İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)

Alim Tunç

Uşak Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Şubat 2007 · 5.219 kelime · yaklaşık 26 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Tunç (AK Parti), 14 Şubat 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU, SAĞLIK PERSONELİNİN TAZMİNAT VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR (S.S.1247)); konuşma 5.219 kelime.

Alim Tunç (AK Parti, Uşak). “Sağlık hizmetleri temel kanunu, sağlık personelinin tazminat ve çalışma esaslarına dair (s.s.1247)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-tunc-22-2007-02-14-saglik-hizmetleri-temel-kanunu-saglik-personelinin-tazminat-ve-calism-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİM TUNÇ (Uşak)Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­ka­nım.

Sa­yın Ba­ka­nım, özel­lik­le rönt­gen tek­nis­yen­le­riy­le il­gi­li mev­zu­at­ta nö­bet tut­tu­ru­la­ma­ma­sı söz ko­nu­su. An­cak, pra­tik uy­gu­la­ma­da bu ar­ka­daş­la­rı­mız nö­bet tut­mak­ta­lar ve acil­de ça­lış­ma­lar yap­mak­ta­lar. An­cak, bu mev­zu­at ge­re­ği dö­ner ser­ma­ye­den ye­te­ri ka­dar ya­rar­la­na­ma­dık­la­rı… Bu­nun­la il­gi­li bir dü­zen­le­me ya­pa­cak mı­sı­nız?

Te­şek­kür edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tunç.

Sa­yın Neş­şar…

MEH­MET UĞUR NEŞ­ŞAR (De­niz­li) - Te­şek­kür ede­rim Sa­yın Baş­kan.

Ben, Sa­yın Ba­ka­nın ce­vap­la­ya­bi­le­ce­ği, sağ­lık­la il­gi­li bir so­ru ha­zır­la­dım.

Sa­yın Ba­ka­nım, bi­li­yor­su­nuz, AKP Gru­bu adı­na çı­kan söz­cü­ler sis­te­ma­tik bir de­zen­for­mas­yon ça­lış­ma­sı için­de­ler, ya­ni, on­la­rın bu­ra­dan va­tan­da­şa söy­le­dik­le­ri şey­ler­le ger­çek­ler bir­bi­ri­ne uy­mu­yor. Siz, aca­ba, bir gün, teb­di­li kı­ya­fet ya­pıp -Sa­vun­ma Ba­ka­nı ola­rak da ola­bi­lir, ya­ni, il­la Sağ­lık Ba­ka­nı ol­mak ge­rek­mez- şöy­le bir has­ta­ne­le­re gi­dip du­ru­mu göz­le­me­yi dü­şü­nür mü­sü­nüz?

Bu so­ru­ya ce­vap ve­rir­se­niz çok se­vi­ni­rim.

Te­şek­kür­ler.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Neş­şar.

Sa­yın Yıl­dı­rım…

MEH­MET YIL­DI­RIM (Kas­ta­mo­nu) - Sa­yın Baş­ka­nım, Sa­yın Ba­ka­nı­ma bir­kaç so­rum var.

Kas­ta­mo­nu mer­kez­de 6 No'lu Sağ­lık Oca­ğı­nı pa­zar gü­nü hiz­me­te aç­tık. An­cak, il­çe, bel­de ve böl­ge mer­kez­le­ri­miz­de, sağ­lık ocak­la­rın­da, ge­rek mekân ve ge­rek­se sağ­lık ele­ma­nı ba­kı­mın­dan ka­na­ma de­vam edi­yor. Kas­ta­mo­nu-Taş­köp­rü-Ala­tar­la (Ger­meç), Mer­kez-Kaş­çı­lar, Mer­kez-Ak­ka­ya, Taş­köp­rü-Çift­lik ve Kö­çek­li, Ci­de-Toy­gar­lı, Da­day-Se­lal­maz ve Ci­de-İl­yas­bey sağ­lık mer­kez­le­ri­ne ve Do­ğan­yurt mer­kez­de sağ­lık ocak­la­rı­na ye­ter­li sağ­lık per­so­ne­li­ni ne za­man ve­re­cek­si­niz? Bu sağ­lık ocak­la­rı da mekânsal ola­rak ye­ter­siz­dir. Ne za­man ger­çek­leş­ti­re­cek­si­niz?

Ala­tar­la (Ger­meç) Sağ­lık Oca­ğı­nın ar­sa­sı Hü­se­yin Yıl­dı­rım ve Sey­fi Em­re ta­ra­fın­dan hi­be edil­miş­tir. Ne za­man ye­ni­si­ni ya­pa­cak­sı­nız?

Bi­rin­ci ba­sa­mak sağ­lık olu­şu­mu­nu Av­ru­pa Bir­li­ği stan­dar­dı­na ne za­man ge­ti­re­cek­si­niz?

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Yıl­dı­rım.

Sa­yın Kan­do­ğan…

ÜM­MET KAN­DO­ĞAN (De­niz­li) - Te­şek­kür edi­yo­rum.

Bir ön­ce­ki mad­de­de, AK Par­ti Uşak Mil­let­ve­ki­li Sa­yın Alim Tunç, "ucuz dok­tor-pa­ha­lı dok­tor" ta­nım­la­ma­sı­nın mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri ta­ra­fın­dan kul­la­nıl­dı­ğı­nı ve bu ta­nım­la­ma­nın dok­tor­la­rı ren­ci­de et­ti­ği­ni ifa­de et­miş­ti. Mu­ha­le­fet mil­let­ve­kil­le­ri de bu ta­nım­la­ma­nın ilk de­fa Sa­yın Baş­ba­kan ta­ra­fın­dan Tür­ki­ye'nin gün­de­mi­ne ge­ti­ril­di­ği­ni ve 100-150 do­la­ra dok­tor ge­ti­rir, ça­lış­tı­rır ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı­ğı­nı söy­le­miş­ler­di. Ben Sa­yın Ba­ka­nım­dan öğ­ren­mek is­ti­yo­rum: Sa­yın Baş­ba­kan bu ifa­de­yi kul­lan­mış mı­dır? Eğer kul­lan­mış­sa, Sa­yın Alim Tunç'un ifa­de­le­riy­le, bu, dok­tor­luk mes­le­ği­ni ren­ci­de eden bir ta­nım­la­ma mı­dır?

Te­şek­kür edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­doğ­du…

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Sa­yın Ba­ka­nım, bu so­ru­yu si­zin şah­sı­nız­da­ki, cid­di­ye­ti­niz­de­ki, has­sa­si­ye­ti­niz­de­ki, gö­rü­nü­şü­nüz­de­ki sa­mi­mi­ye­ti­ni­ze gü­ve­ne­rek si­ze so­ru­yo­rum ve siz­den bu ce­va­bı bek­li­yo­rum, çün­kü, Sağ­lık Ba­ka­nın­dan bu ko­nu­da ye­ter­li ce­vap­la­rı ala­ma­dı­ğım için.

Dev­let has­ta­ne­le­rin­de ve SSK has­ta­ne­le­rin­de spe­si­yal has­ta­lık­lar­da, ör­ne­ğin tü­mö­ral ve­ya­hut da her­han­gi bir or­ga­nın spe­si­yal has­ta­lı­ğın­da, ken­di­le­ri­nin te­da­vi ede­me­di­ği va­ka­lar üni­ver­si­te­le­re sevk edi­li­yor. Üni­ver­si­te­ye sevk edi­len bu has­ta­lar SSK'lı, Bağ-Kur'lu ve ye­şil kart­lı ise, ka­pı­dan içe­ri­ye gi­riş­le­ri çok zor olu­yor ve pe­şin pa­ray­la te­da­vi­le­ri ya­pı­lı­yor. Eğer pe­şin pa­ra­la­rı…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan kapa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tan­doğ­du.

Sa­yın Ba­kan, bu­yu­run.

MİLLÎ SA­VUN­MA BA­KA­NI MEH­MET VEC­Dİ GÖ­NÜL (Ko­ca­eli) - Sa­yın Baş­ka­nım, so­ru­lar ta­bii çok iha­ta­lı ve tek­nik. Bu se­bep­le, Sa­yın Müs­te­şa­rı­mız da ge­rek­li not­la­rı al­dı…

MEH­MET UĞUR NEŞ­ŞAR (De­niz­li) - Be­nim­ki tek­nik de­ğil Sa­yın Ba­kan.

MİLLÎ SA­VUN­MA BA­KA­NI MEH­MET VEC­Dİ GÖ­NÜL (Ko­ca­eli) - Teb­di­li kı­ya­fet, ta­bii, tek­nik de­ğil. Ya­zı­lı ola­rak ce­vap ve­re­ce­ğiz efen­dim. Ay­rı­ca, za­bıt­la­rı da al­mak su­re­tiy­le ya­zı­lı ola­rak ce­vap ve­re­ce­ğiz.

Te­şek­kür ede­rim.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­kan.

Sa­yın Öz­kan…

RA­MA­ZAN KE­RİM ÖZ­KAN (Bur­dur) - Sa­yın Baş­kan, te­şek­kür ede­rim.

Sa­yın Ba­kan, son gün­ler­de Bur­dur'da, Is­par­ta'da, An­tal­ya'da, An­ka­ra'da üni­ver­si­te, dev­let ve özel has­ta­ne­ler­de has­ta zi­ya­ret­le­rin­de bu­lun­dum. Ge­rek özel ge­rek­se dev­let ge­rek­se üni­ver­si­te has­ta­ne­le­rin­de in­san­lar omuz omu­za, kuy­ruk­lar­da. Ül­ke­miz­de has­ta­lık­lar­da bir ar­tış ol­du­ğu ma­lu­mu­nuz­dur. Bu ar­tı­şın ne­de­ni, eko­no­mi­de­ki bo­zuk­luk­tan mı­dır, bes­len­me ye­ter­siz­li­ğin­den mi­dir, ko­ru­yu­cu he­kim­lik­te­ki vur­dum­duy­maz­lık­tan mı­dır, yok­sa dok­tor, ebe ve hem­şi­re ye­ter­siz­li­ğin­den mi­dir? Açık­lar­sa­nız se­vi­ni­rim.

Çok te­şek­kür edi­yo­rum.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Öz­kan.

Sa­yın Gü­ler… Yok.

Sa­yın Arıt­man… Sa­yın Arıt­man, so­ru so­ra­cak mı­sı­nız?

ALİM TUNÇ (Uşak)Te­le­fon­la ko­nu­şu­yor.

BAŞ­KAN - Ön­ce, is­ter­se­niz, bir te­le­fon ko­nuş­ma­nı­zı bi­ti­rin.

Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Arıt­man.

Sa­yın Kaf­kas…

AGÂH KAF­KAS (Ço­rum) - Sa­yın Baş­ka­nım, ara­cı­lı­ğı­nız­la, Sa­yın Ba­ka­nı­ma şu so­ru­la­rı yö­nelt­mek is­ti­yo­rum: Bil­di­ği­niz gi­bi, SSK has­ta­ne­le­ri­nin Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­na dev­ri, hal­kı­mı­zın ha­ya­tın­da bü­yük ko­lay­lık­lar sağ­la­mış­tır. Ge­çen yıl­ki ve­ri­le­re bak­tı­ğı­mız za­man, SSK'lı has­ta­la­rın mu­aye­ne sa­yı­sı 62 mil­yon­du. 62 mil­yon­dan 93 mil­yo­na çık­mış­tır. Aca­ba, bu yıl bu sa­yı da bir ar­tış var mı­dır? Çün­kü, bu ar­tış şu­nu gös­ter­mek­te­dir: SSK'lı has­ta­la­rın, bu­gü­ne ka­dar, sağ­lık hiz­met­le­rin­den ya­rar­lan­ma ko­nu­sun­da sı­kın­tı­la­rı var­dı, ya­rar­la­na­mı­yor­lar­dı. Şim­di sağ­lık hiz­met­le­ri­nin ko­lay­laş­tı­rıl­ma­sı, on­la­rın da­ha faz­la mu­aye­ne ol­ma imkânı­nı sağ­la­mış­tır. Ge­çen yıl­ki ar­tış, yüz­de 50 ar­tış da bu­nu gös­ter­mek­te­dir.

Ay­rı­ca, baş­ka di­ğer so­rum da şu­dur: Ma­lu­mu­nuz ol­du­ğu üze­re, 57'nci Hükûmet…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Kaf­kas

Sa­yın Çer­çi…

MEH­MET ÇER­Çİ (Ma­ni­sa) - Sa­yın Baş­ka­nım, ara­cı­lı­ğı­nız­la, Sa­yın Ba­ka­nı­ma sor­mak is­ti­yo­rum.

Sa­yın Ba­ka­nım, bil­di­ği­niz gi­bi, Tür­ki­ye'de ye­ni bir fi­nans­man yön­te­miy­le, ye­ni bir sis­tem­le, böl­ge has­ta­ne­le­ri ku­rul­ma­sı pro­je­si gün­de­mi­miz­de. Bil­di­ğim ka­da­rıy­la, Tür­ki­ye'de, yak­la­şık yir­mi iki vi­la­yet­te bu has­ta­ne­ler ku­ru­la­cak ve ye­ni bir an­la­yış­la, ye­ni bir iş­let­me mo­de­liy­le ve fi­nans­man mo­de­liy­le ha­ya­ta ge­çe­cek. Ma­ni­sa da, bil­di­ğim ka­da­rıy­la, bu has­ta­ne­le­rin içe­ri­sin­de var. Bu pro­je­yi bu se­ne ha­ya­ta ge­çi­re­bi­lir mi­yiz ve Ma­ni­sa'ya bu­nu ka­zan­dı­ra­bi­lir mi­yiz? Bi­rin­ci so­rum bu.

İkin­ci­si: Yi­ne, bil­di­ği­niz gi­bi, Tür­ki­ye'de ye­ni bir mo­del olan ai­le he­kim­li­ği ya­vaş ya­vaş ge­niş­le­ti­li­yor. En son on vi­la­yet, son­ra da­ha da ge­niş­le­di. Ma­ni­sa da bu pro­je­nin içe­ri­si­ne ka­tıl­mak is­ti­yor. Bu ko­nu­da…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Çer­çi.

Sa­yın As­la­noğ­lu…

FE­RİT MEV­LÜT AS­LA­NOĞ­LU (Ma­lat­ya) - Sa­yın Ba­ka­nım, ge­çen ko­nuş­mam­da da be­lirt­tim, Ma­lat­ya Bey­da­ğı Dev­let Has­ta­ne­sin­de 59 dos­ya­sı olan bir baş­he­ki­mi tek­rar ata­dı­nız. Bu dos­ya­lar hak­kın­da hiç­bir in­ce­le­me baş­lat­tı­nız mı, il­gi­li bir mü­fet­tiş gön­der­di­niz mi? Tüm bun­lar­dan son­ra ay­nı baş­he­ki­mi tek­rar gö­re­ve ata­dı­nız. Her­han­gi bir iş­lem yap­tı­nız mı?

Yi­ne, Pö­tür­ge Dev­let Has­ta­ne­sin­de, yi­ne bu­ra­da yap­tı­ğım ko­nuş­ma­da, ora­da­ki ec­za­ne­nin ve baş­he­ki­min ara­sın­da­ki so­run­dan do­la­yı baş­he­ki­mi gö­rev­den al­dı­nız. Bu yap­tı­ğım ih­bar ne­de­niy­le her­han­gi bir iş­lem baş­lat­tı­nız mı?

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın As­la­noğ­lu.

Sa­yın Ba­loğ­lu…

So­ru-ce­vap iş­le­mi ta­mam­lan­mış­tır, Sa­yın Ba­kan so­ru­la­ra ya­zı­lı ce­vap ve­re­cek­ler­dir.

MİLLÎ SA­VUN­MA BA­KA­NI MEH­MET VEC­Dİ GÖ­NÜL (Ko­ca­eli) - Ya­zı­lı ce­vap ve­re­ce­ğim, evet.

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ba­kan.

Mad­de üze­rin­de bir adet öner­ge var­dır, oku­tup iş­le­me alı­yo­rum:

Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si Baş­kan­lı­ğı­na

Gö­rü­şül­mek­te olan 1247 Sı­ra Sa­yı­lı Ba­zı Ka­nun ve Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı­na Da­ir Ka­nun Ta­sa­rı­sı­nın 11'in­ci mad­de­si­nin Ta­sa­rı met­nin­den çı­ka­rıl­ma­sı­nı arz ve tek­lif ede­riz.

Nu­ret­tin Sö­zen Meh­met Neş­şar İd­ris Sa­mi Tan­doğ­du

Si­vas De­niz­li Or­du

İz­zet Çe­tin Ca­nan Arıt­man Mus­ta­fa Öz­yurt

Ko­ca­eli İz­mir Bur­sa

BAŞ­KAN - Ko­mis­yon öner­ge­ye ka­tı­lı­yor mu?

SAĞ­LIK, Aİ­LE, ÇA­LIŞ­MA VE SOS­YAL İŞ­LER KO­MİS­YO­NU BAŞ­KA­NI CEV­DET ER­DÖL (Trab­zon) - Ka­tıl­mı­yo­ruz Sa­yın Baş­kan.

BAŞ­KAN - Hükûmet ka­tı­lı­yor mu?

MİLLÎ SA­VUN­MA BA­KA­NI MEH­MET VEC­Dİ GÖ­NÜL (Ko­ca­eli) - Ka­tıl­mı­yo­ruz efen­dim.

BAŞ­KAN - Öner­ge­nin ge­rek­çe­si üze­rin­de söz is­te­yen, Sa­mi Tan­doğ­du, Or­du Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Tan­doğ­du.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; şim­di, bi­raz ev­vel Sa­yın Ba­ka­na, so­ru­mu, ya­rı­da kal­dı­ğı için bu­ra­da bi­tir­mek is­ti­yo­rum.

Biz mil­let­ve­kil­le­ri böl­ge­miz­den ge­len has­ta­lar­la il­gi­li, dok­tor ola­lım, ol­ma­ya­lım, ha­ki­ka­ten on­la­rı has­ta­ne­le­re ye­tiş­tir­mek, has­ta­ne­de­ki dok­tor ar­ka­daş­la­rı­mı­za mu­aye­ne et­tir­mek, has­ta­ne­le­re ya­tır­mak bir mil­let­ve­ki­li için en zor so­run­lar­dan, en zor prob­lem­ler­den bi­ri­dir. Sağ ol­sun­lar dok­tor ar­ka­daş­la­rı­mız, mil­let­ve­ki­li olan ar­ka­daş­la­rı­mı­za ge­rek­li olan to­le­rans­la­rı, ön­ce­lik­le­ri ta­nı­yor­lar, on­la­ra, bu­ra­da, tüm mes­lek­taş­la­rı­mı­za te­şek­kü­rü bir borç bi­li­yo­rum.

Şim­di, yal­nız, böl­ge­miz­de, sek­sen bir vi­la­ye­ti­mi­zin her­han­gi bir il­çe­sin­de ve­ya­hut da vi­la­ye­tin­de, so­ru­nu çö­zü­le­me­yen, has­ta­ne­ler­den ce­vap ala­ma­dı­ğı­mız, te­da­vi ede­me­dik­le­ri va­ka­lar bu­ra­ya ge­li­yor. Bun­la­rın ba­şın­da da kan­ser­li va­ka­lar ve­ya­hut da spe­si­yal has­ta­lık­lar ağır­lık­lı olu­yor. Bu ge­len va­tan­daş­la­rı­mız, Bağ-Kur'lu, SSK'lı ve ye­şil kart­lı olu­yor. Dev­let has­ta­ne­le­rin­de ve SSK has­ta­ne­le­rin­de te­da­vi­si ol­ma­yan bu has­ta­lar üni­ver­si­te­le­re ya­tı­rıl­mak is­ten­di­ğin­de ve­ya­hut üni­ver­si­te­ye te­da­vi edil­me­ye gö­tü­rül­dü­ğün­de, ma­ale­sef, ma­ale­sef, üni­ver­si­te has­ta­ne­le­ri bu has­ta­la­rı ka­bul et­mi­yor. Tek şart­la ka­bul edi­yor, te­da­vi üc­ret­le­ri­ni pe­şin öde­me ko­şu­luy­la.

Ar­ka­daş­lar, bu has­ta­lık­lar spe­si­yal has­ta­lık­lar ol­duk­la­rı için, özel has­ta­lık­lar ol­duk­la­rı için, ma­li­yet­le­ri çok pa­ha­lı, ilaç­la­rı çok pa­ha­lı. Te­da­vi hiz­met­le­ri­nin ve­ri­le­bil­me­si için, ku­rum da, bu ilaç­la­rı, pe­şin ola­rak ödü­yor, pe­şin ola­rak alı­yor. Ya­ni, ör­ne­ğin, as­ga­ri 70 mil­yar, 80 mil­yar, 60 mil­yar -es­ki pa­ray­la söy­lü­yo­rum- tu­tan va­ka­lar olu­yor. Pe­ki, bu va­tan­daş­la­rı­mız bu pa­ra­yı na­sıl öde­ye­cek? Üni­ver­si­te­le­rin yet­ki­li kol­la­rı­na, de­ka­nı­na git­ti­ği­miz­de, has­ta­ne baş­he­kim­le­ri­ne git­ti­ği­miz­de, ku­rum­la­rı­na borç­la­rı­nın öden­me­di­ği­ni söy­le­dik­le­ri için, ken­di­le­ri­ne her­han­gi bir şey­de, her­han­gi bir ri­ca­da bu­lun­ma­mız müm­kün de­ğil. Bu çık­maz­lı­ğı or­ta­dan kal­dır­ma­nız la­zım.

Sa­yın Ba­ka­nı­ma -ken­di­si bu­ra­da yok. Şu an­da Kıb­rıs'ta­lar- bu­ra­dan Kıb­rıs'a ses­le­ni­yo­rum, yet­ki­li Müs­te­şar ar­ka­da­şı­ma söy­lü­yo­rum, Sa­yın Vec­di Gö­nül'e -bi­raz ev­vel­ki ko­nuş­ma­mın ba­şın­da söy­le­di­ğim gi­bi- cid­di­ye­ti­ne ve sa­mi­mi­ye­ti­ne gü­ve­ne­rek, bu­ra­dan ken­di­le­ri­ne, has­sa­ten bu va­tan­daş­la­rı­mı­zın ve biz­le­rin ri­ca­sı­nı ka­bul et­me­si­ni is­ti­yo­rum. Bu sı­kın­tı­dan na­sıl kur­tu­la­ca­ğız?

Şim­di, çok önem­li bir ko­nu da­ha: Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın, ar­tık, sağ­lık­ta dö­nü­şüm­le mey­da­na ge­tir­miş ol­du­ğu "dev­rim" söz­le­rin­den yo­rul­duk. "Sağ­lık­ta dö­nü­şüm" di­ye bir prog­ram var. Bu prog­ram­da, ha­ki­ka­ten, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si­nin de prog­ra­mın­da olan ve be­nim de, şah­sen, dok­tor ola­rak, bu Mec­lis kür­sü­le­rin­de bu­nun mü­ca­de­le­si­ni ve­re­ce­ği­mi, se­çim kür­sü­le­rin­den, da­ha mil­let­ve­ki­li ol­ma­dan ver­di­ğim sö­zü Sağ­lık Ba­ka­nı ye­ri­ne ge­tir­di. Ne yap­tı? SSK has­ta­ne­le­ri­ni, dev­let has­ta­ne­le­ri­ni bir ça­tı al­tın­da top­la­dı. Ken­di­si­ni teb­rik edi­yo­rum, ha­ki­ka­ten teb­rik et­tim. Ama, kar­de­şim bun­dan baş­ka ne yap­tı, çok me­rak edi­yo­rum.

Lüt­fen, ya­ni, de­vam­lı, bul­gur pi­la­vı gi­bi, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın hiz­met­le­ri­ni, SSK'yı, Bağ-Kur'u bir­leş­tir­dik, SSK'yı, dev­let has­ta­ne­le­ri­ni bir­leş­tir­dik. Yet­ti, yo­rul­duk ar­tık.

ALİM TUNÇ (Uşak)Çok önem­li.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Bu re­for­mu, bu dev­ri­mi ka­bul edi­yo­ruz. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Bu­nun dı­şın­da ne yap­tı­nız? Şim­di, söz­le­ri­mi is­tis­mar et­me­yin lüt­fen. Al­kı­şı­nı­za te­şek­kür ede­rim.

Ama, gel­ge­le­lim, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı şu­ra­da alt­mış ye­di say­fa­lık prog­ra­mı­nı oku­du. Aşıy­la gir­di, aşıy­la çı­kart­tı. Ken­di­si de ço­cuk uz­ma­nı ya, baş­ka bir şey bil­mi­yor adam­ca­ğız.

AGÂH KAF­KAS (Ço­rum) - Ço­cuk­lar ge­le­ce­ği­miz­dir.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Şim­di, bir kar­di­yo­lo­ji va­ka­sı­nın ne ol­du­ğu­nu, an­ji­yo­nun ne ol­du­ğu­nu, an­ji­yo­da stent tak­ma­nın ne ol­du­ğu­nu, ucuz stent ile pa­ha­lı sten­tin ne ol­du­ğu­nu…

ALİM TUNÇ (Uşak)Onu Ko­mis­yon Baş­ka­nı­mız bi­li­yor.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Stent ta­kı­lı­yor 200 do­lar­lık, stent ta­kı­lı­yor 5 bin do­lar­lık. Pe­ki, va­tan­daş­lar ara­sın­da­ki bu far­kı ney­le öl­çü­yor, ney­le öl­çü­lü­yor? Ne ta­kıl­dı­ğı bel­li de­ğil.

Pe­ki, si­ze bir şey da­ha söy­le­ye­ce­ğim, lüt­fen sı­kı du­run: Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı, üni­ver­si­te ve dev­let has­ta­ne­le­ri­ne 14 Ka­sım 2006 ta­ri­hin­de bir ge­nel­ge gön­de­ri­yor. Bu ge­nel­ge­de di­yor ki: "Yurt dı­şın­dan ge­ti­ri­le­rek ge­rek ül­ke­miz­de bu­lu­nan ilaç­la­rın pros­pek­tü­sün­de ya­zı­lı olan ko­nu­la­rın dı­şın­da ilaç­la­rın kul­la­nıl­ma­sı ya­sak­tır." Çok yan­lış bir uy­gu­la­ma­yı uy­gu­la­dı­ğı­nı bu­ra­da gö­rü­yo­ruz ve bu ko­nu­nun al­tın­da­ki ne­yin ara­dı­ğı­nı, ne­re­ye men­fa­at sağ­la­dı­ğı­nı da çok me­rak edi­yo­rum.

Tür­ki­ye'de "Al­tu­zan" adıy­la bi­li­nen bir ilaç, ya­ni, ma­ku­la bo­zuk­luk­la­rı­nı, göz­de­ki "sa­rı nok­ta" has­ta­lı­ğı de­di­ği­miz bu has­ta­lık­ta kul­la­nı­lan bu…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Tan­doğ­du, lüt­fen to­par­la­yın.

İ.SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, lüt­fen bu­nu bi­ti­re­ne ka­dar izin­le­ri­ni­zi, mü­sa­ade­le­ri­ni­zi bek­li­yo­rum.

BAŞ­KAN - İki da­ki­ka sü­re ve­ri­yo­rum Sa­yın Tan­doğ­du, bu sü­re içe­ri­sin­de ta­mam­la­yın.

Bu­yu­run.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Şim­di, bu ilaç, as­lın­da ka­lın ba­ğır­sak kan­se­rin­de kul­la­nı­lan bir ilaç. Ame­ri­ka'da ve Av­ru­pa'da­ki has­ta­ne­ler­de pro­fe­sör­ler, ora­da­ki ya­yın­lar­da, tıb­bi ya­yın­lar­da bu ila­cın göz has­ta­lı­ğı­na, ya­ni sa­rı nok­ta has­ta­lı­ğı­na da iyi gel­di­ği­ni tes­pit et­miş­ler ve kul­la­nı­yor­lar. Bu ila­cın ma­li­ye­ti 50 mil­yon li­ra. Bü­tün üni­ver­si­te­le­re ve bü­tün has­ta­ne­le­re, 14 Ka­sım 2006 ta­ri­hin­de, bu eş de­ğer ila­cın kul­la­nıl­ma­ma­sıy­la il­gi­li bir ge­nel­ge gön­de­ril­di, özel iz­ne ta­bi ol­du­ğu söy­len­di. Ha, bu­nun ye­ri­ne ne kul­la­na­cak­sı­nız? İki ta­ne, is­mi­ni ver­me­me ge­rek yok, iki fir­ma­nın iki ila­cı­nı kul­la­na­cak­sı­nız di­yor, bu­nun ha­ri­cin­de bu ila­cı ya­za­maz­sı­nız di­yor. Pe­ki, bu ilaç­lar kaç li­ra? Kaç li­ra bi­li­yor mu­su­nuz ar­ka­daş­lar? Bir ilaç 1,5 mil­yar li­ra. Pe­ki, Tür­ki­ye'de­ki sar­fi­ya­tı ne? Bir yıl­lık sar­fi­ya­tı 2,5 mil­yar do­lar.

Sev­gi­li ar­ka­daş­la­rım, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın yap­mış ol­du­ğu hiz­met­le­rin dı­şın­da, ya­yın­la­mış ol­du­ğu ge­nel­ge­ler­de mem­le­ke­te sok­muş ol­du­ğu, Tür­ki­ye büt­çe­si­ne sok­muş ol­du­ğu za­ra­rı he­sap et­me­niz la­zım. "Be­nim Sağ­lık Ba­ka­nım en iyi­si­dir" di­ye­rek, de­vam­lı ola­rak Sağ­lık Ba­ka­nı­nı ta­nı­mı­yor­su­nuz, hiz­met­le­ri­ni bil­mi­yor­su­nuz, bil­me­di­ği­niz için, sa­de­ce onun ağ­zın­dan din­le­di­ği­niz için onu hak­lı gö­rü­yor­su­nuz. Şu ana ka­dar yap­mış ol­du­ğu hiz­met­ler­de bir ta­ne dev­ri­mi var: O da, SSK ile dev­let has­ta­ne­le­ri­ni bir­leş­tir­me­si­dir. Onun dı­şın­da yap­mış ol­du­ğu bü­tün hiz­met­ler ek­sik ve yan­lış­tır.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Ama siz ona da kar­şı çık­mış­tı­nız!

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Şim­di, "bu ya­sa­lar çı­kar­ken si­vil top­lum ku­ru­luş­la­rın­dan gö­rüş al­dım" di­yor. Bü­tün ar­ka­daş­la­rı­mız, bü­tün si­vil top­lum ku­ru­luş­la­rı ha­ki­ka­ten gö­rüş­le­ri­ni bil­dir­di­ler ve ba­na da gel­di­ler. Bu ka­nun­lar­da, bu çı­ka­rı­lan ka­nun­lar­da bu gö­rüş­le­re bir sa­tır yer ve­ril­me­miş. Na­sıl bir ön gö­rüş al­ma, na­sıl bir gö­rüş al­ma? Bu­nu de­ğer­len­dir­me­miz müm­kün de­ğil. Ken­di oku­yor, ken­di ya­zı­yor, hiç­bir za­man mu­ha­le­fe­tin sö­zü­ne ve mu­ha­le­fe­tin içe­ri­sin­de…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (De­vam­la) - Sa­yın Baş­kan, çok te­şek­kür edi­yo­rum.

He­pi­ni­ze say­gı­lar, sev­gi­ler su­nu­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Tan­doğ­du.

Öner­ge­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum…

K. KE­MAL ANA­DOL (İz­mir) - Ka­rar ye­ter sa­yı­sı…

BAŞ­KAN - Ara­ya­ca­ğım Sa­yın Ana­dol.

Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Sa­yın mil­let­ve­kil­le­ri, ka­rar ye­ter sa­yı­sı var­dır, öner­ge red­de­dil­miş­tir.

Sa­yın Ko­mis­yon Baş­ka­nı­nın söz ta­le­bi var­dır.

Bu­yu­run Sa­yın Baş­kan.

SAĞ­LIK, Aİ­LE, ÇA­LIŞ­MA VE SOS­YAL İŞ­LER KO­MİS­YO­NU BAŞ­KA­NI CEV­DET ER­DÖL (Trab­zon) - Sa­yın Baş­ka­nım "ge­nel büt­çe­den" iba­re­si­nin "mer­kezî yö­ne­tim büt­çe­sin­den" ola­rak de­ğiş­ti­ril­me­si­ni arz ede­rim efen­dim.

BAŞ­KAN - Not alın­mış­tır Sa­yın Baş­kan.

Dü­zel­til­miş hâliy­le mad­de­yi oy­la­rı­nı­za su­nu­yo­rum: Ka­bul eden­ler… Ka­bul et­me­yen­ler… Mad­de ka­bul edil­miş­tir.

11'in­ci mad­de­yi 12'nci mad­de ola­rak oku­tu­yo­rum:

MAD­DE 12- 10/7/2003 ta­rih­li ve 4924 sa­yı­lı Ele­man Te­mi­nin­de Güç­lük Çe­ki­len Yer­ler­de Söz­leş­me­li Sağ­lık Per­so­ne­li Ça­lış­tı­rıl­ma­sı ile Ba­zı Ka­nun ve Ka­nun Hük­mün­de Ka­rar­na­me­ler­de De­ği­şik­lik Ya­pıl­ma­sı Hak­kın­da Ka­nu­nun 3 ün­cü mad­de­si­nin üçün­cü fık­ra­sı­na bi­rin­ci cüm­le­den son­ra gel­mek üze­re, "An­cak, söz­leş­me­li per­so­nel po­zis­yon­la­rı­nın bu­lun­du­ğu hiz­met bi­rim­le­ri­nin, bir­leş­me, ni­te­lik de­ğiş­tir­me ve­ya isim de­ğiş­tir­me gi­bi ne­den­ler­le de­ği­şik­li­ğe uğ­ra­ma­sı ha­lin­de bu de­ği­şik­lik­ler, il için­de ol­ma­sı kay­dıy­la, yıl­da en faz­la iki kez Ba­kan­lar Ku­ru­lu Ka­ra­rı aran­mak­sı­zın Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı vi­ze­siy­le ya­pı­la­bi­lir." cüm­le­si ek­len­miş ve dör­dün­cü fık­ra­sı­nın ikin­ci cüm­le­si "An­cak söz­leş­me­li per­so­nel; dep­rem, yan­gın, su bas­kı­nı, yer kay­ma­sı, çığ ve ben­ze­ri afet­ler, sı­kı­yö­ne­tim, ola­ğa­nüs­tü hal, se­fer­ber­lik ve sa­vaş ha­li ile yıl­da bir ayı geç­me­yen hiz­met içi eği­tim ça­lış­ma­la­rı es­na­sın­da, ta­bip ve hem­şi­re­ler di­ya­liz eği­ti­mi ama­cıy­la en faz­la bir de­fa ve top­lam üç ayı geç­me­mek üze­re ve bu sü­re­nin dört ka­tı mec­bu­ri hiz­met yü­küm­lü­sü ola­rak ça­lış­ma­yı ta­ah­hüt et­mek kay­dıy­la, po­zis­yo­nu­nun tah­sis edil­di­ği yer dı­şın­da­ki bi­rim­ler­de ge­çi­ci ola­rak gö­rev­len­di­ri­le­bi­lir." şek­lin­de de­ğiş­ti­ril­miş­tir.

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen Ko­ca­eli Mil­let­ve­ki­li İz­zet Çe­tin. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

CHP GRU­BU ADI­NA İZ­ZET ÇE­TİN (Ko­ca­eli) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım; gö­rü­şül­mek­te olan 1247 sı­ra sa­yı­lı Ka­nun Ta­sa­rı­sı'nın 12'nci mad­de­si üze­ri­ne Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si Gru­bu adı­na söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. He­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­la­rım.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, yi­ne bu -da­ha ev­vel- 4924 sa­yı­lı Ka­nun'da ya­pı­lan de­ği­şik­lik­le, 2003 yı­lın­da Mec­lis­te ya­pı­lan bir de­ği­şik­lik­le, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı per­so­ne­li­ni, bir ba­kı­ma, 20'lik çi­viy­le, git­ti­ği ye­re çak­ma­ya ça­lış­tı­ğı­mız bir mad­dey­di. Şim­di onun üze­rin­de bir­ta­kım de­ği­şik­lik­ler ya­pı­lı­yor ama, o de­ği­şik­lik­le­re geç­me­den ön­ce, ben, bir ko­nu­ya açık­lık ge­tir­mek is­ti­yo­rum.

Bi­raz ev­vel, ko­nuş­ma­cı ar­ka­da­şım Sa­yın Tan­doğ­du, bir dil sürç­me­si ol­sa ge­rek, has­ta­ne­le­rin bir­leş­ti­ril­me­si­ne iliş­kin söy­le­di­ği cüm­le­yi al­kış­lar­la kar­şı­la­dı­nız. Bir mah­cu­bi­ye­tin ifa­de­si, bir mah­cup­lu­ğun, bir ezil­miş­li­ğin ifa­de­si, yan­sı­ma­sı idi al­kış­la­rı­nız. Çün­kü, has­ta­ne­le­rin bir­leş­ti­ril­me­si po­li­ti­ka­sı ay­rı bir şey, Ana­ya­sa'mı­zın 56'ncı mad­de­sin­de ya­zı­lı olan, has­ta­ne­le­rin tek el­den yö­ne­til­me­si po­li­ti­ka­sı fark­lı bir şey.

ÜNAL KA­CIR (İs­tan­bul) - Ara­nız­da an­la­şın.

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - Sa­yın Ka­cır din­le, din­le. Ben sa­na izah ede­ce­ğim, din­le.

Kal­dı ki, eğer has­ta­ne­le­rin bir­leş­ti­ril­me­si po­li­ti­ka­sı doğ­ru bir po­li­ti­ka ol­sa, bir ke­re, Ba­kan­lar Ku­ru­lu içe­ri­sin­de bir it­ti­fak olur­du. Ça­lış­ma Ba­ka­nı, do­kuz say­fa­lık bir mek­tup­la, bu­nun ne ka­dar yan­lış ol­du­ğu­nu Baş­ba­ka­na yaz­maz, bu­nun Dün­ya Ban­ka­sıy­la im­za­la­nan ikin­ci faz kre­di an­laş­ma­sı so­nu­cun­da Hükûme­ti­ni­ze da­ya­tı­lan bir da­yat­ma so­nu­cun­da ger­çek­leş­ti­ril­di­ği­ni ya­zı­lı me­tin hâli­ne ge­tir­mez idi. Bu­nu siz­le­re bir ha­tır­lat­ma­yı gö­rev bil­dim.

İkin­ci ko­nu, yi­ne bu ko­nu­da de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ger­çek­ten, bel­ki de AKP hükûmet­le­ri­nin en in­saf­sız, en acı­ma­sız yak­laş­tı­ğı ko­nu, ça­lı­şan­la­ra yö­ne­lik tu­tu­mu­nuz. Bir yan­dan, Mec­lis­te sa­yı­la­rı 1.000'in üze­rin­de, Mec­lis­te, Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de bi­le sa­yı­la­rı 1.000'i bu­lan, 1.000'i aşan ve top­lam­da 15-20 bi­ni bu­lan 4/C'lik­ler, di­ğer ta­raf­tan, yi­ne, 657 Sa­yı­lı Ya­sa'nın içe­ri­sin­de 4/B'ye gö­re ça­lı­şan­lar var iken, şim­di bu ka­nun­la 4924 sa­yı­lı Ka­nun'un 3'ün­cü mad­de­sin­de de­ği­şik­lik ön­gö­rü­yor­su­nuz. Bu de­ği­şik­li­ğin ne­ler ih­ti­va et­ti­ği­ni si­ze ha­tır­lat­mak is­ti­yo­rum.

Ba­kı­nız, 2003 yı­lın­da, 3'ün­cü mad­de­de, ilk pa­rag­ra­fın­da de­dik ki: "657 Sa­yı­lı Dev­let Me­mur­la­rı Ka­nu­nu ile di­ğer ka­nun­la­rın söz­leş­me­li per­so­nel ça­lış­tı­rıl­ma­sı hak­kın­da­ki hü­küm­le­ri­ne bağ­lı ol­mak­sı­zın, Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan vi­ze edil­miş po­zis­yon­lar­da ba­kan ona­yıy­la söz­leş­me­li per­so­nel is­tih­dam ede­bi­lir." Ya­ni, di­ğer söz­leş­me­li­lik­ten fark­lı, 657 4/B'den fark­lı, 657 4/C'den fark­lı, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı per­so­ne­li için özel bir söz­leş­me­li­lik. De­vam edi­yor: "Söz­leş­me­li per­so­nel sa­yı­sı hiz­me­te du­yu­lan ih­ti­yaç­ta­ki de­ğiş­me­ler dik­ka­te alı­na­rak yıl­da bir kez ol­mak kay­dıy­la, Dev­let Per­so­nel Baş­kan­lı­ğı ile Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rü­şü ve Ba­kan­lı­ğın tek­li­fi üze­ri­ne Ba­kan­lar Ku­ru­lun­ca ye­ni­den be­lir­le­ne­bi­lir." De­vam edi­yo­ruz, her ta­ra­fı­nı oku­ma­ya­ca­ğım el­bet­te, çok uzun bir mad­de, bu­ra­sı çok önem­li: "Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan bi­rim­ler iti­ba­rıy­la vi­ze edil­miş po­zis­yon­lar­da is­tih­dam edi­le­cek per­so­nel; po­zis­yo­nu­nun tah­sis edil­di­ği yer dı­şın­da­ki bi­rim­ler­de sü­rek­li ola­rak gö­rev­len­di­ri­le­mez ve ça­lış­tı­rı­la­maz."

Şim­di, bu­ra­da is­tis­na hü­küm koy­mu­şuz, ye­ni hü­küm: "An­cak söz­leş­me­li per­so­nel; dep­rem, yan­gın, su bas­kı­nı, yer kay­ma­sı, çığ ve ben­zer afet­ler, sı­kı­yö­ne­tim, ola­ğa­nüs­tü hâl, se­fer­ber­lik ve sa­vaş hâli ile yıl­da bir ayı geç­me­yen hiz­met içi eği­tim ça­lış­ma­la­rı es­na­sın­da, ta­bip ve hem­şi­re­ler di­ya­liz eği­ti­mi ama­cıy­la en faz­la bir de­fa ve top­lam üç ayı geç­me­mek üze­re ve bu sü­re­nin dört ka­tı mec­bu­ri hiz­met yü­küm­lü­sü ola­rak ça­lış­ma­yı ta­ah­hüt et­mek kay­dıy­la, po­zis­yo­nu­nun tah­sis edil­di­ği yer dı­şın­da­ki bi­rim­ler­de ge­çi­ci ola­rak gö­rev­len­di­ri­le­bi­lir."

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bu, bir ke­re, her şey­den ön­ce ka­bul edi­le­mez bir öne­ri. Ta­bip ve hem­şi­re­le­rin hem tıb­ben ken­di­le­ri­ni ge­liş­tir­me­le­ri­ne, bi­lim­sel ola­rak ken­di­le­ri­ni ye­tiş­tir­me­le­ri­ne en­gel bir dü­zen­le­me hem Ana­ya­sa'nın pek çok hük­mü­ne ay­kı­rı bir dü­zen­le­me. Mad­de­nin özü de Ana­ya­sa'ya ay­kı­rı.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, bi­zim Ana­ya­sa'mız 10'un­cu mad­de­sin­de: "Her­kes, dil, ırk, renk, cin­si­yet, si­ya­si dü­şün­ce, fel­se­fi inanç, din, mez­hep ve ben­ze­ri se­bep­ler­le ayı­rım gö­ze­til­mek­si­zin ka­nun önün­de eşit­tir." der.

Yi­ne, ay­nı 10'un­cu mad­de­nin son fık­ra­sın­da: "Dev­let or­gan­la­rı ve ida­re ma­kam­la­rı bü­tün iş­lem­le­rin­de ka­nun önün­de eşit­lik il­ke­si­ne uy­gun ola­rak ha­re­ket et­mek zo­run­da­dır­lar." di­yor.

Ana­ya­sa'mı­zın 41'in­ci mad­de­si, ai­le­nin ko­run­ma­sı­na iliş­kin: "Dev­let, ai­le­nin hu­zur ve re­fa­hı ile özel­lik­le ana­nın ve ço­cuk­la­rın ko­run­ma­sı ve ai­le plan­la­ma­sı­nın öğ­re­ti­mi ile uy­gu­lan­ma­sı­nı sağ­la­mak için ge­rek­li ted­bir­le­ri alır, teş­ki­la­tı ku­rar."

Yi­ne 55'in­ci mad­de­si: "Üc­ret eme­ğin kar­şı­lı­ğı­dır. Dev­let, ça­lı­şan­la­rın yap­tık­la­rı işe uy­gun ada­let­li bir üc­ret el­de et­me­le­ri için ge­re­ke­ni ya­par." di­yor.

Şim­di, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bi­raz ev­vel de söy­le­dim, 2003 yı­lın­da çı­kar­dı­ğı­mız bu Ya­sa ile dev­let me­mur­la­rı­nı, özel­lik­le Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı ça­lı­şan­la­rı­nı mec­bu­ri bı­rak­tık. Ne­re­de? Ön­ce, do­ğu ve gü­ney­do­ğu il­le­rin­de ele­man bu­lu­na­mı­yor, sağ­lık per­so­ne­li gön­de­re­mi­yo­ruz di­ye­rek bir ac­zi­ni­zi or­ta­ya koy­du­nuz, şim­di, ora­ya gi­den per­so­nel, ev­li­lik dâhil -ai­le­le­rin ko­run­ma­sı­nı bir ke­na­ra bı­ra­kı­yor­su­nuz- hiç­bir şe­kil­de ta­yin edi­le­mi­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­lar, ba­kı­nız, 2003 yı­lın­da bu­nu yap­tık­tan son­ra, 2004 yı­lın­da 11 bin, 2005 yı­lın­da 4 bin, top­lam­da 15 bin yar­dım­cı sağ­lık per­so­ne­li, söy­le­di­ğim sta­tü­de is­tih­dam edi­yor­su­nuz.

Şim­di, bu per­so­nel, çok açık­ça siz­le­re de pek çok mek­tup gön­de­ri­yor. Eli­miz­de dün­ya ka­dar mek­tup var. Di­yor­lar ki… Me­se­la, bu­ra­da, bir ta­ne­sin­den çok kı­sa bir bö­lüm oku­ya­ca­ğım: "Sa­yın ve­ki­lim, biz­ler 12/1/2004 ta­ri­hin­de 4924'e ve 657'ye ta­bi söz­leş­me­li per­so­nel ola­rak gö­re­ve baş­la­dık. O ta­rih­ten bu ya­na eşin­den ay­rı ya­şa­yan per­so­nel sa­yı­sı gi­de­rek art­mış­tır. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı, bu bağ­lam­da per­so­ne­li­nin ai­le bü­tün­lü­ğü­nü boz­muş­tur. Ay­rı­ca, bu per­so­nel git­tik­le­ri bir­çok yer­de 'siz söz­leş­me­li­si­niz' di­ye­rek hor gö­rül­müş ve her za­man ezil­miş­tir. Biz­ler sı­na­va gir­dik ve ka­zan­dık. Ba­kan­lık bi­ze kal­kıp da de­me­di ki, söz­leş­me­li olun, is­ter kad­ro­lu. Üç ku­ruş faz­la pa­ra ve­ri­yo­rum si­ze di­ye­ne ka­dar al­sın ver­di­ği pa­ra­yı." di­yor.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, bir baş­ka mek­tup, yi­ne "4924 sa­yı­lı Ka­nun'la söz­leş­me­li sağ­lık ele­ma­nı ola­rak ça­lış­mak­ta­yım. Ül­ke imkânla­rı göz önün­de bu­lun­du­rul­du­ğun­da kar­şı­mı­za çı­kan iş imkânı­nı de­ğer­len­dir­dik. Fa­kat, za­man içe­ri­sin­de, ça­lı­şa­nı in­san gi­bi ça­lış­tır­mak­tan zi­ya­de, kö­le gi­bi ça­lış­tır­ma, kad­ro­lu­nun git­me­di­ği yer­de ke­li­me oyu­nuy­la 657 ile ay­nı pa­ray­la ça­lış­tır­ma, öz­lük hak­la­rı­nı iyi­leş­tir­mek­ten zi­ya­de kö­tü­leş­tir­me gi­bi gay­ri­hu­ku­ki ge­liş­me­le­rin far­kı­na var­dık. Kı­sa­ca­sı, in­san gi­bi mu­ame­le gör­mek ve 657'nin hak­la­rı­na sa­hip ol­mak için kad­ro is­ti­yo­ruz." di­yor.

Şim­di, siz, bu da yet­mi­yor, ye­ni bir dü­zen­le­me ge­ti­ri­yor­su­nuz.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ba­kı­nız, ül­ke­miz­de -ger­çek­ten bü­yük bir coğ­raf­ya- 72 mil­yon nü­fu­su­muz var. 2 mil­yon 700 bin ci­va­rın­da me­mu­ru­muz var, ka­mu ça­lı­şa­nı­mız var.

Şim­di, bi­zim mev­cut sis­te­mi­miz­de, ça­lı­şan­la­rın han­gi­le­ri­nin me­mur… Ya­ni, dev­le­tin asıl iş­le­ri­ni ya­pan ka­mu gö­rev­li­si­dir di­ye me­mu­ru ta­nım­la­mı­şız. 4/B'de söz­leş­me­li per­so­ne­li, is­tis­na ça­lış­tır­ma bi­çi­mi ola­rak, te­mi­nin­de güç­lük çe­ki­len per­so­ne­li söz­leş­me­li ya­pa­bi­le­cek di­ye dü­zen­le­me ge­tir­mi­şiz. Ge­çi­ci per­so­ne­li­miz var, bir de iş­çi­le­ri­miz var.

Şim­di, siz, üç yıl­dan bu ya­na "ka­mu per­so­nel re­for­mu ya­pa­ca­ğız. Per­so­nel re­ji­mi ya­sa­sı­nı çı­ka­ra­ca­ğız" de­di­niz. Ka­mu Yö­ne­ti­mi Te­mel Ka­nu­nu di­ye bil­di­ği­miz Ka­nun'un gö­rüş­me­le­rin­den son­ra, he­men ge­ti­re­cek­ti­niz, hâlâ ge­ti­re­cek­si­niz. Çün­kü, bu ko­nu­da doğ­ru yap­ma­dı­ğı­nı­zı siz de bi­li­yor­su­nuz. Si­ze bun­lar da­ya­tı­lı­yor.

Ba­kın, de­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, Bir­leş­miş Mil­let­ler­de, Dün­ya Ban­ka­sın­da, As­ya Kal­kın­ma Ban­ka­sın­da da­nış­man ola­rak ça­lış­mış, Cam­brid­ge Üni­ver­si­te­sin­de eko­no­mist Ha Jo­on Cha­ang bir ma­ka­le­sin­de di­yor ki: "Çok açık­ça bu ge­le­nek­sel gö­rü­şün ak­si­ne ta­rihî ger­çek şu­dur ki, zen­gin ül­ke­ler, şim­di­ler­de ge­liş­mek­te olan ül­ke­le­re da­yat­tık­la­rı po­li­ti­ka­la­rı uy­gu­la­ya­rak kal­kın­ma­dı­lar." Ak­lı­nı­zın ka­fa­sı­na ko­yu­nuz. Si­ze da­ya­tı­lan po­li­ti­ka­lar, si­zin Mec­lis gün­de­mi­ne ge­tir­di­ği­niz po­li­ti­ka­la­rı si­ze da­ya­tan­lar, ken­di ül­ke­sin­de hiç­bir za­man uy­gu­la­ma­dı­lar.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Sa­yın Çe­tin, lüt­fen to­par­la­yın.

İZ­ZET ÇE­TİN (De­vam­la) - Ak­lı­nı­zı ba­şı­nı­za alı­nız. Siz­den son­ra ge­len ik­ti­dar­la­rın işi­ni zor­laş­tır­ma­yın, ül­ke­nin ça­lı­şa­nı­nı dev­le­ti­ne küs­tür­me­yin. Dev­let içe­ri­sin­de­ki ça­lı­şan­la­rı, 657 4/B'li­le­ri bi­le Ça­lış­ma Ba­kan­lı­ğın­da ay­rı, Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğın­da ay­rı, baş­ka ba­kan­lık­ta ay­rı, Ma­li­ye Ba­ka­nı vi­ze ver­mez­se ya da, iş­te, kurs, dep­rem, yan­gın, sel ol­sa bi­le, eş du­ru­mu, ço­cuk­la­rı has­ta ol­sa bi­le ta­yin edi­le­mez di­ye, bi­ri­si­ni ce­za­lan­dır­ma amaç­lı Edir­ne'de, di­ğe­ri­ni Hakkâri'de gö­rev­len­di­rip, in­ti­kam al­ma duy­gu­suy­la, per­so­ne­li dev­le­te küs­tür­me­yin.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ger­çek­ten, Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı per­so­ne­li­ne, di­ğer ba­kan­lık­lar­da­ki per­so­nel­den da­ha çok iti­mat gös­ter­mek ge­re­kir. Bir ata­sö­zü var: "Hâkim ile he­ki­min işi­ne ka­rı­şıl­maz." Ama, siz, hâkim­le­ri de, he­kim­le­ri de, bu dev­le­te ve gö­rev­le­ri­ne küs­tü­rü­yor­su­nuz. Yap­ma­yın! Dev­le­te ya­zık, mil­le­te ya­zık. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ger­çek­ten, bu dü­zen­le­me Ana­ya­sa'ya ay­kı­rı bir dü­zen­le­me. El­bet­te, Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si ola­rak bu­nu de­ğer­len­di­re­ce­ğiz, bel­ki Ana­ya­sa Mah­ke­me­si­ne gö­tü­re­ce­ğiz, bel­ki yi­ne ip­tal edi­le­cek. Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, Millî Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı do­ğu­da, gü­ney­do­ğu­da, ba­tı­da, yur­dun dört bir ya­nın­da per­so­nel is­tih­dam ede­bi­li­yor da, eğer Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı acz içe­ri­si­ne düş­müş­se, o ba­kan­lı­ğı terk et­sin, bu ku­ral­la­rı uy­gu­la­ya­bi­le­cek bir ba­kan gel­sin. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar) Bir ba­kan gel­sin, onu düz­gün­ce yap­sın. Bu, ya­pı­la­bi­lir bir iş. Ya­ni, sek­sen yıl­lık cum­hu­ri­ye­ti­miz­de bu ya­pıl­mış bu­gü­ne ka­dar, bu Sağ­lık Ba­ka­nı­na ka­dar, ama, bu­gün ol­mu­yor, ya­pı­la­mı­yor, ac­ze dü­şül­müş, çi­viy­le, zap­tu­rapt al­tı­na al­mak gi­bi, sağ­lık per­so­ne­li­ni bağ­la­ma­ya ça­lı­şı­yor­su­nuz. Bu ayıp da si­ze ye­ter.

Yü­ce Mec­li­si say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum. (CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Mad­de üze­rin­de Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na söz is­te­yen Dur­sun Ak­de­mir, Iğ­dır Mil­let­ve­ki­li. (Ana­va­tan Par­ti­si sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

ANA­VA­TAN PAR­Tİ­Sİ GRU­BU ADI­NA DUR­SUN AK­DE­MİR (Iğ­dır) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gö­rü­şül­mek­te olan 1247 sı­ra sa­yı­lı Sağ­lık Hiz­met­le­ri Te­mel Ka­nu­nu'nun 13'ün­cü mad­de­si üze­rin­de söz al­mış bu­lu­nu­yo­rum. Ana­va­tan Par­ti­si Gru­bu adı­na yü­ce Mec­li­si ve siz de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri­ni say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, üçün­cü haf­ta içe­ri­sin­de­dir, bu ka­nu­nu gö­rü­şü­yo­ruz. Ger­çek­ten sağ­lı­ğın emek­tar ele­ma­nı olup da ara­mız­da olan mil­let­ve­ki­li ar­ka­daş­la­rım, he­men he­men hem mu­ha­le­fet hem ik­ti­dar mil­let­ve­kil­le­ri sağ­lı­ğın so­run­la­rı­nı bu­ra­ya ta­şı­dı­lar ve çö­zül­me­si ge­re­ken so­run­la­rın ol­du­ğu­nu he­pi­miz ka­bul edi­yo­ruz, ama, ma­ale­sef, ara­dan ge­çen dört yı­la rağ­men -be­şin­ci yı­lın içe­ri­sin­de­yiz- tüm id­di­ala­ra rağ­men sağ­lık­ta kö­tü­lük­ler, olum­suz­luk­lar, ye­ter­siz­lik­ler de­vam edip du­ru­yor. Tür­ki­ye'nin sağ­lık sis­te­mi­ni dü­zelt­mek id­di­asıy­la or­ta­ya ge­ti­ri­len ka­nun­la­rın bir kıs­mı Cum­hur­baş­ka­nı ta­ra­fın­dan ve­to edil­di, bir kıs­mı da Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan ip­tal edil­di, bu­ra­da kar­şı­mız­da du­ru­yor.

Ge­çen haf­ta­ki ko­nuş­mam­da eği­tim has­ta­ne­le­rin­de­ki şef ve şef yar­dım­cı­la­rı­nın atan­ma­sı ko­nu­sun­da do­çent ve pro­fe­sör­le­rin sı­nav­sız atan­ma­sı­nı olum­lu bul­muş, uz­man he­kim­le­rin de bel­li bir sı­nav­dan geç­tik­ten son­ra bu ata­ma­nın ya­pıl­ma­sı­nın de­mok­ra­si adı­na, eşit­lik il­ke­si adı­na uy­gun ol­du­ğu­nu söy­le­miş­tim. An­cak, ora­da bir şey be­lirt­miş­tim: Bir jü­ri ta­ra­fın­dan bu pro­fe­sör ve do­çent­le­rin atan­ma­sın­da, da­ha ön­ce ge­ti­ri­len yö­net­me­lik­ler­le ata­na­rak, hak­kı olan ya da ol­ma­ya­nın, sa­de­ce Ba­ka­nın ya da Ba­kan­lı­ğın gö­rev­li­le­ri­nin yet­ki­sin­de bı­ra­kıl­mış ol­ma­sı­nın ge­tir­miş ol­du­ğu hak­sız­lık­lar ol­du­ğu­nu be­yan et­mek is­ti­yo­rum.

Bir ör­nek ve­re­ce­ğim: Baş­he­kim­lik yap­tı­ğım has­ta­ne­de -isim de ver­mek is­ti­yo­rum- göz kli­ni­ğin­de do­çent ol­du­ğu hâlde ve -Tür­ki­ye'de re­ti­na ko­nu­sun­da- şu an­da ba­sın­da çok önem­li ya­zar­la­rın gö­zü­nü te­da­vi et­ti­ği hâlde kli­nik şef­li­ği­ne atan­ma­mış, ama baş­ka bir üni­ver­si­te­den bir öğ­re­tim üye­si ora­ya atan­mış­tı. İda­re mah­ke­me­si­ne ver­miş du­rum­da olan bu göz kli­nik şe­fi ada­yı -Ok­mey­da­nı Has­ta­ne­si, isim de, yer de ver­mek is­ti­yo­rum- on beş yıl ora­da kli­nik şef yar­dım­cı­lı­ğı yap­tı­ğı hâlde bu ma­ka­ma uy­gun gö­rül­me­miş, ver­miş ol­du­ğu ida­re mah­ke­me­nin so­nuç­la­rı­nın olum­lu çı­ka­ca­ğı bel­li ol­du­ğu için o kad­ro­ya ata­nan öğ­re­tim üye­si, ken­di­si, ge­ri git­mek du­ru­mun­da kal­mış­tı. İş­te, bu ka­nun çık­tı­ğın­da, o za­man ben Sa­yın Ba­ka­nı­ma sor­muş­tum -şu an­da bu­ra­da yok- aca­ba han­gi kri­ter­le bu­ra­ya ata­ma ya­pa­cak­sı­nız di­ye sor­muş ve bir ce­vap ala­ma­mış­tım. Do­la­yı­sıy­la, Cum­hur­baş­ka­nı­mız da ay­nı ge­rek­çey­le bu ka­nu­nu ge­ri­ye gön­der­di.

Şim­di, gü­zel, bir jü­ri ta­ra­fın­dan atan­ma­sı is­te­ni­yor. Jü­ri­nin 3 ta­ne­si Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­nın eği­tim has­ta­ne­si kli­nik şef­le­rin­den ola­cak, 2 ta­ne­si de üni­ver­si­te öğ­re­tim üye­le­ri ara­sın­dan se­çi­le­cek. Bun­lar na­sıl se­çi­le­cek aca­ba? Bel­li nok­ta­lar­da isim be­lir­le­ne­rek mi se­çi­le­cek, yok­sa bel­li ku­ral­lar dâhi­lin­de ya da ku­ra usu­lüy­le ya da mer­kezî bir sis­tem­le ya­pı­la­cak, bi­lim­sel kri­ter­ler or­ta­ya ko­na­cak ki­şi­ler, öğ­re­tim üye­le­ri ara­sın­dan mı se­çi­le­cek? Ben, şim­di, ik­ti­dar men­su­bu ar­ka­daş­la­ra so­ru­yo­rum: De­min ver­di­ğim ör­nek­ten yo­la çı­ka­rak, eli­ni­zi vic­da­nı­nı­za ko­yar­sa­nız, ben­den ya­na olan, be­nim dü­şün­dü­ğüm jü­ri üye­si­ni ben seç­me­ye­cek mi­yim ba­kan ola­rak? So­ru­yo­rum, Ba­ka­nı­mız bu­ra­da ol­say­dı ce­vap ve­re­cek­ti, ama ko­mis­yon baş­ka­nın­dan sor­mak du­ru­mun­da­yım, Sa­yın Millî Sa­vun­ma Ba­ka­nım­dan da so­ra­yım. İk­ti­dar, ta­bii, ken­di­si­ne ya­kın ola­nı seç­mek du­ru­mun­da ka­la­cak. Öy­le bir jü­ri se­çil­sin ki ik­ti­dar de­ğiş­ti­ği hâlde o jü­ri­nin ka­ra­rı­nı et­ki­le­ye­cek bir ma­kam ve mer­ci ol­ma­sın. Ar­zu et­ti­ği­miz, bu­ra­da, hak­kın, hu­ku­kun, ada­le­tin tam te­cel­li et­miş ol­ma­sı­dır. Ama, ma­ale­sef, olum­lu bir ha­re­ket ol­ma­sı­na rağ­men tek­rar olum­suz­luk­la so­nuç­la­na­cak ve za­ten Ana­ya­sa'nın 130'un­cu, 131'in­ci ve 11'in­ci mad­de­si­ne ay­kı­rı ol­du­ğu için bu ge­ti­ri­len ya­sa­nın tüm mad­de­le­ri, Ana­ya­sa Mah­ke­me­si ta­ra­fın­dan tek­rar ip­tal edi­le­cek. Yan­lış­ta ıs­rar et­me­nin an­la­mı yok.

O za­man, ge­lin, Ana­ya­sa'da­ki mad­de­le­ri de uy­gun şe­kil­de de­ğiş­ti­re­lim, bu se­fer, eği­tim­de önem­li rol oy­na­yan ve Tür­ki­ye'de eği­tim ku­rum­la­rı­nın ge­liş­me­si­ni sağ­la­yan üni­ver­si­te­le­re de yet­ki ve­re­lim, üni­ver­si­te­ler­le Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı or­tak­la­şa bu ata­ma­yı ger­çek­leş­tir­sin, Ana­ya­sa'ya da uy­gun­lu­ğu düş­sün ve ge­tir­di­ği­niz ka­nun­lar sü­rün­ce­me­de kal­ma­sın; bu mil­le­tin dar ge­lir­le­riy­le ku­rul­muş olan bu yü­ce Mec­li­sin me­sa­isi bo­şu­na har­can­ma­sın, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ma­ka­mı­nın me­sa­isi ve Ana­ya­sa Mah­ke­me­si­nin me­sa­isi lü­zum­suz ye­re har­can­mış ol­ma­sın.

Do­la­yı­sıy­la, bu­nu da ge­tir­me­ye­ce­ği­ni­zi bi­li­yo­rum, ama söy­le­mek bi­zim gö­re­vi­miz, ka­yıt­la­ra ge­çir­mek bi­zim gö­re­vi­miz. Ya­rın, ge­ne hak­lı çık­tı­ğı­mız­da, al­nı­mız açık bu kür­sü­ye ge­lip di­ye­lim ki, biz söy­le­dik yap­ma­dı­nız, iş­te ek­si­ği­niz bu­dur, iş­te ik­ti­dar ola­rak sa­de­ce be­nim söy­le­di­ğim doğ­ru­dur, di­ye­rek id­dia et­me­ni­zin de­mok­ra­siy­le ve hu­kuk­la bağ­da­şır ya­nı ol­ma­dı­ğı­nı an­la­mış olun.

De­ğer­li ar­ka­daş­la­rım, ta­bii, bu­ra­da ben bir kli­nik şef­li­ği yap­mış, baş­he­kim­lik yap­mış bi­ri­si ola­rak, bu kli­nik şef ata­ma­la­rı­nın ki­şi­nin ini­si­ya­ti­fi­ne bağ­lı ol­du­ğu­nun be­nim üze­rim­de uy­gu­lan­dı­ğı­nı ör­nek ve­re­rek bu ya­sa­nın bu şe­kil­de uy­gu­lan­ma­sı­nın ya­pıl­ma­ma­sı­nı ar­zu edi­yo­rum ve yü­ce mil­le­te bu­ra­dan hay­kır­mak is­ti­yo­rum. Ben bir has­ta­ne­nin baş­he­ki­miy­dim, üni­ver­si­te­den gö­rev­len­dir­me ola­rak has­ta­ne baş­he­kim­li­ği­ni ya­par­ken kli­nik şef­li­ği­ne pro­fe­sör­le­rin atan­ma­sı Ba­kan yet­ki­siy­le ol­du­ğu için ben de mü­ra­ca­at et­tim, ben atan­ma­dım o kad­ro­ya; an­cak, ben, hu­kuk­ta hak­kı­mı ara­dım, ida­re mah­ke­me­si­ne git­tim, ida­re mah­ke­me­si ka­na­lıy­la, ör­ne­ği ol­du­ğu için mah­ke­me ka­rar ver­di ve ben, kli­nik şef­li­ği­ne atan­dım. İş­te, bu­ra­dan, üze­rim­de ya­pı­lan bir hak­sız­lı­ğın bun­dan son­ra baş­ka in­san­la­ra ya­pıl­ma­ma­sı­nı ör­nek ala­sı­nız di­ye ben ör­nek ver­mek is­ti­yo­rum.

Sa­yın Ba­ka­nı ta­nı­yo­rum, ça­lış­kan­dır, doğ­ru­dur, dü­rüst­lü­ğün­den şüp­hem yok, ama, uy­gu­la­ma­da, ken­din­den ya­na ol­ma­yan bi­ri­ne de fır­sat ver­me­ye­ce­ği­ni de bi­li­yo­ruz.

TUN­CAY ER­CENK (An­tal­ya) - Sa­vun­ma Ba­ka­nı­nı mı söy­lü­yor­su­nuz?

DUR­SUN AK­DE­MİR (De­vam­la) - Efen­dim, Sağ­lık Ba­ka­nı di­yo­rum. Ta­bii, tu­ta­nak­la­ra geç­ti, ken­di­si oku­ya­cak­lar­dır. Ken­di­si­ni tak­dir ede­rim. Tak­dir et­mem, onun yan­lış bir şey­ler yap­ma­ya­ca­ğı an­la­mı­na gel­mez.

Ma­ale­sef, ta­raf­lı dav­ran­mak, bu ik­ti­da­rın da -geç­miş ik­ti­dar­lar­da ya­pıl­dı­ğı gi­bi- en önem­li me­zi­yet­le­rin­den bi­ri­si­dir. Eğer ül­ke­de hak­sız­lık ve hu­kuk­suz­lu­ğun or­ta­dan kalk­ma­sı­nı is­ti­yor­sak, sa­yı­nız ne olur­sa ol­sun ço­ğun­lu­ğu­nuz ne olur­sa ol­sun, hu­ku­ka ve ada­le­te uy­mak, hu­ku­kun ge­rek­tir­di­ği çer­çe­ve içe­ri­sin­de ve hak­kın da doğ­ru so­nuç­lar ve­re­cek şe­kil­de, ga­le­be ça­la­cak şe­kil­de ve­ril­me­si­ni sağ­la­ya­cak bir ik­ti­da­ra yü­rü­tür­se­niz, o za­man, ger­çek­ten, hak­lı bir iş yap­tı­nız di­ye­cek olur bu mil­let. Ama, gö­rü­yo­rum ki, yan­lış­ta ıs­rar edi­yor­su­nuz. Bu yan­lış­ta ıs­rar et­me­nin ge­le­cek­te ye­ni yan­lış­lar ge­ti­re­ce­ği­nin far­kın­da ol­ma­nı­zı… İçin­den gel­di­ğim ke­si­min sı­kın­tı­la­rı­nı iyi bi­le­rek söy­lü­yo­rum ki, dok­tor­luk mes­le­ği­nin kut­sal bir mes­lek ol­du­ğu­nu, bu­ra­da otu­ran he­pi­ni­zin dok­to­ra ih­ti­ya­cı ol­du­ğu­nu ve git­ti­ğin­de dok­tor­la­rın ne ka­dar fe­dakârca ça­lış­tı­ğı­nı gör­dü­ğü­nü­zü bi­li­yo­rum ve eli­ni­zi vic­da­nı­nı­za ko­yar­sa­nız, bu mes­lek­taş­la­rı­mı­zın hak­kı­nı, ay­rı­ca, va­sıf­sız di­ye say­dı­ğı­nız sağ­lık­ta yar­dım­cı sağ­lık per­so­ne­li­nin de ne ka­dar fe­dakârca ça­lış­tı­ğı­nı bi­li­yor­su­nuz. Ama, sağ­lık­ta, te­miz­lik şir­ke­tin­de ça­lış­tı­ra­rak sağ­lık ele­ma­nı ola­rak de­ğer­len­dir­mek -han­gi hu­kuk­ta- Av­ru­pa Bir­li­ği­ne gi­der­ken, Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­rin­de var mı­dır? Va­sıf­sız bir per­so­nel ola­rak alı­nı­yor, sos­yal hak­lar ta­nın­ma­dan, bir hem­şi­re­yi te­miz­lik şir­ke­tin­den ça­lış­tı­ra­rak, tek­rar, hem­şi­re ola­rak de­ğer­len­di­ri­yor­su­nuz. Bu, in­san hak­la­rı­nın…

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Ak­de­mir.

DUR­SUN AK­DE­MİR (De­vam­la) - Söy­le­ne­cek çok şey var.

Ben, bi­raz ön­ce ko­nuş­tu­ğum mad­de üze­rin­de bir nok­ta ye­rin­den kal­dı­rı­la­rak iki vir­gül­le o mad­de­nin dü­zel­ti­le­ce­ği­ni işa­ret et­tim. Ba­na, bir öner­gey­le bu mad­de­nin de­ğiş­ti­ri­lip dü­zel­ti­le­ce­ği­ni söy­le­di ko­mis­yon. Do­la­yı­sıy­la, bir nok­tay­la an­la­mı de­ğiş­ti­ri­le­cek ka­dar ka­nun ha­zır­lar­ken dik­kat­siz dav­ra­nıl­ma­sı­nı da, bir ça­lış­ma­da ek­sik­lik ola­rak be­yan et­mek is­ti­yor ve 13'ün­cü mad­de­nin be­nim de işa­ret et­ti­ğim şek­lin­de dü­zel­til­me­si­ni arz edi­yor, yü­ce Mec­li­se say­gı­lar su­nu­yo­rum. (Ana­va­tan Par­ti­si ve CHP sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Ak­de­mir.

Mad­de üze­rin­de şah­sı adı­na söz is­te­yen Ke­rim Yıl­dız, Ağ­rı Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Yıl­dız. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (Ağ­rı) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; gö­rü­şül­mek­te olan ka­nun ta­sa­rı­sı­nın 12'nci mad­de­si hak­kın­da şah­sım adı­na söz al­mış bu­lun­mak­ta­yım. Bu ve­si­ley­le, he­pi­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum.

AK Par­ti dö­ne­min­de cid­di re­form­lar ya­pıl­dı. AK Par­ti Hükûme­ti dö­ne­min­de, sağ­lık hiz­met­le­rin­de norm ve stan­dart bir­li­ği sağ­la­nır­ken va­tan­daş­la­rın al­dı­ğı sağ­lık hiz­met­le­rin­de­ki ada­let­siz uy­gu­la­ma­la­ra son ve­ril­di. Bir yan­dan ye­şil kart­lı va­tan­daş­la­rı­mı­zın ayak­ta te­da­vi­le­rin­de re­çe­te be­del­le­ri, or­tez, pro­tez ve göz­lük gi­bi sağ­lık gi­der­le­ri kar­şı­la­nır­ken di­ğer ta­raf­tan SSK'lı­la­rın ilaç kuy­ru­ğu çi­le­si­ne son ve­ril­di. Özel sağ­lık ku­rum­la­rı sis­te­min içi­ne çe­ki­le­rek sağ­lık ala­nın­da ül­ke kay­nak­la­rı­nın da­ha ve­rim­li kul­la­nıl­ma­sı sağ­lan­dı. Ka­mu has­ta­ne­le­ri Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı ça­tı­sı al­tın­da bir­leş­ti­ril­di. Has­ta­ne­ler­de baş­la­tı­lan per­for­man­sa da­ya­lı ek öde­me uy­gu­la­ma­sıy­la per­so­nel mo­ti­vas­yo­nu ve ve­rim­li­lik­te iyi­leş­me­ler sağ­lan­dı. Mo­dern ve ve­rim­li bir sağ­lık hiz­me­ti su­nu­mu­nu sağ­la­ya­cak ai­le he­kim­li­ği uy­gu­la­ma­la­rı baş­la­tıl­dı.

Sağ­lık ala­nın­da yap­tı­ğı­mız hiz­met­le­ri en ba­riz şe­kil­de or­ta­ya ko­ya­bil­mek için, 2002 ve 2006 yıl­la­rı ara­sı­nı kap­sa­yan ba­zı bil­gi­le­ri kar­şı­laş­tı­ra­rak ver­mek is­ti­yo­rum.

Ül­ke­miz­de, 2002 yı­lın­da, 481 acil 112 is­tas­yo­nu var­ken, bu­gün, bu sa­yı 1.175'e çık­mış­tır. Acil 112 is­tas­yon­la­rın­da­ki am­bu­lans sa­yı­sı 618'den 1.471'e; sağ­lık ocak­la­rın­da mu­aye­ne oda sa­yı­sı 6.300'den, 13.500'e; sağ­lık ocak­la­rın­da ya­pı­lan mu­aye­ne sa­yı­sı 65 mil­yon­dan, 115 mil­yo­na; Tür­ki­ye'de aşı­la­ma ora­nı yüz­de 78'den, yüz­de 93'e çık­mış­tır. Sağ­lık ocak­la­rın­dan has­ta­ne­le­re sevk ora­nı yüz­de 20'den, yüz­de 9'a düş­müş­tür. Bu, sağ­lık ocak­la­rı­nın alt­ya­pı­sı ve in­san kay­nak­la­rı güç­len­di­ri­le­rek sağ­lan­mış­tır. Has­ta­ne­ler­de ise mu­aye­ne oda sa­yı­sı 6.700'den, 16.500'e; has­ta­ne­ler­de ya­pı­lan mu­aye­ne sa­yı­sı 110 mil­yon­dan, 195 mil­yo­na çık­mış­tır. Mu­aye­ne sa­yı­sı art­tı­ğı hâlde he­kim ba­şı­na dü­şen has­ta sa­yı­sın­da yüz­de 25'lik azal­ma ol­muş­tur. Ay­rı­ca, Do­ğu ve Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu Böl­ge­le­ri­miz­de, 2002 yı­lın­da 4 bin pra­tis­yen he­kim gö­rev ya­par­ken, bu­gün bu sa­yı 5 bi­ne çık­mış­tır. Ay­nı böl­ge­de, 2002'de 1.800 uz­man he­kim gö­rev ya­par­ken, bu­gün, bu sa­yı 3 bi­ni aş­mış du­rum­da­dır.

Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; sağ­lık hiz­met­le­ri ba­kı­mın­dan 2002'de ol­duk­ça ge­ri du­rum­da olan se­çim böl­gem Ağ­rı ilin­de de önem­li ge­liş­me­ler ol­muş­tur. 2002 yı­lın­da am­bu­lans sa­yı­sı 7 iken, bu­gün 33 nor­mal am­bu­lans, 3 ta­ne 4x4 kar üs­tü pa­let­li am­bu­lans ol­mak üze­re 36 am­bu­lans fa­al ola­rak hiz­met ver­mek­te­dir.

CA­NAN ARIT­MAN (İz­mir) - Şo­fö­rü yok, ça­lış­mı­yor.

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (De­vam­la) - İli­miz­de uz­man he­kim sa­yı­sı 39 iken, bu­gün 87'ye çık­mış­tır. Pra­tis­yen he­kim sa­yı­sı 52'den 174'e, sağ­lık ocak­la­rın­da mu­aye­ne sa­yı­sı 176 bin­den 368 bi­ne çık­mış­tır. Aşı­la­ma ora­nı yüz­de 58'den yüz­de 83'e…

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Sa­yın Ba­kan aşı işin­den iyi an­lı­yor(!)

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (De­vam­la) - …has­ta­ne­ler­de ya­pı­lan mu­aye­ne sa­yı­sı 394 bin­den 1 mil­yon 23 bi­ne çık­mış­tır. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

Evet, Sağ­lık­ta Dö­nü­şüm Prog­ra­mı ha­ki­ka­ten bir re­form ve bir dev­rim.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Ol­du­ğu yer­de dö­nü­yor.

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (De­vam­la) - Az ön­ce Sa­yın Ho­ca­mız Sa­mi Tan­doğ­du gü­zel bir şey söy­le­di: "Evet, Sağ­lık­ta Dö­nü­şüm Prog­ra­mı bir re­form ve bir dev­rim­dir. Bu­nu ka­bul edi­yo­ruz." de­di­ler. Ken­di­si­ne te­şek­kür edi­yo­rum ve bu ça­lış­ma­la­rı­mız, re­form­la il­gi­li ça­lış­ma­la­rı­mız ay­nı hız­la de­vam ede­cek­tir.

(Mik­ro­fon oto­ma­tik ci­haz ta­ra­fın­dan ka­pa­tıl­dı)

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Be­nim söz­le­ri­mi yan­lış an­la­mış­sın.

BAŞ­KAN - Bu­yu­run Sa­yın Yıl­dız.

MEH­MET KE­RİM YIL­DIZ (De­vam­la) - Söz­le­ri­me son ve­rir­ken, bu ka­nu­nun ül­ke­mi­ze ve sağ­lık ça­lı­şan­la­rı­na ha­yır­lar ge­tir­me­si­ni di­li­yor, he­pi­ni­ze say­gı­lar su­nu­yo­rum. (AK Par­ti sı­ra­la­rın­dan al­kış­lar)

BAŞ­KAN - Te­şek­kür edi­yo­rum Sa­yın Yıl­dız.

Mad­de üze­rin­de şah­sı adı­na söz is­te­yen, Agâh Kaf­kas, Ço­rum Mil­let­ve­ki­li.

Bu­yu­run Sa­yın Kaf­kas.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Sa­yın Baş­kan, sa­yın ar­ka­da­şın be­nim üze­rim­de­ki ko­nuş­ma­sı­nı dü­zelt­mek is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Sa­yın Kaf­kas, bir sa­ni­ye…

Bu­yu­run Sa­yın Tan­doğ­du.

İ. SA­Mİ TAN­DOĞ­DU (Or­du) - Te­şek­kü­rü­mü ve ko­nuş­ma­mı yan­lış an­la­dı­ğı ve sap­tır­dı­ğı için, bu ko­nu­da açık­la­ma yap­mak is­ti­yo­rum.

BAŞ­KAN - Lüt­fen otu­rur mu­su­nuz Sa­yın Tan­doğ­du.

Bu­yu­run Sa­yın Kaf­kas.

AGÂH KAF­KAS (Ço­rum) - Sa­yın Baş­kan, de­ğer­li mil­let­ve­kil­le­ri; şah­sım adı­na yü­ce he­ye­ti­ni­zi say­gıy­la se­lam­lı­yo­rum ve bu kı­sa sü­re­yi, bir­kaç ko­nu­nun al­tı­nı çi­ze­rek ta­mam­la­mak is­ti­yo­rum.

Bi­rin­ci­si: San­ki, Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­sin­de ya­sa­lar gö­rü­şü­lür­ken, ka­nun­lar gö­rü­şü­lür­ken, bu­gü­ne ka­dar­ki Mec­lis tea­mül­le­ri içe­ri­sin­de, bü­tün ya­sa­lar gö­rü­şü­lür­ken il­gi­li ba­kan­lar bu­lun­muş. Bu, te­mel tea­mül­dür ve her za­man da ba­kan­lar bu ko­nu­da özen gös­ter­mek­te­dir.

MEH­MET UĞUR NEŞ­ŞAR (De­niz­li) - Kaç­tı, kaç­tı! İki haf­ta­dır yok, kaç­tı!

AGÂH KAF­KAS (De­vam­la) - An­cak, dev­let­te bir de­vam­lı­lık var­dır, dev­let­te bir de­vam­lı­lık var­dır.

MEH­MET UĞUR NEŞ­ŞAR (De­niz­li) - İki haf­ta­dır yok! İki haf­ta­dır yok!

AGÂH KAF­KAS (De­vam­la) - Sa­yın Ba­kan, ge­çen haf­ta, Yu­na­nis­tan'da bir resmî top­lan­tı­ya git­miş­tir, mec­bur­dur, ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­ler… Bu­ra­da­ki her­han­gi bir ba­ka­nı­mız vekâlet ede­bi­lir. Bu­gün de Ku­zey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti'nde, da­ha ön­ce iki de­fa er­te­le­di­ği ve ar­tık ora­da prog­ram­lar ya­pıl­mış, Ku­zey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti'nde sağ­lık hiz­met­le­ri­ne ve­ri­le­cek des­tek­le­rin dü­zen­len­me­siy­le il­gi­li bir resmî zi­ya­re­ti…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 14 Şubat 2007

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook