2006 merkezi bütçe kan tas.son gün tümü üzerinde
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 44. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Aralık 2005 · 369 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Berhan Şimşek (CHP), 27 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN TAS.SON GÜN TÜMÜ ÜZERİNDE); konuşma 369 kelime.
Berhan Şimşek (CHP, İstanbul). “2006 merkezi bütçe kan tas.son gün tümü üzerinde”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/berhan-simsek-22-2005-12-27-2006-merkezi-butce-kan-tas-son-gun-tumu-uzerinde (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BERHAN ŞİMŞEK (İstanbul)- Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2006 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.
Hükümetin 4 üncü bütçesini görüşüyoruz. Bu bütçenin değişen tek tarafı adıdır. Anayasadaki "genel ve katma bütçe" ifadesi "merkezî yönetim bütçesi" olarak değişmiştir. Değişmeyen tarafı ise, önceki 3 bütçede olduğu gibi, bu bütçenin de Meclise gelmeden önce IMF onayından geçmiş olmasıdır. Bu bütçenin temel hedefleri, temel göstergeleri IMF tarafından dikte ettirilmiş ve onaylanmıştır. Bir niyet mektubu ürünü olan bu bütçe IMF'ye iyi niyetli, vatandaşa karşı niyeti bozuk bir bütçedir. Onun için, bu bütçe, yoksullaştırmanın bütçesidir; ama, yoksulların bütçesi değildir.
İktidara geldikten sonra ilk altı ay bocaladınız, neyi, nasıl yapacağınızın hesabını yaptınız. Halk, size, bir şeyler biliyorlar diye oy vermişti. İşin içerisinden çıkamayınca, 2002 seçimleri öncesi büyük laflar ettiğiniz "olmaz, IMF'siz Türkiye yürüyecek" dediğiniz -maalesef- IMF'nin ipine sarıldınız.
Oniki gündür bütçe görüşmeleri devam ederken, makro düzeyde, sanal başarıların ötesinde, kendinize, istihdamda, yatırımda iddialarınız olan, yolsuzluk ve yoksullukla ilgili savunabilecek bir ifade bulamadınız.
İşsizlikte başarısız olduğunuzu kendiniz ifade ediyorsunuz. "Cari açık sorun değil" diyorsunuz, "bankaların açık pozisyonları yok" diyorsunuz. Cari açık sorun değilse, vatandaşın sırtındaki kambur ne?! Bankaların açık pozisyonlarını vatandaşların açık pozisyonuna dönüştürdünüz. Yontma taş döneminden, cilalı taş devrine geçtiniz ve geçerken, boyalı, içi boş, yaldızlı bir üç yılı geride bıraktınız.
"Faizler düşük" diyorsunuz; ama, reel faiz oranları, Türkiye'yi, bir sıcak para cennetine dönüştürdü. Ülkede işçi, memur, esnaf, çiftçi, emekliler, KOBİ'ler, tarım kesimi, inim inim inliyor. Yalnız tek bir mutlu azınlık, keyfiyle hayatını devam ettiriyor.
Değerli arkadaşlarım, bakın, bu ülkenin magazin olmayan duyarlı iktisatçıları ne diyor: “Türkiye kalkınmıyor, soyuluyor." Yüksek faiz veriyoruz; çok döviz geliyor; döviz ucuzlayınca, ithal malı ucuzluyor; ithal malı ucuzlayınca, yerli sanayinin rekabet gücü azalıyor, sanayi kuruluşlarımız tek tek iflas edip yabancıların eline geçiyor. Yoğurt ve sabun fabrikaları bile el değiştiriyor. Sahte rakamlarla büyüyoruz sanırken, çöküyoruz değerli arkadaşlarım ve siz, ülkenin yoğurt, sabun fabrikaları bile el değiştirirken "ülkeye yabancı sermaye geliyor" diyorsunuz. Gelen yabancı sermaye hazırları almak için mi geliyor, yoksa, doğrudan yüksek teknoloji yatırımı yapmak için mi geliyor, rant ekonomisine mi geliyor?!
Bütçe konuşmalarında, kredi derecelendirme şirketlerinin, Türkiye'nin notunu artırdıklarını, iyi yolda olduğunuzu söylüyorsunuz.
Sayın Başkanım, burada bir araya girmek istiyorum, lütfen, bir hâkim olabilir miyiz acaba Sayın Meclise; ben söylediğimi anlamıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 27 Aralık 2005