Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 412 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 412 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-5 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, artık öyle anlaşılıyor ki Türkiye Büyük Millet Meclisinde İç Tüzük’ü, Anayasa kurallarını bir kenara bırakarak, tümüyle çoğunluk partisinin oylarına dayalı alınan kararlarla yürütülmesi kuralı kabul edilmiş oluyor.
Burada, biz, iktidarıyla muhalefetiyle birbirimizle konuşarak, birbirimizle tartışarak olayları aydınlatma, yasa yapma geleneğinden ayrılmış oluyoruz. Bu, aslında çok acıdır. Ülkeyi yöneten siyasi parti olarak iktidar partisidir. Parlamentoyu da siyasi partinin hukuk kurallarına göre yönetmesi gerekmektedir.
Demin verdiğimiz önergelerimiz yine, bu Genel Kurulda AKP’nin çoğunluğuna dayalı olarak reddedilmiştir. Komisyonlardaki konuşmalarımız yine, çoğunlukla reddedilmiştir. Peki, İç Tüzük kuralları ne olmuştur? Bir kenara itilmiştir. Komisyonlarda milletvekillerinin maddeler üzerinde ya da geneli üzerinde konuşmasını sınırlayan, önerge vermesini sınırlayan hiçbir İç Tüzük ya da Anayasa hükmü olmadığı hâlde Genel Kurulun çalışma usulleri oraya uygulanmak suretiyle muhalefet partisi milletvekillerinin sözleri kesilmiştir değerli arkadaşlarım.
Çağdaş demokrasilerde, demokrasiye zarar vermemesi için devlet gücünü ellerinde bulunduran siyasal kadronun sınırlandırılabilmesinin en etkin yolu da erkler ayrılığı ilkesinin benimsenmiş olmasıdır çünkü erkler ayrılığında iktidar gücü çeşitli devlet organları arasında paylaştırılır. Devlet iktidarının bir parçasını kullanan her organ sahip olduğu yetki sayesinde diğerlerini denetleyip frenler ve dengeler. Gücün dengelenmesinde işte, yürütme bölümünde yer alan siyasal gücün denetlenmesi ve frenlenebilmesi için Parlamentoda muhalefetin muhalefet etme hakkının kullanılması gerekir. Muhalefetin muhalefet etme hakkı engellenmemelidir. Muhalefetin elindeki konuşarak aydınlatma ve uyarma ile önerge verme araçları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki çoğunluğun gücüne dayalı anayasal aykırılıkları, toplumu ve siyasal rejimi dönüştürme girişimlerini önlemenin en masum ve en etkin hukuksal yollarıdır. İktidar partisinin çoğunluğu elinde bulundurduğu nedenle muhalefetin bu hakkını -saygı duyması yetmez- koruması ve kollaması gerekir çünkü demokratik hukuk devleti anlayışı bunu gerektirir. Demin de söyledim, “Ben rejimi değiştireceğim.” diyerek ısrarla ve inatla Meclisteki, komisyonlardaki çoğunluğa dayanarak alınan kararları İç Tüzük hükümleri ya da anayasal kurallar hâline getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisini yönetmeye kalkmak açık bir İç Tüzük ihlalidir.
Ben burada büyük hukukçu Ahmet İyimaya’dan yine bir alıntı yapmak zorundayım. Sayın İyimaya “Bugün parmaklar yasama iktidarı için yetebilir. Buna güvenilmemelidir. Uzlaşmanın çimlendiği, çözümlerin oluşturulacağı mekân o mekândır. Görüşülmekte olan Anayasa değişikliğinin bir uyum komisyonundan geçmemesini bu güzel geleneğin ihmali ve ihlali olarak görüyorum. Tekerrürünü ve parmaklara sığınmayı ise yasama demokrasimizin geleceği adına kaygıyla izliyorum.” diyor ve o tarihte, 15/6/1999 tarihinde Doğru Yol Partisi Grubu adına yaptığı bir konuşma. Refah Partisi sıralarından da alkışlar geliyor.
Değerli arkadaşlarım, muhalefette olduğunuz zaman hukuka aykırılıklara karşı çıkmayı alkışlamak, iktidarda olduğunuz zaman hukuka aykırılıkları, hukuksuzluğu ve keyfîliği kural hâline getirmek doğru bir yöntem değildir, bundan vazgeçilmesi gerekir.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 9 Şubat 2011