Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 995 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 995 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Ayrıca, içimizden bir arkadaşımızın Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkanlığına seçilmesini de, hep beraber, çok önemsediğimizi biliyorum; buradan kendisini kutluyorum, başarılar diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de en popüler spor dalı futbol. Günümüzde, futbol, seyirlik bir spor olmanın yanı sıra, profesyonel ve amatör kulüpleriyle, sporcusuyla, antrenörüyle, hakemiyle bir camia, taraftarlarıyla büyük bir endüstri haline gelmiştir.
Futbolumuzun son yıllarda Millî Takım ve kulüpler bazında elde ettiği başarıları hepimiz övünçle izliyoruz. Bu başarıların kalıcı olması için, kulüplerimizin ve federasyonlarımızın, UEFA ve FIFA tarafından belirlenen kriterler çerçevesinde yeniden yapılandırılması, teşvik ve şike iddialarının arındırılması gerekmektedir ki, biraz önce arkadaşım da bahsetti.
Dün, TMSF Başkanının yaptığı açıklama gerçekten çok ilginç, çok acı verici bir şey: "Resmî hukukun bile defolu olduğu Türkiye'de, futbol mekanizmasından sonuç beklemek yanıltır. Futbol dünyasının temizliğe ihtiyacı var" diyor ve arkadaşlarımız, üçbuçuk aydır, bu temizliğin nasıl yapılacağının çalışmalarını da gösteriyorlar.
Futbol dünyasında yaşandığı iddia edilen usulsüzlüklerin araştırılması için, üçbuçuk aydır, yanlış not almadıysam, 27 toplantıda 70 kişi dinlenmiş. Bu karar, şike komisyonunun, kararı açıklanmadan böyle bir yasanın apar topar getirilmesinin, gerçekten, milletvekili arkadaşlarımızın emeğine de büyük bir haksızlık olduğunu düşünüyorum; futbol adamlarını, kulüp yöneticilerini, çok sayıda insanı dinlediler.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Futbol Federasyonu Genel Kurulu başkanı, Yönetim Kurulu, Merkez Hakem Kurulu ve diğer birimlerine ilişkin, onbir ay önce, 5175 sayılı Kanunu çıkardık. Bu kanun çıkarılırken, ülkemizde yetiştirilmiş futbol otoritelerinden -ki, bu çok önemli- Onursal Futbol Federasyonu Başkanı Şenes Beyden veya diğerlerinden hiçbir şekilde bilgi alınmadan o yasa geldi. O yasa geldiği zaman da, özellikle, şu anda görüşmekte olduğumuz bu kanunun en önemli maddelerinden biri olan, Merkez Hakem Kuruluyla ilgili, MHK'nın oluşumu ve göreve geliş usulüyle ilgili inanın -komisyonlarda vardır- çok ciddî uyarılarda bulunduk; FİFA kurallarına aykırı olduğunu söyledik; bu şekilde, bu yasa çıkarsa, yanlış yapılır diye.
Şimdi geldiğimiz nokta, on ay geçti, keser döndü, sap döndü, herhalde, gün geldi hesap döndü, bu yasayı bir kez daha görüşüyoruz.
Sayın Ümmet Kandoğan Bey, dün, Komisyon Başkanımız Sayın Tayyar Altıkulaç Beyin hesaplamasını yaptı, burada, kürsüden ifade ettiği, 1 dakika, 11 milyar... Herhalde, bu parayı, bizler, cebimizden ödemiyoruz. Milletin vekili olarak buradaysak, bunun hesabını da yapmak gerekiyor. Onbir ayda bir yasanın ikinci kez -amacının da ne olduğu belli değil- getirilmesinin, gerçekten, ekranları başında bizi izleyen, bizleri buraya gönderen halka, ciddî bir haksızlık olduğunu düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, on bir ay önce çıkarılan kanunda, Merkez Hakem Kurulunun seçimle işbaşına geleceği, 9 üyeden oluşacağı, bu üyelerden 7'sinin eski hakem, 2'sinin futbol konusunda en az on yıl deneyimi olan futboladamlarından oluşacağı öngörülmüştü. Bu kanunu da çıkardık; Genel Kurul da yapıldı ve FİFA'nın 2001 yılında göndermiş olduğu sirkülerde deniliyor ki: "Bu şekilde seçimin yapılması yanlıştır." Nasıl olacaktır; yani, "Futbol Federasyonu Genel Kurulundan Merkez Hakem Kurulu seçilemez" deniliyor. Bu, 2001 yılında çıkmış, bize, UEFA'nın göndermiş olduğu bir belge.
Pekâlâ, o gün, acaba, aklımız, düşüncemiz, bu yasayı yapan arkadaşların birilerine sorma ihtiyacı yok muydu? Yani, şimdi, bugün buradan geçecek olan yasa mı doğru, onbir ay önce İktidar Partisinin milletvekilleri hatip arkadaşlarımın savunduğu yasa mı doğru? Gerçekten, çok ciddî bir zaman kaybı yaşanıyor.
Bunun yanlış olduğunu bilen, geçmiş dönemde Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmış Kemal Ulusu Bey mahkemeye gitti ve bu mahkeme, Merkez Hakem Kurulunun iptalini verdi.
Şimdi, Sayın Küçükaşık "neden bu kadar acele ediyorsunuz" diye soruyor. Neden bu kadar acele ediliyor; çünkü, kayyım atanması gerek. Ben hukukçu değilim; ama, bu mahkeme kararından sonra, geçen hafta oynanan futbol müsabakalarında, hiç de bir hukukî dayanağı olmayan -mahkeme kararıyla tespit edilmiş- Merkez Hakem Kurulu, hakemleri atadı; yani, ciddî... Sayın Vekilim gülüyor; geçen hafta beraberdik maçta, kendisine de bu fikrimi orada söyledim. Bu FİFA'ya gitse, bu maçlar iptal edilir. Gerçekten, bu kadar -dilim varmıyor ama- bilinçsizce, hadi yapalım anlayışıyla veya -özür dileyerek söyleyeyim- rol modeller bulup, geçici olarak, şimdilik bunu Futbol Federasyonu Başkanı yapalım, sonra bir yasa getiririz, daha sonra da kendimize yakın bir arkadaşı Başkanvekili yapıp, oradan da Futbol Federasyonu Başkanı yaparız...
Değerli arkadaşlar, 3 Kasım 2002 seçimlerinde, AKP, çok önemli bir sayıyla iktidara geldi. Bu halk sizi iktidar yaparken, yakınınıza, eşinize, dostunuza mevki, makam yeri açmak için değil, bu ülkeyi, bizim açlığımızı, yoksulluğumuzu, onurumuzu ve geleceğimizi taşıyın, yaşatın diye yaptı. İçinizden birçok arkadaşımın bu sözlerimden acı duyduğunu biliyorum; ama, maalesef, gerçek bu. Birilerine, yani konu mankenlerine makam arama ilişkisi yaşanıyor.
Değerli arkadaşlarım, bu yasanın hiçbir şekliyle futbola, Futbol Federasyonuna ve gelecekteki yapılanmasına hiçbir katkısı yoktur. 24 maddenin sadece 3 maddesi -ki, bana göre 1 maddesi- adına bu yasa gelmiş. Bir an önce, alelacele Futbol Federasyonu bağımlılığından Merkez Hakem Kurulunu kurtaralım ki, göreceğiz, aynı arkadaşlar atanacaktır; yani, burada iyi niyetle, samimiyetle oluşturulan bir şey yoktur. Gerçekten, futbolun birçok sorunu, birçok problemi beklerken, birilerine burada, "buyurun yapıverin, buyurun sizi atıyoruz" diye bir yasanın buraya gelmesi ve özellikle bir haftada dört kez Danışma Kuruluyla yasaların değiştirilerek... Ki, bu yasa, bugün çıkmalı, yarın atanmalı, maçlar oynanacak. Allahaşkına sizin mantığınız alıyor mu? Benim mantığım almıyor, spor dünyasının da mantığı almıyor.
Böyle bir anlayışla, mahkeme kararlarını yok sayarak, ülkeyi nasıl idare edebiliriz. Aynı hadise, bugün, yarına bırakılan TÜBİTAK yasasında da geçerli. Sayın Başbakanım, iki gün önce "hak, hukuktan doğar" diyor. Doğru söylüyor, hak, hukuktan doğarsa, neden hukuk uygulanmıyor? Kemal Ulusu'nun almış olduğu bu mahkeme kararı, şu anda, kayyım atanması gerekirken, hukuku niye yok sayıyoruz?! Bu anlayış içerisinde yine keser döner sap döner ve günün birinde yüce milletin karşısına çıkarız ve deriz ki: "Geldik, heybelerimizi doldur." Ama, bu heybeler dolmaz. Bu heybelerin bu şekilde dolabilmesi mümkün değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
BERHAN ŞİMŞEK (Devamla)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Türkiye Cumhuriyetinin bu mabedinde kişilere mahsus yasalar çıkarılamaz. Mağduriyetleri gidermek için yasalar çıkar, mağduriyet oluşturmak için yasalar çıkarılamaz.
Tek kelimeyle şunu söylemek gerekirse değerli arkadaşlarım: Kötü bir yönetim, çok kötü bir yönetim, maalesef kötü bir yönetim. İtirazı olacak olan arkadaşım, birazdan gelir, bu yasanın savunmasını yapar; ama, maalesef, biraz önce de söylediğim gibi, kayyım atanmasının önünü kesmek için kişilere göre yasalar çıkarılıyor. Bu da, sanırım ki, hepimizin vicdanlarını acıtıyor.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 28 Nisan 2005