İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur

Mevlüt Çavuşoğlu

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2005 · 1.226 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mevlüt Çavuşoğlu (AK Parti), 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR); konuşma 1.226 kelime.

Mevlüt Çavuşoğlu (AK Parti, Antalya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-cavusoglu-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 2006 malî yılı bütçesi içinde yer alan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği bütçesi hakkında AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, kırkbeş yılı aşkın bir süreçtir. Bu süreç inişli çıkışlı olmuştur; yer yer dışarıdan kaynaklanan sebeplerle, yer yer de Türkiye'nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sebeplerle kesintilere uğramıştır; ama, bu süreç bugüne kadar işlemiş gelmiştir. Tabiî ki, bu sürece katkı sağlamak için Türk kamu yönetimi de, gereksinimlere paralel olarak, çeşitli yapılanmalara gitmiştir. Bu yapılanma, 1962-1986 yılında komite, koordinasyon komitesi, AET Koordinasyon Komitesi gibi komiteler şeklinde yapılanmıştır; 1986 yılında ise, bu görev devlet bakanına verilmiştir. 1990-1993 yılları arasında Dışişleri Bakanlığı bu görevi üstlenmiştir. Yine, 1993-1997 yılları arasında bu görev bir başbakan danışmanına verilmiştir. 1997 yılından sonra 2000 yılına kadar da yine, bir devlet bakanı, Avrupa Birliğiyle ilgili ilişkileri, takip ve koordinasyon ilişkilerini yürütmüştür.

1999 Helsinki Zirvesi Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde bu süreçte önemli bir dönüm noktasıdır. Bu zirvede, Helsinki Zirvesinde, Türkiye'nin adaylık statüsü teyit edilmiş ve Türkiye'ye diğer aday ülkelerle birlikte eşit muamele yapılacağı kabul edilmiştir. Tabiî ki bu süreçten sonra da Türk kamu yönetiminin yapılanmasında da farklı boyutlar ortaya çıkmıştır. Bu süreç sonunda 4 Temmuz 2000 tarihinde 4587 sayılı Kanunla, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği kurulmuştur.

Türk kamu kurum ve kuruluşları ile bu Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin kuruluş amacı, Türkiye'deki yapılan çalışmalar ile Avrupa Birliğinin Avrupa Komisyonu dahil tüm Avrupa Birliği örgütleri arasında koordinasyonu sağlamaktır; fakat, bu süreç içinde Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin, kurulması sırasında, aslında Dışişleri Bakanlığına bağlı olarak kurulması düşünülmüştür; fakat, daha sonra Başbakanlığa bağlanması kararlaştırılmıştır. Sadece kanun tasarısının bu kısmında değişiklik yapılmıştır. Kanun tasarısının diğer kısımlarında değişiklik yapılmadığı için, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği birçok bakımdan eksik kurulmuştur; örneğin, Dışişleri Bakanlığına bağlı şekilde kurulacağı düşünüldüğü için ve Dışişleri Bakanlığında yeterince personel olduğu düşünüldüğü için, o yeni, Başbakanlığa bağlanırken, gerekli personel verilmesi sağlanmamıştır. Yine, teknik olarak da, birçok bakımdan da, altyapı bakımından da eksik olarak kurulmuştur; fakat, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, bu kısıtlı imkânlara rağmen, içeride ve dışarıda yaptığı çalışmalarla kendini kanıtlamış ve belli bir saygınlık kazanmıştır; fakat, bu kurumun mevcut görevlerini etkili bir şekilde yerine getirebilmesi için etkin bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir, gerek altyapı bakımından gerekse uzman dahil personel yapısı bakımından.

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği yetkilileriyle görüştüğüm zaman onlardan da memnuniyetle işittim ki, gerek başmüzakerecimiz Devlet Bakanımız Sayın Ali Babacan gerekse hükümetimiz bu konuda kararlıdır. Avrupa Birliği Genel Sekreterliğini daha etkin hale getirmek için her türlü çalışmayı yapmaktadır. Uzman personel gibi altyapı bakımından her türlü ve finansı da dahil, bu bütçede konulan miktar da dahil, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğine her türlü destek verilmektedir.

Tabiî ki, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin desteklenmesi lazım; çünkü, çok önemli görevler üstlenmektedir. Biraz önce bunların bazılarını saydım. Bu görevlere şunları da ekleyebiliriz: Örneğin 2001-2003 Ulusal Programlarının hazırlanması ve bu ulusal programların yürütülmesinin takip edilmesini Avrupa Birliği Genel Sekreterliği yürütmüştür, bunun koordinasyonunu yapmıştır. Yine, reformları izleme grubu içindedir kendisi, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. Yine, AB malî yardımlarının -özellikle burası çok önemli- hangi alanlara ve bu alanlar içinde hangi projelere gitmesinin tespiti çalışmasını, yine, bu uygulamaya konulan projelerin de takibatını Avrupa Birliği Genel Sekreterliği yapmaktadır. Yine, Avrupa Birliğinin ilerleme raporlarına Türkiye'nin yaptığı katkının hazırlanmasında koordinasyonu yapmaktadır.

Değerli arkadaşlar, Helsinki Zirvesinden sonra Türkiye için önemli bir dönüm noktası da, biliyorsunuz, 2002 Kopenhag Zirvesidir. 2002 Kopenhag Zirvesinde de şu karar alınmıştır: "Türkiye Kopenhag siyasî kriterlerini yeterince yerine getirirse, 2004 zirvesinden sonra müzakereler gecikmeksizin başlar" diye bir karar alınmıştır.

Bu karardan sonra da, yine Türkiye'de yapılanma devam etmiştir, bir taraftan Türkiye Büyük Millet Meclisi içinde var olan Karma Parlamento Komisyonunun yanında Avrupa Birliği Uyum Komisyonu da kurulmuştur ve Başkanlığına, Değerli eski Bakanımız Sayın Yakış getirilmiştir.

Yine, birçok bakanlıklar içinde uygulamayı takip edecek birimler kurulmuştur ve yapılanma süreci devam etmiştir ve 17 Aralık 2004, tam bir yıl önce net bir şekilde müzakere tarihi alınınca da bu sefer başmüzakerecimiz belli olmuştur; Devlet Bakanımız Sayın Ali Babacan başmüzakereci olmuştur ve devlet içindeki yapılanmalar, bakanlıklar içindeki komiteler, komisyonların kurulması devam etmektedir. Şu anda tarama süreci devam etmektedir. Bundan sonra müzakereler başlayacaktır; 35 tane dosya açılacak, kapacaktır. Elbette bu süreç zor ve uzun olacaktır; bunu hepimiz biliyoruz ve bu süreç içinde, tabiî ki, hükümetimiz bugüne kadar gösterdiği kararlılığı gösterecektir; tabiî ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli reformları çıkaracaktır; tabiî ki, Dışişleri Bakanlığı dahil bütün bakanlıklar, özellikle Tarım Bakanlığı müzakere sürecinde önemli bir yer kapsayacağı için gerekli çalışmaları yapacaktır; ama, bu süreçte parlamenterler diplomasisi de çok önemlidir değerli arkadaşlar; yani, bizlere de çok görev düşmektedir. Özellikle Bülent Tanla'nın geçen hafta içinde yaptığı konuşmaya katılıyorum; biz, milletvekilleri olarak da bu süreçte üzerimize düşeni yapmalıyız, bu lobicilik ve tanıtım faaliyetlerine katkı sağlamak zorundayız.

Değerli arkadaşlar, aslında ben sadece teknik konuşmak istemiştim; ama, benden önce konuşan Cumhuriyet Halk Partisinin değerli üyesi, çok sevdiğim arkadaşım Sayın Baloğlu, Sayın Başbakanın Antalya'ya bir şey yapmadığını, sadece köprülü kavşaklardan bahsettiğini söylemişti. Elbette köprülü kavşakları yapıyoruz, elbette bugüne kadar hiç yapılmadığı için yapıyoruz. Elbette insanlarımızın ihtiyaç duyduğu yerlere, yani, şehir merkezlerine yapıyoruz; fakat, sadece bunları yapmıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz bu kavşakları; fakat, Antalya'ya yaptıklarımız bundan ibaret değildir. Örneğin, Alanya-Antalya yolunu örnek vermek istiyorum. Bir Alanya-Antalya yolu ondokuz yıldır bitmiyordu, bitirdik. Şu anda çevre düzenlemesini ve peyzajını yapıyoruz. Elbette, daha yapmamız gereken şeyler var çevre düzenlemesiyle ilgili; turizm yolu olduğu için onu da yapacağız; fakat, havalimanı ikinci terminalinin onbir ayda ikinci pistini hemen bitirdik. Diğer taraftan, Kemer yolunu nasıl duble hale getirdiğimizi tüm arkadaşlarımız biliyor. Yine, Demre-Finike yolunu, o dağları taşları nasıl keserek genişlettiğimizi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun, lütfen, konuşmanızı tamamlayın.

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Çavuşoğlu, Alanya-Antalya karayolu bitmedi daha!

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Devamla)Çevre düzenlemesini yapıyoruz. Eğer geçtiyseniz, sadece çevre ve peyzaj düzenlemesi yapılıyor. Öncelikle yolu açmamız gerekiyordu, o yolu açtık. Tabiî ki, turizm yolu olduğu için güzelleştireceğiz; çünkü, bazı belediyeler bunu yapıyor, bazı belediyeler yapmıyor, bazı yerlerde de belediyeler yok, hükümet olarak bunu da yapacağız, bunu da yapmak durumundayız.

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Kolay gelsin!

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU (Devamla)Sadece, Antalya'ya paralel olarak, denize paralel yolları yapmadık. Alanya-Mersin yolunu nasıl başlattığımızı Sayın Atila Emek de bilir, orayı da daha güzel bir hale getireceğiz, önümüzdeki yıl oraya da ödenek ayırdık. Burdur yolunun nasıl duble yapıldığını arkadaşlarımız biliyor. Yine, Alanya'dan Karaman'a çıkan yolu nasıl yaptığımızı, ondan sonra Lara-Kundu yolunu nasıl bitirdiğimizi bütün arkadaşlarımız biliyor. Akseki-Seydişehir yolunun o en kötü bölümünü nasıl yaptığımızı ve şu anda duble hale getirdiğimizi o yoldan geçen tüm arkadaşlarımız görüyor. Doğalgazı Antalya'ya getirdik. Antalya'ya adliyeleri yaptık. Alanya Adliyesini bitirdik. Şu anda, Manavgat Adliyesini bitirmek üzereyiz. Yine, Antalya'da hastaneleri yaptık. Yıllardır bitmeyen Kumluca Hastanesini biz bitirdik. Antalya Aşur Aksu Hastanesini yaptık. Elbette, arkadaşlarımız doğru söylüyor, kıskanıyorlar, bunu sık sık da söylüyorlar; çünkü, Başbakanımız ve bakanlarımız Antalya'ya çok önem veriyorlar. (AK Parti sıralarından alkışlar) Neden çok önem veriyorlar; sadece Antalya'nın kara kaşına, kara gözüne değil, Antalya'ya yapılacak 1 lira yatırımın 10 lira olarak Türkiye ekonomisine geri döneceğini biliyor arkadaşlarımız; çünkü, biz, kaynağımızı akıllı yönetiyoruz.

Dolayısıyla, Antalya turizm kentidir, tarım kentidir, ticaret kentidir. Milletvekillerimizle beraber, birçok kere de, birçok yatırımı, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili arkadaşlarımızla da beraber, bakanlarımızla gidiyoruz, dile getiriyoruz; çünkü, onlar da biliyor bunun önemini; fakat, Antalya'ya bir şey yapılmadı demek, doğru değildir. Antalya'ya çok şey yapıyoruz. Bundan sonra da, çok yapmaya devam edeceğiz, bütün arkadaşlarımızla beraber. Bu konuda, Sayın Başbakanımıza ve bakanlarımıza da müteşekkiriz, onlara çok teşekkür ediyoruz ve bu duygularla, 2006 malî yılı bütçesinin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 17 Aralık 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook