2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2005 · 1.146 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atila Emek (CHP), 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR); konuşma 1.146 kelime.
Atila Emek (CHP, Antalya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atila-emek-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ATİLA EMEK (Antalya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2006 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının altıncı tur görüşmeleri hakkında kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlarken, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.
Sayın milletvekilleri, bütçeye girmeden önce, üç gün evvel Genel Kurulda tartışma konusu olan ve tarafı olduğum bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sürerken ve hükümet adına Sayın Başbakan cevaplarını sunarken, sağlık konusunu işlediği sırada, sistemin gereği bütün sosyal güvenlik kurumlarına tabi olan yurttaşlarımızın tüm hastanelerde ve özellikle de özel hastanelerde sağlık konusunda hiçbir engelle karşılaşmadan tedavilerinin yapıldığını ifade etmişti ve kendisi bir Bağ-Kurlunun ameliyatını da örnek vermişti.
Ancak, değerli arkadaşlarım, Antalya'da annesi babası SSK'lı olan bir yenidoğan çocuğun bir özel hastanedeki durumu üç gündür takip ettiğim bir konuydu ve yerimden Sayın Başbakana bunu iletmek durumundaydım; çünkü, Genel Kurula gelmezden önce en son durum, 4,5 milyar olarak çıkan hesabın 1 milyarını SSK'nın karşıladığını hastane başhekimi ifade etmişti ve 3,5 milyarı, çocuğun, hastanın sahiplerinden talep ettiklerini, hasta sahibi baba Ahmet Atay bana bildirmişti; ödeme güçlerinin olmadığını da ifadeyle, ne yapacağımızı bilemiyoruz demişti ve Sayın Baştabiple görüştüğüm zaman "SSK ödemiyor, bizim de yapacak bir durumumuz yok ve bu parayı almak zorundayız" diye ifade kullanmıştı.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, burada…
FİKRET BADAZLI (Antalya)Bitti ama o, kalktı!
ATİLA EMEK (Devamla)Bitmedi, bitmedi; şimdi onu söyleyeceğim ve burada, önemli olan şuydu. Bir tarafta hastane mağdur, bir tarafta SSK'lı mağdur; yani sistem işlemiyor değerli arkadaşlarım. Bunu dile getirdiğimiz zaman, tutanaklarda Sayın Başbakanın tepkisi var ve "araştıralım" diye, Sayın Sağlık Bakanına talimat verdi. Sayın Bakana, ben, nezaket kuralları içinde, notlarımı ilettim; ama, ne acıdır ki, bunu, bu sistemi çalıştırmak zorunda olan Bakan, yanlış bilgileri Sayın Başbakanın önüne getirdi ve Sayın Başbakan, bu Yüce Parlamentoda, milletin kürsüsünden yanlış beyanda bulunmak durumunda kaldı; zabıtlarda hepsi.
Şimdi, bunları düzeltmek istiyorum. Bakınız, orada, yenidoğan, adı konmamış çocuğun, kız çocuğunun adı "Ahmet Atay" oldu ve böyle bir şeyin olmadığı söylendi; ama, o gün akşam, bütün haber ajansları gitti, aileyle görüştü, hastaneyle görüştü ve bir gün sonra da… İşte, ibraname arkadaşlar, işte!.. Şimdi, bunun üzerine, Türkiye'nin dört bir yanından telefonlar aldım ve herkes şu tepkiyi ileri sürüyordu: "İşlemiyor sistem, itilip kakılıyoruz. Hele SSK'lıysan, Bağ-Kurluysan, özel hastanede, hatta devlet hastanelerinde yüzünüze bakan yok" diyorlar. Bunu, bir siyaset adına, muhalefet adına söylemiyorum, bu ülkenin bir derdi ve bununla ilgili olarak, Parlamentoda, Meclis muhabirleri "aylardır biz bu konuyu işliyoruz" dediler.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, çözüm konusunda, Sayın Bakan bunun gereğini yapması gerekirken, Sayın Başbakanı yanlış bilgilendirip, yanlış beyanda bulundu. Bunu, ben, Sayın Başbakana… Gerçekten, zabıtlara geçti. Sayın Başbakanın burada bir dahli yok; kendisine o yanlış bilgileri verenlerindir. Bunu milletin huzurunda düzeltiyorum ve benim söylediğim beyanların haklılığını, geçerliliğini milletimin önünde de tescil ediyorum, zabıtlara da geçiriyorum.
Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; uzun yıllardan beri uygulanan ekonomik politikaların sonucu, ülkemizde, ücretler baskı altına alınmış, çalışanların durumu olumsuz hale gelmiştir. Bu dönemde fakirlik artmış, istihdam azalmıştır. 2002 seçimlerinde, halkımızın büyük umutlarla işbaşına getirdiği AKP İktidarı döneminde de, ne acıdır ki, fakirlik ve işsizlik konusunda bir düzelme olmamış, aksine, durum daha da ağırlaşmıştır.
FATMA ŞAHİN (Gaziantep)Bakanı dinlemediniz mi?
ATİLA EMEK (Devamla)Dinledim, dinledim, diyeceğim; sabırlı olun Fatma Hanım.
AKP İktidarı döneminde, yoksulluk ve yolsuzluklar önlenememiştir. Birçok farklı araştırma merkezleri tarafından yapılan açıklamalarda, açlık ve yoksulluk sınırıyla ilgili çarpıcı rakamlar ortaya çıkmaktadır. Kasım 2005 hesaplarına göre, insan onuruna yaraşır bir hayatı sürdürebilmek için yapılması gereken harcama 1 610 Yeni Türk Lirasıdır. Oysa, bugün, insanlarımız, bırakınız bu rakama sahip olmayı, asgarî ücretle çalışmak zorunda kalmakta ve o işi bulduğundan dolayı da mutlu olmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizde, insanımızın yaşam koşulları bu denli ağırlaşırken, enflasyon konusunda sağlanan düşüş, dar ve sabit gelirli kesimlerin hayatına doğrudan yansımamakta, cebine girmemekte, mutfağa girmemektedir. Yoksulluk ve açlık, ülkenin temel sorunu olmaya devam etmektedir.
Değerli arkadaşlarım, işsizlik ülkenin temel sorunu olmaya devam ediyor, çözüm konusunda da bir gelişme yok. Şimdi, Sayın Bakanımı dinledim. Sayın Bakana göre, neredeyse, işsizlik, AKP İktidarı döneminde durmuş. Sayın Atalay öyle diyor; ama, bakınız, aynı iktidarın bir bakanı, Devlet Bakanı Sayın Kürşad Tüzmen, bir hafta önce yaptığı bir açıklamada, her yıl 500 insanın işsizler ordusuna katıldığını ifade etti ve durumun ne kadar endişe verici olduğunu söyledi.
OSMAN ÖZCAN (Antalya)500 olur mu, 500 000!..
ATİLA EMEK (Devamla)Şimdi, Sayın Bakanım, hükümet arasında, bu konuda bir uyum yok mu; yoksa, farklı kaynaklardan farklı bilgiler mi -sizin bizi itham ettiğiniz gibi- alıyorsunuz; bunu nasıl izah edeceğiz?!
Değerli arkadaşlarım, ne acıdır ki, devri iktidarınızda, sosyal yardımlaşma ve dayanışma kaynakları da kendi yandaşlarınıza kullandırılarak siyasî rant elde etme aracı haline gelmiştir.
Sayın Bakan biraz önce dedi ki "efendim, valiler, kaymakamlar…" Biz biliyoruz siyasal iktidarın… Kaymakamları tenzih ediyorum. Çok kişilikli, çok onurlu valiler var bu ülkede, kaymakamlar da var; ama, bunun yanında, iktidarın tutsağı olmuş kaymakamlar da var, valiler de var.
Değerli arkadaşlarım, AKP İktidarı döneminde sosyal devlet kavramının içi boşaltılmıştır.
Sayın milletvekilleri, yine, devri iktidarınızda, yoksullar, kimsesizler, muhtaç çocuklar, yaşlılar sahipsiz bırakılmış ve hatta istismar edilmiştir. Bunları korumakla görevli kurumlar, partizanca atamalarla yozlaştırılmış ve yüz kızartıcı olaylara sahne olmuştur. Malatya'da böyle…
Bayramı ben Şanlıurfa'da geçirdim arkadaşlar. Bakınız, kız yurdunda, ihaleleri merkez ilçe başkanı alabilmek için ve alarak... O zavallı, desteğe muhtaç çocukların ne hale geldiğini bizzat gördüm.
Değerli arkadaşlarım, bölgemle ilgili ve Sayın Başbakanın, yine, yanlış bilgilendirilmesi konusunda bir düzeltmeyi yapmak görevim.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakan, burada, bütçenin tümü üzerinde konuşurken "Antalya-Alanya etabını; D-400'ü tamamlandı" dedi. Sayın Başbakanı bir yıl önce helikopterle Alanya'ya götürdüler, açılışı yaptılar. Biz muhalefet milletvekilleri, halka mahcup olmamak için, bitmemiş yolun açılışı yapıldığı için o gün katılmamıştık; ama, bakın, Alanya'nın en büyük tirajlı gazetesi ne anlatıyor; "Bitmedi Sayın Başbakan" diyor. Yurttaşların telefonlarına Sayın Başbakan…(AK Parti sıralarından "bitti, bitti" sesleri)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
ATİLA EMEK (Devamla)Daha bekleyin…
Bakınız arkadaşlarım, yurttaşlarımızın, hemşerilerimizin, Sayın Başbakanımızın yanlış bilgilendirilmesinden dolayı, Sayın Başbakana ifade ettiklerini ben ne Sayın Başbakana yakıştırırım ne de kendim o ifadeleri kullanabilirim; ama, bakınız, yol bitmediği için, bir anda tek yöne girdiği için değerli arkadaşlarım, şu anda Alanya Doğru Yol Partisi İlçe Başkanı ve ilçe sekreteri bu yolda kaza geçirdi. Biraz önce kendisine geçmiş olsun dedik; kolu kırılmış, omuzları kırılmış vaziyette. Tüneller kapalı. İlçe başkanınızın beyanı bunlar.
Değerli arkadaşlarım, samimi olalım. Sayın Başbakanı yanıltmaya kimsenin hakkı yok. O hepimizin başbakanı ve Sayın Başbakan, milletin kürsüsünden beyanda bulunurken, onu zor durumda bırakıp, sonra böylesi başlıklar attırmaya da kimsenin hakkı yok. Bunları ifade ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, gerçekten, şimdi Sayın Devlet Bakanımız Ali Babacan'ı dinleyince, bir dünya cenneti Türkiye; sanki Singapur'dayız, sanki Uzakdoğu'nun o şehir devletlerinden birinde yaşıyoruz; ama, Sayın Bakanım, sizin söylediklerinizle hayatın gerçekleri maalesef örtüşmüyor. Bakınız, ben, geçen hafta Tomarza'daydım, Pınarbaşı'ndaydım Kayseri'nin, bırakın kendi ilimi; ama, sokaklarda insanlarla görüştük, konuştuk; insanlar ağlıyor "mahvolduk" diyor; perişan, arkadaşlar…
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Seçmen, demek ki, sizi görünce ağlıyor!
ATİLA EMEK (Devamla)Şimdi, bakın, kendi bölgemde…
Sabredin, bakın…
Bugün aldığım fiyatları söylüyorum değerli arkadaşlarım, üreticinin fiyatları, üreticinin fiyatları… Bakın, salatalık 850 000 liraya gidiyor…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ATİLA EMEK (Devamla)Sayın Başkanım…(AK Parti sıralarından gürültüler)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 17 Aralık 2005