İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Televizyon yayınları hakkında

Asım Aykan

Trabzon Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Nisan 2006 · 509 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Asım Aykan (AK Parti), 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TELEVİZYON YAYINLARI HAKKINDA); konuşma 509 kelime.

Asım Aykan (AK Parti, Trabzon). “Televizyon yayınları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/asim-aykan-22-2006-04-13-televizyon-yayinlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ASIM AYKAN (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmamın hemen başında, bütün İslam dünyasının Kutlu Doğum Haftasını tebrik ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kısa konuşmamda, televizyon yayınlarının aile yapımız üzerindeki olumsuz etkileri konusunda birkaç hususu belirtmek istiyorum.

Aile yapımız, tarihimizin her döneminde en önemli kurumumuz ve güç kaynağımız olmuştur, Selçuklu ve Osmanlı'nın parlak döneminde aksiyon kaynağımız, Osmanlı'nın duraklama ve gerileme döneminde tutunma kaynağımız, Kurtuluş Savaşında mücadele kaynağımız, üst üste yaşadığımız son krizlerde ise direnç kaynağımız olmuştur. Ancak, kabul etmek gerekir ki, son yıllarda küreselleşme olgusunun da etkisiyle aile yapımız ciddî bir sarsıntı geçirmektedir. Bu konuda, tek başına olmasa bile, televizyon yayınlarının çok ciddî bir olumsuzluk oluşturduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Bu konuya ışık tutması anlamında bir tanesi yurt dışından, bir tanesi yurt içinden iki tane hususu, tespiti arz etmek istiyorum. Bir tanesi, New York Times Gazetesine verilmiş olan bir ilan metni. Bu ilan metnini veren kurum Öfkeli Amerikan Aileleri Derneği; yani, televizyon yayınlarına karşı öfke duyan Amerikan Aileleri Derneği bir yayın veriyor New York Times'a -uzun boylu okumayacağım, sadece başlıklarını arz etmek istiyorum- soruyor bu yayınları yapan Amerikan televizyon sahiplerine: "Geceleri nasıl uyuyabiliyorsunuz?" Başlık bu "geceleri nasıl uyuyabiliyorsunuz" ve devam ediyor: "Sizleri korkunç bir kötülüğün suçlusu olarak görüyoruz. Biz, bir grup ebeveyn olarak, şirketleriniz çocuklarımızı cinsellik, şiddet, cinayet ve benzeri kötülüklerle karşı karşıya getirdiği için çok rahatsız oluyoruz."

Başlıklar şunlar: "Çocuklara, şiddeti normal bir şeymiş gibi öğretiyorsunuz", "çocukları uyuşturucu kullanmaya teşvik ediyorsunuz", "çocukları erken yaşta cinsel ilişkiye yöneltiyorsunuz", "gençlerin cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanmasına yol açıyorsunuz", "okullardaki silahlı saldırılardaki rolünüz nedir", "gençlerin intiharlarındaki rolünüz nedir" ve devam ediyor, sonunda da dikkatleri başka tarafa çekip "bütün bu olanlara yol açan şirketlerin yetkililerine utanın diyoruz" diyorlar; yani, protesto ediyorlar. Bu, Amerika'daki hassas ailelerin tepkisi.

İkinci arz edecek olduğum husus ise, Sayın Genelkurmay Başkanımızın yaklaşık bir yıl önce Harp Akademileri Komutanlığında yaptığı konuşmadan bir pasaj. Arkadaşlar, dikkatinizi çekmek istiyorum. Sayın Genelkurmay Başkanımız buyuruyor: "Kültürel yozlaşma alanında tehdit odakları ve organizasyonlar tarafından en çok kullanılan araçlar kitle iletişim vasıtalarıdır. Bu yolla millî kültürümüze, Türk örf ve âdetlerine aykırı birçok yanlış yargı ve anlayışlar topluma sunulmakta, halkın kıyafeti, tutum ve tavırları değiştirilmekte, değer yargıları erozyona uğratılmaktadır. Bu gayretler ise, sonuçta, millî benliğin zaman içinde zayıflamasına, ülkenin karşılaştığı iç ve dış sorunlarda toplumsal duyarsızlığa veya dramatik farklılaşmalara sebebiyet vermektedir. "

Bundan daha çarpıcı, bu olumsuzlukları, herhalde vurgulama imkânı olmaz. Kendisini, bu nefis değerlendirmesinden dolayı tebrik ediyorum. Bütün kurumlarımıza da örnek olmasını temenni ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu anılan konuda, televizyon yayınları konusunda şimdiye kadar şikâyetçi olmayan bir kimseyi görmedim, herkes şikâyetçi; ama, bir şey yapan yok. Şuradan bir mikrofon uzatsak, sokaktaki her kardeşimiz, her vatandaşımız, şuradaki her milletvekilimiz, her aile, her sorumlu insan bunlardan şikâyet ediyor; bedellerini de, okulların önünde ve değişik alanlarda, her yerde ödüyoruz, ödemeye de devam edeceğiz; ama, kimseden tık yok, ses yok. Bu konu çok ciddîdir ve siyasî ve toplumsal bir mutabakatla eğilinmesi gereken bir konudur; sadece bir hükümet konusu değildir, Türkiye'nin konusudur. Herkesin bu konuda hassas olması gerekir.

Bu konuda RTÜK'ü, Radyo Televizyon Üst Kurulunu, Kültür Bakanlığımızı, sivil toplum örgütlerini, siyasî partilerimizi, yayıncı kuruluşlarımızı, özellikle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 13 Nisan 2006

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook