İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Nisan 2009 · 996 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 15 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB); konuşma 996 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2009-04-15-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; öncelikle hepinize saygılarımı sunuyorum.

Görüşülmekte olan 330 sıra sayılı kısaca KOSGEB Kanunu olarak bilinen, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına görüşlerimizi belirtmek üzere söz almış bulunmaktayım. Meclisin siz değerli milletvekillerini ve bizi izleyen yüce milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının 2’nci maddesinde, tasarının genelindeki değişikliklere paralel olarak KOSGEB Kanunu’ndaki “sanayi işletmeleri” ibaresinin genel olarak “işletmeler” şeklinde değiştirilmesini öngören değişiklikler yer almaktadır. Bu değişiklikleri, tasarının tamamıyla birlikte, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak desteklediğimizi belirtiyor, bu tasarının hazırlanmasında emeği geçen tüm bürokratları ve Sayın Bakanı kutluyor, teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, küresel krizin etkilerinin her sektörde derinden hissedilmeye başlandığı ve birçok insanımızın canının yandığı bu dönemde, geç de olsa KOSGEB Yasası’nda değişiklik yapılmasını sağlayan bu tasarıyı grubumuz olarak desteklediğimizi ifade ettim ancak değişikliğin hem geç kaldığını hem de yetersiz olduğunu belirtmek istiyorum. Değişiklik geç kalmıştır çünkü birçok işletmemizin, ekonomik krizin de etkisiyle -son altı aylık dönemde- maalesef ayakta kalamayarak kapandığı bir dönemi geçirdik. Keşke, bu tasarı aylar öncesinden de ifade edildiği ve birçok kez dile getirildiği gibi daha önceden yasalaşmış olsaydı da “can suyu kredisi” olarak sıfır faizli kredi desteği imkânından bu kapanan işletmelerimizin -bazıları sanayi sektöründe olmadığı için o dönemde yararlanamamıştı- bundan yararlanıp ayakta kalabilmelerini sağlamış olsaydık. Bu nedenle, tasarının, geç kalmış bir tasarı olmakla beraber bundan sonrası için önemli destekler sağlayacağına inandığımız bir tasarı olduğunu bu vesileyle tekrar belirtmek istiyorum.

Tasarı yetersizdir çünkü özetle, KOSGEB Kanunu’nda geçen “sanayi işletmeleri” ibaresinin sadece “işletmeler” şeklinde değiştirilmesiyle kitlenin büyümesini amaçlayan bir tasarıdır fakat gerek KOSGEB’in mevcut altyapısı gerek personel sayısı gerekse bütçe imkânları nedeniyle bu genişleyen hedef kitleye yeterli miktarda hizmet veremeyeceğimiz endişesi bizde hâkimdir. Bakanlığımızın mutlaka bu eksikliği göz önüne alarak gerekli düzenlemeleri sağlayacak tedbirlerin acilen uygulamaya konmasında öncülük etmesi gerekiyor. Bu amaçla, KOSGEB’in 2009 yılı bütçesindeki artışın da oldukça kısıtlı olduğu dikkate alındığında, gerçekten önümüzdeki dönemde talepte bulunacak çok sayıdaki işletme -ki benden önceki değerli konuşmacılar rakamları ifade ettiği için onları tekrar zikretmek istemiyorum- hedef kitledeki ciddi büyüklük, bu bütçe ile maalesef yeterli miktarda desteklenemeyecektir. O nedenle, mutlaka bu eksikliğin giderilmesi gerekiyor.

Bu konuda önerimizi de mutlaka sunmak zorundayız: En kısa sürede bu tasarıyla yapılan değişikliklerin uygulamaya geçebilmesi amacıyla, sanayi işletmelerine ek olarak küçük ve orta ölçekli hizmet işletmelerinin de bürokratik işlemlerinin kısa sürede tamamlanabilmesi için, bu işletmelere ait veri tabanına zaten sahip olan ve şimdiye kadar söz konusu işletmelere kredi desteği sağlayan esnaf ve sanatkârları kredi ve kefalet kooperatiflerinin mutlaka sisteme dâhil edilerek KOSGEB’in iş yükünün hafifletilmesi gerekmektedir. Aramızda bu birliklerde zaman zaman yöneticilik yapmış değerli birlik başkanları ve hatta genel başkanlık yapmış milletvekili arkadaşlarımız var. Aklıma gelen birkaç ismi sadece zikredeceğim: Sayın Mehmet Ali Susam, Sayın Derviş Günday ve Sayın Abdulkadir Akgül gibi değerli insanları bir araya getirip, bunların birikimlerinden mutlaka yararlanarak bu sistem problemini acilen çözmemiz gerekiyor. Özellikle Esnaf ve Kefalet Kooperatifleri Birliğinin KOSGEB’in yükünü alacak önemli ve acil bir çözüm olduğunu düşünüyorum. Bunun mutlaka kısa sürede sonuca kavuşturulmasında büyük yarar görülmektedir.

Ülkemiz istihdamında ve ekonomisinde önemli bir yer tutan ve daha çok yerli kaynakları ve ham maddeyi kullanarak üretim yapan KOBİ’lerin ayakta tutulmasını sağlayacak acil tedbirlerin alınması kaçınılmazdır. Yaşanan ekonomik krizle mücadele amacıyla Hükûmetimizce beşincisi açıklanan tedbir paketleri değerlendirildiğinde, ne yazık ki KOBİ’leri, özellikle istihdamda önemli yer tutan tarımı ve genel olarak üretimi destekleyici önemli bir tedbirin alınmadığı görülmektedir. Stoklardaki otomobillerin, beyaz eşyanın, elektronik eşyanın, mobilyanın tüketimini hızlandıracak tedbirler elbette ki önemlidir ama bununla birlikte, üretimi özendirecek tedbirlerin mutlaka uygulamaya zaman geçirilmeden konması gerekmektedir. Bu amaçla, özellikle ÖTV ve KDV indirimlerinin niçin üretimin ham maddelerinde, enerjide, iş gücü ve diğer girdilerde uygulanmadığı düşündürücüdür. Bu indirimlerin özellikle nakliye sektörü ve tarımda da önemli girdilerden olan mazotta, gübrede, yemde, ilaçta, tohumlukta, sulama yatırımlarında, traktör ve tarım iş makineleri gibi birçok girdide mutlaka ve zaman geçirilmeden sağlanması ve yapılması gerekmektedir.

Üretimi destekleyelim ki ülkedeki en büyük sıkıntı olan istihdama katkıda bulunabilelim. Aksi takdirde, hâlen yaşadığımız gibi, Türkiye birkaç uluslararası küresel sermayeye ait şirketin cenneti ve pazarı olmaya devam edecektir. Bundan acilen Türkiye'nin kurtulması gerekmektedir. Benden önceki değerli konuşmacılar da ifade ettiler, açıklanan son Türkiye İstatistik Kurumu haber bülteni ve sayfalarında da belirtildiği gibi, sanayi rakamları ve sanayi üretim endeksi çok iç açıcı değildir. Sanayi üretim endeksi 2009 yılı Şubat ayında önceki yıla göre yaklaşık yüzde 24 oranında azalmış ve sanayide tarihin en büyük düşüşünün yaşandığı bir süreç başlamıştır. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre, 2009 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek düşüş yaklaşık yüzde 45 oranla sermaye malı imalatında görülmüştür. Bu düşündürücüdür değerli milletvekilleri. Sermaye malı imalatındaki düşüş ciddi sinyaller vermektedir. Mutlaka bunun önüne geçilecek tedbirleri almamız kaçınılmazdır.

İmalat sanayisi alt grupları incelendiğinde en yüksek düşüş oranı motorlu kara taşıtı, römork ve yarı römork imalatında gerçekleştirilmiştir. Bu imalat kolları kendi emeğimizin ve ürünlerimizin daha çok değerlendirildiği, katma değerin daha yüksek olduğu kollardır. Yine bunların ilgili bakanlıklarımız nezdinde çok ciddi değerlendirmesinin yapılması kaçınılmazdır.

Son dönemde, 2005 yılı üretim endeksi 100 kabul edildiğinde, ilk kez 2008 yılı on birinci ve on ikinci aylarında bu imalat üretim endeksi 100’ün altına düşmüş ve 2009 yılının birinci ve ikinci aylarında bu rakam yüzde 80’ler civarına gerilemiştir. Yine, sanayide kapasite kullanım oranının yüzde 60’lar düzeyine indiği bir dönemde mutlaka tedbirlerin aciliyeti önem kazanmaktadır.

Yine, bugün basında da yer aldığı kadarıyla ilk üç aylık bütçe açığı öngörülenin çok çok üzerinde, 19,1 milyar dolarlık bir değerle tahminlerin yüzde 337 oranında yüksek bir değerle kapanmıştır. İki gün önce yapılan revize çalışmasında 2009 yılı cari açığı 11 milyar dolar olarak hedeflenmiştir ama 2009’un ilk üç ayında gerçekleşen rakam yaklaşık 20 milyar dolar civarındadır.

Bu tabloyla önümüzdeki günlerin iyi geçeceğini söylemek sadece iyi niyetlilikten ileri gitmeyecektir. Sayın Bakanımıza ve Kabinenin diğer değerli bakanlarına bu hatırlatmayı yapmak zorundayım. Yüzde 3,6 küçülme olarak revize edilen rakamın yüzde 4’ten yaklaşık yüzde eksi 4’e inmiş bir rakam olduğunu düşünürsek ve bunun iyimser bir tahmin olduğu değerlendirilirse, yine bir önceki değerli konuşmacının da ifade ettiği gibi, 2009 yılı küçülmesinin yüzde 10’lar düzeyinde bir gerçekleşmeyle sonuçlanacağı düşünüldüğünde…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 15 Nisan 2009

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook