileri her yıl yüzde 100 artarken, bunu tüketen sınıfın gelirleri aynı oranda yükselmediği için, üretilen mal ve hizmetlerde bir talep daralmasından dolayı fiyatlar düşmekte, üreticilerimiz, yine, mağdur olmaktadır.
Bundan birbuçuk iki yıl evvel, üçbuçuk ay içerisinde iki büyük kriz yaşanmış ve bu krizlerden etkilenen en büyük kesim de üretici kesim olmuştur. Üreticilerimizin Ziraat Bankasından yüzde 75'lerden aldıkları kredilerin faizleri, yüzde 188'lere çıkmış, tarım kredi kooperatiflerinin faizleri daha da artmış, özel bankalardan alınan kredilerin faizleri de yüzde 7 000'lere kadar çıkmış. Bu olumsuz koşullardan, elbette ki, üreticilerimiz de nasibini almıştır. Ziraî kredi faizlerinin bu denli yükselmesi, üreticilerimizi, üretim yapamama durumuna sokmuştur değerli arkadaşlar.
2001 yılı, ayrıca, tabiî afetler yılı olmuştur. Türkiye'nin her ilinde olduğu gibi, Mersin'de de, aralık ayında büyük bir sel afeti olmuş, bundan, üreticilerimiz son derece kötü etkilenmiştir. İhracata dönük üretilen örtü altı seracılığında ve açık tarla ekiminde yapılan üretimlerin hepsi telef olmuş, bunlar, il hasar tespit komisyonu tarafından tespit edilmiş, bu da, tüm siyasî partilerin gündemine oturmuştur.
Bu koşullar altında, her seçimin yeni bir umut, yeni bir başlangıç olduğunu varsayarsak, 3 Kasım seçimleri de yeni bir umut olmuş ve üreticilerimiz, kendilerini bu sıkıntılı konumdan kurtaracak siyasî partilere tercihlerini yapmış, oylarını kullanmış ve bugün, o siyasî partiyi de hükümet yapmıştır değerli arkadaşlar. Seçim öncesi verilen vaatlerin gerçekleşmesini beklemiş; ama, büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır. Seçim öncesi yapılan vaatlerden bazılarında "üreticilerin borçlarının faizlerini sileceğiz, anaparalarını taksitlendireceğiz, mazottaki KDV oranını düşüreceğiz ve yeşil mazot kullandıracağız" denilmiştir ve üretici, büyük bir beklenti içerisine girmiş; ama, bu beklentileri de boşa çıkmıştır.
Değerli arkadaşlar, bütün bunlar olurken, siyasetçiye ve siyaset kurumuna olan güven bir kez daha sarsılmıştır. Hani yeni bir başlangıç yapacaktık, bu yeni başlangıcı hep beraber sağlayacaktık?! Ama, üreticiler büyük bir hayal kırıklığına uğramış ve büyük bir kaos yaşamışlardır. Böyle bir atmosferde, Türkiye'de, üreticilerin, artık, ayakta kalma şansı kalmamıştır.
Dün, Sayın Tarım Bakanına 4 soru önergesi vermiştim, bunlardan 3 tanesini cevaplandırmıştı, 1 tanesini de bugüne bırakmıştı. Soruyu tekrar edecek olursak, doğrudan gelir desteğinin, üreticinin, Ziraat Bankasına, tarım kredi kooperatiflerine, tarımsal sulama amaçlı elektrik borçlarına mahsup edilip edilmeyeceğini sormuştum. Sayın Bakan, bana verdiği yazılı cevapta "doğrudan gelir desteği ödemeleri Hazinenin nakdî planı çerçevesinde yapıldığından, aynı anda bütün illere ödemenin yapılmasının Hazine yönünden sakıncaları bulunmaktadır" demektedir. "Çiftçi kayıt sisteminin tamamlanması ve diğer kamu kuruluşlarının sistemiyle uyumunun sağlanmasını müteakip doğrudan gelir desteği ödemelerinin kamu borçlarına mahsup edilmesi teorik olarak mümkün olmakla birlikte, şu anki altyapı buna imkân vermemektedir" demiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ OKSAL (Devamla)Yine, ikinci sorumda "bugüne kadar, bayram öncesi ödeme yapılmış kabul edilen 46 ile doğrudan gelir desteği ödenmiş olmakta, geri kalan 35 il sanki cezalandırılmaktadır" diye sormuştum.
Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanı, bunu, bana, yine yazılı olarak cevaplandırmış, 34 ilin yüzde 100'ünün ödendiğini, Konya İlinin 14 ilçesinin ödendiğini, 11 ilin yüzde 50'sinin de yılbaşından önce -yani, yılbaşından önce derken, bayram öncesi- ödeneceğini söylemişti.
Şimdi, 81 ilimiz var, geriye kalan 35 il; ama, Sayın Tarım ve Köyişleri Bakanımız, icmalleri yapılan illerin 74 il olduğunu söylemiş, geri kalan 28 ille ilgili herhangi bir açıklama yapmamıştır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 15 Ocak 2003
