İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında (11/4) esas numaralı gensorunun gündeme alınıp almaması hakkında

Bekir Bozdağ

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Şubat 2006 · 1.131 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bekir Bozdağ (AK Parti), 15 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN HAKKINDA (11/4) ESAS NUMARALI GENSORUNUN GÜNDEME ALINIP ALMAMASI HAKKINDA); konuşma 1.131 kelime.

Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “Maliye bakanı kemal unakıtan hakkında (11/4) esas numaralı gensorunun gündeme alınıp almaması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-22-2006-02-15-maliye-bakani-kemal-unakitan-hakkinda-11-4-esas-numarali-gensorunun (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Sayın Deniz Baykal ve arkadaşlarının Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan hakkında Meclisimize vermiş olduğu gensoru önergesinin öngörüşmelerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; benden önceki hatipleri konuşurken dinledim. Ben, rakamların çok güzel, siyasîler tarafından konuşturulduğunu, takdim edildiğini bilirdim de, ama, yazılanların altında başka şeyler arayarak, bir kâğıdın üzerinde yazan yazıların bu kadar birbirinden farklı veya zıddı anlamda takdim edildiğine de, bugün huzurlarınızdaki hatipleri dinlerken, bir kez daha şahit oldum. Büyük bir maharet. Ben, bu mahir ustaları huzurlarınızda tebrik ediyorum; ama, kilükal ile -eskilerin ifadesiyle- veyahut da "tencere siyasetiyle" veyahut da "çamur at izi kalır" anlayışıyla yapılan siyasetleri…

ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir)Belge var, ne çamuru.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla) -…Türk Milleti, onaylamadığını, bir kez daha, 3 Kasımda göstermiştir. Bundan sonraki zamanlarda da, ben eminim, bu kanaatini, yine, sandıkta bir kez daha gösterecektir.

Şimdi, ben, bu gensoru önergesinde zikredilen hususları, müsaadenizle, bilgilerinize arz etmek ve değerlendirmelerimi sunmak istiyorum; ama, bu gensoru da, bir öncekinin birkaç ilavesiyle aynısı. Dikkat ederseniz, uzunca bir zamandır, muhalefet, kırık plak gibi dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylüyor, temcit pilavı gibi aynı hususları Yüce Heyetinizin ve milletimizin dikkatine sunmaya çalışıyor.

Bir tanesi şu, bu iddialardan: İşte, Sayın Bakanla ilgili naylon faturayla alakadar mahkemelerde davaların olduğudur. Olabilir… Bir kişinin hakkında mahkemede davanın olması veya cumhuriyet savcılığı tarafından onun hakkında herhangi bir soruşturma yürütülmüş olması, o kişinin suçlu olduğunu ortaya koymaz. Ben, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da birtakım davalar -geçmişte- veya soruşturmalar olduğunu ve halen görülmekte olan davalar olduğunu biliyorum. Bürokrat olan pek çok kişi hakkında, benzer şekilde, icraatlarıyla ilgili birtakım iddialar, soruşturmalar olabilir. Bu, o kişinin suçlu olduğunu göstermez. Anayasamızın 38 inci maddesi gayet açıktır: "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, hiç kimse suçlu sayılamaz.” Bu hüküm doğru mu; doğru. Öyleyse, suçluluğu hükmen sabit olmayan ve hakkında bu konudaki yargılama dokunulmazlık nedeniyle duran, ama, aynı iddiayla yargılanan herkesin birer birer beraat ettiği bir davayı, sanki suçluymuş gibi, mahkûm olmuş gibi kamuoyuna takdim edip "böyle suçlu bir insan burada duramaz" diye söylemek gayri ahlakîdir; kabul edilebilir, siyasetin etik anlayışına uyar bir durum değildir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Ben, bunu, yüce milletimizin dikkatine sunuyorum.

Bir başka konu; ikinci: 53 dönüm tarım arazisini, adi senetle 2/B'ye çevirip uhdesine almak. Ben, şimdi, burada kaç tane yanlış var, hangisini, nasıl düzelteceğim diye şaşırdım.

ALİ CUMHUR YAKA (Muğla)Yapma ya!

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Yani, şimdi, Türk Medenî Kanununa göre, adi senetle gayrimenkul alım satımı, özellikle tapuya kayıtlı olmayan mallarla ilgili, kişilerin zilyetliğinde bulunan malları senetle alıp satmasını Türk Medenî Kanunu kabul ediyor mu; hatta, senetle satmayı bırakın, zilyetliğin devri ve teslimi suretiyle, malik sıfatıyla, zilyedi olan bir malı kişinin alıp satması veya devretmesi mümkün mü; mümkün.

ORHAN SÜR (Balıkesir)Orman arazisinde zilyetlik yok.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Medenî Kanunumuzun ilgili maddeleri, 973, 974, 977, 978; çok açık.

Şimdi, Medenî Kanun diyor ki: Tapuya kayıtlı olmayan, kişilerin zilyetliği altında olan şeyler satılabilir, teslim yoluyla olabilir; ama, Anadolu'da ve Türkiyemizin her yerinde, bunlar, ispat kolaylığı olsun diye yazılı belgelere de bağlanabilir ki, bu, yapılıyor. Zira, konu mahkemeye geldiğinde bu aranır.

Öte yandan, yine, Medenî Kanunumuzun ilgili maddeleri, kişinin zilyetliği altında olan malını muhafaza, müdafaa etme hakkını, adlî makamlar önünde, buna ilişkin dava hakkını tanımış ve mahkemeler de bununla ilgili yargılamalar yapıyor.

Şimdi, hakikat bu iken ve Medenî Kanun bunu bir hak olarak Türk insanına tanımış iken, adi senetle alım satım yapmak sanki bir suçmuş gibi, buradan alınıp takdim edilmesi de, yine, ancak bunlara yakışır. Olabilir mi; Medenî Kanunun kabul ettiği, tanıdığı bir usulü, siz, yanlış, böyle bir usul yapmak suçtur diye niteleyebilir misiniz?!

Öte yandan, burada bir başka yanlış daha var. Adi senetle 2/B arazisine dönüştürmeden bahsediliyor. Ben bunu ilk defa duyuyorum, biraz bize de anlatsalar da öğrensek; adi senetle bir arazinin 2/B'ye nasıl dönüştürüldüğünü bir anlatsalar da, herkes gibi biz de öğrensek. Böyle bir şey var mı?! Hukukumuzda var mı?! 2/B'nin usulü, esası, hangi şartlarda bir arazinin 2/B olacağı, bununla ilgili nelerin yapılması gerektiği yasada tadat edilmiş, açık ve net ortaya konulmuş. Aldım, getirdim; isterseniz, burada okuyayım bunları; ama -fazla zamanınızı almayacağım ama- böylesi açık bir yanlışlık, burada, getirilip, sanki, bir senetle 2/B'ye çevrilmiş gibi takdim ediliyor. Bu, bir başka yanlış.

Öte yandan, saygıdeğer milletvekilleri, bir başka konu: 2/B diye Türkiye'de bilinen arazilerin üzerinde şu Mecliste bulunan pek çok insanın yakınının mülkü olabilir, evi olabilir, arsası olabilir. Doğru mu?.. Ve böyle yerlerde -örneğin, Sultanbeyli'de veya başka yerlerde- devletin mahkemeleri var -teraziyi kurup adalet dağıtanlar, 2/B denilen yerlerin üzerinde adalet dağıtılıyorlar- devletin kaymakamlıkları var, belediyeleri var. Cumhuriyet Halk Partisinin il başkanlığı binaları var, ANAP'ın binaları var. Cumhuriyet Halk Partililerin de 2/B üzerinde arazileri var, mülkleri var. Siz, bunları söylerken, bunların üzerindeki sizin partinize mensup veya sizin teşkilatlarınızı 2/B olmayan alanlara taşımayı düşünüyor musunuz? Onu da yaparsanız, bu konudaki iddiada ne kadar samimî olduğunuzu çok çok iyi anlamış oluruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bir başka konu: Bakın, değerli dostlarım, şimdi, Sayın Kemal Unakıtan ne yapmış; şöyle, oturmuş, bir gün, kalkmış, demiş ki, yahu, ben bir arazi alayım, şöyle, bakayım, benim çok sevdiğim bir kardeşim de milletin bağrından çıkar başbakan olur, bakarsın, işler gider, ben bu araziden şöyle rant elde ederim, böyle kâr elde ederim, günü gününe, saati saatine yazmış bir plan; sonra, bunu adım adım tatbik etmiş… Ya, dünyanın istihbarat örgütlerine bir görev verseniz, Sayın Kemal Unakıtan'ın yaptığını yapın deseniz, olabilir mi böyle bir tesadüf zinciri?

M. CEVDET SELVİ (Eskişehir)Alışkanlık…

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Şimdi, bakın, alışkanlık değil; hakikatleri tersine çevirmeyin. Böyle bir şey yok. Sayın Kemal Unakıtan, sizin, bizim, hepimizin yaptığı gibi, şahsıyla ilgili gayrimenkul edinebilir, yatırım yapabilir, bu yatırımlar zaman içinde para edebilir. Bunu, hiç kimse yadırgamamalıdır, ayıp değildir, günah değildir, gayri kanunî değildir. Ama, şimdi, Sayın Unakıtan bir gayrimenkul aldı, geleceğine yatırım yaptı, bu adam Türkiye'nin, efendim, Maliye Bakanı olmaz diyeceksiniz, onunla ilgili bunu söyleyeceksiniz; bakın, ben size bir başka belge göstereyim. Ne diyor: "65 000 000'luk tarla trilyonluk oldu" Okudunuz mu bunu?! (AK Parti sıralarından alkışlar) Sabah Gazetesinde, 11 Şubat Cumartesi günü.

Ben şimdi, bu gazeteyi okuduğumda ben buna inanmadım; ama, ben şimdi, Cumhuriyet Halk Partililer, bu gazeteden, birtakım gazete kupürlerinden, şuradan buradan, kilükalden veya dedikodudan hareketle, şöyle şöyle olmuştur gibi, kati bir hükümle konuşurken, ben şöyle mi demeliydim: Yahu, işte, sayın bir genel başkan, tutmuş, bir arazi almış bir yerden, Muratpaşa Belediyesinin, Zeytinköy denen yerden, 24 dönüm; zaman zuhur etmiş, burada 18 uygulanmış, arkadaki tarla öne geçmiş, daha sonra, yine zaman değişmiş, bu başka bir yere gelmiş… (CHP sıralarından gürültüler)

DENİZ BAYKAL (Antalya)Arkadaki tarla öne geçmiş değil! Arkadaki tarla öne geçmiş değil!

ALİ RIZA BODUR (İzmir)Yalan söylüyorsun.

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Ben bir şey söylüyorum.

DENİZ BAYKAL (Antalya)Sözüne sahip çık! Sözüne sahip çık!

BEKİR BOZDAĞ (Devamla)Bakın, benim ne dediğim açık, ben kimseyi itham etmiyorum…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 15 Şubat 2006

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook