İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 84. Birleşim · 5. yasama yılı · 30 Mart 2011 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 535 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önergemiz bu kanunun ruhuna uygun bir önergeydi. Komisyonun ve Hükûmetin katılmış olmasını da memnuniyetle karşılıyoruz çünkü kanunun adı Yargılamanın Hızlandırılmasına İlişkin Kanun.

Değerli arkadaşlarım, bu vesileyle de birkaç cümle daha etmek istiyorum; onlar da şu: Şimdi, burada hep konuşuyoruz, öteden beri mahkemelerde görülmekte olan davaların esasıyla ilgili hiç kimsenin bir söz söylediği yoktur. Ben özellikle konuşmalarımda hep ona özen göstermeye çalışırım. Davanın esasıyla ilgili herhangi bir söz söyleyemem. Ancak görülmekte olan davalarda yargıç ve savcıların da öngörülen yöntemlere uyması gerekir çünkü usul esası belirler ve usuldeki bir keyfilik esası ortadan kaldırır.

Şimdi burada, gerçekten AKP’li arkadaşlarımız hep söylediler. O kadar güllük gülistanlık bir ortam sergilediler ki, oysa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine hak ihlalinden en fazla başvuru Rusya’dan sonra Türkiye’de olmaktadır. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin en fazla ihlal kararı verdiği ülke de Türkiye’dir. Bu, AKP’li arkadaşlarımızın buradaki çizdikleri pembe tabloyla örtüşmüyor.

Değerli arkadaşlarım, Türk Ceza Kanunu’nun 2’nci maddesi suç ve cezada kanunilik ilkesine ilişkindir. Burada kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez. Ancak Türki-ye’deki son günlerde yaşanan olaylarda açıkça görülüyor ki, savcı, bir mahkemenin savcısı, bir basılmamış, basılmadığı için yayınlanmamış, yayınlanmadığı için okunmamış bir kitabı bulunduranların suç işlediğini “Suç işlemiş sayılır.” diyor. Savcının suç ihdas etme hakkı ve yetkisi yoktur. Suçları Türk Ceza Kanunu’nda koyma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Cumhuriyet savcıları ve yargıçlar, Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen kurallara uymak kaydıyla, CMK’da öngörülen kurallara uymak kaydıyla ancak Türk Ceza Kanunu’nu uygulamakla görevlidirler.

Demin de bahsettim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ceza yargılaması sisteminin iyi çalışmadığı ve yasadan kaynaklanan yaygın ve sistematik bir sorun bulunduğu sonucuna varıyor. Bu durumun düzeltilmesi için Türkiye'nin genel önlemler alması gerektiğini belirtiyor. Genel önlemler, yasal değişikliğe ve yargı sisteminin çalışmasındaki aksaklıkları giderecek önlemleri kapsıyor.

Değerli milletvekilleri, burada, bundan sonra Bakanlar Komitesi yani Avrupa Bakanlar Komitesi, Türkiye'nin söz konusu önlemleri alıp almadığını denetleyecek; almamışsa, Türkiye üzerinde baskı yaparak gerekirse giderek tırmanan yaptırımlar uygulayarak kararın uygulanmasını sağlayacak. Önümüzdeki altı ay içerisinde, alfabetik sıra gereğince, belki de bugünlerde Türkiye'nin Avrupa Birliği Bakanlar Komitesi Başkanlığını üstlenmesi kuvvetle muhtemeldir. Tutuklama ile ilgili önlemler alınmazsa, Türkiye, başkanlığı döneminde tatsız durumlarla karşılaşabilecektir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Cahit Demirel hakkında verdiği karar artık Türkiye'nin gözünü açmalıdır, Hükûmetin gözünü açmalıdır ve Hükûmet, bir an önce, tutuklamayla ilgili mahkeme kararlarındaki olayları düzeltmelidir.

Değerli milletvekilleri -burada demin de söyledim- yargıç ve savcıların, öngörülen Ceza Muhakemesi Kanunu’na, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymama gibi bir hakları, yetkileri ve imtiyazlıkları yoktur. Bakın, Fransa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının öngördüğü kurallara uygun olarak, bunlara uyum sağlamak için, gözaltına ilişkin yasa hükümlerini bugünlerde değiştiriyor. Gözaltında ifade alınırken avukatın bulunması yeterli görülmüyor; tasarlanan değişiklikle, kuşkulunun avukat yardımından yararlanması, avukatına danışması olanağı da tanınıyor. Başka ülkeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına, kararlarına uyum sağlamak için yasalarını değiştirirlerken biz bireyin özgürlüğünü ilgilendiren son derece ciddi bir konuda ve hukuk ve insan hakları ayıbından kurtulmak için gerekli önemleri neden almıyoruz bir türlü anlayamıyorum.

Değerli milletvekilleri, burada, Sayın Başbakanımızın çok önem verdiği demokratik açılım konusunda, düşüncelerine önem verdiğim Değerli Yazar Yaşar Kemal’in bir düşüncesi var. Yaşar Kemal diyor ki: “Artık başımızı duvara vurmak üzereyiz.” Sanıyorum Hükûmet, sayın bakanlar, Sayın Başbakan, çok değer verdikleri bu Değerli Yazar Yaşar Kemal’in bu düşüncesine önem verirler diye düşünüyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 30 Mart 2011

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook