Çalışma saatleri ve konuları hk.
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Şubat 2005 · 900 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 900 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2005-02-23-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, grup önerisi hakkında kişisel görüşlerimi beyan etmek üzere söz almış bulunmaktayım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, 7 kişiden oluşan Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu, 30 Temmuz 2002 tarihinde, yani 3 Kasım seçimlerinden üç ay kadar evvel, 51 sayfalık bir rapor hazırlıyor. Bu rapor ve bağlantılı olan bilgi ve gelişmeleri Genel Kurulla paylaşmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu raporla, Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu Anonim Şirketinin 1998 yılındaki kayıtları inceleniyor. Yapılan incelemeler sonucunda, sanıkların, Ocak - Aralık 1998 döneminde ihraç etmiş oldukları mallara ilişkin alış ve satış faturalarının sahte olduğu; Al Baraka isimli şirketin, Orhan Aslıtürk ve Muhammed Ciğer ismindeki kişilerin kurduğu ASCOR adlı şirket aracılığıyla, 91 adet paravan ve gerçekdışı şirketlerin bir bölümüyle ilişki içine girdiği; sanıkların, gerçek mal alışlarıyla ilgili olmaksızın fatura aldıkları ve düzenledikleri, yurt dışına sahte satış faturaları düzenledikleri, bu suretle vergi kaçakçılığı suçunu işledikleri; bu suçlar sebebiyle, 1998 yılında, 1 trilyon 773 milyar Türk Lirası tutarında vergi kaybına yol açtıkları; ASCOR Şirketi ve diğer paravan şirketler ve anlaşma yaptığı ihracatçı şirketler adına düzenlediği sahte faturalar ve yaptığı fiktif ihracat işlemleri karşılığında, haksız ve kanunsuz yere Katma Değer Vergisi iadelerinin alındığı ve komisyon elde edildiği ifade edilmektedir.
Değerli arkadaşlarım, Al Baraka isimli şirketin, ASCOR isimli şirketle, dört yıl içinde toplam 150 000 000 Amerikan Doları tutarında alışveriş yaptıkları tespit olunmuş. Raporda, Orhan Aslıtürk ve Muhammed Ciğer'in kurmuş olduğu paravan şirketlerin, 1995-1998 yılları arasında 1 729 000 000 ABD Doları tutarında ihracat yaptıkları da tespit olunuyor değerli arkadaşlarım. Yani, 2 milyar dolara yakın bir hayalî ihracat söz konusu.
Yeri gelmişken ifade ediyorum, değerli arkadaşlarım, Orhan Aslıtürk ve Muhammed Ciğer'in kurmuş olduğu ve sayıları 91'e ulaşan bu şirketler, hayalî ihracat ve sahte belge konusunda, ülkemizde görülen en büyük şebekeyi gerçekleştirmişlerdir. Bu paravan ve sahte şirketlerin dört yıl içinde yaptıkları hayalî ihracatın yaklaşık onda 1'ini Al Baraka isimli şirketle birlikte yaptıkları, resmî raporlarla anlaşılmaktadır.
Sayın milletvekilleri, bilindiği gibi, 2003 yılı başında, Vergi Barış Yasası adı altında bir yasal düzenleme yaptık. Bu yasal düzenleme gereğince, bu dosyada, sözünü ettiğim dosyada, mükellef durumunda bulunan ilgili şirket, toplam 3 trilyon 958 milyar, yani, 4 trilyona yakın vergi aslı ve cezasını ödeyerek, olayın hukukî boyutunu çözüme bağladı. Bu olayın, takdir edersiniz ki, bir de cezaî boyutu var değerli arkadaşlarım. Cezaî boyutu konusunda Yargıtay nasıl bir değerlendirme yaptı; Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi, Al Baraka Türkün ortak ve yöneticilerine karşı açılan ceza davasını Vergi Barış Yasası sebebiyle ortadan kaldıran İstanbul İkinci Ağır Ceza Mahkemesinin kararını esastan bozdu. Bu bozma kararına göre, ilgili şirket yöneticileri, dosya kapsamına göre, hem sahte belge düzenlemişler ve hem de bu belgeleri bilerek kullanmış olduklarından dolayı, bu, barış yasası kapsamına, vergi barışı kapsamına girmelerinin mümkün olamayacağını Yargıtay tespit ediyor.
Bu safahatını açıkladığım dosya kapsamı içinde yargılanan sanıklardan birisi de, değerli arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan, değerli arkadaşlarım. Sayın Maliye Bakanının bu şirketlerdeki konumu nedir; Sayın Bakan bu şirketin hem ortağı hem de yönetim kurulu üyesidir değerli arkadaşlarım.
Tüm dosya kapsamına ve Yargıtay bozma gerekçesine göre, bu belgeler sahte olduğu bilinerek kullanılmış olup, düzenleme aşamasında da şirket ortak ve yöneticilerinin bilgisi vardır. 150 000 000 doları bulan ve dört yıla yayılan bu belgelerin sahte olduğunun bilinmemesi söz konusu olamaz. Tekrar ifade ediyorum; Al Baraka isimli firmayla ASCOR ve diğer paravan şirketlerin yaptıkları alışverişin tutarı dört yıl içinde 150 000 000 doları aşmıştır, değerli arkadaşlarım. ASCOR'un yaptığı hayalî ihracat tutarı ise 2 milyar dolara yakındır.
Bütün bu bulgulara rağmen, bütün bu bilgilere rağmen ortada henüz kesinleşmiş bir yargı kararı olmadığından, elbette, Sayın Maliye Bakanı suçludur diyemiyoruz. Hukuka olan inancımız sebebiyle bunu söyleyemiyoruz; ancak, değerli arkadaşlarım, insafla sorgulayalım, sağduyuyla sorgulayalım. Herhalde, böyle bir dosya kapsamı ve süreci karşısında birtakım soruları, burada, Genel Kurulun huzurunda cevaplandırmak, açıklığa kavuşturmak gerekmektedir.
Hakkında bu kadar ağır suçlamaların yapıldığı ve delillerin bulunduğu açıklık kazanan bir Maliye Bakanının bu görevi sürdürmesini ve yargılanmasının engellenmesini hangi haklı yasal ve makul gerekçeyle açıklayabiliriz?! Ortada, kamu bütçesini, sahtecilik yapmak suretiyle zarara uğrattığı açıklık kazanan bir Maliye Bakanı var; bunu gösteren resmî belgeler ve raporlar var. Bu Bakana Türkiye'nin bütçesini nasıl emanet edebilirsiniz, değerli arkadaşlarım?! Sıradan bir iddiadan söz etmiyorum, ihmal veya taksir yoluyla işlenen bir suçtan söz etmiyorum; organize sahtecilik ve bağlı olarak kamu hazinesinin zarara uğratıldığı suçlamasından söz ediyorum değerli arkadaşlarım.
Değerli arkadaşlarım, gelin, Sayın Maliye Bakanının sırtındaki bu yükü, bu kamburu hep birlikte kaldıralım. Türkiye Cumhuriyetinin Maliye Bakanının bu kadar ağır zan altında kalmasına ve görevini sürdürmesine izin vermeyelim. Sayın Bakanı bu yükten ve bu suçlamadan kurtaralım.
Değerli arkadaşlarım, bunun yolu ve yöntemi gayet açık. Sayın Bakanın yargılanmasının önünü açalım. Bunun için de dokunulmazlığını kaldıralım. Bir Maliye Bakanının, hakkında bu kadar ağır ve somut suçlamalar varken, etkin ve inandırıcı bir şekilde görevini sürdürebileceğine kim inanabilir değerli arkadaşlarım?! Türkiye Cumhuriyetini böylesine ağır bir yükle, böylesine ağır bir kamburla karşı karşıya bırakmayalım değerli arkadaşlarım. Bu anlayış ve uygulama içinde olan bir siyasî kadronun yolsuzlukla mücadele konusunda samimî olduğuna kim inanabilir?! Sınırlı bir siyasî kadronun yanlışlarına ve amaçlarına ortak olmayalım değerli arkadaşlarım.
Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyetinin Maliye Bakanı hakkında bu kadar ağır suçlamalar bulunan bir kişi olamaz. Bunu kabul edemiyorum. Bunu içimize sindirmemiz mümkün değildir değerli arkadaşlarım. Buna hiç kimsenin de hakkı olamaz. Bu şekilde, hakkında böylesine ağır suçlama bulunan bir kişinin Maliye Bakanı olarak, bu yükle birlikte, bu kamburla birlikte görevini sürdürmesine hiç kimsenin izin vermemesi gerekir.
Bu duygu ve düşüncelerle, bu değerlendirmelerle, tüm arkadaşlarımın sorumluluklarının gereğini yapacağına olan inancımı bir defa daha ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 23 Şubat 2005