Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)
Rize Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Ocak 2009 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti), 7 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)); konuşma 501 kelime.
Bayram Ali Bayramoğlu (AK Parti, Rize). “Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bayram-ali-bayramoglu-23-2009-01-07-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 236 sıra sayılı kanunun 2’nci maddesi üzerine şahsım adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gelişmiş ülkelerdeki en önemli gelişmişlik kriterlerinin başında sanayileşmeleri, sanayileşmenin yanında teknolojiye adaptasyonları, bu teknolojiye adaptasyonlarının yanında ise teknoloji üreten ve bu ürettiği teknolojiyi de dünyaya satabilmeleri gelmektedir.
Ülkemiz uzun yıllar tarıma dayalı bir ekonomiyle büyümüş, 1980’li yıllardan sonra başlayan sanayileşme hamlesiyle başta Anadolu’nun yatırım hamlelerinin genişletilmesi ve Anadolu’nun çeşitli vilayetlerinde “sanayi şehirleri” adı altında bir gelişme trendini birlikte yaşamış; bu, aynı zamanda istihdam açısından, eğitim açısından, sosyal gelişmişlik açısından hem büyük şehirlere göçü hem de aynı zamanda yerel anlamda büyümeyi sağlamıştır.
Bugün içinde bulunduğumuz 2009 yılının başlarında dünya genelinde ekonomik anlamda, mali anlamda çok ciddi sıkıntılar ve darboğazların yaşandığı muhakkaktır. Bu yaşanan sıkıntıların da en çok etkisinin olduğu sektörlerin başında ise maalesef gayrimenkul sektörüyle birlikte sanayi sektörleri gelmektedir. Ülkemiz özellikle teknik anlamda küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak çok ciddi derecede yatırımlar yapmış, bu yapmış olduğu yatırımlarla başta komşu ülkeler olmak üzere yanında Avrupa ülkelerine teknik anlamda, mekanik anlamda ihracat yapabilir konuma gelmiş bir ülkedir. Özellikle otomotiv sektöründe 2000 yılından bu yana gelişme göstermesi ve dünyada ciddi anlamda bir otomotiv üssü olmuş olması, sanayileşmesindeki göstermiş olduğu başarıların en başında gelmektedir.
Şimdi, dünyanın ekonomik daralmayı ve ekonomik sıkıntıları konuştuğu bir süreçte en çok konuşulan konulardan bir tanesi de nedir? İstihdam politikasıdır, yani işsiz kalma korkusudur. Geçen hafta içerisinde mali piyasalardan bazı arkadaşlarla yapmış olduğum sohbette birçok insan “Bugüne kadar ben hiç endişe duymuyordum ama önümüzdeki gelişmelere göre Türkiye’de de, dünyada da kendi alanımızda bazı işsizliklerle karşı karşıya kalabiliriz.” dediklerine şahit oldum. Ancak, buna rağmen, bugün hâlâ içinde bulunduğumuz bu atmosfere rağmen Türkiye’de de, dünyada da birçok müessese de kaliteli iş gücünü aramaya devam etmektedir. Bir tarafta işsizlik vardır, bunun adı ekonomik olarak arızi işsizliktir ama bir tarafta da ciddi anlamda ehliyetli, liyakatli, bilgili, konusunda uzman insanlardan oluşan bir kadroya da ihtiyaç olduğu muhakkaktır.
İşte, şu anda gündemimizde olan kanun bu anlamda son derece önem arz etmektedir.
Sanayi Bakanlığının yaklaşık 5.371 personel kadrosu olmasına rağmen şu anda 3.053 personelle çalışmaktadır. Yani fiilî olarak zaten 2 binden fazla personel açığı vardır. Ama bunun yanında, kendisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli uzman, uzman yardımcısı insanlar için ise yine kendisine bağlı on tane kuruluşun içerisinden biri olan rekabet ve tüketici haklarıyla ilgili genel müdürlükte bulunan kadroların sanayileşme noktasındaki ülkenin ihtiyacı olan elemanlar şeklinde değerlendirilmesi ve bu anlamda uzman ve uzman yardımcısı hâline döndürülmesi, aslında sanayimizin önümüzdeki dönemde ihtiyaç olacak kaliteli, vasıflı ve bu işleri de bürokratik olarak bırakmadan engelleri aşabilecek bir kadro ihdas etmesi anlamına gelmektedir. Bu, illa yeni bir personel almak anlamına gelmiyor. Önce mevcutları değerlendireceksiniz, verimlilik esasına göre mevcut, şu anda ücret ödemiş olduğunuz insanları daha kaliteli, daha vasıflı ve daha önemli görevlere ihdas edeceksiniz, bunları bir eğitime tabi tutacaksınız, bunların içerisindeki ehliyet ve liyakatlilerden Türkiye'deki sanayinin önünü açacak yepyeni kadrolar ihdas edeceksiniz. Ha, bunun yanında özellikle ihdas edilmesi gereken bir uzmanlık alanı varsa bunu da imtihan açmak suretiyle Bakanlık kendi bünyesindeki ihtiyaç olan personeller olarak mutlaka değerlendirecektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 7 Ocak 2009