İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 740 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 740 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başkanlık Divanının tutumu aleyhinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarında ve Genel Kurulunda öngörülen çalışma usul ve esasları Anayasa’nın 88’inci maddesinde açıkça öngörülmüştür. Burada, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun çalışmalarının usul ve esaslarının İç Tüzük’le belirleneceği hükmü öngörülmüştür. Ancak bu yetki devri 95’inci maddede sınırlanmıştır. Meclis İç Tüzüğü’nün 81’inci maddesinden itibaren kanun tasarı ve tekliflerinin Genel Kurulda görüşülmesinin usul ve esasları belirlenmiştir.

Şimdi, 87’nci maddede “Kanunlarda veya İçtüzükte aksine bir hüküm yoksa, kanun tasarısı veya teklifinde bir maddenin reddi, tümünün veya bir maddenin komisyona iadesi, bir maddenin değiştirilmesi, metne ek veya geçici madde eklenmesi hakkında, milletvekilleri, esas komisyon veya Hükümet değişiklik önergeleri verebilir.” denilmektedir. Yani 87’nci maddesinin bu ilk cümlesinde, kimlerin, ne hakkında, hangi önergeleri verebileceği belirtilmiştir. Buna göre, hükûmet, komisyon ya da milletvekilleri madde üzerinde değişiklik önergesi verebiliyor, metne ek madde önergesi verebiliyor, geçici madde önergesi verebiliyor ve burada, bu esaslar dairesinde, milletvekilleri tarafından, Anayasa’ya aykırılık önergeleri dâhil, her madde için yedi önerge verilebilir. Her madde için, altını kırmızıyla çiziyorum. Yani buradaki yedi önergeyle sınırlama her madde için değişiklik önergesine ilişkindir.

Dolayısıyla, burada geçici maddenin hukuki mahiyetine baktığımız zaman, geçici madde bir değişiklik önergesi değildir, bir ek madde de değildir, yeni bir madde de değildir, dolayısıyla hukuki mahiyeti itibarıyla bunlardan çok farklıdır. Bir maddeye bağlı değişiklik önergesi ile hiçbir maddeye bağlı olmayan, tamamen bağımsız olan geçici maddeye ilişkin önergeler hukuksal olarak tamamen birbirinden farklı kavramlardır. Zaten, İç Tüzük’ün 87’nci maddesinde, çok açık bir şekilde “her madde için” diyor. E, bizim verdiğimiz geçici madde ihdasına ilişkin önergeler bir maddeye bağlı olarak verilen önergeler değil ki, her maddeye ilişkin. Yani “Bir kanun tasarısına ya da teklifine bağlı olarak bu kadar önerge verilir.” demiyor.

Yine, dayanılan 91’inci madde temel kanunlara ilişkin bir düzenleme. Dolayısıyla, burada da yine her madde üzerinde değişiklik önergeleriyle ilgili olarak iki önerge verilebileceği sınırlaması getirilmiştir. Her cümlede “her madde üzerinde” deniliyor. Dolayısıyla burada İç Tüzük’ün 91’inci maddesine ve 87’nci maddesine dayanılarak geçici madde ihdasına ilişkin önerge verme hakkımızın sınırlanması açık bir İç Tüzük ihlalidir ve bu, yasanın bütününü sakatlayan, yasanın bütününü de tamamen Anayasa’ya aykırı hâle getiren bir durumdur. Maddelerin üstünde, maddelere bağlı olarak önerge verme sınırlarını, siz, geçici madde ihdasına ilişkin önerge verme sınırlaması olarak kabul edemezsiniz. Çünkü, bu İç Tüzük’te geçici maddenin ihdasını sınırlayan, önergelerini sınırlayan hiçbir hüküm yoktur. O zaman bunu, muhalefetin engelleme hakkını kötüye kullanması çerçevesinde değerlendirebilirsiniz, bu, tartışılabilecek bir konudur ama muhalefetin engelleme hakkının kötüye kullanıldığının tayin ve tespitini kim yapacaktır? Neye göre yapacaktır? Bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde on beş maddelik bir kanunu temel kanun olarak getiren ve bu konuda yasanın, İç Tüzük’ün kendisine tanıdığı hakkın da üstünde yer alan objektif iyi niyet kurallarına aykırı davranmaktan çekinmeyen siyasi iktidarın, muhalefetin engelleme hakkını, hakkın kötüye kullanılması çerçevesine dayandırması samimi değildir değerli arkadaşlarım.

Sayın Başkan Sadık Yakut’un geçmişte yaptığı uygulamada çok açık bir şekilde “Yeni geçici madde eklenmesine dair iki adet önerge vardır.” diyor. Yani burada önergelerin sayısını tartışmıyor.

Şimdi, biz beş yüz önerge değil de üç önerge verseydik, dört önerge verseydik, beş önerge verseydik Sayın Başkan aynı tartışmayı açacak mıydı? Neye göre? Burada önemli olan konu şudur: Geçici madde ihdasına ilişkin önerge verilir mi verilmez mi? Bu konuda hiçbir tartışma yok, herkes verilebileceğini kabul ediliyor. O zaman, ne kadar önerge verilebilir yani verilecek önerge sayısı nedir? Bu konuda İç Tüzük’e bakıyoruz, İç Tüzük’te madde üzerindeki değişiklik önergeleri, Anayasa’ya aykırılık önergeleri konusunda sınırlama var ama geçici maddenin ihdası konusunda sınırlama yok. Bir hak sınırlanmamışsa o hakkın kullanılması engellenemez. Deminden de söylediğim gibi, o hakkın kötüye kullanılmasının sınırı nedir?

HALUK İPEK (Ankara)Sonsuz mudur? Kaç önerge oldu?

AHMET YENİ (Samsun)Kaç tanedir, onu söyle, kaç tane?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Değerli arkadaşlarım, “Ben rejimi değiştireceğim, hukuki engelleri de mahkemeleri, yüksek mahkemeleri ele geçirip önlerim, tüm muhalifleri zulümhanelerde süründürüp sustururum, muhalefetin sesini de Meclisteki çoğunluğa dayanarak aldığım kararlarla keserim.” anlayışı, çağdaş demokrasilerde olmayan ve gerçekten diktatör, otoriter ve totaliter rejimlerde görülebilen “Ben yaptım oldu.” mantığının tipik bir yansımasıdır.

Lütfen, Sayın Başkan, bu uygulamanızdan vazgeçin. Buradaki tutum ve davranışınızla çok ağır bir İç Tüzük ihlaline sebep olmayın ve kanunun zaten sakat olan bütününü yeniden sakatlamayın. Bu kanun komisyon metni olmadan geldi görüşüldü, bunu anlattık; o yönüyle zaten sakat. Şimdi de siz Meclisteki AKP çoğunluğuna oylattırarak, Sayın İyimaya’nın söylediği gibi, demokrasiyi AKP’nin çoğunluğunun parmaklarının ucuna indirgeyerek böyle bir karar alırsanız bu, demokratik hukuk devletindeki bir Parlamentonun alması gereken karar olmaz. O nedenle tutumunuzdan geri dönmenizi istiyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 9 Şubat 2011

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook