2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur
Genel Kurul, 42. Birleşim · 5. yasama yılı · 24 Aralık 2006 · 4.639 kelime · yaklaşık 23 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alim Tunç (AK Parti), 24 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI, GELİR BÜTÇESİ) 15.TUR); konuşma 4.639 kelime.
Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı, gelir bütçesi) 15.tur”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2006-12-24-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-maliye-bakanligi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİM TUNÇ (Uşak)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Bakanım, on yıldır çözümü bekleyen ve Uşak'ta 2.500 konutu ilgilendiren kooperatifler sorununu çözdüğünüz için, büyük oranda çözüldüğü için sizlere öncelikle teşekkür etmek istiyorum. Yalnız, bu kooperatiflerden sadece bir tanesi, Yunus Emre Kooperatifi şu anda yine çözüm beklemekte. Bununla ilgili de çözümü sağlamanızı bekliyorum Sayın Bakanım.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tunç.
Sayın Sıvacıoğlu, buyurun.
MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu) - Sayın Başkanım, delaletinizle, Sayın Maliye Bakanımıza birkaç tane soru sormak istiyorum.
Sayın Bakanım "Kastamonu Şeker Fabrikası özelleştirildi." bazen de "Özelleştirilmeden vazgeçiliyor." diye mahallî basında sık sık haberler çıkıyor. Bu fabrikanın durumu nedir?
İkinci sorum: İnebolu Tersanesi için Teşvik Kanunu kapsamında yer tahsis çalışmaları var. Hangi aşamadayız ve ne zaman sonuçlanacak? Bunu öğrenmek istiyorum.
Bir de, bazı köylerdeki muhtarlar hem kamu işçisi hem de köy muhtarı olarak görevlerini devam ettiriyorlar. Kaç tane muhtara kaç lira para ödeniyor? Bunu öğrenmek istiyorum.
Bir de, hangi vergi çeşitlerinde, ne oranlarda vergi indirimleri yaptık?
Ahmet Bey'in sorduğu soruya ilaveten, kamu işçilerinin kadroya geçmelerinin kapsamı nedir? Kimler işçi olarak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sıvacıoğlu.
Sayın Zülfü Demirbağ, buyurun.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Sayın Başkanım, aracılığınızla, Sayın Bakanıma iki soru sormak istiyorum.
Birincisi: 2002 öncesi dönemde yapılan özelleştirme ile AK Parti İktidarımız döneminde yapılan özelleştirmeyi kıyaslar mısınız?
İkincisi: Hep, konuşmacılar tarafından, borcumuzun arttığı ifade ediliyor. Bunu, teknik bir şekilde ortaya koyar mısınız?
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Demirbağ.
Sayın Cavit Torun…
CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, Sayın Bakanım; GAP olarak bilinen Güneydoğu Anadolu Projesi'ne bugüne kadar toplamda ne oranda yatırım yapılmış ve karşılığında ne kadar gelir elde edilmiştir?
Bölgem olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi ülkemizin en büyük su havzasıdır. Bu bölgede yer alan Keban, Karakaya, Atatürk, Dicle, Kralkızı Barajlarından ülkemizin enerji ihtiyacının önemli bir kısmı sağlanmaktadır. Sulama yatırımlarımızın aynı hızla ilerlemesi için neler yapmayı düşünüyorsunuz?
2007 yılı bütçesinde sulama yatırımlarımıza ayırdığınız kaynak ne kadardır?
Yıllardan beri planlanan, ancak kaynak yetersizliği gerekçe gösterilerek geriye bırakılan Çermik-Kale, Ergani ve Çüngüş-Oyuklu Barajlarının yapımıyla ilgili finansman temini için ne tür çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?
Sayın Bakanım, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kalkınması sulama harcamalarına ayrılan yatırım miktarlarının yüksekliğiyle doğru orantılıdır. Silvan Projesi büyük dış kaynak gerektiriyor…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Torun.
Sayın milletvekilleri, soru sorma süremiz tamamlanmıştır.
Sayın Bakan şimdi cevap verecekler.
Buyurun efendim.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.
Sayın Aslanoğlu "Nüfusa göre belediyelere yardım yapıyorsunuz. Bu, zaman zaman adaletsiz bir durum meydana getiriyor. Yeni kanun düşünüyor musunuz?" diyor. Bununla ilgili kanun Meclise sevk edildi, yakında da Genel Kurula gelir, öyle tahmin ediyorum.
Şimdi, Tekel… Malatya'ya yine soruyorsunuz, Malatya Milletvekili olmanız hasebiyle. Malatya Sigara Fabrikası üretimine devam ediyor, ama, zaman zaman da siparişe bağlı olarak geçici duruşlar olabiliyor.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Sayın Bakan, hiç etmiyor.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Şimdi, eğer bu siparişler devam ettiği müddetçe de biz üretime şu anda devam ediyoruz.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Bakan, sizi yanıltıyorlar. Etmiyor şu anda, çalışmıyor.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - İşte, söylediğim gibi, siparişe bağlı olarak zaman zaman durabilir.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - İşçileri de dağıtıyorlar diğer fabrikalara.
İZZET ÇETİN (Kocaeli) - Satacağız orayı, satacağız!
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Ve şunu da… Tekel, biliyorsunuz, özelleştirme programında özelleştirilecek…
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Yani, endişemiz, onun arsasını da birilerine acaba devretmeyi mi düşünüyorsunuz Sayın Bakan?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Ama, onu bizim hemen kapatmak gibi bir düşüncemiz de yok, onu da açıklıkla belirtmek istiyorum.
Yine, Sayın Kılıç, Malatya Sümerbank Fabrikasıyla ilgili olarak soru sordu. Orası da, işte, daha önce 11 milyon dolara satıldı, bu iptal edildi. Tabii, bizim dönemimizden önceki dönemde satılıp iptal edilen bir şey söz konusu. Ondan sonra "11 milyona satılanı 6 milyon dolara sattınız." diyor. Orası iki parçadır, bir parçası 6 milyon dolara satıldı. Onu belirteyim.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - İmar değişikliğiyle ilgili…
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Şimdi, "Fabrika olarak çalıştıracak olan grup bunda imar değişikliği yapmak istiyor." diyor. Burada, tabii, özelleştirmeyle ilgili Kanun söz konusu ve imar değişikliğini yapacak da belediyedir. Belediye ne yapacak, onu biz tabii bilemiyoruz, imarda ne yapar ne yapmaz. Ama, herkesin kanunlar çerçevesine göre hareket etme mecburiyeti vardır bildiğiniz gibi.
Yine, Malatya Tekel Fabrikasıyla ilgili olarak sorunuza biraz önceki cevabımı size de aynen tekrarlamak istiyorum.
MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Yine, Sümerbankta olduğu gibi arsası birilerine mi devredilecek? O sorum yetişmemişti Sayın Bakan.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, izin verirseniz...
Sayın Bakan cevaplandırsın Sayın Kılıç.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Şimdi, bizim satışımız belli, satış şartlarımız belli, Özelleştirme Kanunu belli. Her şeyin bu şartlar ve kanunlara uygun olması icap eder; uygun olmazsa da, kanunlar gereği neyse o yerine getirilir, yapılır.
Yine, Sayın Osman Özcan, "Beyanını artır dediğiniz mükellef sayısı kaçtır?" diyor.
Değerli arkadaşlar, şimdi, kayıt dışıyla ilgili şikâyet ederken, hepimiz şikâyetlerimizi yere göğe sığdıramıyoruz. O kadar şikâyet... Yani, benden fazla sizler şikâyet ediyorsunuz o konuda. Kayıt dışı demek, sadece vergi dairesine mükellefiyetini tesis ettirmemiş insanlar değil, kayıt dışı demek, ödemesi gereken vergiyi daha az ödeyenler de kayıt dışı hareket ediyor demektir. Evet, mükellefiyeti var ama, mükellefiyetinin gereği olan, ödemesi gereken vergiden çok daha düşük vergi ödeniyor. Bazen öyle durumlar meydana geliyor ki, beyannameye baktığınız zaman, bir adam, bir sene zarar edebilir, iki sene zarar edebilir, ama sürekli zarar ederse, bunda bir yanlışlık var demektir veyahut da bir adam sürekli olarak, yanında çalıştırdığı kadar vergi ödemiyorsa, burada bir yanlışlık var demektir veyahut da bir insan, evi var, arabası var, yazlığı var, efendim, çocuklarını özel okula gönderiyor, fakat beyan ettiği vergi asgari ücretlinin vergisi kadar, bunda bir yanlışlık var demektir. Ee, tabii, vergi dairesi, beyannameyi aldığı zaman bir ön incelemesi de söz konusu; yani, burada bir yanlışlık varsa, "Burada bir yanlışlık var, buradaki yanlışlığa bir bakıyor musunuz?" demesi, vergi dairesinin en tabii hakkı. Yani "Git vergini düzelt de gel de, şöyle yap da gel de..." Böyle bir şey söz konusu değil ama, bugün trafik bile radarlar koyuyor yollara, radarlar; diyor ki: "Bu yolda radar var, dikkat edin, hızınızı ona göre ayarlayın, yanlış işler yapmayın, trafik kurallarına aykırı hareket etmeyin." diyorsa, o diyor da, vergi dairesi müdürü olarak, vergi dairesi olarak biz niye "Bazı kurallara dikkat edin arkadaş, verginizi doğru dürüst ödeyin, mükellefiyetinizi yerine getirin." demeyelim yani? Bunda ne bir suç var ne bir kanunsuzluk var. Böyle şeyleri… Hem gelip, burada, bu kürsülerde çatır çatır kayıt dışından şikâyet edeceksiniz hem de… Bir adam, her şeyiyle, bütün, geliyor, yanındaki işçisi kadar vergi ödemiyor veyahut da bir günlük taksisi kadar, bir günlük taksi masrafı kadar vergi ödemiyor, biz bunu uyarmayacağız! Böyle iş mi var yani! Elinizi vicdanınıza koyun. Bu konuda, bırakın şikâyet etmeyi, lütfen, Maliye Bakanına ve Maliye Bakanlığına yardımcı olun yani.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - İnceleme yapın Sayın Bakan.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - İnceleme de yapıyoruz.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Öyle korkutarak olmaz o işler. Hakkınızı kullanın, inceleme yapın.
FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Esnafla uğraşmayın, patronlarla uğraşın da görelim gücünüzü. Emekle uğraşıyorsunuz, sermayeyle uğraşın da görelim.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Şimdi, değerli arkadaşlar, önemli bir konuya daha temas etmek istiyorum. Sayın Osman Kaptan "Özel iletişim vergisi ineceği yerde bindi." dedi.
Değerli arkadaşlar, bizden önce hazırlanmış bir kanun var. O Kanunda da maktu vergiler -maktu, yani lira olarak belirlenmiş- her sene belli bir değerleme ölçüsünde enflasyona adapte edilir. Yoksa, aynı para kalır ve enflasyon karşısında erir, erir, erir, bir zaman gelir de, hiçbir şeye benzemez.
Şimdi, bütün vergiler, motorlu taşıt vergileri olsun, özel iletişim vergileri olsun, maktu vergilerdir. Maktu vergiler belli bir değerlenme ölçüsünde artırılır. Bu eskidendi. Enflasyonlar çok yüksek olduğu için, yüksek artırılıyordu. Şimdi, bu seneki değerleme ölçüsü yüzde 7,8'dir. Yüzde 7,8 bütün vergilere değerleme farkı olarak… Yani, geçen seneki değerini koruması dolayısıyla böyle bir artırım söz konusu oluyor. Bu değerlemeden meydana gelir. Bu bir vergi artışı, vergi nispetlerinin artışı manasında değildir. Bu, yıllardan beri -bizden önce de- yapılagelen bir usuldür. Bunu özellikle belirtmek istiyorum.
Sayın Işık, kamudaki 200 bin kişinin kadroya alınmasıyla ilgili çalışmalar Sayın Çalışma Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülüyor. Bununla ilgili bir tasarı çalışmaları var ve bununla ilgili olarak Bakanlar Kuruluna iki defa da sunum yapıldı. Son şekli herhâlde hazırlanıp, Başbakanlığa yakında sunulacak diye ben biliyorum; ama, daha detay noktasını Sayın Çalışma Bakanımızdan alabilirsiniz, bilgilerini alabilirsiniz.
Yeni, özelleştirme ile özelleştirmeden doğan personelin 4/C kapsamında çalıştırılması için yeni bize müracaatlar olur, o Kanun kapsamında ise, onun da gereği hiç şüphesiz ki, yapılacaktır.
Şimdi, Sayın Güven, cari açıklarla ilgili bir sorunuz vardı ama, onu tam alamadım, onu yazılı olarak bildirelim isterseniz.
Gelinen ekonomik gelişme-istihdam artışı arasındaki oran; bu fevkalade önemli. Şimdi, Sayın Alaettin Güven önemli de bir soru sordu. Muhakkak surette ekonomik gelişme aynı zamanda istihdamdaki artışı sağlar. Türkiye'mizde yalnız kendine özgü olan bir durum var değerli arkadaşlar. O da şu: Türkiye'de büyük bir nüfus artışı var. Nüfus artışına bir iş, artan nüfusa iş bulacaksınız. Ondan sonra bir de Türkiye'de tarım nüfusu, tarımda çalışan nüfus fevkalade fazla. Şimdi, bu nüfustan da sürekli olarak tarım dışı alanlara, sektörlere büyük bir kayış var, bir de onlara iş bulacaksınız. Ondan sonra bir de ilaveten iş bulacaksınız, işsizliği azaltacaksınız. Bizim Hükûmetimiz zamanında bu üçü de olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Yalnız hem tarım dışındakine hem artan nüfusa iş bulma sağlanmıştır, 35'lerden 28,5'lara inmiştir tarım içindeki çalışma istihdamı. Dolayısıyla, aradaki 6,5 puanlık tarımdan tarım dışına bir kayış olmuştur, tarım dışındaki sanayi ve hizmet sektörü bunları absorbe etmiştir, yani bunlara iş bulmuştur. Ayrıca, yeni…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Şimdi, konuşmanızı tamamlar mısınız Sayın Bakan.
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Tamam Sayın Başkanım.
Ve ilaveten de bu işsizlerde azalış olmuştur ve bizim zamanımızda, 2 milyon kişiye yakın istihdam sağlanmıştır, ilave istihdam sağlanmıştır.
Sayın Alim Tunç'un, Yunus Emre Kooperatifinin bu probleminin çözümü için çalışmalarımız son aşamaya gelmiştir. Onu da memnuniyetle belirtmek istiyorum.
Musa Sıvacıoğlu Bey'in, İnebolu Tersanesi'yle ilgili olarak: Dosyasındaki eksiklerin giderilmesi için Kastamonu Valiliğinden bilgi istenmiş, on beş gün içerisinde de işlem tamamlanacaktır. İlgililer de benimle özel olarak gelip görüştüler ve bu işlemleri de kısa zamanda tamamlanmış olacak.
Kastamonu Şekerde özelleştirme yapılmadı. Malatya Şeker… O ayrı… "Kastamonu Şekerde de özelleştirme yapılmadı." diye not geldi.
Sayın Demirbağ'ın özelleştirmeyle ilgili sorusu, bir de "Borçlar arttı mı?" diye. Şimdi, borçlar, değerli arkadaşlar, bir defa, gayrisafi millî hasılaya oranıyla ölçülür borçlar. Bütün ülkelerde, dünyada böyledir. Şimdi, bizden önce, hatta 2001 yılında -aklımda kalan şeye göre- borçların gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 90,5'tu. Şimdi, bu oran 2006'nın sonunda yüzde 49,6'ya geriliyor.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Yüzde 60, Sayın Bakan.
ALİ CUMHUR YAKA (Muğla) - Arttı mı artmadı mı?
MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Borçlar, nominal olarak arttı mı artmadı mı? İlk defa, 2006 yılında azalmaya başladı. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Kamu kesimi borçlanma gereği eksiye düştü, bu borçlar 2006 yılında azalmaya başladı. Yani, 2006 yılında hem nominal hem de oransal olarak büyük miktarda borçlarımız düşmeye başladı.
Bunu da belirtmek istiyorum ve saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.
Gerekirse yazılı cevap verirsiniz.
Soru-cevap bölümü de tamamlanmıştır.
Sayın milletvekilleri, şimdi sırasıyla, on beşinci turda yer alan bütçelerin bölümlerine geçilmesi hususunu ve bölümlerini ayrı ayrı okutup oylarınıza sunacağım.
Maliye Bakanlığı 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
12 - MALİYE BAKANLIĞI
1.- Maliye Bakanlığı 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
A - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
01 Genel Kamu Hizmetleri 26.006.211.171
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 801.220
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri 59.467.960
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
06 İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri 3.700.000.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Eğitim Hizmetleri 3.496.050
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir
10 Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri 16.230.700.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir
TOPLAM 46.000.676.401
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Maliye Bakanlığı 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Maliye Bakanlığı 2005 mali yılı kesinhesabının bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2.- Maliye Bakanlığı 2005 Malî Yılı Kesinhesabı
BAŞKAN - (A) cetvelinin genel toplamını okutuyorum:
Maliye Bakanlığı 2005 Malî Yılı Kesinhesabı
A - C E T V E L İ
Lira
- Genel Ödenek Toplamı : 26.489.560.678,95
- Toplam Harcama : 25.490.540.130,01
- Ödenek Dışı Harcama : 170.885.030,18
- İptal Edilen Ödenek : 1.169.832.779,12
- Ertesi Yıla Devredilen Ödenek : 72.800,00
BAŞKAN - (A) cetvelini kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Maliye Bakanlığı 2005 mali yılı kesinhesabının bölümleri kabul edilmiştir.
Kamu İhale Kurumu 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
42.06 - KAMU İHALE KURUMU
1.- Kamu İhale Kurumu 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
A - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
01 Genel Kamu Hizmetleri 13.814.335
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
02 Savunma Hizmetleri 138.100
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Ekonomik İşler ve Hizmetler 52.360.565
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
TOPLAM 66.313.000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 43.363.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
05 Diğer Gelirler 22.950.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
TOPLAM 66.313.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Kamu İhale Kurumu 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
12.76 - GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
1.- Gelir İdaresi Başkanlığı 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
A - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
01 Genel Kamu Hizmetleri 1.298.950.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
TOPLAM 1.298.950.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığı 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümlerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Bölümleri okutuyorum:
40.35 - ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI
1.- Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi
A - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
01 Genel Kamu Hizmetleri 9.355.425
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Ekonomik İşler ve Hizmetler 9.640.575
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
TOPLAM 18.996.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
(B) cetvelini okutuyorum:
B - C E T V E L İ
Kodu Açıklama (YTL)
03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 276.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
05 Diğer Gelirler 18.720.000
BAŞKAN- Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
TOPLAM 18.996.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 2007 yılı merkezî yönetim bütçesinin bölümleri kabul edilmiştir.
Böylece, Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 2007 yılı bütçeleri ile Maliye Bakanlığının 2005 yılı kesinhesabı kabul edilmiştir. Hayırlı olmasını diliyorum.
On beşinci turdaki görüşmeler tamamlanmıştır.
Sayın milletvekilleri, 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2005 Mali Yılı Genel ve Katma Kesinhesap Kanunu Tasarılarının 1'inci maddeleri kapsamına giren bakanlık ve ilgili kuruluşların bütçeleri ve kesinhesapları ile gelir ve finansman ile ilgili 2'nci maddelerinin görüşmeleri tamamlanmış bulunmaktadır.
Şimdi, program uyarınca sırasıyla, 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2005 Yılı Kesinhesap Kanunu Tasarılarının maddelerini okutup oylarınıza sunacağım.
Şimdi, 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın gider bütçesiyle ilgili 1'inci maddesini okuttuktan sonra oylarınıza sunacağım.
2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Gider, Gelir, Finansman ve Denge
Gider
MADDE 1- (1) Bu Kanuna bağlı (A) işaretli cetvellerde gösterildiği üzere, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli;
a) (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 200.902.066.401 Yeni Türk Lirası,
b) (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idarelere 12.720.119.000 Yeni Türk Lirası,
c) (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlara 1.437.179.058 Yeni Türk Lirası,
ödenek verilmiştir.
BAŞKAN - 1'inci maddeyi daha evvel kabul edilmiş bulunan cetvelleriyle birlikte oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
Gelir bütçesine ilişkin 2'nci maddeyi tekrar okutuyorum:
Gelir ve finansman
MADDE 2- (1) Gelirler:
Bu Kanuna ekli (B) işaretli cetvellerde gösterildiği üzere, 5018 sayılı Kanuna ekli;
a) (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçenin gelirleri 184.242.515.000 Yeni Türk Lirası,
b) (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idarelerin gelirleri 3.263.692.290 Yeni Türk Lirası öz gelir, 9.288.386.401 Yeni Türk Lirası Hazine yardımı olmak üzere toplam 12.552.078.691 Yeni Türk Lirası,
c) (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 1.435.179.058 Yeni Türk Lirası,
olarak tahmin edilmiştir.
(2) Finansman:
Bu Kanuna ekli (F) işaretli cetvellerde gösterildiği üzere, 5018 sayılı Kanuna ekli;
a) (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idarelerin net finansmanı 222.734.309 Yeni Türk Lirası,
b) (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumların net finansmanı 2.000.000 Yeni Türk Lirası,
olarak tahmin edilmiştir.
BAŞKAN - Şimdi, 2'nci maddeye bağlı cetvelin bölümlerini okutup ayrı ayrı oylarınıza sunacağım:
GENEL BÜTÇENİN GELİRLERİ
(2007 Yılı Genel Bütçeli İdarelerin İlgili Mevzuata Göre Tahsiline Devam Olunacak Gelirler)
B - C E T V E L İ
2007 YILI BÜTÇE
KODLAR AÇIKLAMA GELİRLERİ (YTL)
01 Vergi Gelirleri 173.861.616.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
03 Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 7.826.459.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
04 Alınan Bağış ve Yardımlar ile Özel Gelirler 480.118.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
05 Diğer Gelirler 15.394.039.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
06 Sermaye Gelirleri 2.569.283.000
BAŞKAN - Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir.
GENEL TOPLAM 200.131.515.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
09 Red ve İadeler ( - ) 15.889.000.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
NET BÜTÇE GELİRİ 184.242.515.000
BAŞKAN - Kabul edenler... Etmeyenler... Kabul edilmiştir.
2'nci maddeyi, kabul edilen ekli cetveliyle birlikte oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.
3'üncü maddeyi okutuyorum:
Denge
MADDE 3- (1) Bu Kanunun 1 inci maddesinin (a) bendinde belirtilen ödenekler toplamı ile 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan tahmini gelirler toplamı arasındaki fark, net borçlanma hasılatı ile karşılanır.
BAŞKAN - Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına ve şahsı adına, Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Tütüncü.
Sayın Tütüncü, sürenizi birleştiriyorum.
CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, 2007 bütçe tasarısının "denge" maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bütçe dengesiyle ilgili ana kalemlere şöyle kısaca bir göz attığımızda, şöyle bir manzarayla karşılaşıyoruz: Merkezî yönetim bütçe giderleri 2007 hedefi olarak 205 milyar YTL, merkezî yönetim bütçe gelirleri 188 milyar YTL ve bütçe açığı da 2007 yılı olarak 16,8 milyar YTL olarak programlanmış, yaklaşık 17 milyar YTL. Bu durumda, 2007'de bütçe açığının, 2006 yılına göre yaklaşık 5 kat daha fazla olacağı öngörülmektedir.
Bu bütçe açığı ne anlama geliyor? Devletin iki yakasının yine açılmaya başlayabileceği anlamına geliyor. Devletin iki yakasının yine -yineliyorum- açılmaya başlayabileceğini ifade ediyor. Devletin iki yakasını bir araya getirebilmek amacıyla, bu yüce milletten, yıllardır özveri istendi. Millet buna katlandı, ama gerçekten çok ezildi, perişan edildi. İşte bunun sonunda, bütçe açığı 3 milyar YTL'ye kadar geriletildi 2006 yılında -biz 2007 yılı bütçesiyle ilgili konuşuyoruz- ve bu gelişmeyi tüm AKP'liler, koro hâlinde, Hükûmetin başarılarından biri olarak sürekli olarak takdim ediyorlar. Ama, bir de bu gelişmenin altında yatan gerçeğe bakmalısınız değerli milletvekilleri. Buraya neden bakmıyorsunuz? İşinize gelmiyor, ondan bakmıyorsunuz. Övündüğünüz bu tabloyu, dar ve sabit gelirli halkımızın ümüğünü sıkarak yarattınız. Bu tabloya başarı madalyası verilecekse, bu size değil, yüce milletin sabrına, direncine ve efendiliğine verilmelidir. Hâlâ görmüyor musunuz, milletin büyük bölümü aç, sefil, perişan hâle geldi. Şu anda borçla ayakta kalmaya çalışıyorlar. Örneğin, kullanılan tüketici kredisi artı banka kartı borcu toplam olarak, 2002 yılında kişi başına 64 dolar idi, Eylül 2006'da bu 648 dolara çıktı. Buna göre 9 kat artış olmuş. Bu olumsuz tablo size hiçbir anlam ifade etmiyor mu değerli milletvekilleri?
Bakınız, açlık sorunu en fazla kırsal kesimi vurmaya başladı. Tarım, hayvancılık ve ormancılık artık insanını besleyemiyor, kentlere doğru tarım insanını sürmeye başladı.
2006 yıl sonunda 46 milyar YTL faiz ödemesi yapmış olacaksınız. 2007'de ise faiz ödemesi yaklaşık 53 milyar YTL'ye çıkacak. Bu faiz ödemesini kimlere yapıyorsunuz? Yurt içi ve yurt dışı varlıklı kesimlere yapıyorsunuz.
Şimdi, bu acı gerçekler burada duracak, sonra, siz, kürsülere çıkıp "Efendim, tarıma verdiğimiz desteği 2007 yılında 5,3 milyar YTL'ye çıkardık." diye övüneceksiniz. Hem de bu miktarın, tarımda ayakta kalma mücadelesi veren üretici çiftçimize bir can suyu bile olmadığını bile bile övüneceksiniz. Bir avuç insana 53 milyar YTL faiz ödemesi, ama, çiftçiye, gerçek üreticiye, aileleriyle birlikte en az 25 milyon insana 5 milyar YTL destek. Bravo(!) Vallahi bravo(!) Sormazlar mı insana, adaletin bu mu ey AKP? Sorarlar. Ve nitekim soracaklar. Neden böyle oluyor sayın milletvekilleri?
İktidarınızın ikinci yılında IMF ile yaptığınız üç yıllık yeni stand-by anlaşması var ya, burada IMF'cileri ikna edemediniz ve IMF'ye tam anlamıyla teslim oldunuz. Size soruyoruz: IMF ile anlaşma yapmış hangi ülkede Türkiye'deki gibi ağır bir ekonomik program uygulandı? Sahi, söyler misiniz, hangi ülkenin hükûmeti halkının böylesine acımasızca ezilmesine razı oldu? Sadece bizim halkımız, o da AKP sayesinde ezildi.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, bu bütçe dengesinde bütçe gelirleri 188 milyar YTL olarak programlanmış. Bu meblağ içinde vergi gelirleri hedefi 158 milyar YTL. Vergi gelirlerinin ayrıntısına bakıyoruz, aslan payının yine garibanlardan toplanacağı açıkça görülüyor. KDV ve ÖTV, toplanan dolaylı vergilerin oranı yüzde 69. Bu, ne anlam ifade ediyor? Vergideki sosyal adaletsizlik, çarpıklık artarak devam ediyor AKP İktidarında.
Bakınız, 2006'nın ilk on aylık sonuçlarına göre, toplanan gelir vergisinin yüzde 90'ı stopaj yoluyla alınmış. Burada asıl yük hâlâ bordro mahkûmları olarak bilinen işçi ve memurun üzerinde. İş yeri kira, serbest meslek, faiz, repo gibi ödemelerin payı oldukça düşük. Evet, repo gibi ödemelerin stopajda oranı oldukça düşük. Bu tablonun 2007'de de devam edeceği anlaşılmaktadır.
Şimdi size soruyoruz: Vergideki bu çarpıklığı ve adaletsizliği dört yıldır neden düzeltmediniz, düzeltemediniz? Herhâlde, bu tablonun, bu sorunun ezikliği altında olsa gerek, Sayın Maliye Bakanımız çıkıyor diyor ki: "Mevcut vergiler artmayacak." Hemen söyleyelim; bu, tamamen gerçek dışı bir beyandır. Size bir temel iktisat kuralını anımsatmak istiyorum: Bakınız, belli bir millî gelir büyüklüğünde, belli bir harcama ve belli bir tasarruf gücü vardır. 2007 yılı millî gelir artışını yüzde 5 olarak hedeflediniz. Buna göre, 2007 için öngördüğünüz 158 milyar YTL'lik vergi gelirini nasıl toplayacaksınız? Şöyle toplayacaksınız: Örneğin, sigaradan alınacak ÖTV yaklaşık yüzde 24 artacak. Alkollü içkilerde de benzer bir artış söz konusu. Hayır efendim, ÖTV artmayacak diyorsanız, o zaman, sigara ve içki içenlerin sayısı mı artacak veya sayısı artmayacaksa, sigara ve içki tiryakileri kendilerini sigara ve içkiye daha fazla mı vuracaklar? Evet, öyle anlaşılıyor, daha fazla vuracaklar. Hatırlıyor musunuz Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir ara, çok sevilen bir şarkı vardı: "Kimi dertten içermiş, kimi neşeden." Öyle anlaşılıyor ki, devri iktidarınızda, neşeden içenler neredeyse yok oldu, ama ekonomik sıkıntının derdinden içenlerin sayısı da çığ gibi arttı.
Yine, 2007'de motorlu taşıt vergilerinde yüzde 15'lik bir artış, buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın gibi mallarda yüzde 26'lık ÖTV artışları öngörüyorsunuz. Liste uzayıp gidiyor. Örneğin, damga vergisi, harçlar, emlak vergisi, trafik para cezaları, idare para cezaları gibi gelir kalemlerinde kesinlikle artışlar olacak. Yani, şu ortaya çıkıyor: AKP iktidara gelmeden önce de vergide anlayış "vur abalıya, vur garibana" idi, otomatik, biliyorum. Siz bunu eleştirerek iktidara geldiniz, ama bu anlayışı daha da katı uyguluyorsunuz: Vur abalıya!..
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir atasözü var: "Bir koyundan bir post çıkar." Siz, bir koyundan iki postu çıkardınız, üçüncüyü de çıkarmaya çalışıyorsunuz. Ne diyelim? El insaf, el insaf değerli AKP'liler, el insaf!
Bakınız, bu ülkede açlık sınırı -ki, iki çocuklu dört kişilik bir ailenin zorunlu gıda harcamalarını karşılayacak para miktarıdır- Türk-İş'in hesaplamalarına göre 605 YTL dolayında. Asgari net ücret ne kadar? 380 YTL. Buna göre, asgari ücretten başka geliri olmayan ne kadar çalışan insan varsa, aile reisi varsa, bunların aile fertleriyle birlikte tümü açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyorlar demektir. Kaldı ki, asgari ücret, bugün Türkiye'de neredeyse ortalama ücret düzeyine gelmiş durumda. Öyle kabul ediliyor. Hatta, birçok yörelerde asgari ücretin altında, yani, 380 YTL'nin altında iş bulabilmek için insanlar uzun işsiz kuyrukları oluşturuyorlar. Öte yandan, ücret ve gelirleri 380 YTL'nin üstünde, ancak 605 YTL'nin altında olan ne kadar çiftçi, işçi, memur, küçük esnaf ve sanatkâr varsa ve ayrıca ne kadar emekli, dul ve yetim varsa, bunların da tümü açlık sınırlarının altında yaşamaya çalışıyorlar demektir.
Bakınız, elimde bir tablo var: Emekli aylığı alanlar… Şimdi, buraya bakıyorum: Temmuz 2006 itibarıyla SSK emeklilerinde en az aylık 477 YTL. SSK emeklilerinin yüzde 40'ı en az aylık kategorisinde bulunuyor. Ortalama aylık ise 522 YTL. 605 YTL eğer açlık sınırıysa, demek ki, SSK emeklilerinin çok önemli bir bölümü, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi yapıyorlar demektir. Emekli Sandığının en az aylıklarına bakıyoruz; bunun da 606 YTL'ye Temmuz 2006 itibarıyla ulaştığını görüyoruz, yani, Emekli Sandığında, ki, diğer sosyal sigorta programlarına göre oldukça yüksek maaş veren Emekli Sandığında da demek ki en az aylık açlık sınırı düzeyine düşmüş. Bağ-Kur'a bakıyorsunuz, Bağ-Kur'da en az aylık 349 YTL, ortalama aylık 461 YTL. Bir de Bağ-Kur'da tarım kesiminden emekli olanlar var. Bunların durumuna baktığımızda yürekler acısı. 231 YTL en az aylık, Bağ-Kur'a bağlı çiftçilerde ve ortalama aylık 313 YTL.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önceleri, biz, Türkiye'de kimsesizlerin, işsizlerin, garibanların ya da bakıma ve korunmaya muhtaç kimselerin açlığından, yoksulluğundan söz ediyorduk; ama, zamanınızda, iktidarınızda, ne yazık ki üretim sürecinde olanların, çalışanların ya da sosyal güvenlik şemsiyesi altında olanların açlık ve yoksulluğundan söz eder duruma geldik.
Bu durum karşısında, AKP olarak acaba biz nerede yanlış yaptık diye hâlâ düşünemiyorsunuz. Size bir daha söyleyelim: Yanlışınızın temelinde dışa bağımlı ve bu nedenle de bir avuç yabancıya ve yurt dışındaki az sayıda varlıklıya çalışan, onların değirmenine su taşıyan ekonomik büyüme modeli yatıyor. Bunu değiştirmeliydiniz. Bu modelde çiftçi yok. Bu modelde işçi yok. Bu modelde küçük esnaf ve sanatkâr yok. Emekli, dul, yetim yok. İşsizlerle açlık ve yoksulluk çekenler hiç yok. Yok, yok, yok. Halk yok bu modelde. Özellikle son iki yıldır sürekli olarak buna işaret ediyoruz: Yok, yok, yok! Ee, bundan sonra ne diyelim, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, herhâlde siz de sandıkta yok olacaksınız. Bunu hep birlikte göreceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle bu maddenin, denge maddesinin, bütçe denge maddesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, hepinizi tekrar en derin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Tütüncü.
Şahsı adına ikinci konuşmacı, İstanbul Milletvekili Sayın Alaattin Büyükkaya. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Süreniz beş dakika.
ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; önce, hepinizi saygıyla selamlıyorum. 2007 Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 3'üncü maddesi üzerine şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Evet, bu madde, denge maddesi, "gelir ve gider arasındaki fark borçlanarak karşılanacak" diyor. Ancak, şöyle bir, 2002'de neydi, bugün hangi noktadayız, nasıl borçlanıyoruz, borçlanma ihtiyacımız ne durumda? Türkiye'nin zaten bütün problemi de kamu kesiminin borçlanma ihtiyacından doğmuş. 2002'lerde, yani biz iktidar olduğumuz dönemlerde, kamu kesiminin borçlanma ihtiyacı millî gelirin yüzde 16'sı seviyesinde. Şimdi ne kadar? Artık yüzde 1'in bile altına düşmüş, 0,5 noktasında 2006 sonu itibarıyla. Nereden nereye gelinmiş ve Türkiye, bu sayede borç tuzağını kırmış.
Dolayısıyla, bence, iktidarımızın bu millete yaptığı en önemli iyiliklerden biri, mali disiplini sağlamış ve borçlanma ihtiyacını ortadan kaldırmış ve denk bir bütçeye gelmiş olmasıdır.
Dolayısıyla, bu noktada, inşallah, inanıyorum ki, artık fazla veren bütçeleri bu Meclis yapacaktır ve böylece, ülkemizin bu makûs talihini de kıracaktır ve bunu yapmakla da bu ülkenin geleceğini teminat altına alacaktır.
Hepinize saygılar sunuyorum, hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Büyükkaya.
Sayın milletvekilleri, madde üzerinde soru-cevap işlemine başlayacağım.
Beş dakika soru, beş dakika da cevap.
Yine, daha önceki Başkanlık Divanı kararı gereğince, soruların bir dakika süre içerisinde sorulmasını da rica ediyorum.
Soru sormak isteyen arkadaşları önce okuyorum, herkes sırasını bilsin: Sayın Tütüncü, Sayın Ekmekcioğlu, Sayın Emek, Sayın Aslanoğlu, beşinci sırada Sayın Çetin, altıncı sırada Sayın Kılıç, yedinci sırada Sayın Baloğlu, sekizinci sırada Koç, dokuzuncu sırada Sayın Gazalcı, onuncu sırada Sayın Kaptan.
Buna göre, Sayın Tütüncü, buyurun.
ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Benim, Sayın Bakanımıza iki sorum olacak. Bir tanesi, az önce konuşmamda da belirttiğim gibi, Türkiye'de özellikle dar ve sabit gelirli halkımız çok ağır bir borç yükü altına girmiştir. Tüketici kredileri ve kredi kartlarına borç düzeyi 2002 yılına göre 2006'nın ortasında, Eylülünde daha doğrusu, yaklaşık 9 kat artmıştır.
Sayın Bakanımız, acaba halkımızın böylesine ağır, hızlı bir borçlanması karşısında…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Süre bitti, ama cümle bitmedi.
Sayın Tütüncü, cümlenizi tamamlamanız için açıyorum. Daha, ikinci bir soruya imkân yok.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
278 konuşma daha · 24 Aralık 2006
